Ahlaksız...

BİRİSİNİN

ahlak yoksunu olduğunu belirtirken, bazen sözün pekiştiricisi olarak cümleye, “cibilliyetsiz” sıfatı da eklenir. Cibilliyetsiz, “yaradılış gereği böyledir” ya da “mayası bozuk” anlamı da taşır.

Bu ırkçı bir yaklaşımdır. Modern bilim, insan karakterinin şekillenmesinde genetik bir taşınmayı reddeder. İyi ya da kötü huyların, doğuştan gelmesinden ziyade çevresel faktörlerin etkisi ile oluştuğunu söyler.

Hadi ortada anlaşalım; anlam veremediği bir kişilik için, “missing link” der gavur, yani insanın tekamülü sırasındaki, “kayıp halka”dan bahseder. Genetik zincirindeki “kötü tohumun” nasıl bir bağlantı ile çıkıp geldiğindeki şaşkınlık sözüdür bu.

Yazısız kurallarla belirlenen ahlak kavramı, bir toplumdaki çürümeye paralel olarak aşınmaya başlar. Toplumu yeni baştan inşa etme iddiası eğer yalan, iftira, tehdit, özel yaşama müdahale, kişilik haklarına saldırı gibi değerlere yaslanmaya başlarsa, geleneksel ahlak da kaybolur.

İşte böyle bozulmanın yaşandığı toplumdaki karakter yoksunu bir kayıp halka; sevgisiz büyümüş, “değerli” bir meslek edinip topluma yararlı bir insan olamamışsa, en kötüsü de toplum içinde zaten böyle bilinmekteyse, “önemli” olabilmek için sürekli arayışa girer.

Ahlaksızlık; kendini bir şekilde tanımlayabilmek, toplumda yer edinebilmek, dahası bunu maddi kazanca döndürebilmek için(!) en geçerli yöntem haline gelmiştir artık. Benzerlerinin bu yöntemle elde ettiği “kazanımlar!” onları daha da motive eder.

Ama dedim ya, yeteneksizdir. Taklit etmeyi bile beceremez! Ağız tadıyla, herkese parmak ısırttıracak kaliteli(!) bir ahlaksızlığı bile beceremez.

İşin en kötüsü, ahlaksız oluşu, içinde bulunduğu kapalı toplumda çok net bilinir ama üstüne gidilmez. Omerta benzeri suskunluk yasası gereğince görmemezlikten gelinir. Bu onu güçlü kılar.

Eğer bir meslek örgütü ya da oluşumun içinde yer alıyorsa ve orada da tepki almıyorsa, iyice dokunulmazlık zırhına büründüğünü var sayar.

Daha tatsızı; ahlaksız oluşu cümle alemce bilindiği halde, birilerinin kendi çıkarlarını gözetmek, vermek istedikleri mesajları onun üstünden iletmek adına ahlaksızın değirmenine su taşımasıdır. Bizim ahlaksız, diğer ahlaksızların adına un öğütür de, farkına bile varmaz...

Ahlaksızlığa zorbalıkla karşılık verilmez. Bu ülkede kişi haklarının korunmasında hala kanunun üstünlüğünün geçerli olduğu düşünüldüğünde, hesap bu yolla sorulmalıdır. Sormayan herkesin de onun ahlaksızlığından sorumlu olduğu bilinmelidir.

Yazıyı bir fıkra ile bitirelim... Kafası hoş olan Bektaşi mahalleye girer ve “ahlaksııız!” diye bir nara atar. Derken evlerin pencereleri açılır ve yola kafalar uzanır. Bektaşi gülümseyerek başını iki yana sallar ve “Ne de çokmuş yahu?” diye söylenerek yoluna devam eder...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feyzi Açıkalın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?