Hukuki ıslah nedir?

Merhaba, herkese iyi haftalar dilerim. Bu hafta sizlere hukuk davalarında maddi anlamda ortaya çıkan sonuç ve gelişmeler neticesinde tahkikat sonuna kadar davacı veya davalı açısından başvurulan ıslah hakkından  bahsedeceğim…

Medeni Usul Hukuku’na göre iddianın ve savunmanın teksifi ilkesi geçerli olduğundan ve iddia (dava) ve savunma karşı tarafın açık rızası olmaksızın değiştirilemeyeceğinden veya genişletilemeyeceğinden, karşı tarafın açık muvafakati olmadığı hallerde, iddia veya savunmasını değiştirmek (veya genişletmek) isteyen tarafın başvurabileceği yöntem “davanın ıslahı” yoludur. Örneğin; davacı, dava dilekçesinde bazı vakıaları (olay ve olguları) yazmayı unutmuştur; dava dilekçesini (davasını) sonradan ıslah ederek, unuttuğu o vakıaları yeniden vereceği dava dilekçesine yazabilir.

Davacı, davalının açık muvafakati olmazsa davasını tamamen ıslah ederek davayı değiştirebilir. Islah yolu ile davanın değiştirilmesi de, davanın unsurlarına göre aşağıdaki şekilde olabilir:

Davacı, davasını tamamen ıslah ederek talep sonucunu değiştirebilir. (Örneğin; Davacı, tahliye davasını tamamen ıslah ederek, kira bedelinin tespiti davası olarak değiştirebilir ya da davacı, davasını tamamen ıslah ederek, dava dilekçesinde dava konusu olarak gösterdiği taşınmaz yerine, başka bir taşınmazı davasına konu yapabilir.
Davacı ıslah yoluyla dava konusunu arttırabilir. Bu, davanın kısmen ıslahıdır (M.181).
Davacı, davasını tamamen ıslah ederek, dava sebebini (davasının dayanağı olan vakıaları değiştirebilir).
Davacı, davasını kısmen ıslah ederek davayı genişletebilir (M.141/2). Bu da davanın unsurlarına göre değişir, örneğin; talep sonucunun genişletilmesi, ikinci cevap dilekçesinin ıslahı yolu ile savunma genişletilebilir, zamanaşımı def’inde bulunmamış davalı, cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def’inde bulunabilir.
Delillerini hasretmiş olan taraf, ıslah yolu ile yeni delil gösterebilir, ancak ıslah yolu ile ikinci bir tanık listesi veremez.
Mahkemenin kendiliğinden incelemesi gereken hususların sonradan ileri sürülmesi, davayı değiştirme veya savunmayı genişletme yasağına tabi hususları ileri sürebilmesi için, ıslah yoluna başvurmaya gerek yoktur. Dava açılmasından sonra doğan olayların ileri sürülmesi, davayı değiştirme yasağına (HMK M.141/2) tabi değildir. Bu nedenle, davacının, dava açılmasından sonra doğan olayları ileri sürebilmesi için, davalının açık onayına ihtiyacı olmadığı gibi, ıslah yoluna da başvurmasına gerek yoktur.
Hukuki sebeplerin değiştirilmesi veya genişletilmesi davayı veya savunmayı değiştirme niteliğinde olmadığından, bir tarafın, bildirmiş olduğu hukuki sebebi değiştirebilmesi için, karşı tarafın onayına ihtiyacı olmadığı gibi, ıslah yoluna da başvurmasına gerek yoktur. Tarafların dilekçelerinde yapmış oldukları açık yazı ve hesap hatalarının düzeltilmesi için, karşı tarafın onayına veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur. Çünkü, bu gibi maddi hatalar karar verilinceye kadar düzeltilebilir.
Davanın ıslahı, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir . Üst mahkemede (kanun yolu) aşamasında ıslah yapılamaz . Davanın ıslahı, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. İki taraf da duruşmada hazır ise, ıslah sözlü olarak yapılabilir . Sözlü ıslah beyanının duruşma tutanağına yazılması gerekir .

Davalının savunmasını ıslah etmesi halinde, o zamana kadar yapılmış bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasına imkan yoktur. Bu halde de, M.179/1, hükmünü “davalının savunmasını ıslah etmesi nedeniyle konusuz hale gelmiş olan usul işlemleri yapılmamış sayılır” biçiminde anlamak gerekir.

Davalı cevap dilekçesinin tümünü ıslah eder ve yeni bir cevap dilekçesi verirse, cevap dilekçesi hiç verilmemiş (ve onunla ilgili usul işlemleri ise yapılmamış) sayılır. Davalı cevap dilekçesinin bir bölümünü ıslah ederse, cevap dilekçesinin ıslah edilmeyen kesimi ve buna ilişkin usul işlemleri geçerli olmakta devam ederler. Davalı, ikinci cevap dilekçesini ıslah ederse, ondan önceki cevap dilekçesi ve buna ilişkin usul işlemleri geçerli olmakta devam ederler. Davalı, hiç cevap dilekçesi vermemiş (veya süresinden sonra vermiş) olsa bile, (davacının açık muvafakati olmazsa) ıslah yolu ile savunmasını genişletebilir; yani cevap dilekçesi verebilir. Davalı, ıslah yolu ile vereceği yeni cevap dilekçesinde her türlü savunma sebeplerini ileri sürebilir; fakat, ilk cevap dilekçesinde bildirmediği ilk itirazlarını  ıslah yolu ile de (yeni cevap dilekçesinde) ileri süremez.


Dava tamamen ıslah edilebilir (M.176-180). Davayı tamamen ıslah edebilecek olan taraf, davacıdır (karşı davada ise, karşı davacı durumunda olan davalı, karşı davasını tamamen ıslah edebilir). Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan (dava dilekçesinden) itibaren ıslah eder ve yeni bir dava dilekçesi verir. Davacı, davalının muvafakat etmemesi halinde, davasını değiştirmek için davasını tamamen ıslah yoluna başvurur. Davayı değiştirme, davanın unsurlarından birinin değiştirilmesi halinde söz konusu olur. Örnekler;

Davacı, davalı muvafakat etmezse davasını tamamen ıslah ederek, talep sonucunu değiştirebilir.
Davacı, davalı muvafakat etmezse davasını tamamen ıslah ederek dava ve sebebini değiştirebilir.
Davasını tamamen ıslah ettiğini mahkemeye bildiren taraf bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Davasını tamamen ıslah etmiş olan davacı, ıslah dilekçesinde aynı zamanda ıslah ettiği işlemi açıkça belirmişse (yani ıslah dilekçesi aynı zamanda yeni bir dava dilekçesi niteliğinde ise), davacının artık bir hafta içinde yeni (ikinci) bir dava dilekçesi vermesine gerek yoktur.

HMK M.180 uyarınca bir hafta içinde yeni dava dilekçesini veren davacıdan yeniden başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcı alınmaz. Davasını tamamen ıslah etmiş olan davacı, bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermezse ıslah hakkını kullanmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.

Bir taraf, aynı davada ancak bir kere ıslah yapma hakkına sahiptir ; ikinci defa ıslah yoluna başvuramaz.

Islahın davaya etkisi HMK M.179/1’de düzenlenmiştir. Buna göre; “Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur.” Bu hükmü, tamamen ıslah ve kısmi ıslaha göre ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.

Davanın tamamen ıslah edilmesi halinde;  dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemleri yapılmamış sayılır. Davacının davasını kısmen ıslah etmesi halinde ise; o zamana kadar yapılmış bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması söz konusu olmaz. Davacının davasını kısmen ıslah etmesi halinde, hangi usul işlemlerinin yapılmamış sayılması gerekeceği, davacının iradesine göre yorumlanacaktır. Buna göre, ancak davanın kısmen ıslahı nedeniyle konusuz hale gelmiş olan usul işlemleri yapılmamış sayılmalıdır.

Davanın ıslah edilmeyen kesimine ilişkin usul işlemleri ise geçerli olmaya devam ederler. Davacı, cevaba cevap dilekçesini ıslah ederse, ondan önceki dava dilekçesi ve buna ilişkin usul işlemleri geçerli olmakta devam ederler.

Bu hafta sizlere hukuki davalarda ıslah konusundan bahsetmeye çalıştım. Gelecek yazılarımda görüşmek üzere herkese iyi haftalar dilerim...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İhsan Yıldız - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya Belediye Başkanlığı anketi - Alanya'nın nabzını tutuyoruz! Siz kime oy verirdiniz?
Tüm anketler

Çorum Haber