Kuzey Alanya

Yıl 1923… 

Ülke, yokluk ve yoksulluk içersinde inanılmazı başarıp, büyük bir zaferler elde etmiş…

Ülke büyük bir yangından çıkmış…

Ülke yorgun…

Yönetenler, yönetilenler yorgun ve bitkin…

Devlet kasası tamtakır.

Devlet de yoksul, halk da…

Elde yok, avuçta yok…

Ankara başkent…

Ankara başkent, başkent olmasına da, konuklarını (özellikle de yabancı konuklarını)  ağırlayacak; tek bir oteli, tek bir lokantası bile yok… Elektriği yok, suyu yok…

Yolu yok…

Ama bu kent, Türkiye’nin beyni olacak…

Ülkenin kalbi burada atacak…

Ülkenin en ücra köşelerine; kan, buradan pompalanacak…

Eldeki olanaklar ne olursa olsun, olabilecek en kısa sürede bu kentin derlenip, toparlanıp, çağdaş Türkiye’nin yaratılmasına uygun bir platform haline getirilmesi gerekli…

1927 yılında Ankara Belediyesi tarafından açılan yarışmaya Alman Kökenli Hermann Jansen ve Joseph Brix ile Fransız kökenli Leon Jausseley davet edilir. Yarışma sonucunda, Hermann Jansen tarafından hazırlanan plan onaylanır.

O tarihlerde Ankara, varoşlarıyla birlikte tahminen 30.000 nüfusu taşıyan, uçsuz bucaksız bir bozkır…

Kentin Şehremini (Belediye Başkanı), Selanik kökenli aynı zamanda Bilecik Milletvekili olan MÜHENDİS Asaf İlbay Bey…

Profesör Jansen’e, kentin o tarihteki nüfusunu söylemekten sıkılan Asaf İlhan Bey; düşünüp, taşınıp toplam nüfusu “100.000” olarak ifade etme kararı alır.

Başbakan İsmet İnönü bu sayıyı “200.000” e çıkarır.

Öneri, Ulu Önder Büyük Atatürk’ün önüne geldiği zaman da; O,  (tereddütsüz) bu rakamın sonuna bir sıfır daha ekleyip, şehircilik uzmanından istenen ideal nüfusu, “2.000.000” olarak belirler.

Bununla da yetinmez, kent plân taslağına her evrede,  (özellikle de yeşil alanların artırılması, caddelerin genişlikleri ve kentin gelişme istikametleri hususlarında da) müdahalelerde bulunur.

 

Bu gün (25 ilçe ve bu ilçelere bağlı 1425 mahalleden oluşan) ANKARA’NIN nüfusu 5.747.325 kişidir.

O günlerde (Atatürk’ün de yönlendirmesiyle) planlanan; Ulus Meydanından Çankaya’ya çıkan ana yol, bugün bile yeterlidir.

Ve Ankara; (Adları lazım değil, pek çok vizyonsuz belediye başkanlarına rağmen) hâlâ Ulu Önder’in tasarı ve öngörüleri doğrultusunda, büyüyor ve gelişiyor.

 

*    *    *

Bu noktadan sonra sözü Alanya’ya, daha doğrusu Kuzey Alanya’ya getirmek istiyorum. Bütün bunları da, bunun için anlattım.

Yirmi beş yıldır konuya ilişkin yazılarımda;“Kuzey Alanya’nın imara açılması; Alanya’nın, ya kurtuluşu, ya da tamamen çöküşü (bitişi) olacak. Bu proje hem Alanya için, hem de Türkiye için,  çok ama çok önemli…”  dedim, durdum.

Dilimin döndüğü, kalemimin yazdığı kadar dönemin Belediye Başkanlarını, meclis üyelerini, konuyla ilgili sivil toplum örgütlerini ve de tüm Alanya Sevdalılarını;  tek tek uyarmaya çalıştım.

Kuzey Alanya’nın da Güney Alanya’ya benzememesi için; dönemin etkili ve yetkili kişilerini; ALANYALI’YA YARANMAK İÇİN DEĞİL, (GERÇEK ANLAMDA) DÜNYA KENTİ ALANYA’YI YARATMAK İÇİN çaba gösterilmesi, bunun mücadelesinin verilmesi, yanlışlar karşısında da; koşullar ne olursa olsun, sonuna kadar diretilmesi gerektiğini vurgulayıp durdum.

Kabul edelim ki, bu güne değin rantiye çevrelerinin güdümündeki Alanya öyle ya da böyle ama bir şekilde katledilmiştir.

Bu katliamların doğurduğu Betonkent Alanya’nın bundan böyle düzeltilmesi mümkün değildir.

Altını çizerek ifade ediyorum. Akıllı, bilinçli, çağdaş (dünyanın en gelişmiş tekniklerinden) ve de kariyerini kanıtlamış, dünyaca bilinen şehir plânlamacılarından yararlanarak uygulamaya sokulacak Kuzey Alanya Projesi; Güney Alanya’nın da kurtuluşu olacaktır. Bu proje; “YÜZYIL SONRASINI DÜŞÜNEREK” hazırlanıp, uygulanmak durumundadır.

Bu çerçevede yaratılacak bugünkü Kuzey Alanya; 20 – 30 yıl sonrasının, Orta (Merkez) Alanya’sı olacaktır. Çünkü Alanya, “kuzeyinde kuzeyine” kaymak durumundadır.

Yani?

Yani Alanya, turizmden ilelebet ekmek yemek istiyorsa; görgüsüzce, bilinçsizce ve cahilce işgal edilen ve son derece çirkin kullanılan bu alanları (Güney Alanya’yı); çağdaş bilinçle plânlanmış, projelendirilmiş,  geniş yeşil alanlar içersinde turistik amaçlı olarak tesis edilmiş konaklama tesislerine terk edip, tedricen kuzeyin de kuzeyine çekilmek zorundadır.

… …

Atatürk gibi,  Atatürk’ün çocuklarına yakışır gibi; büyük düşünmeliyiz büyük!…

Ve en önemlisi, önümüzde beceriksiz ve uzak görüşsüz seçilmişlerin ilerisini düşünmeden yarattıkları daracık sokakları ve caddeleri olan safi betondan mamul bir Alanya var.

Bu sokak ve caddelerde trafiğinin hali malum.

Kuzey Alanya’yı tüm bunlardan, ders çıkararak yeniden yapılandırmalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Mat - İnşallah İsmail bey.

Lütfen uyarılara devam ediniz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 10:37


Anket 2023 yılı asgari ücret ne kadar olmalı?