Her şey dahil kalkıyor!

"HER şey dahil kalkıyor” diye bir müjde vermek isterdim ama maalesef her şey dahil kalkmıyor ve tahminim odur ki, hiç bir zaman da kalkmayacak.

Sebebine gelince; diyelim ki her şey dahil kalktı ve 20 yıl önce olduğu gibi sadece oda, oda+sabah kahvaltısı ve sabah kahvaltısı+akşam yemeği verilen yarım pansiyon sisteme geçildi.
Neler olacak, şöyle bir hayal edelim.
Otelci bin bir zorluk ve acentelere reklam katkı parası ödeyerek otele getirdiği misafire kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği, portakal suyu, pasta, kahve, dondurma, alkollü, alkolsüz içecek satmaya çalışacak.
Otelci bu işi kimle yapacak?
Kanunen günde 7 saatten fazla çalıştıramadığı ama sigortasını eksiksiz ödemek ve maaşını gününde banka hesabına yatırmak zorunda olduğu mutfak ve servis personeli ile!
Misafir otelde yemek zorunda olmadığında karnını doyurmak için nereye çıkacak?
Otel dışında uygun bulduğu restoran ve barlara?
Çıktığı restoranda çalışan personelin sigortası var mı?
Bilmiyoruz.
Peki, bu personeller maaşla mı çalışıyor?
Daha çok, prim ve günlük yevmiye ile çalışıyorlar.
Otel bu şartlarda hizmet veren restoran ve barlarla rekabet edebilir.
Onlarla aynı fiyata hamburger, köfte, tost, makarna, pasta, portakal suyu, bira satabilir mi?
Satamaz! Neden satamaz? İzah edelim.
Yıl 2001, Mahmutlar'a İrlandalı getiren bir acentenin otelinde çalışıyordum. Otel oda+kahvaltı konseptinde hizmet veriyordu. Acente uçak koltuklarını doldurmak uğruna oteli oda başı 5 pounda, bugünkü para ile 35 TL'ye satıyor, odada 4, yerine göre çoluk çocuk 5 kişi kalıyor, otel kişi başı 7 TL'ye konaklayan misafire ekstra kahvaltı, kahvaltıda portakal suyu, ekstra öğle yemeği, yemeğin yanında bira, ekstra akşam yemeği, akşam yemeği yanında alkollü içecek ve kokteyl satmaya çalışıyordu. Dondurma, pasta, yanında kahve ve portakal suyu satmak için servis personelinin 9 takla attığına bile şahit oldum.
Mahmutlar'ın her şey dahil olmayan bu son oteli etrafında, tam 18 tane bar ve restoran faaliyet göstermekte idi. Biranın otele geliş fiyatı 1 ile 1,5 TL arasında iken, otel birayı 2–3 TL'ye satmaya çalışır, o bar ve restoranlarda ise yuvarlak kartonlarda bira 1 TL yazardı. Üstelik birçok misafirin bana gelip, otelde sunulan içecekler sahte imiş, çevredeki restoranlar böyle diyor, doğru mu diye sorduğuna çok sık şahit olmuşumdur.
Ne oldu peki?
Mahmutlar'a kaliteli İrlandalı misafir getiren acente, sanırım 2002 yılı sonunda, kiralamakta olduğu o oteli bırakmak zorunda kaldı ve Mahmutlar bölgesinden çekildi.
O restoranlar ne oldu peki? Büyük bir çoğunluğu emlakçı oldu. Onlar zaten restoran adı altında rent  a car, tur satan sokak acentesi, kuyumcu şubesi,
derici mağazası, emlak ofisi gibi çalışıyorlardı.
Bu sebeple 1 TL'ye aldıkları birayı, aldıkları fiyata, gel-gel unsuru olarak 1 TL'den satmalarında bir sakınca yoktu.
Şimdi, siz otelci olsanız, acenteye binlerce euro reklam desteği sağlayarak, bin bir zorlukla getirtmiş olduğunuz misafiri “Ben yiyemedim, al sen ye" diyerek sokaktaki bar ve restorancıya altın tepside sunar mısınız?
Siz acenteci olsanız, devletten uçak koltuk desteği alarak ve uçak riskine girerek, bin bir zorlukla getirmiş olduğunuz misafiri "Ben giyemedim, al sen giy, 10–15 Euro’ya Kapodokya turu sat, Pamukkale’ye yolla" diyerek, sokaktaki bar ve restorancıya gümüş tepside sunar mısınız? Sunmazsınız!
Bu sebeple değerli esnafımız “Her şey dahil kalksın" rüyasını görmekten vazgeçmeli ve kendisine çekidüzen vermelidir. Esnaf odaları kendi meslek standartlarını çıkartmak için çaba harcamalı. Yemek yiyen misafire masaj yapan, daha sonra çıkıp, folklor yapıp,
halay çeken garson modeli ile bir yerlere varılamayacağını anlamalı.
Restoran ve barların çeşitli ülke mutfaklarını, yemeklerini sunan yerler olduğunu,
Buralarda emlak, rent a car, deri, kuyum, tur satış işi yapılamayacağını anlamaları ve asli işlerine dönmeleri gerekir.
Tekstilcimiz, parfümcümüz taklit ürün sattıkları sürece her şey dahil kalksın, bölgeye kaliteli turist gelsin, turist otelden dışarı çıksın rüyası görmesinler. Bu asla mümkün değil. Taklit ürün alan turistin geldiği bir yörede, kaliteli turist gelmesini beklemek kadar anlamsız bir hayal olamaz.
Esnaf enerjisini her şey dahil kalkar mı, kalkmaz mı yerine personelini eğitmeye, turisti Okurcalar, Avsallar, Payalar, Konaklı, Kargıcak, Mahmutlar, Kestel’den Alanya’ya en rahat ve en ucuza nasıl indirebilirim konusuna harcasın.
Gitsinler Antalya’ya, çıksınlar Sn. Menderes Türel'in karşısına, Okurcalar'da konaklayan bir turistin Alanya’ya gelmekte yaşadığı zorlukları anlatsınlar. Avsallar’dan Alanya’ya gelen bir turistin, gece oteline dönmek için 100-150 TL taksi parası vermekten başka ulaşım imkanı olmadığını anlatsınlar. Yaz nüfusu 1 milyonu bulan Alanya’da, yaz geceleri sabaha kadar neden belediye otobüsü çalışmaz, onun cevabını alsınlar. Antalya’dan yola çıkan bir turiste Alanya’ya kadar neden Büyükşehir Belediyesi tarafından otobüs hizmeti verilmiyor, bunun hesabını sorsunlar,
Doğru ya, Alanya, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir ilçe ise, büyükşehirler, ilçelerine belediye otobüsü koymak zorunda değiller mi?
Yerel seçimler yaklaşıyor, bu sorunun çözülmesi Antalya’dan Alanya’ya turist akmasına sebep olacak belki de.
Bu arada her şey dahil meraklılarına bir haberim var. “Ben her şey dahilin kitabını yazdım” derler ya, her şey dahilin kitabı yazıldı, AKTOB (Akdeniz Turistik Otelciler Birliği) çok güzel ve gerekli bir çalışmaya imza attı ve her şey dahil sistemin içeriğinde olması gerekenlere dair bir kitap yayınladı.
Kitapta HD sistem standart HD, orta HD ve
yüksek HD olarak üç kategoriye ayrılıyor. Sabah kahvaltısı, öğle büfesi, akşam büfesi ve içecek çeşit sayısı tek tek yazılarak, otellerin verdiği HD hizmeti ve karşılığında alacakları ücret arasında denge kurulmaya çalışıldı. Buna göre standart HD kahvaltıda 62 çeşit, orta HD kahvaltıda 112 çeşit,
yüksek HD kahvaltıda 171 çeşit bulunması gerekiyor.
Öğle yemeği büfesinde standart HD öğle yemeğinde 52 çeşit, orta HD öğle yemeğinde 101 çeşit, yüksek HD öğle yemeğinde 136 çeşit, akşam yemeği büfesinde standart HD akşam yemeğinde 72 çeşit, orta HD akşam yemeğinde 133 çeşit, yüksek HD akşam yemeğinde 178 çeşit olmalı.
Tüm bu çalışmalar gösteriyor ki, her şey dahil hiç bir zaman kalkmaz ve kalkmayacak.
Kaygılarımla.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Turizmci
Turizmci - 2 hafta Önce

Tebrik ediyorum Aytekin Bey, çok doğru tespitler.

Bir kaç ekleme yapmak istiyorum:
Sizin de bildiğiniz üzere her şey dahil sistemi bir pazarlama çeşididir. Bu sistem Akdeniz sahillerinde bizim gibi kitle turizmi yapan birçok ülkede vardır, bizim ülkemizde de başarılı bir şekilde, hatta rakip ülkelere oranla çok daha başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.
Ülkemizdeki yatak ve turist sayısının artışında “her şey dahil” sistem çok önemli bir etkendir.
Eğer her şey dahil sistem olmasaydı ülkemize bu kadar talep olmaz, o kuş uçmaz kervan geçmez bölgelerde bu kadar otel yapılmaz, yapılsa da kimseler oralara gitmez, bu da ciddi turist kaybına, dolayısı ile ciddi istihdam, gelir ve vergi kaybına sebep olurdu!
Yani her şey dahil sistemi öyle kolay vazgeçilebilir bir sistem değildir. Bu sistemi kaldırmak iyi bir netice vermez, hatta kaldırdığınız zaman bir türlü kimi esnafımıza beğendiremediğimiz yine kimi esnafımızın tabiri ile “kalitesiz turistlerin” gelmeleri de riske girecektir. Kimse sanmasın ki her şey dahil sistemi kaldırılınca her şey güllük gülistanlık olacak, Alanya/Antalya/Türkiye turistlerle dolup taşacak, herkesin yüzü gülecek!
Aksine şu an ucuz da olsa gelen az sayıdaki turist de kaybedilecektir. Bu konu ile ilgili şöyle bir not da eklemek istiyorum; Alanya’da turizm esnafı denilince genellikle çarşı merkezindeki turistlere satış yapan esnaf gelir. Alanya bölgesindeki otellerde dükkân işleten esnaflar kimselerin aklına gelmez. Alanya’ da tahmini olarak irili ufaklı 500’ ün üzerinde otel var, her bir otelde toplam 2 ile 10 adet arası mağaza, market, hamam, kuaför vs. bulunur! Otellerdeki dükkân-mağaza sayıları belki de Alanya çarşı merkezindeki turiste hitap eden dükkân-mağazaların sayısı kadar vardır.
Yani esnaf sadece çarşı merkezinde değil, eleştirilen her şey dahil sisteminin uygulandığı otellerde de vardır, otellerdekiler de esnaftır, buralarda da çalışanlar var. Otellerin içindeki bu esnaflar da tıpkı merkez çarşı esnafı gibi ekmek parası kazanma derdindedirler. Otel içindeki esnaflar da ürünlerini satmak için çok ciddi bir mücadele vermektedirler. Bu esnaflar da ciddi miktarlarda personel istihdam etmekte, vergi vermektedirler.
Ayrıca Turizm Bakanlığı otellere Turizm İşletme Belgesi verirken, otellerdeki bu mağazalardan dolayı ilave puan vermektedir. Bu mağazalar 3, 4 ve 5 yıldızlı otellerde bir bakıma mecburidir.
Şu hususa dikkat çekmek isterim. Otelcilik emek yoğunluğu yüksek bir sektördür. Her otel bir fabrika kadar personel istihdam etmekte (ortalama 4 turiste 1 personel düşmektedir), bir fabrika kadar personel istihdam etmekle kalmayıp, bu otellerde yüksek miktarlarda yiyecek-içecek tüketimi olmaktadır. Bu tüketimlerin tedarikleri büyük ölçüde Alanya’ da faaliyet gösteren pazarlama firmalarından yapılmaktadır. Hem turistlerin tüketimi, hem de o otellerden maaş alıp harcama yapan çalışanlardan dolayı bölgemizde ekonomi canlı kalmakta, hatta diğer şehirlerin ekonomilerine de ciddi katkılar sağlamaktadır.
Otelciler 2015 yılına kadar hep terörden, tahsislerden, her yıl artan yatak arzından ve bunlara bağlı olarak fiyatların düşüp, karlılığın azalmasından şikayet ederlerken, çarşı esnafı da yine terörden, parasız/kalitesiz turistten ve her şey dahil sisteminden şikayet ederlerdi.
2016 ve 2017 yıllarında ise turizmdeki sorun farklı bir boyut kazandı. Önce Rusya ile yaşanan uçak krizinden dolayı Rusya’ nın Türkiye’ ye uçuşları yasaklaması, bu sorunla aynı anda ve daha sonra da devam eden Avrupa ülkeleri ile yaşanan sorunlar ve nihayet 2018 yılında tüm pazarlarda artışa geçen turist sayısı ve cirolar!
Turizmciler olarak bizlerin ülkemizin makro politikalarından kaynaklı sorunlara yapabileceği pek bir şey yoktur. Bunlar ülkemizi yönetenlerin çözebileceği konulardır.
Bizler burada ne yapabiliriz, Ülkemize, Alanya’mıza gelen turiste nasıl daha iyi hizmet eder, onları nasıl daha çok memnun edebiliriz veya Belediyemiz ve yerel yöneticilerimiz neler yapabilir noktasında ise;
Öncelikle belediyemiz Alanya’ nın imajı olan iskele, Damlataş gibi bölgelere büfe ve seyyar satış tezgâhlarına artık izin vermemeli, mevcutları da azaltmalı, hatta mümkünse kaldırmalıdır.
Özellikle iskele bölgesinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Şehir içindeki trafiğin rahatlaması için Belediye, Kaymakamlık ve Vergi Dairesi gibi resmi kurumlar bir an önce şehir dışına, daha sakin bölgelere taşınmalıdır.
Özellikle Alanya merkez mahallelerde, ayrıca binaların yoğun olduğu çevre mahallelerde Alanya’ mıza nefes aldıracak yeşil alanlar kazandırılmalıdır.
Şehir merkezindeki mahalle arasındaki yollar ve araç parkı alanları artık yetersiz kalmaktadır. Buralarda ihtiyaca göre dar caddelere tek yön trafik, tek yön araç park alanı, yeni-ilave trafik tabelası ve yol çizgi çalışmaları yapılmalıdır. Bu düzenlemeler elbette sadece turistlerin değil, aynı zamanda bizlerin yaşam kalitesini de arttıracaktır. Ve tabii ki yine bu şehirde yaşayan bizlerin de Alanya’ mıza gelen misafirlerimize kibar davranmamız, satış yapma konusunda ısrarcı olmamamız, hanutçuluk vs yapmamamız, 5 liralık bir ürün için 15 lira talep etmememiz gerekir.
Ne tutturabilirsek anlayışından vazgeçmeliyiz! Dükkânımızın karşısına masa-sandalye atıp, üsturupsuzca oturup gelip-geçeni süzmemeli, turistlere laf atmamalıyız.
Belediyemiz dükkân/mağaza taşmalarını sektörlere, caddelere, imkân ve ihtiyaçlara göre güncelleyip kesin kurallara bağlamalıdır.
Kurallara uymayanları tespit edip yasal çerçevede cezalandırmalıdır.
Saygılarımla
Turizmci

Erhan Parla
Erhan Parla - 2 hafta Önce

Adam manav. Bir Mercedes Vito minibüs alıyor. D2 yetki belgesi olan taşımacı kökenli acentanın kapısını çalıyor. Noterde 3 yıllık sözleşme imzalıyor. Bildiğin hülle evliliği yapıyor. D2 taşıt kimlk yıllık kirası 1.250 TL, TÜRSAB levhası 250 TL (D2 belgesinin 5 te biri kadar ). Havalimanı resort arası mekik dokuyor. Cash para. Kredi kartı geçersiz. Acenta ne yapsın? TÜRSAB üyelik aidatı, ticaret odası aidatı, dükkan kirası , personel, vergiler, sgk primleri... Ekle dur.
Sorun bir yerde değil ki sayın Manici

Aytekin Manici
Aytekin Manici @Erhan Parla - 2 hafta Önce

Aynısı bizim burada da var .Sevgiler Erhancığım.

Servet Şakiroğlu
Servet Şakiroğlu - 2 hafta Önce

Aytekin bey yıllardır bir türlü beceremedigimiz Hd konseptine dikkat çekmiş bunu Turizm bakanlığı bir standart sayıya bağlasa ve heryıl fiyat tarifesini alırken uyğulayacagı konsepti saptasa hiç kimse aldanmaz

E Sahin
E Sahin - 2 hafta Önce

Bence de kalkmaz. Sevgiler, saygılar..

ANTALYA-ALANYA HER İKİ HAVAALANI ARASINA RAYLI SİSTEM ŞART
ANTALYA-ALANYA HER İKİ HAVAALANI ARASINA RAYLI SİSTEM ŞART - 1 hafta Önce

ANTALYA HAVAALANI ALANYA HAVAALANI ARASINA RAYLI SİSTEM ŞART.....

banner516

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479