Marifet iltifata tabidir

GEÇTİĞİMİZ

haftaki yazılarımda Alanyaspor'un şampiyonluğunda emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkür ettim ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu bu hafta yazacağımı söylemiştim. Sayın bakanımızı milletvekili olduğu günden beri yakinen takip eden birisi olarak kendisinin Alanyaspor'a verdiği katkıları iyi biliyorum. 14 yıldır bir dönem hariç geri kalan sezonların tamamında hep camianın yanında oldu. O zamandan bu yana ne zaman maddi açıdan sıkıntı yaşansa ilk adres her zaman sayın bakan oldu. Kendisi hep gereğini yaptı. Alanyaspor'un dört sene önce dibe vurduğu dönemde, Alanya’dan gelen sese kulak vererek tüm Alanya dinamiklerini harekete geçirerek topyekûn kurtulma mücadelesinde liderlik yaptı. Kulübün başına futbolu iyi bilen Hasan Çavuşoğlu'nu getirerek yeni yönetimle üç yıllık planlama yapıldı. İşin ehli Hasan Çavuşoğlu ve yönetim kurulunun her zaman arkasında durdu. Alanya’da görev yapan belediye başkanları, bürokratları harekete geçirerek önce borçları daha sonra da şampiyonluğun yolunu açtı. Sayın bakanımızın Alanyaspor için yaptıklarını anlatmaya sayfalar yetmez. Reklamı sevmeyen ve yaptıklarını ön plana çıkarma gibi karakteri olmadığı için yaptıkları hep geri planda kaldı. Hiçbir ilçeye nasip olmayan, rakiplerin gıptayla baktığı 10 yıl atıl bekleyen stadyum bugün bu durumdaysa sadece bunun için bile her zaman kendisine teşekkür etmeliyiz. Ne yazık ki bununla ilgili bir köşe yazısı bile yazılmadı. Bizim gibi yazan kişilere de hep ideolojik baktılar. Biz hiç ödün vermedik ve her fırsatta gündeme getirdik ve devam ediyoruz. Alanyaspor'un geleceği için sayın bakanımız her zaman gereğini yapacaktır. Yeter ki biz hizmet edenleri her zaman onore edelim. Suyun aktığı yeri değil ana kaynağının değerini bilelim.DOĞRULARI SÖYLEMEK ZORBugün yazımı iki bölüme ayırıyorum ve bunu hafta içi sosyal medyada söylemiştim. Spor üzerine yorumlar yapıyorum ama bazı konuların suistimal edilmesi ve buna kimsenin cevap vermemesi beni rahatsız etti. Doğma büyüme Alanyalıyım ve her zaman da bununla gurur duydum. Bu memlekette doğruları söylemek zordur. Kendi değerlerine sahip çıkmayan, sadece eleştiren, paçadan aşağı çekme huyu çok olan nadir bir yerdir Alanya. Son günlerde Alanya’da bir il konusu aldı başını gidiyor. Halkın gündemi ilden daha ziyade, il ölçeklerinde hizmet gelmesi olsa da kamuoyunu yönlendirenler Mevlüt Çavuşoğlu ne zaman yeni bir görev üstlense hep aynı konu ısıtılarak önüne koyuluyor. Bazıları samimi olsa da bunu ideolojik duruma getirmek isteyenler her fırsatı değerlendirerek yıpratma politikası uyguluyor. Bunun kullanılmasına tepki koyması gerekenler de rüzgâra göre davranarak samimiyet dozunu gösteriyor. Vekil oldu aynı konu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı oldu, Ak Parti Dış İlişkiler Başkanı oldu, Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci oldu, şimdi Dışişleri Bakanı oldu ve yine aynı konular gündeme geliyor. Elbette Alanya il olmayı hak eden bir ilçe ama bu bir hükümet kararıdır. Mevcut hükümet ilk kurulduğundan beri hiçbir yeri, ilçeyi il yapmadı. Eğer bakanımıza kalsa hemen yapar. Bunu da bu konuyu gündeme getirenler iyi biliyor. Eğer bu geçen 14 yıl içinde bir yer il yapılıp Alanya yapılmasa o zaman hepimiz başkaldırırız. Bir de madalyonun öbür yüzü var. Pekâlâ, biz Alanya olarak bunları sayın bakandan isterken görevimizi yaptık mı? Bugüne kadar ne kadar sahip çıktık? Başbakanın karşısında elini ne kadar güçlendirdik acaba? Tüm bu olumsuz duruma rağmen bir an gözümüzü kapatıp 10 yıl öncesine giderek düşünelim. Bir ilde olması gereken birçok hizmet Alanya’ya geldi mi, gelmedi mi? Alanya olarak arkasında durmasak da sayın bakanımız bugünlere çalışarak, tırnakları ile kazıya kazıya geldi. Bu değere, bunca olumsuzluğa karşın sahip çıkmak bize yakışan değil midir? Başlığımızda dediğimiz gibi marifet iltifata tabidir. Ama sayın bakan benim gibi düşünmüyor olacak ki ne zaman Alanya için kapısı çalınsa, 'Alanya benim doğduğum yer ve halkımız her zaman beni baştacı etti' diyerek kapısını hiç kapatmadı ve bu kadar mütevazi davrandı. Bazı arkadaşların 'Bunları yapmak görevi' dediğini duyar gibiyim. Elbette vekiller seçildikleri yere hizmet etmek için çalışırlar. Biz öyle vekiller gördük ki Alanya’ya gelmeden görev süresini bitirdiler ve bu memlekette baştacı yapıldılar. Bazıları görev süresinin bitmesine bir ay kala meclise il teklifi sundu ve yine bazıları da Manavgat’ın il olması için meclise teklif sundu. Son sözüm, kendi içimizden çıkan değerlere ideolojik bakmadan sahip çıkalım. Böyle önemli yerde görev yapan insanları kırmanın, üzmenin kime faydası var acaba? Sosyal medyada, paylaşım sitelerinde tartışma konusu yapmak yerine komite kurarak çalışma yapmak daha samimi olur ve dikkat çeker. Zamanı geldiğinde her şey olacaktır. Dediğim gibi marifet iltifata tabidir. Tabiki anlayana!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Veysel Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?