Bindiği dalı kesen kent halkı

 

Şöyle uzaktan uzağa, nesnel ve yansız bir gözle izliyorum da; çevrem ve yurdum insanını çok iyi tanımama karşın; yine de olana bitene, yapılanlara, söylenenlere, bir anlam veremiyorum.

Yıllardır turizmle iç içe yaşayan; Avrupa’yı, hatta Dünyanın pek çok ülkesini komşu kapısı yapan bu insanların; uzun erimli, sürdürülebilir çıkarlarının, nerede başlayıp, nerede bittiğini bilmemeleri olanaksız.

Ama birileri hâlâ kör ve sağır ayaklarına yatıyor... Birileri hâlâ “bilmiyormuş” gibi, “gelişmelerin ayırdında değilmiş” gibi davranıyor.

Oysa herkes her şeyin ayırdında, herkes her şeyin bilincinde...

Yani?

Yani bile bile yapılıyor her bir şey...

İnsanlarımız günlük ve sadece zevahiri kurtarmak için yaşıyor. Kimse çocuklarının, torunlarının geleceğini, çok sevdiklerini söyledikleri (ki bu külliyen yalan) Alanya’nın geleceğini, Ülkesinin geleceğini düşünmüyor.

Yani?

Yani atanmışı seçilmişi, yöneteni yönetileni, bindiği dalı kesiyor.

Alanya’da yaşayan hemen herkesin, ucundan kıyısından sebeplendiği, madden ya da manen yararlandığı dalı; yani hemen herkesin üzerinde oturduğu, adına turizm denen dalı, katur kutur kesiyor...  

Yaradan’ın bize bahşettiği bu coğrafyanın güzelliklerini pazarlayarak; güneşini, denizini, kumsalını, tarihini... kısa kısa sürelerle kiralayarak, maddi ya da manevi çıkar sağladığımız, Alanya’ya can veren, kan veren sektörü kesiyorlar...

Aç gözlü çevrem insanının, gözü karardı; “hep bana, Rab bana”hırsı azdı bir kere...

Kiralayarak, sürekli gelir sağlama yerine, “benden sonrası tufan”mantığıyla, gelir kaynağının mülkiyetini satıp, parsayı bir defada toplamaya koşullandı.

Bu işe konut, villa diye başlandı, zaman içinde o mantık, giderek, apartların, otellerin de konuta çevrilmesine dönüştü...

 

*    *    *

Artık, ucundan kıyısından, yavaş yavaş parselleniyor Alanya...

Güney Alanya bitirildi, herkes gözünü Kuzey Alanya’ya dikti.

“Ak vurgun” hastalığı, Alanya’yı da sardı.  

Bir inşaat çılgınlığıdır, aldı başını gidiyor...  

Yol yok, iz yok, elektrik yok, su yok, kanalizasyon yok, sosyal donatı yok...

Trafik çığırından çıkmak üzere...

İnşaatlar, yalap şalap uyduruk bir alt yapının üzerinde, yükseldikçe yükseliyor...

Apartlar konuta dönüşüyor...  

Oteller yıkılıp, yerine apartmanlar dikiliyor...          

Alanya elden çıkıyor efendiler...

Bir şeyler yanlış yapılıyor... Bir şeyler yanlış gidiyor...

Gelin uygar insanlar gibi davranalım...

Gelin tartışalım...

Gelin uygar insanlar gibi konuşalım...

Kapanalım bir otele ya da bir salona; üç gün, beş gün, on gün tartışıp, çözüm üretelim... Çözüm üretmeden de çıkmayalım o salondan...

Çünkü sonu olmayan, dönülmez bir yola giriyoruz... Hatta girdik bile...

Geçen sezon gibi, bu sezonu da yitirdik... Gelin bunları konuşalım.

Herkes ayrı bir telden çalıyor... Kimin eğri, kimin doğru söylediği anlaşılmıyor. Olan Alanya’ya oluyor.

Günlerce yazdık, çizdik...

Yabancılar tarafından alınan konutların, nasıl ve ne amaçla kullanıldığını anlattık.  Üst düzey kamu yöneticilerini, siyasi partileri, vergi dairesi yetkililerini göreve davet ettik.

N’oldu?...

Alanya’yı parselleyip, parselleyip satmak için; birbirini yolda görse selam vermeyen adamlar, el ele tutuşup, Ankara’ya taşındı...

Oteller bomboş ama, yabancıların aldıkları mülkler hiç boş kalmıyor. Yaz, kış demeden; biri gidiyor, biri geliyor...

Hani Vergi Dairesi, bunların peşine düşecekti?

Bindiğimiz dalı kesiyoruz Efendiler, bindiğimiz dalı...

*    *    *

Gelin uygar insanlar gibi konuşalım...

Alanya’nın geleceğini, kendi geleceğimizi, çocuklarımızın/torunlarımızın geleceğini tartışalım.

Obezleşen Alanya’nın güvenlik sorunlarını, en geç iki yıl içeresinde tamamen kilitlenecek Alanya trafiğini konuşalım.

Birileri, koruma amaçlı bir master plan yapılmadan; Alanya’nın mevcut durumuna, mevcut çarpık çurpuk caddecik ve sokakçıklarının üzerine, arsanın yüzölçümüne bakılmaksızın, çok kat isteminde bulunmaya başladı. Bu çılgınlığın yol açacağı felaketin boyutlarını tartışalım.

Konuşacak, tartışacak daha çok şeyimiz var...

Konuşmayarak, susarak, susturularak; bindiğimiz dalı kesiyoruz...

Aklımızı başımıza devşirelim Efendiler...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder



Anket Erdoğan'ın karşısında kimi görmek istersiniz?
Tüm anketler