Hardalı yedirme sanatı

Karşılıklı görüşmede en akıllı yol; duymak istediğini, karşısındakine  söyletebilmektir. Bunu yaparken de; kendi görüşünü karşısındakinin görüşü haline getirmek hünerini sergileyebilmektir.
Kısaca, sonuca ulaşıldığında,  karşıdaki ne yaptığının ve hangi noktaya geldiğinin  farkına bile varmamalıdır.

Bir Alman, bir Fransız, bir İngiliz ve bir Amerikalı aralarında “köpeğe hardal yedirmek” konusunda iddiaya tutuşurlar.
Alman önceliği alır, hardalı topak yapar ve köpeğin ensesinden tutarak zorla ağzına tıkar. Hayvanin ağzı yandığı için hardalı yemez ve çıkarır.
Fransız hemen atılır, öyle olmaz der ve hardalı makarna seklinde ufak parçalar halinde bölerek, köpeğe yedirmeğe çalışırsa da, hayvanın ağzı gene yandığından o da başaramaz.
İngiliz de, konuya kendi açısından yaklaşarak, hardalı önce sulandırıp, sos olarak köpeğe yedirmek için uğraşırsa da  bir sonuç alamaz.
Sıra Amerikalıya geldiğinde, Amerikalı, önce köpeği okşayarak yanına çeker, sırtını sıvazlar, sonra, hardalı topak yaparak hayvanın poposuna yapıştırır. Köpek; poposu yandıkça başlar hardalı yalamaya, kısacası, cani yandıkça yalar, yandıkça yalar ve sonuçta yalaya yalaya hardalı bitirir.

Akıllı ülkeler, hedef ülkeleri, istedikleri çizgide tutabilmek için, onlara hardalı öyle yedirirler ki, o ülkeler neyi yediklerinin farkına vardıklarında iş işten çoktan geçmiş olur.

Emperyalizm veya yayılmacılık, bir devletin veya ulusun başka devlet veya uluslar üzerinde kendi çıkarları doğrultusunda etkide bulunmaya çalışmasıdır. Etkileyen devlet, etkilenen devletin kaynaklarından "yararlanma" hakkına sahiptir. Diktatörlük gücü, merkezî hükümet, keyfî yönetim metotları anlamına gelmektedir.

Bugün; Afganistan’da, Irak’ta, Kuzey Afrika ülkelerinde ve son olarak da Suriye’de, dünyayı asıl yöneten silah ve ilaç sektörlerine devasa servet kazandıran ve aynı zamanda o ülkelerin zengin maden ve petrol yataklarına el konan “hardalı yedirme” senaryoları sahnelenmektedir.

Hardalı yedirme oyununda oyuncu olabilmek için; bilimde, teknolojide, ekonomide dünya devleri arasına girmiş olmanız gerekmektedir. Aksi halde hardalı yiyen siz olursunuz. 

Değerli okurlarım.

Uzunca bir süreden beri cinayetler, yolsuzluklar, kumpaslar ve hainlerin darbe girişimleri vs. gibi gerçekten çok büyük olumsuzluklar yaşadık ve yaşıyoruz. Ancak bütün bunlardan önemli dersler çıkarmamız gerekirken, çok çabuk unutuyoruz yada planlı bir şekilde bize unutturuluyor. Bunu; strese giren bir hastaya geçmişini çabuk unutabilmesi için doktoru tarafından uygulanan  tedaviye benzetiyorum.

 

Son çeyrek yüz yılda geriye dönüp baktığımda; doyumsuz ve acımasız kapitalizmin, dünyayı belirsiz bir karanlığa doğru sürüklediğini görür gibiyim.

Bu nedenle diyorum ki; bütün bu olumsuzluklardan etkilenmemek için, öncelikle halkını doyuran, halkını hiçbir ayırım gözetmeksizin kucaklayan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimi ile “Yurtta Sulh, Dünyada Sulh” ilkesinden ödün vermeden, önce insan odaklı barışık bir düzen içerisinde kardeşliğimizi pekiştirelim.

Saygılarımla.

YORUM EKLE

banner495

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner502

banner481

banner472

banner479

banner386