Ödül ve ceza

ANNE

ve babalar son zamanlarda televizyon programlarında, çok satan kitaplarda, sosyal medyada ‘çocuğunuzu ödüllendirin, çocuğunuza ceza verin’ gibi birçok tavsiye ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Oysa uzmanların genel bilgilendirmeleri, çocuklara birebir uygulanabilecek tavsiyelerden ziyade anne-babalara kavramları öğretmeye yönelik bilgilendirmelerdir. Dünya üzerinde var olan tüm çocukların parmak izlerinin birbirinden farklı olması gibi, her çocuğun dünyayı algılayışı, olaylara bakışı, yetiştirilme tarzı, genetik geçişleri farklıdır. Dolayısıyla genellenmiş bilgileri çocuklar üzerinde harfiyen uygulamak her zaman mümkün olmamaktadır.
Kavramsal olarak tanımlanırsa ceza: istenmeyen bir davranış gerçekleştiğinde, ortamda var olan ve varlığı istenilen bir uyaranın ortamdan çekilmesidir.
Ödül ise: bir davranışın devamlılığını sağlamak amacıyla ortama istenilen bir şeyin eklenmesidir. Çocukları her davranışında ödüllendirmek veya cezalandırmak doğru bir davranış değildir. Çünkü çocuk, öğrenme dönemindedir ve davranış repertuvarı çok geniştir. Deneme-yanılma yöntemini kullanarak bir şeyleri keşfetmeyi, öğrenmeyi amaçlamaktadır.
Daha ilkel düşündüğümüz zaman, doğada ödül ve ceza diye bir şey yoktur. Doğada “geri bildirim” vardır. Yanlış bir mantar yediğimiz zaman zehirleniriz. Zehirlenmek bir ceza değildir, geri bildirimdir. Tarlayı sulamadığımız zaman ekinler kurur ve meyve vermez, ekinler insanı cezalandırmamakta geribildirim vermektedir. Çocuğun doğasında da bu vardır. “Dene, keşfet ve doğruluğunu sorgula.”
Geri bildirim kavramının daha net anlaşılabilmesi için güncel bir örnek ile açıklamak gerekirse; çocuğunuzu aldınız ve komşunuzun balkonuna oturmaya gittiniz. Balkonda bir saksı ve içerisinde de bir çiçek var. Çocuk, uyarılarınıza rağmen saksı ile oynamaya devam ediyor ve sonunda saksıyı devirip içindeki toprağı etrafa saçıyor, çiçeği öldürüyor ve yanlış yaptığına dair hiçbir tepki almaksızın içeri koşup gidiyor. Burada bazı anne-babaların tutumu şöyle olabilir: “Eve gittiğinde televizyon izlemeni yasaklıyorum” veya “al işte tabletini şimdi balkondan aşağı atacağım gör sen!”. Bu gibi söylemler çocuğa karşı çok açık bir tehtiddir ve çocuk davranışının neden yanlış olduğunu anlayamadan bir tehtid ile karşı karşıya kalmıştır. Alternatif bir yöntem şöyle olabilir: ”Ayşe teyzenin saksısını düşürdün ve çiçeği öldü. Ona ait olan bir şeye zarar verdin. Haydi o zararı telafi edelim. Kumbaranda biriktirdiğin paradan Ayşe teyzene bir saksı ve bir çiçek almalısın. Biraz da toprak bulup çiçeğini ekmelisin, bu işler seni biraz yorabilir ama Ayşe teyzen de emek harcamış ve çok yorulmuştu.” Çocuk bir çiçeğin canlı olduğunu, ona da aynı insanlara olduğu gibi zarar verilmemesi gerektiğini öğrenmeli ve Ayşe teyzenin verdiği emeği gerçekten kendisi de verirse tekrar Ayşe teyzenin saksısını devirme olasılığı azalacaktır. İşte cezalandırma yerine geribildirimde bulunma yüzeysel olarak böyle bir işlemdir ve bir uzman eşliğinde çocukta kalıcı olarak davranış değişikliğine yardımcı olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İrem Bulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?