15 Temmuz utanç günü

BİR

ülkede.
Kendi insanı ve kendi askeri.
Kendi insanına, kendi silah arkadaşına, kendi polisine, kendi kurum ve kuruluşlarına hatta kendi parlamentosuna.
Uçaklarla, helikopterlerle ve de tanklarla saldırır mı?
15 Temmuz’da.
Tüm bu rezillikleri sergileyen hainler vardı.
Bu hainler.
Genel Kurmay Başkanı da dahil, kuvvet komutanlarını bile teslim aldılar.
Televizyonları ele geçirmeye çalıştılar.
Türkiye Cumhuriyetine ait savaş uçaklarıyla Türk insanının üzerine bomba yağdırdılar.
27 Mayıs 1960 darbesini de bir fiil yaşayanlardanım.
O tarihte 19 yaşındaydım.
1971 Muhtırası.
Ve en son.
1980 darbesi.
Bu üç rezilliği sanki bugünmüş gibi çok iyi hatırlıyorum.
Bu üç müdahalede de çok çirkinlikler sergilendi.
Ne hak yere insanlar tutuklandı hapse atıldı hatta idam edildiler.
Yani.
İktidarı ele geçirmek için. Türkün Türk’e yapmadığı kalmadı.
İşin en acı yanı ise.
Tüm bu rezillikleri sergileyenler.
Demokrasiyi hiçe sayıp, halkın seçtikleri yerine, ülkenin kurum ve kuruluşlarının imkanlarını kullanarak, darbe yapıp, yıllar boyu iktidarın en güçlü koltuklarına otururlarken halk olarak tüm bu olup bitenlere seyirci kalındı.
Bırakın bu hainlerden hesap sormayı.
Bu darbeleri yapanların kimi kahraman bile ilan edilebildi ve bugün bile bunlara biat edenler var.
15 Temmuz mu?
O bu milletin şahlanışıydı.
Bu şahlanışta.
Seversin sevmezsin.
Amma bu rezilliğe karşı yüreklice direnen, tabanları yağlayıp kaçmayan, oraya buraya saklanmayan, tabii ki Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük payı var.
Hainlere direnen vatansever askerlerimiz ve polislerimiz var.
Ve de en önemlisi.
Her kesimden.
Genciyle yaşlısıyla.
Kadınıyla erkeğiyle.
İnsanlarımızın, tankların ve silahlı askerlerin üzerine yürüyüşleriydi.
Bu bir demokrasi şahlanışıydı.
Geçen gün bir TV kanalında vatandaşın birisi.
15 Temmuz Zaferini.
Müslümanların zaferi olarak değerlendirme saçmalığı ve gafleti içinde bulundu.
Böyle bir bakış açısı, bu toplumu kutuplaştırarak çatıştırmayı amaçlayan beyinlerin ürünüdür.
1980 öncesinde de, Ülkücülerle devrimciler bu tür söylemlerle birbirlerine kırdırıldılar.
Yani.
Türk genci Türk gencine karşı silahlandırılıp savaştırıldı.
15 Temmuz zaferinin dinle kitapla, inananla inanmayanla ilgisi yok.
Olaya bu açıdan bakarsan.
FETÖ haini de, Allah, din, kitap diyerek, Türk gençlerinin beynini yıkayıp, bu hainliği yapacak duruma getirdi.
Bu, bu ülkenin yönetimini ele geçirip, toplum üzerinde egemen olmak isteyen bir kesime karşı, iktidara oy verenin de vermeyenin de, seçimle iş başına gelmiş mevcut iktidara sahip çıkmasından başka bir şey değildi.
Millet olarak.
15 Temmuz zaferi için ne kadar övünsek azdır.
15 Temmuzla birlikte.
Vesayet rejimi bitti.
Seçimle gelen seçimle gidecek.
Umarım bu aydınlık yol, bambaşka amaçlar için yola çıkanlar ya da çıkacak olanlarca karartılmaz.
Umarım bu millet.
Bundan böyle, 1960,1971, 1980 ve de 15 Temmuz felaketleri ve de ihanetlerini yaşamaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?