Hülya Güler: İşte azmin zaferi 

Bu hafta Pazartesi Sohbeti’nin iki konuğu, bir de sohbete damgasını vuran başarı hikayesi var. İşte, istediği kıyafetin içerisine girebilmek için girdiği spor salonundan Türkiye Şampiyonu olarak çıkan genç bir kadının başarı öyküsü

Hülya Güler, 21-25 Mart 2018 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşen Vücut Geliştirme ve Fitness Avrupa Milli Takım Seçmeleri’nde, bikini dalında 1. olarak Alanya’ya gururla döndü.

Lakin Hülya’yı farklı kılan yalnızca almış olduğu şampiyonluk değil.

Güler’in imzasını taşıyan bir başarı hikayesi. 

Hülya, bundan iki yıl evvel 83 kiloda genç bir kadın. Hayatı almış olduğu ‘o elbise’ ile tamamen değişmiş. Hikayesi ise, elbisenin içerisine girebilmek için spora başlama kararını almasıyla başlıyor.

‘O AN’

Hülya, spor salonunun kapısından içeriye baktığı o ilk anı şu cümleler ile anlatıyor:

“Spor salonunun önünden geçiyordum ve Ali hocam içerde oturuyordu. Ben içeriye şaşkın şaşkın bakarak ‘Acaba zayıflar mıyım?’ diye düşünüyordum. Bir elbise almıştım ve içeriye girip ‘Ben bu elbisenin içerisine girmek istiyorum’ dedim. Elbisem 40 bedendi ve ben 40 bedenden daha fazlasıydım. Ali hocam ile tanışmamı takip eden 1 ay içerisinde, ben o elbisenin içerisine girebilmiştim.”

Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konukları Milli Sporcu, Türkiye Şampiyonu, Avrupa 6’ıncısı, eğitmen Ali İhsan Küçükkaya ve Türkiye Bikini Fitness Şampiyonu Hülya Güler. Yaşama ve spora dair son derece samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Hülya Güler’in başarı hikayesini bizzat kendi ağzından dinledik. Spora, yaşama ve beslenmeye dair yapmış olduğumuz bu söyleşiyi lafı daha fazla uzatmadan sizlere sunuyorum…   

  • Hikayenin başlangıcı nasıldı?

Sorduğum soruya karşılık, “Ali hocamla tanıştığımda tam olarak 83 kiloydum” diyor Hülya ve hikayelerinin başlangıcını şu cümleler ile anlatıyor:

“Spor salonunun önünden geçiyordum ve Ali hocam içerde oturuyordu. Ben içeriye şaşkın şaşkın bakarak ‘Acaba zayıflar mıyım?’ diye düşünüyordum. Bir elbise almıştım ve içeriye girip ‘Ben bu elbisenin içerisine girmek istiyorum’ dedim. Elbisem 40 bedendi ve ben 40 bedenden daha fazlasıydım. Ali hocam ile tanışmamı takip eden 1 ay içerisinde, ben o elbisenin içerisine girebilmiştim.”

  • Peki ya sonrası?

Hülya Güler: Zayıflama sürecimde spor salonunda Ali hocamın çalıştırdığı müsabıkları görüyordum. Ben de istiyordum. Bir gün Ali hocamın karşısına dikildim ve ‘Beni de hazırla’ dedim.

Ali hocam beni ciddiye almadı. ‘Sen yapamazsın’ dedi. Ama ben zoru seviyordum ve elimi ateşe tutmadan sonuca ulaşamayacağımı biliyordum.

Ali Hoca (Ali İhsan Yüksekkaya) devralıyor konuşmayı: “Hülya’nın buraya geldiğinde amacı, kilo vermekti aslında. Her insan gibi aynaya baktığında sağlıklı ve fit bir görünüm arzu ediyordu. Yalnız bu süreç içerisinde diğer arkadaşları görerek gerçekten heveslendi ve beni yarışma için epey zorladı diyebilirim. Kadın müsabık yetiştirmek gerçekten çok zor. Kadınların özel sorunları sürecin zorluğunu ikiye katlıyor. Bu sıkıntılara ek olarak yarışmada onlar için gerekli olan kıyafetlerinden ayakkabılarına, aksesuarlarından boyalarına dek her şey son derece meşakkatli.”

Hülya Güler: Bırakmadım. ‘Git’ dedi, ben geldim. Olmaz dedi, arkasından aradım. Yakasına yapıştım desem yeridir. İşin şakası bir yana, Ali hocam haklıdır. Neden? Yarışma öncesinde içerisine girmiş olduğumuz süreç o kadar zor ki. İnanın kahve kokusuna hasret kaldığım dönemleri bilirim. Ciddi bir disiplin ve emek söz konusu. Tek başına başarmanın mümkün olmadığı açık. Sayın hocam Yüksekkaya ben başımı nereye çevirsem oradaydı. Kararı almamız ile birlikte her anımda yanımdaydı ve beni destekledi.

  • Peki, yarışmaya katılma kararını aldıktan sonra neler yaşadınız?

Hülya Güler: Ali hocamı ikna ettikten sonra söylediği her şeyi harfi harfine uyguladım. Disiplin şart demişti bana. İlk cümlesi bu oldu.

Erkek arkadaş yok, dışarıya çıkmak yok, gece hayatı yok, bahane yok… Yok… Ne var? Disiplin var, düzen var, sağlıklı beslenmek var, aralarda ödüller var.

Ali İhsan Yüksekkaya: Hülya’nın kararlılığını gördükten sonrasında öncelikle kondisyon kazanması adına temel antrenmanlarına ağırlık verdik. Tabir-i caiz ise ‘kaba inşaatını’ yaptık diyebilirim. Ardından programını yeniledik ve kaslarını kuvvetlendirecek bir sürecin startını verdik. Sonrasında da son bir aylık süreçte çok kısıtlı bir beslenme ile definasyon sürecine girdik. Ciddi anlamda emek gerektiren bir beslenme sonucunda yarışmada yerimizi aldık.

  • Definasyon süreci dediniz. Yağ oranını tamamen düşürebilmek amacıyla girdiğiniz bir süreç mi bu süreç?

Ali İhsan Yüksekkaya: Kas ile deri arasındaki yağ oranını sıfıra indirebilmek adına giriyoruz bu sürece, evet. Yağ yakarak kaslarımızı daha belirgin ve estetik bir hale getirdiğimiz dönemdir.

Girmiş olduğu katı diyeti anımsayarak yüzünde beliren o ifade ile cevap veriyor;

Hülya Güler: Bir de bana sorun. Su diyetimiz vardı örneğin. Yarışmaya girmeden evvel vücudumuzda su birikmemesi adına su dahi içmemiz yasaktı. Bir adet muz ye demişti hocam bana. Onu da, gözüm dönmüş olacak ki abartıp, dört tane yemiştim.

Ali İhsan Yüksekkaya: Ben bir tane küçük muz yemesini söylemiştim lakin Hülya dört tanesini ardı ardına yemiş.

  • Anlatıyorsunuz ki ben hayranlıkla dinliyorum. Bu süreçte en büyük desteği kimden aldınız?

Hülya Güler: En güzel destek birinin size inanmasıdır. Bu noktada sayın hocam Yüksekkaya’nın hakkını asla ödeyemem. Zira kimse bilmez ama burada ağladığım zamanlar da olmuştur. Ali hocamın bu anlamda bana verdiği desteğin eşi benzeri yoktur. Kafamı çevirdiğim her an karşımda hocam vardı. Yarışma sürecinde Ali hocam anne, baba, arkadaş, dost herşey idi.

Ali İhsan Yüksekkaya: E tabi özellikle yarışma sürecinde destek şart. Kadınlarda bilhassa daha önemli. Hülya’nın hikayesi zaten olabildiğine ilginç. 85 kilo ile yanıma gelmiş ve azmetmiş bir arkadaşımız. Bu anlamda benim için de özel ve önemli bir müsabık bu anlamda. Çünkü bu yarışmaya hazırlananlar, çoğunlukla sporla ilişkisi olan ya antrenör ya spor salonu sahibi ya da sporu hayatının merkezine koymuş insanlar oluyor. Lakin Hülya böyle değildi. Zira farklı bir meslek dalı vardı. İşe gidiyordu, geliyordu ve antrenman yapıyordu. Bu süreçte de onca dış etkene rağmen beslenme düzenini aksatmıyordu. Aylarca haşlanmış tavuk ve pirinç lapası yedi desem yeridir. Şekeri tamamen sıfırladı, ki son dönemlerde buna meyve şekeri dahil.

‘BURASI BENİM EVİM’

Hülya Güler: Spor salonu gerçekten önemli. Girdiğin yerde rahatsan gerisi kesinlikle geliyor. İnanın, burası benim için bir spor salonundan fazlası. Burası benim evim. Huzursuz olduğun bir yerde başarıya ulaşman mümkün değil. Ruhu yok derler. Evet ruh çok önemli. Bu salonun ruhu var diyebilirim.

  • Son derece zorlu bir süreçten geçip yarışmayı tamamladıktan sonra ilk ne yaptınız?

Hülya Güler: Kabak tatlısı benim asla vazgeçemeyeceğim bir tat. 1 tepsi kadar yedim desem abartmış olmam herhalde. 

  • Yarışmadan sonra kilo aldınız mı?

Hülya Güler: Yarışmaya girdiğim kilonun 3 kilo üzerindeyim. Bu da normal.

  • Steroid benzeri ilaç takviyeleri için neler düşünüyorsunuz?

Ali İhsan Yüksekkaya: 30 yıldır bu işin içerisinde yer almış milli bir sporcuyum. Steroid kullanımı benim asla tasvip ettiğim bir şey değil. Anabolik steroidler testosteron hormonunun vücuttaki etkisini taklit etmek amacıyla üretilmiş olan sentetik ilaçlardır. Piyasa koşullarında kolaylıkla ulaşılabilen steroid maddeleri, insan vücudunda çok daha hızlı ve fazla kas yapılmasını sağlıyor. Bakıldığında kolay yollardan ulaşılan kas kütlesi insanlara cazip geliyor lakin doğru değil. Steroid kullanımı kaynaklı olarak birçok yan etkinin görülmesi söz konusu olabilir. Ancak bir çok kişi bu kestirme yolu kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadır. Bunun sonucunda meydana gelebilecek tıbbi sorunların aşılması ise bazı durumlarda mümkün bile olmayabilir. Steroid kullanımı sonucunda meydana gelen yan etkiler içinde belki de önemlisi kalbi etkileyenlerdir. Ancak ciddi bir kardiyovasküler rahatsızlıklar meydana gelene kadar bu konu birçok kişi tarafından göz ardı ediliyor.

‘BAŞARI HİÇBİR ZAMAN KOLAY ELDE EDEBİLECEĞİNİZ BİR ŞEY DEĞİL’

Hülya Güler: Steroid ve benzeri takviyeler ile 2 ayda yapacağınız bir kası belki 1 ayda yapıyor olabilirsiniz ama bu yol sağlıklı ve doğru değil. Kişinin öncelikle kendi bedenini tanıması ve gerçekten sınırlarını zorlaması gerekiyor. Başarı hiçbir zaman kolay elde edebileceğiniz bir şey değildir. Başarıya giden yolun önünüze çıkardığı zorlukları göğüslemeniz gerekir. Ancak bu şekilde gelişir ve istediğiniz noktaya ulaşırsınız. Bu sebeple steroid ve benzeri sentetik ilaçlardan uzak durulması gerektiğinin tekrar altını çiziyoruz. Mucize beklemeyin, çalışın. İşleyen demir pas tutmaz.

  • Spor ve fitness size neler kazandırdı? Yarışmada aldığınız şampiyonluk hayatınızda neleri değiştirdi?

Hülya Güler: Erkek egemen bir algının hakim olduğu bir dünyada kadınsanız ve çalışıyorsanız yaşayabileceğiniz pek çok sorun kapınızda demektir. Lakin spor yapan ve spor alanında profesyonel bir çalışma hayatına sahip olan kadınların, bu anlamda daha rahat olduklarını bizzat deneyimliyorum. İnsanlar bedene yönelik bakış açısını, sporcu kimliğiniz üzerinden şekillendiriyor. Bir kadın olduğunuz için değil. Aynı zamanda, vücut ve beden geliştirmek dendiğinde akla ilk gelen cinsiyetin ‘erkek’ olduğu bu alanda, bir kadın olarak başarıya ulaşmak müthiş bir özgüven de sağlıyor.

Spor, kişinin beden algısını güçlendiren ve farkındalığını arttıran bir şey. Vücudunuzu anlamanızı sağlayarak, zaman içerisinde size iyi gelen ve ya gelmeyen şeyleri ayırt edebilme yetisi kazandırıyor.

Yarışma ise benim için apayrı bir deneyimdi anlattığım gibi. Başarmış olmanın özgüveni, gururu ve bu anlamda tanınıyor olmak bambaşka. Herşeyden önce ismini ve saygınlığını kazanıyorsun. Hiç tanımadığım insanlar, sosyal medya hesaplarımdan bana ulaşıyorlar ve merak ettiklerini soruyorlar. İlginç geliyordu başlarda. Bu yola çıkarken neredeydim şu an neredeyim gözümün önünden bir film şeridi gibi geçiyor derler ya, aynen öyle. Ben kendim bile inanmazken öncelikle kilo vermiş, sonrasında kimse bana inanmazken şampiyon olmuş ve ardından milli olarak çağırılmış bir insanım, kadınım. Müthiş bir duygu. Kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzel. Tarif edemeyeceğim, kelimelere sığdıramadığım pek çok şey hissediyorum.

  • Son olarak Yeni Alanya okurlarına neler söylemek istersiniz?

Hep birlikte gülümseyerek cevaplıyorlar sorumuzu:

Ali İhsan Yüksekkaya-Hülya Güler: Kendinizi önemseyin. Gücünüzün farkına varın. Spor yapın, sağlıklı kalın…

Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konukları Ali İhsan Yüksekkaya ve  Hülya Güler oldu.

Güler, Antalya’da gerçekleşen Vücut Geliştirme ve Fitness Avrupa Milli Takım Seçmeleri’nde bikini dalında 1. oldu.

Ali İhsan Yüksekkaya,  Hülya Güler ve Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel.

banner516

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479