İttifak mı istila mı?

GÜNÜMÜZ

siyasi iktidarı dönemlerinde yıllardır kanıksamış olduğumuz gibi, alelacele çıkarılan yasalar ve yaratılan suni gündemler ile meşgul edilmek istenen bit kitle haline getirilmek istenmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere, siyasi iktidar dönemlerinde yasal anlamda yapılan düzenlemeler ile ilgili halkı bilinçlendirme görevi doğası itibari ile de muhalefet partilerine düşmektedir.

Bu bilinçlendirme görevini kendisine düstur edinmiş siyasi parti gruplarının bu yönde çalışmalar yapması ve çok daha önemlisi koltuk kaygısı ile alınan ve ortaklık yapılan kararların aydınlığa kavuşturulması şüphesiz ki demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partilerin temel görevidir.
Siyasi partilerin içerisinde politik anlamda ses bulan parti içi muhalefetin de zaman içerisinde bir takım kopmaları getirmesi kaçınılmazdır. Ancak bireylerin lider suntasından ziyade, parti ideolojisine olan güven ve samimiyetleri siyasi partilerin kaderleri içinde hayati rol oynamaktadır.
Yeri gelmişken paylaşalım:
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda siyasi iktidar milletvekillerinden gelen itirazlar ve “bürokratların hükümeti yanılttığı” beyanları bunun apaçık örneğidir.
Siyasi gündem arşivimiz, siyasi iktidarın gücü ile alınan ve millet iradesinin süzgecinden geçmeyen kararları barındırdığı gibi, tarihe not düşülen süreçleri de barındırmakta ve bu arşiv gün be gün zenginleşmektedir.
“İttifak Yasası” kapsamında getirilen düzenlemelere kısaca değinmeden önce bir soru ile başlayalım:
İttifak mı? İstila mı?
Seçim güvenliğinin rafa kaldırıldığı ve yine arşivimizde bir “demokrasi utancı” olarak yerini alan gece yarısı yasası yani ittifak yasası kapsamında milli iradenin gaspı, sürpriz baraj formülü, valilere sandıkları birleştirme ve taşıma yetkisinin verilmesi, siyasi partilerin sandık kurullarını belirleme yetkilerinin elinden alınması hususları bulunmaktadır.
Daha da dikkat çekici olan ise bu yasanın geçmiş dönemlerde oy pusulası ile ilgili yaşanan hukuksuzlara yasal zırh getirmesi ve siyasi iktidarın sandıklara müdahalesine açıkça imkan sağlamasıdır.
Hukukun ve demokrasinin sadece bir siyasi parti grubuna değil, ülkemizin gelecek nesillerine de yansıması sosyal demokrasinin vazgeçilmez temennisidir. Bu anlamda siyasi iktidara yönelik yapılan eleştirilerin salt olarak “muhalefet” değil, daha geniş pencereden bakılması ve adım adım izlenen sürecin okunması gerekmektedir.
Yargının bağımsız olmadığı topallayan adalet sisteminde verilen kararlar, tarihimizde kara bir leke olarak gelecek nesillerimize miras kalacaktır. Milletin iradesinin hiçbir baskı, zor ve dayatma olmadan sandığa yansıması ve sandıktan çıkması demokrasinin özüdür. İnsan hakları ve demokrasi mücadelesinin temelinde ise seçme ve seçilme iradesinin özgür bir biçimde hayata geçirilmesi ilkesi yatmaktadır.
“İttifak Yasası” kaybetme korkusu yaşayan siyasi partilerin siyasi duruşlarını bir kenara bırakarak millet iradesine dönük olan, yapılan açık bir saldırı ve istiladır. İttifak kelime anlamı itibari ile beraber hareket etmek için sözleşmek ve anlaşmak kavramlarını içermektedir. Ancak yangından mal kaçırırcasına geçirilen 26 maddelik bu yasa siyasi iktidarın acz içinde olduğunun en büyük göstergesidir.
İttifak yasası esasında son derece profesyonelce tasarlanmış bir çalışmanın ürünüdür. Seçimde az oy alan ittifak ortağı parti de barajı geçmiş olacak. Bu sonuç itibari ile de yasanın özünden iki sonuç çıkıyor.
Bahçeli’ye bedava baraj. Erdoğan’a ilk turda zafer.
Adaletin, demokrasinin ve çoğulculuğun hakim kılınmak istendiği bir sistemde “İttifak Yasası”nın yerinin olmadığı son derece açıktır. Bu yasa ile amaçlanan bir diğer hedef de bazı siyasi parti gruplarını ittifak yapmaya zorlamak ve sosyal demokrasinin temel değerlerini kullanarak yıkıcı propaganda yapmaktır.
Türk siyasi tarihimizin en önemli sorunlarından birisi baraj sorunudur. Demokrasinin önünün açılması için de barajın kaldırılması gerekmektedir. Ancak bu yasa ile baraj kaldırılmamakta ve ittifak içerisine giren partiler ayrı ayrı milletvekili aday listesi vermesine rağmen oylar milletvekili çıkarma hesabına girerken, bölünürken ittifakın içindeki partiler tek parti gibi işlem görüyor. Siyasi partileri tamamen kimliksizleştiren bu yasa ile az oy alan partilerin milletvekillerinin ittifak havuzuna aktarılması planlanmıştır.
Yine, ittifak yasası ile seçim hileleri meşrulaştırılmış ve siyasi partilerin denetimi ortadan kaldırılmak istenmiştir. Mühürsüz referandum seçimlerini yasal hale getiren bu yasa millet iradesini gasp etmeyi amaçlamıştır.
Bu yasa ile getirilen düzenlemeler sürekli olarak 2019 açısından dile getiren endişe ve kaygıların da habercisi ve sunum çalışması olmuştur.
Millet iradesini açıkça istila eden bu yasaya karşın, tekrardan aynı soruyu yöneltmek gerekmektedir:
İttifak mı, istila mı?
Ne dersiniz!
Hukuksuzluklara, sosyal adalete ve demokrasiye uzak adımlara yönelik verilen tepkilerin siyasi partilerin içerisinde de yankı bulması gerçeği “şeker fabrikalarının özelleştirilmesi” politikasında olduğu gibi millet iradesinin istilasında da elbet kendisini gösterecektir.
Millet iradesinin tecellisinden korkanların hileli ve tuzaklı şekilde oluşturmuş olduğu ittifaka karşı millet iradesinin korunması temennisi ile saygılar sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berkin Civelek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?