AK Parti yol ayrımında

Seçim sonuçlarıyla ilgili, bir sürü değerlendirme yapıldı.

Aslında bu değerlendirmeler, vatandaştan çok, parti kurmaylarının ders çıkarmaları bakımından önemli.

Hepimiz için çok daha önemli ve anlamlı olansa, seçim sonuçlarına dayalı olarak yapılan, ileriye dönük öngörüler.

AK Parti, çok kritik bir süreçten geçiyor.

Bu süreci nasıl atlatacağı ya da atlatamayacağı ise henüz belli değil.

Olaya siyasetin genel işleyişi çerçevesinden bakarsak.

Üç dönem, tek başına iktidarda kalmış,

İktidar yorgunu da denilen,

Karizmatik kurucu liderini kaybetmiş,

Güçlü liderinden yoksun, çiçeği burnunda yeni göreve gelmiş bir parti başkanıyla, her cepheden bir sürü saldırıya rağmen, bir partinin, dördüncü dönemde de, en yakın rakibine 15 puan fark atarak birinci parti olmaya devam edebilmesi, hiç de küçümsenecek bir netice değil.

Böyle bir başarı, salt AK Parti’nin başarısı mı, yoksa diğer partilerin başarısızlığının bir sonucu mu?

Muhalefet partileri, her şey leyhlerine gelişmesine karşın, bu avantajı kullanıp, tek başlarına iktidara gelebilecekleri bir oy patlaması yapmadılar.

Bunun başlıca nedeni, topluma gereken güveni verememeleri.

Bence, AK Parti’nin hala dimdik ayakta kalabilmesinin en önemli nedenlerinden birisi, muhalefetin yetersizliği.

AK Parti’nin, ne denli olumsuz bir süreçten geçtiğini bir düşünün.

Üç dönem kendisini iktidara taşıyan Erdoğan gibi karizmatik bir liderini kaybetti.

Bu karizmatik lider, yani Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduktan sonra, agresifliği, partisindeki tek adamlık alışkanlığını ülkenin tek adamlığına taşıyarak, AK Parti lideri gibi davranması, toplumun büyük bir kesiminin tepkisini çekerken, AK Parti’ye de oy kaybettirdi.

Uluslararası ilişkilerinde sürekli dünyaya meydan okudu, hala okumaya da devam ediyor.

Ülkelerinden kaçan herkese Türkiye’nin kapılarını ardına kadar açarak, ülkemiz yolgeçen hanına çevrildi.

Başka ülkelerin içişlerine karıştı, hala da karışmaya devam ediyor.

AK Parti’nin başına, bir emanetçi olarak Davutoğlu’nu atayarak, AK Parti'yi iki başlı hale getirmesi nedeniyle, toplumdaki hem sempatisini, hem de karizmasını büyük ölçüde kaybetti.

Seçim boyunca Erdoğan ve Davutoğlu’nun cemaat lideri gibi din temelli söylemlere ağırlık vermeleri, sürekli ekranlara ve meydanlara taşınarak, aynı şeyleri tekrarlayıp durmaları insanları baydı.

İmam Hatip Liseleri ve türban konusuna sürekli vurgu yapmaları hem bu kesimleri, hem de laik kesimi rahatsız etti.

Çok daha önemlisi, üç dönem saçmalığıyla, partinin ustalarını kızağa alıp, AK Parti’nin çıraklara ve kalfalara bırakılması büyük yanlışlıktı.

7 Haziran seçimleriyle ilgili olarak, AK Parti aleyhine gelişen daha bir sürü neden sıralamamız mümkün.

– DEVAMI YARIN -

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Başkan Yücel'in 7 yıldaki performansını nasıl buluyorsunuz?