Katarakt ve gözlük kullanımı kader değil

İLERİ yaş hastalığı olarak bilinen, ancak bebeklerde de doğumsal olarak görülebilen ‘katarakt’, artık akıllı lenslerle tedavi edilebiliyor. Akıllı lensler sayesinde artık gözlük kullanımı da son buluyor.

GÖZ Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tahir Şam, ileri yaşlarda görülen göz hastalığı olan kataraktın bebeklikte hatta genç yaşlarda da hiçbir risk faktörü olmadan oluşabileceğine dikkat çekti. Op. Dr. Mehmet Tahir Şam, tedavide ‘akıllı lens’ seçeneğinin hasta konforu açısından öncelikli değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Op.Dr. Şam, gözdeki merceğin saydamlığını kaybetmesi sonucu kahverengi ve sarı renklenmelerin oluşmasıyla ortaya çıkan kataraktın, zamanında tedavi edilmezse görme duyusunun azalmasına hatta tamamen kaybolmasına yol açabildiğini kaydetti.

HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR

Normal koşullarda saydam olan merceğin ışığı gözün arkasına ileterek net bir şekilde görme duyusunun çalışmasını sağladığını vurgulayan Op.Dr. Şam, “Ancak merceğin bir kısmının bulanıklaşması durumunda ışık yeteri kadar içeri giremez ve görüş etkilenir. Tedavi edilmeyen durumlarda bulanık alanlar genişler ve sayı olarak artar. Bulanıklık arttıkça görüş daha fazla etkilenir ve kişiyi günlük işlerini yapamaz hale getirir" dedi. Yaşlılıkta oluşan kataraktın en çok bilinen tür olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Tahir Şam, şeker veya hipokalsemi gibi sistemik hastalığı olanlarda, steroid türevi ilaçlar kullananlarda, göz yaralanmaları sonrasında, bazen de hiçbir risk faktörü olmadan genç yaşlarda da kataraktın oluşabileceğini belirtti. Op. Dr. Şam, bebeklerin de kalıtımsal olarak veya anne karnındayken geçirilen enfeksiyonlar sonucunda kataraktlı doğabildikleri gibi, yaşamlarının ilk yıllarında katarakt oluşabileceğini vurguladı.

HASTANIN FARKEDECEĞİ ŞİKAYETLER

Kataraktın genellikle yavaş oluştuğuna işaret eden Op. Dr. Mehmet Tahir Şam, “Ağrı, sulanma, kızarma yoktur. Bazı kataraktlar, görüşü ciddi şekilde azaltacak bir düzeye ulaşmazken, bazıları da görüşü bütünüyle önler" dedi. Op. Dr. Şam, hastanın fark edebileceği bazı şikayetleri ise sisli, puslu, bulanık ve çift görme, renklerin zor veya soluk algılanması, gözlük camlarını sık sık değiştirme ihtiyacı, gözler üzerinde bir film varmış hissi, ışıkta gözlerin kamaşması olarak sıraladı. Op. Dr. Şam, görme bozukluğunun kişinin günlük yaşamını aksatacak kadar ilerlediğinde ise ameliyatla alınması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Eğer katarakt tamamen olgunlaşıp buzlu cam gibi opak hale gelmişse daha acil bir şekilde tedavi edilmelidir. Olgunlaşmış bir kataraktın şişmesi ve hatta göz içinde dağılması bile mümkündür. Bu gibi değişimler, kalıcı görüş kaybı tehlikesi taşırlar. Bebeklerde ve çocuklarda doğumsal kataraktlarda ise, görmenin engellendiği her durumda derhal ameliyat yapılmalıdır."

AKILLI LENSLERLE GÖZLÜK KULLANIMINA SON

Katarakt ameliyatları için değişik teknikler kullanıldığını, günümüzde en modern tekniklerden birinin fakoemülsifikasyon tekniği olduğunu ifade eden Op. Dr. Mehmet Tahir Şam, “Halk arasında lazer olarak bilinen ve kısaca ‘Fako’ denilen bu teknikte 1 milimetre kalınlıkta problar kullanılarak, lens kendi zarı içerisinde ses dalgaları ile parçalanarak dışarı alınır. Görüş netliğini sağlamak için lens zarı içine suni lens veya suni mercek konur" dedi.

Bu teknik sayesinde hastanın uyanık olarak ve iğne yapmaya gerek olmadan damla ile uyuşturularak ameliyat edildiğini anlatan Op. Dr. Şam, hastanın ameliyatın ertesi günü normal yaşantısına dönebildiğini ifade etti. Katarakt ameliyatlarında kullanılan merceğin türü ile ilgili bilgiler de veren Op. Dr. Şam, ‘akıllı lensler’in hem yakın hem uzağı görmeyi sağlayan çok odaklı göz içi lensi olduğunu söyledi. Çok odaklı lenslerin iki ya da üç odaklı olmak üzere iki farklı şekilde tasarlandığını sözlerine ekleyen Op. Dr. Mehmet Tahir Şam, “Göz tedavisinde akıllı lens kullanıldığında hastaların tedavi sonrası gözlük kullanma gereksinimi olmaz" diye konuştu. Akıllı lensler sayesinde hastaların gözlüksüz kitap okuyabildiğini, bilgisayar kullanabildiğini, televizyon izleyebildiğini ve uzaktaki yazıları rahatlıkla okuyabildiklerini de sözlerine ekleyen Op. Dr. Şam, bu lenslerin günümüzün en gelişmiş göz içi lens teknolojilerinden biri olduğunu söyledi.

AKILLI LENSLER GENÇ HASTALARA DA UYGULANIYOR

Genç ve orta yaş hastalarda katarakt ameliyatlarında akıllı lensin ilk seçenek olduğunun altını çizen Op. Dr. Şam, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlerleyen yaşla beraber aktif hayatın içinde olan katarakt hastalarında da akıllı lens tercih nedenidir. 40 yaşını geçmiş uzakta ve yakında orta yüksek dereceli göz bozukluğu olan, gözlük ve kontakt lens kullanmak istemeyen ya da işleri gereği kullanamayan hastalar tedavi için uygun adaydır. Akıllı lens takılan her göz kendi başına hem uzağı hem yakını görebilecektir. 35-40 yaşından daha genç olanlarda ise göz numaraları eğer lazerle düzeltilemeyecek kadar çok yüksekse akıllı lens tedavisine başvurulabilir. Daha önce göz lazer operasyonu geçirmiş kişiler de, eğer göz içi lenslerindeki deformasyon nedeniyle görme azalması, uzağı veya yakını görememe sorunu yaşıyorsa akıllı lensi tercih edebilirler."

13 Oca 2021 - 12:33 Antalya- Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?