Finali kayıp bir yazı (1)

BUNDAN

yıllar, yıllar evveldi.

Öyle eski bir devirdi ki ve şimdiki hayatımıza öyle uzak bir zaman dilimiydi ki az sonra size anlatacaklarım!

Misal, 25-30 metrekarelik kiralık bir dükkan ayarlayıp, içine üç masa, önlerine ikişer koltuk, arkalarına patron koltukları, duvara en babasından süpersonik “eyç di” sistemli televizyon konulunca, çat pat yabancı dil bilen birer de liseden yeni mezun elemanı istihdam edince, al sana en gösterişli sözde emlakçı dükkanı olan “immobilien curcunası” henüz keşfedilmemişti.

Az sonra anlatacaklarım, o kadar eskiydi yani.

***

Misal, falanca restoranda garson iken, filanca berberde kalfa iken, kısacası, pireler berber, develer tellal iken, “Falanca müteahhit aslında filanca ülkeden gelen çok zengin bir yabancı işadamının parasının üzerine konduğu ve adamı soyup soğana çevirdiği için böyle zengin olmuş eski bir garson, eski bir berber vs” senaryolarının, henüz bırakın kaleme alınmayı, akılların ucundan bile geçmediği masum yıllardı.

Çok ama çok eski bir devirde yaşandı, az sonra sizinle paylaşacaklarım.

***

Misal, ortalama bir insana bile “Burası Urfa mı, yoksa Alanya mı?” dilemması yaşatacak seviyede adım başı bunca çiğköfteci henüz açılmamıştı o yıllarda.

Atatürk Bulvarı'nda bir tek Merkez Postane’nin yanı başında, o da muhtemelen “Alanya Lisesi’nin karşısıdır, talebeler gelse yeter” diye Arif Komutan’ın açtığı bir Post Kafe, onun dibinde “salçası bol peyniri az” tostuyla meşhur Karadeniz Kafe vardı.
Şimdi onlar da kalmadı, çünkü bina kentsel dönüşüme girdi, yerle yeksan edildi.

***

Aslında bir "basın yayın mezunu" meslektaşımız olan, Hancı Pastanesi’nin sahibi Ali Hancı’nın Alanya’yı henüz keşfetmediği, insanların Karadeniz Kafe ile yetindiği, kahvenin “Starbaks” yerine ufak kıraathanelerde içildiği, simidin “Simitçi Dünyası” ya da “Simit Sarayı” yerine mümkünse sanayiden satın alındığı, dolayısıyla günümüzde Alanya’da bunca pastane ve kafeterya patlamasına sebep olunmayan sıradan, rutin, kimine göre masum, kimine göre çocuksu yıllarda vuku bulmuştu, az sonra işitecekleriniz.

Dedim ya, bundan yıllar, yıllar önceydi.

***

Misal, Kızıl Kule’ye girişin beleş olduğu, Tersane’nin içine girmenin, surların üzerinden yürüyerek Tersane’nin çatısında çekirdek çitlemenin, çağla ağaçlarından badem toplamanın bedava olduğu senelerdi.

Otomobillerin dışı, sinemaların kapısı gibiydi, kimse para pul istemezdi.

Kapısında “sekuriti” olmayan İskele’nin en ucunda gündüz manitayla buluşmak, akşam arkadaşlarla ufak tefek piizlenmek, Balıkçılar Kahvesi’nde Balıkçı Rıfat Baba’nın ağını onarmasını izleyerek çay içmek, bunların hepsi günlük ve sıradan işlerdendi, nefes almak gibi bir şeydi.

Dedim ya, fi tarihi gibi çok uzak bir zaman diliminde yaşandı, az sonra anlatacaklarım.

***

Misal, saçları adeta “kara bir kartal” gibi simsiyah olan İnşaat Mühendisi Cengiz Aydoğan’ın yeni belediye reisi olduğu, saçları yeni dökülmeye başlayan Hasan Sipahioğlu’nun hukuk fakültesinden yeni mezun çıktığı, yıllar sonra hem ziraat mühendisi hem de belediye reisi olacak Adem Murat Yücel’in ise babasının Kestel’deki bahçesinde çalışıp ziraat teknikleri öğrendiği orta okul çağları, siyah beyaz TV’den renkliye yeni transfer olunan, Susam Sokağı naifliğinde yaşanılan muhteşem yıllarda olup bitti, birazdan okuyacaklarınız.

***

Şimdi her ikisi de aramızdan ayrılan eski Belediye Reisi Müstakbel Dim ile eski Milli Eğitim Müdürü Arıkan Yılmaz Dim’in de katıldığı, Alanya’nın yaşayan efsanesi Haşim Yetkin’in Hayate Hanım İlköğretim Okulu’ndan emekli olduğu, okulun koridorlarında düzenlenen bol gözyaşlı “emekliliğe merhaba” organizasyonunun yapıldığı senelere denk gelen, hatırlandıkça gözlerin dolduğu güzel yıllarda yaşandı, az sonra size anlatacaklarım.

***

Misal, Mola Kavşağı’na adını veren Kahramanmaraşlı merhum Mehmet Ali Erşahan’ın 14 bin nüfuslu Alanya’da restorancılıkta devrim yaptığı, Mola Restoran’ı yeni açtığı, Kukumav Disko’nun yerini yavaş yavaş o dönem daha modern sayılan Coloni Disko’ya, Zaph Han’a, Bistro Bellman’a bıraktığı, kısacası, soft eğlence hayatı anlayışının daha hard yaşanmaya başlandığı kaotik yıllarda yaşandı, az sonra okuyacaklarınız.

Sizin anlayacağınız, atsan atılmaz, satsan satılmaz senelerdi.

***

Portakalın limonun iyi para ettiği, her yerin muşmula bahçesi olduğu, Karadenizli müteahhitlerin henüz tek tip basma kalıp mimari projelerini kılıfından çıkarmadığı, bahçe içlerinde eski evlerin bol olduğu, taptaze ve asla bir daha gelmeyecek yıllarda olup bitti, az sonra sizlerle paylaşacaklarım.

***

Misal, içinde en fazla malı olan en baba kuyumcunun bile Cuma’ya giderken dükkanının kepengini indirmeyip sadece kapısını kilitlediği, diğer meslek erbaplarının ise kapıya sadece bir iskemle koyma güvenirliğinin yaşandığı, polis ve jandarma memurlarının sadece buraya atanmış oldukları için yaşadıkları, yaşamaya bayıldıkları bir şehirde yaşandı, az sonra size anlatacaklarım.

***

"Anılarımızın Tanığı" Can Video sahibi Sedat Tiftikçioğlu’nun kamerasının vizörüne yansıyıp, Davulcu Ramazan’ın baterisinden çıkan ezgilerle, bahçe içlerinde yapılan düğünlerle evlenilen, ve henüz düğün için bir geceliğine bilmem kaç yüz bin TL talep edilen şatafatlı otellerin bırakın inşaatını, fikir aşamasında bile olmadıkları, Ümit Besen’le başlayıp Ferdi Özbeğen’le biten "eşgilik" düğünleriyle mutlu olunan harikulade, müthiş ve bir o kadar da sevilesi yıllarda yaşandı, birazdan okuyacaklarınız.

(DEVAMI YARIN)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alper Kutay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?