Dim: "Basın Konseyi kararı hükümsüzdür"

Dim Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dim, "Belli siyasi kesimlerin sözcüsü durumuna düşen ve itibar kaybına uğrayan Basın Konseyi'nin verdiği kınama cezası, bizim gibi vatansever, milliyetçi, muhafazakar, memleketini seven gazeteciler ve yayın organları için bir şeref madalyası gibidir" dedi

Dim'in Lakadamyalı hakkındaki suç duyurusu
Mehmet Ali Dim
Haber albümü için resme tıklayın

DİM Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dim, Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ilgili Yeni Alanya'da basın meslek ilkeleri çerçevesinde, belgeli, halk sağlığı gözetilerek kamu yararına yayınlanan haberler ile köşe yazılarına ilişkin, hastane başhekimi Prof. Dr. Hüseyin Lakadamyalı'nın şikayeti üzerine Basın Konseyi tarafından alınan kınama kararıyla ilgili bir açıklama yaptı.
Basın Konseyi'nin yıllar içerisinde belli siyasi kesimlerin sözcüsü durumuna düştüğünü söyleyen Dim, "Bu yüzden Basın Konseyi ne yazık ki itibar kaybına uğramıştır. Artık işlevini yitirmiş bir kuruluş olarak Basın Konseyi'nin aldığı kararlar hiç bir kurum ve kuruluş tarafından dikkate alınmıyor. Bu yüzden Basın Konseyi'nin verdiği kınama, uyarı ve diğer cezalar hükümsüzdür. Şöyle ki; Basın Konseyi'nin ceza verdiği gazeteciler ve yayın organlarına bakıldığında, muhafazakar ve milliyetçi yayın politikası yürütenler olduğu görülecektir. Hukuki mevcudiyeti bile tartışılır bir kurum olan Basın Konseyi, milliyetçi, muhafazakar gazeteciler ve yayın organları hakkında itibar suikastı ve algı amaçlı, önyargılı kararların çıktığı bir kurum haline geldi.
Ayrıca bu kuruma son yıllarda HDP üyesi politikacıların sık sık başvurması, kendileri hakkında yayın yapan gazeteciler ve yayın organlarını şikayet etmeleri, Basın Konseyi'nin de HDP'nin şikayetçi olduğu gazeteci ve yayın organlarına cezalar vermesi dikkat çekiyor.
Bu yüzden Basın Konseyi'nin verdiği kınama cezası, bizim gibi vatansever, milliyetçi, muhafazakar, memleketini seven gazeteciler ve yayın organları için bir şeref madalyası gibidir" dedi.

'HUKUKİ DEĞİL İZAFİ'

Dim, Basın Konseyi'nin hakkında aldığı kınama kararının hukuki değil izafi olduğunu da belirterek "Ben Dim Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanıyım. Kınama kararında 'İmtiyaz sahibi Mehmet Ali Dim' deniyor. Ben imtiyaz sahibi değilim. Dim Medya A.Ş'nin tüzel bir kişiliği var. Bu yüzden Basın Konseyi ne şahsıma, ne de şirketimize ceza veremez, bu haksız cezayı sadece yayın organımız Yeni Alanya'ya verebilir. Bu yüzden aldıkları karar hukuki değildir" dedi.
Dim, Yeni Alanya Politika Editörü İbrahim İpbüker hakkında da köşe yazıları nedeniyle Basın Konseyi tarafından kınama kararı çıktığını belirterek "Yorum hür, haber kutsaldır. Köşe yazarı yorum yapamaz mı? Basın meslek ilkeleri çerçevesinde, belgeli, halk sağlığı gözetilerek, kamu yararına ve hakaret etmeden yapılan eleştiriye ceza olur mu? Basın Konseyi ne yazık ki doğru işler yapmıyor" dedi.

'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM'

Lakadamyalı'nın Basın Konseyi'ne gönderdiği şikayet dilekçesindeki ifadelerine ilişkin 8 Eylül 2021 tarihinde 'İftira ve hakaret'ten Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Dim, hakaret ve asılsız iftiralarla dolu bir dilekçe ile Basın Konseyi'nin aldığı kararın 'Hükümsüz' olduğunu vurguladı. Dim, Basın Konseyi hakkında da suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.

'MESNETSİZ, ASILSIZ VE AĞIR İTHAMLAR'

Dim'in, avukatı İsmail Gökalp aracılığıyla 8 Eylül 2021 tarihinde Hüseyin Lakadamyalı hakkında 'İftira ve hakaret'ten Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusunun 'Açıklamalar' bölümünde şu ifadeler yer aldı:
"1- Müvekkil Mehmet Ali Dim, Alanya ilçesinde günlük yayın yapan Yeni Alanya Gazetesi'ni de içinde barındıran Dim Medya A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı ve Küresel Gazeteciler Cemiyeti Kurucu Başkanıdır. Müvekkil yıllardır basın faaliyetini layıkıyla ve hukuka uygun bir biçimde sürdürmektedir. Şüpheli Hüseyin Lakadamyalı ise Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi olup, müvekkil Mehmet Ali Dim hakkında Basın Konseyi’ne yapmış olduğu şikayetinde mesnetsiz, asılsız ve ağır ithamlarda bulunmuştur. Müvekkil bu durumdan Basın Konseyi tarafından kendisine şikayetin tebliği ile haberdar olmuştur.
2- Dilekçe ekinde sunmuş olduğumuz şüphelinin Basın Konseyi üyelerine hitaben yazmış olduğu dilekçesindeki ikinci paragrafta "...Olayın temelinde Yeni Alanya, Dim Medya’ sahibi, kendini gazeteci olarak tanımlayan Mehmet Ali Dim isimli şahıs vardır. Kamu kuruluşlarından (Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi) maddi ve manevi menfaat elde etme girişimlerini engellememiz sebebiyle ismi geçen şahıs; şahsım, kurumum ve sağlık çalışanlarımızı hedef almaktadır. Başhekimlik vaadinde bulunmaktadır." Kendi ifadesiyle "Kurumumuza getirdiği, ALKÜ Üniversitesi'ne profesörlüğe atamasını gerçekleştirdiği" hekimleri kışkırtarak…" ibaresi geçmektedir. Bu ibarede müvekkil Mehmet Ali Dim açıkça kamu kurum ve kuruluşlarından maddi ve manevi menfaat elde etmekle, profesörleri etki altına alıp kışkırtmakla suçlanmaktadır.
3- Bu iddialar şüphelinin kendi hezeyanları olup, hiçbir delil ve emareye de dayanmadığından şüphelinin de tabir ettiği üzere "içi boş" iddialardır. Müvekkil basın faaliyetini yürüten bir gazeteci olup, şüphelinin başhekimi olduğu hastaneden nasıl maddi ve manevi menfaati olabilir? Ya da kendisinin yetkisi ve böyle bir ifadesi yokken nasıl olur da "kurumumuza getirdiği, ALKÜ Üniversitesine profesörlüğe atamasını gerçekleştirdiği hekimleri kışkırtarak" suçlamalarıyla karşı karşıya kalabilir?
4- Şüpheli, Basın Konseyine yönelik yapmış olduğu şikayetinde müvekkile açıkça suç isnat etmektedir. Müvekkilin hastaneden maddi manevi menfaat sağladığı ya da hastanede çalışan profesörleri provoke ettiği iddiaları somut delil ve emarelere dayanmayan ve suç isnadı teşkil eden beyanlardır. Şüphelinin kullanmış olduğu bu ifadeler Basın Konseyi gibi bir kuruluşa hitaben olduğundan müvekkilin kişilik hakları (şeref ve haysiyeti) ulusal düzeyde zarar görmüştür ve görmektedir. Şüphelinin söz konusu ifadeleri hakaret niteliği taşımaktadır ve TCK 125. Maddesi'ne göre suç teşkil etmektedir. Şüphelinin, söz konusu hakaret eylemini dilekçe yoluyla yaptığından TCK 125/2, dilekçe Basın Konseyi’nin üyelerine hitaben yazıldığından ve kurum üyesi ile çalışanları tarafından alenen görülebildiğinden TCK 125/4 gereğince cezalandırılması gerektiği kanaatindeyiz.
TALEP SONUCU

Sayın Başsavcılığınızca yukarıda arz ve izah ettiğimiz, tarafınızca da resen tespit edilecek diğer hususlardan şüpheli Hüseyin Lakadamyalı hakkında gerçekleştirmiş olduğu suç teşkil eylemlerine uyan maddeler gereğince kamu davası açılarak cezalandırılmasını vekaleten arz ve talep ederiz." (HABER MERKEZİ)

27 Eyl 2021 - 00:06 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Uyan Alanyaaa - Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Bunca haberi basın kendi uydurmadı.İstifa eden doktorları rüyamızda mı gördük, tank kaybolmadı yerinde duruyor da, hayal mi görüldü. Yoğun bakımdan verilen ölüm sayıları gerçek değil de, hepsi yaşıyor ve hayatta mı. Ozon tedavisi yapan hekim haksız yere ağır itham ile gönderilirken basma sızan o el yazısı dilekçeleri de basın mı yazdı. Mobbing gören ve savcılığa suç duyurusunda bulunan personeller de herhalde yalan söyledi. O zaman hep beraber bu kabusdan uyanalım. Ya da aklı başında her Alanyalı gerçekleri görsün artık.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 07:31



Anket ALANYA CUMA PAZARI'NIN TAŞINMASI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?