Alanya şenlendi

Bulutlar ara sıra su koyuverse de, havalar güzel gidiyor. Her yanda turistler var. Akşam kaldığı otelde yediği sınırsız yemeği eritmek için sahil yolu boyunca koşanlar, bisiklet pedallayanlar, bebesini sırtına almış ya da önündeki arabada gezdiren genç çiftler, el ele tutuşmuş gezinen yaşlı çiftler, serüven arayan genç kadınlar, erkekler… İlçe merkezinin nüfusu 104 bin olarak görülüyor (Benimle birlikte 104.001) ama yaz aylarında ikiye, üçe katlanıyor bu nüfus.Dünya çapında bilinen, sevilen, hem kendine hem de gelen yabancı konuklara gösterdiği özenle öne çıkan bir yer Alanya. 23 bin 45 yabancı mülk edinmiş Alanya’da. Sürekli burada yaşayan yabancıların (yerli yabancı) sayısı ise 15 bin 400. Çok büyük sayılar bunlar…Alanya, artık benim ilk gençliğimin (60’lı yıllar) Alanya’sı değil. Alanya’nın tümü yemyeşildi o zamanlar. Muz yalaklarından çıkardığımız solucanlarla, kıyıdan el kadar mırmır yakalardık. Sabahları Arap bülbüllerinin ötüşüyle uyanırdık. Muz ve portakal bahçelerine, elimizde ağızdan dolma küçük tüfeklerle karatavuk, bozalak avlamaya giderdik…Artık bir başka Alanya var.Benim bu yeni Alanya’dan, bir yakınmam var ama.Alanya şenlendi ya, her köşeden müzik fışkırıyor şimdi. Avaz avaz! Çiftetelliler, arabeskler, pop, rock, taverna müzikleri… Yok yok, ne ararsan var. Bangır bangır bağırıyorlar. Şöyle ortalama bir yerde dursan, hepsini birden duyuyorsun ama dinlediğin yalnızca inanılmaz bir gürültü. Hepsi de, kendilerini daha iyi duyurabilmek için sonuna kadar açıyorlar sesleri…Curcuna gecenin yarısına kadar sürüyor. Kimileri hepten susuyor gece 12.00’de, kimileri, kendilerince “düşük perde”den, 2’ye 3’e kadar sürdürüyor müzik yayınını. O düşük perde de, iki sokak öteden duyuluyor elbette.Şimdi sorum şu: Umumi yerlerde yapılacak müzik vb. yayınlarının ses yüksekliğini ve şiddetini düzenleyen bir yönetmelik yok mu? Var. Bunu denetleyecek bir kurum var mı? O da var. Ama gördüğüm kadarıyla, gerekli ölçümler de, yapılması gereken uyarılar da yapılmıyor.Ama olsuuuuun, Alanya şenleniyor.“Sen ağlama ben ağlayayım” şarkısı, “Seks at the beach”lere, “Hoptiri ninna”lara karışıyor. Fon müziği de 50 kilometre limitli yolda son sürat giden motosikletlerin çıkardığı cayırtılar, otomobillerin fren sesleri. Daha sonra, yerli-yabancı sarhoşların çığlıkları da katılıyor buna.Evet, Alanya şenleniyor ama bu yıl gelen turistlerin çoğunun önümüzdeki yıl gelmemesi bahasına. İnanıyorum ki, onlar da pek rahatsız bu curcunadan.Belki de, bu yıl gelen turistlerin sayısındaki azalma, geçen yıl gelenlerin hoşnutsuzluğundan kaynaklanmaktadır. Sanırım bu dikkate alınması ve araştırılması gereken bir konu… Alanya’yı şenlendiren gürültü kirliliğiyle, gelen konuklardan kaçını mutlu, huzurlu bir tatil umuduyla gelen kaçını da mutsuz ediyoruz?Elbette bu turizm pastasından herkes kendince bir pay almaya çalışıyor. Herkesin hakkı bu. Ama pasta yere düşüp çamura bulanırsa, kimseye bir şey kalmaz ki…Sanırım bu bir eğitim sorunu. Dünyaya açılmış bir Alanya’nın, dünyaya kapalı kişiler ve kurumlarca baltalanmasını önlemek gerek… Bir de, özellikle trafikte cezai önlemler…Bence trafik her gün 24 saat denetlenmeli. İki kişilik motosiklete dört kişi mi binmiş, ceza. 50 kilometre hız sınırı konmuş yolda, 60 mı yapıyor, ceza. Sahil yolunda 50 kilometre ile giderken arkamdan korna çalanlardan usandım ben. Belki bu sayede trafik kazaları da bir ölçüde önlenebilir…Ama ötesi de olmalı bunun. Gece çaldığı müzik ses duvarını aşıyor mu, ceza; saat 24.00’ten sonra hâlâ müzik mi çalıyor, ceza…Üniversitede hocalık yaptığım dönemde bile “ceza” ile eğitme kavramına karşı çıktım. 30-40 kişilik sınıflarda, sorunlu öğrencilere kimi açmazlar içeren ödevler verdiğimde kolayca çözümlenebiliyordu sorunlar. Ama yaklaşık 80 bin aracın trafiğe kayıtlı olduğu Alanya’da kuralları çiğneyenler için caydırıcı olabilecek tek şeyin, yasaların ve yönetmeliklerin ayrım gözetmeden uygulanması olduğunu düşünüyorum. Lokantalardan, bırakın yasal sınırları, kendi sınırlarını bile çok aşmış olarak lüks araçlarına atlayıp yollara düşen alkollü sürücüleri durdurabilmenin başka yolu var mı?Alanya şenlendi. Daha da şenlenecek ama bu şenliğin hem burada yaşayanlara, hem de gelen binlerce konuğa işkence olmasını bir biçimde, el birliğiyle önlememiz gerekir diye düşünüyorum. Yoksa Alanya kendi ölüm fermanını imzalamış olur.Bu yazıyı yazmakta olduğum sırada, yüzlerce araç geçti balkonumun önündeki sahil yolundan. Hepsi de aşırı hızlıydı, turist taşıyan otobüsler bile. Motosikletlerse, otomobillerle yarış halindeydi. Ters yöne girip gaza bastıranlar da cabası…Ben bu kenti çok seviyorum. Ama artık turistik bir kent olmanın kurallarının da yaşama geçirilmesini istiyorum. Tüm yetkililerimizi göreve çağırıyorum.Evet, Alanya şenlendi. Ama şenlik bile kuralsız, düzensiz olmaz ki…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgin Adalı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?