İslam'da tasarruf (6)

İLK

beş makalemizde Müslümanların ve diğer din mensuplarının, yani dünya denilen gezegende yaşayan insanların topyekün yaptıkları israftan bahsettik. Bunun yanısıra bireysel israflarımızın da azımsanmayacak kadar çok olduğunu biliyoruz.

Dünya üzerinde biz insanlara nimet olarak sunulmuş bu kıt kaynakların değerini yeterince bilmediğimizi düşünüyorum. İşte bu bilgisizlik, bizleri fütursuzca harcamaya ve lüzumsuz kullanmaya doğru meylettirmektedir.

İnsanlar zor şartlar altında çalışarak elde ettiklerini kolayca heba edebilmekte ve bunu yaparken bırakın kıt kaynakları hor kullanmayı, o kaynakları satın almak için çalışırken çektiği sıkıntıları bile dikkate almamaktadır. Son derece tezat oluşturan bu durum insanın kendi aklını kullanmadığının göstergesidir.

Hangi akıl, sekiz-on saat çalışarak elde ettiği bir kazanç ile satın aldığı elektrik, su, yiyecek, içecek vs. gibi kaynakları hor kullanabilir. Hangi akıl, kışın soğuğunda, yazın sıcağında binbir güçlük altında çalışarak elde ettiği kazanç ile satın aldığı varlıkların kıymetini bilmeksizin çarçur edebilir.

Atılan her lokma ekmek, boşa akıtılan su, gereksiz yere yakılan bir lamba, amaçsız kullanılan her hangi bir elektrikli ev eşyası ya da yürüme mesafesindeki bir yere ulaşmak için kullanılan otomobilin yaktığı yakıt israftır ve bu israfı yapmak için para kazanmaya çalışan kişinin akıllı biri olduğunu söylemek de aklın israfıdır.

Bu saydığımız ihtiyaç maddelerinin bir çoğunun ülkede üretilmeyip satın alındığını da düşünecek olursak bir kişinin israfının kartopu gibi büyüyerek ülkedeki diğer insanları da etkilediğini unutmamamız gerekir. Çünkü dışarıya giden her kuruş milli servettir ve yapılan israf milli servetin israfını da beraberinde getirir.

İsraf Müslümanlar için kesin surette yasaklanmış bir davranıştır. Kur'an da birkaç ayeti örnek verecek olursak; En'am suresi 141. ayet; "İsraf etmeyin, çünkü O (Allah) israf edenleri sevmez" A'raf suresi 31. ayet; "Yiyin için de israf etmeyin; çünkü O(Allah) israf edenleri sevmez."

Bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi israf Müslümanım diyen herkese yasaklanmıştır ve bu yasağın müeyyidesi yani cezası Allah'ın (CC) sevgisinden mahrum kalmaktır. Allah'ın (CC) sevgisinden mahrum kalmak ise bir insana Rabbin vereceği en büyük cezadır.

Yeryüzünü rızkla donatan, günahlı veya günahsız demeden yarattıkları üzerinde rahmetini esirgemeyen, her yarattığını ayrı ayrı düşünen ve buna rağmen insanlardan yeteri kadar sadakat ve ahdi vefa bulamayan; fakat her şeye rağmen onları bağışlamak için bahane ve fırsat arayan, günahları affeden, merhameti bol Rabbim; müsrifleri neden sevgisinden mahrum etmektedir? Birkaç parça ekmeği ya da bir tas suyu lüzumsuz kullandıkları için mi? Elektrik lambasını açık unutup, enerji israfına yol açtığımız için mi? Yoksa yemeklerimizi çöpe döktüğümüz için mi?

Bilmemiz gereken şu ki; bu soruların cevabını bize verecek olan Allah'ın kelamı, yani Kur'an-ı Kerim'dir.

- DEVAM EDECEK -

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Kutlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?