Kilolular zayıflardan farklı davranırlar...

Düşünce, duygu ve davranış ardı ardına birer zincirleme reaksiyon gösterir. Bir birlerini etkiler ve tetikler. Kilolu ya da zayıf olmanın farkı düşünce ve inançta yatar. Düşünceler ya da inançlar farklı ise davranışlarda bunu takip eder. Her tekrarlanan davranış bir süre sonra sonuçlar olarak ortaya çıkar. Kilolu ya da zayıf olmak bir sonuçtur. Sonucun oluşması için davranışın olması gerekir, davranışın ortaya çıkmasının sebebi de düşüncelerdir. Düşüncelerin merkezi ve kaynağı ise inançlardır.Sekiz senedir yaptığım gözlem ve araştırmalar sonucunda kitabımda da yer alacak olan kiloluların ve zayıfların arasındaki farkı sizlerle paylaşmak istiyorum.FAZLA KİLOLU İNSANLARIN DAVRANIŞLARI• Her yere araba ile giderler, yürümemek için bahane uydururlar.• Okulda beden eğitimi dersinde bir iki koşudan sonra hastalıklardan bahane ederek kaçarlar.• Yiyecek gördüklerinde o yöne doğru yönelirler.• Restoran da büyük porsiyon ve çok çeşit sipariş verirler.• Facebook ya da paylaşım sitelerinde, profil resimlerine farklı resim koyarlar.• Fotoğraf çektirmek istediklerinde, komiklikler yaparlar.• Alışverişte en çok market ve kasap reyonlarında zaman geçirirler.• Televizyonun karşısın da muhakkak bir şeyler atıştırırlar.• Cinsel ilişkilerden uzak dururlar ya da cinsellik önemli değildir.• Dostluklara değer verirler.• Sağlık için zayıflamak isterler, imaj önemli değildir.• Kilolu ama mutlu olduklarını söyleyerek, kendilerini kandırırlar.• Kilolu olmalarının mutlak sebebi vardır, Genetik, trioid, metabolizma, doğum vs...• İlgi görebilmek için neşe ve komiklikleri ile ön plana çıkarlar.• İmaj ve giyime önem vermezler.• Oturdukları yerden, çevrelerindekilere komut yağdırırlar. Getirin, götürün vs…• Uyumayı çok severler, evcildirler.• Bir orduya doyuracak miktarda yemek yaparlar• Savaş çıkacakmışçasına stoklu alışveriş yaparlar.• Sık sık aynı yiyeceklerle beslenirler• Aynaları sevmezler ve günlük yaşamlarında hiç kullanmazlar.• Sofranın görünüşüne önem vermezler, miktarı ve çeşit çokluğu önemlidir.• Bedeni beslemek için değil, zihni tatmin etmek için beslenirler• Başkaları küsmesin ve kırılmasın diye beslenirler.• Çöpe gitmesin ya da günah olmasın diyerek artıkları yerler.• Sık sık kilolarından şikâyet ederler.• Her yemekten sonra pişman olurlar.• Her türlü diyeti bilirler ve sürekli diyet yapmayı planlarlar.• Hangi besinlerin sağlıklı ve sağlıksız olduklarını iyi bilirler.• Hızlı hızlı yerler.• Beslenirken düşünceleri farklı konularla meşguldür.• Mutfaklarında her şey stokludur.• Gar dolaplarında yıllar önce aldıkları kıyafetler vardır.• Kıyafete para harcamazlar.• Bol kıyafetler giyerek, kilolarını saklarlar.• Kahvaltıda öğlen yemeğini, öğle yemeğinde akşam yemeğinde ne yiyeceklerini konuşurlar.• Sabah kalkar kalkmaz mutfağa yönelirler.• Hangi restoran da ve hangi şehirde ne tür yiyecek meşhur, ucuz, kaliteli iyi bilirler.• Bir yerden bir yere giderken 3,5 kez oturarak dinlenirler.• Tabaklarında hiç artık bırakmazlar.• Her kez den önce sofraya otururlar.• Televizyonda yemek, şifalı bitkiler, diyet programlarını kaçırmazlar.• Kötü haberleri seyrederek, üzülürler, kızarlar ve duygulanırlar.• Kendilerinden ziyade başkaları için yaşarlar.• Kendilerinden fazla başkalarına zaman ayırırlar.• Ayda yada yılda bir cinsel ilişkiye girerler.• Çok duygusaldırlar, duygularını kontrol edemezler.• Yedikleri ve içtiklerine anlam yüklerler.• Başarısızlıklarına odaklanarak, sürekli şikâyet ederler.• Yiyecek ve içeceklere sevgi yüklerler.• Reklam filmlerindeki yiyecek ve içeceklerin sloganlarından etkilenirlerZAYIF VE İDEAL BEDENDE YAŞIYAN İNSANLARIN DAVRANIŞLARI• Aynaları çok severler, her gördükleri aynalara mutlaka kendilerine bakarlar.• Sabah kalkar kalkmaz banyoya yönelirler, kişisel bakıma yönelirler.• Bir tabak yemekten sonra, yememek için bahaneler uydururlar.• Yemek yemek işkence gibi gelir.• Alışverişte kişisel bakım, güzellik malzemeleri ve kıyafete yönelirler.• Uzun boylu görünmek için topuklu ayakkabı giyerler.• Sokakta kendinden emin ve dik yürürler, kimlerin baktığınla ilgilenirler.• Eğlence mekânlarını severler ve sık sık giderler.• Kendilerine her şeyi ve herkesi yakıştırmazlar.• Yiyecek ve içeceklerde seçicidirler.• Uyku önemsizdir, uyumayı pek sevmezler.• Evde pek kalmazlar, öncelikleri dışarılarıdır.• Pazar ya da manavdan yarım ya da bir kilo şeklinde alış veriş yaparlar.• Yiyecek ve içeceklerden korkmadan yer ve içerler.• Çok renkli ve çeşitli beslenirler.• Damak tadına ve sofranın estetikliğine önem verirler.• Hareketlidirler, sosyal aktiviteleri çoktur, yemek haricinde her şeyle ilgilenirler.• Kilodan ve beslenmeden bahsetmezler.• Yavaş yavaş ve az miktarda yerler.• Bazen de yemek yemeyi unuturlar.• En çok bakım ve kıyafete para harcarlar.• Bakım ürünleri ve kıyafetleri nerede satıldığını iyi bilirler.• Hangi ülkeyi ya da şehirde gezilecek, görülecek yerleri iyi bilirler• Sofraya merasimle otururlar, mutlaka bir kaç kez anons gerekir.• Bugünkü işlerini yarına bırakmazlar• Tez canlıdırlar, kalkıp işlerini yaparlar.• Mutlaka tabaklarında artık bırakırlar.• Restoran da yarım porsiyon sipariş verirler.• Müzik duyduklarında herkesin görebileceği yerde dans ederler.• Hangi mağazada markalı kıyafetler var, iyi bilirler.• Kendilerinin ve bedenlerinin tanıtımını yapmayı severler.• Dergilerden kendileri için model seçerler.• Daha çok kendileri için yaşarlar.• Kendilerine ve bedenlerine zaman ayırırlar• Cinsellik önemlidir, hafta da birkaç kez cinsel ilişki yaşarlar.• Duygularını iyi kontrol ederler.Davranışlarımız alışkanlık yaptığı zaman , farkında olmadan yıllarca sürdürürüz. Buda sonuçlarımızın doğmasına sebep olur. Tekrarlanan davranışlar beynimizdeki nöronlar arsında bağ kurmasına ve sık tekrarlarla da güçlenmesine sebep olur.ABD'de Massachusetts Institute of Technology' de okuyan bir öğrencinin tez çalışmasının hayvanlardaki tekrarlanan davranışın nelere yol açacağını göstermesi açısından ilginç bir örnek oluşturuyor.Bir lisansüstü öğrencisi bir yaz mevsimi süresince her gün üzerine siyah-beyaz çizgili bir tişört giyerek Harvard futbol sahasına gider. 15 dakika boyunca sahayı bir baştan diğer uca yürüyerek yerlere kuş yemi serper. Bu arada cebinden bir hakem düdüğü çıkartıp öttürür. Yağmur, çamur demeden her gün aynı saatte aynı hareketleri törensel bir ciddiyetle yapar. Derken sonbahar gelir, futbol mevsimi başlar. Harvard futbol takımının ilk maçı oynanacaktır. Siyah-beyaz tişörtlü hakem başlama düdüğünü çalar ve o anda olanlar olur. Yüzlerce kuş sahaya hücum eder ve doğal olarak maç ertelenir.Farkında kalın, enerjik kalın, hoşça kalın.Şükran ve sevgilerimle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Deniz Egece - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya Belediye Başkanlığı anketi - Alanya'nın nabzını tutuyoruz! Siz kime oy verirdiniz?

Çorum Haber