Destici'den DİM TV'de 'Muhsin Yazıcıoğlu ve Suikast Timi' açıklaması

Duayen gazeteci Mehmet Ali Dim'in DİM TV'de hazırlayıp sunduğu İğneli Fıçı, bu akşam gündemine siyasetteki son gelişmeleri aldı. BBP Lideri Mustafa Destici "Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin her ihtimali düşünüyoruz, yargının görevini tam ve eksiksiz yapmasını istiyoruz" dedi

Büyütmek için resme tıklayın

İĞNELİ FIÇI'YI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

ALANYA'NIN yeni nesil kanalı DİM TV'de (dimtv.tv) her hafta pazartesi akşamları saat 19.30'da ekrana gelen ve izleyiciyi ekran başına kilitleyen Mehmet Ali Dim'le İğneli Fıçı'nın bu akşamki canlı yayın konuğu Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici oldu. Duayen gazeteci Mehmet Ali Dim’in hazırlayıp sunduğu İğneli Fıçı’da siyasetteki son gelişmelerin yanısıra "Erken seçim var mı?, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümündeki sır perdesi aralanıyor mu?" soruları da yanıt buldu.
'HER AN KURAKLIK OLACAK GİBİ HAZIRLIK YAPMALIYIZ'
Türkiye'de yağışsız geçen günler ve baraj doluluk oranlarındaki düşüş kuraklığı yeniden gündeme getirdi. Dim'in kuraklığa ilişkin sorusunu yanıtlayan Destici, "Kuraklık giderek artıyor. Ana akım medyada her gün kuraklık ile ilgili 5-10 dakika programlar yapılmalı. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere göller kurumaya yüz tutmuş durumda. Su olmadan tarım yapmak çok zor. Dolayısıyla su çok önemli stratejik bir üründür. Biz her an kuraklık yaşayacakmış gibi hazırlıklarımızı yapmalıyız. Tedbir ve tasarruf için, barajlardaki doluluk oranının sıfıra inmesi, göllerin tamamen kuruması ya da musluklardan suların akmadığı, su kuyruklarının oluştuğu günler beklenmemeli” dedi.
‘SMA SİYASETE MALZEME YAPILMAYA ÇALIŞILIYOR’
Milli Piyango'nun Türkiye Varlık Fonu'na aktarılan 75 milyon TL'lik ikramiyesi için sosyal medyada başlatılan "75 milyon TL, SMA hastası çocukların tedavilerine harcansın" kampanyasını eleştiren Destici, “Milli Piyango adına başlatılan SMA kampanyasını iyi niyetli olarak görmüyorum. Bahsi geçen yetersiz bir rakam. 2017'de ailelerin bizi ziyareti sonrası SMA konusunu Cumhurbaşkanımızla paylaştım. Hassasiyet göstermesiyle Sağlık Bakanlığı SMA Kurulu oluşturuldu. Kurul kararıyla her tip SMA tedavi ve ilaçlarını 2019 Ocak ayından beri devlet karşılamaktadır. Aileler istisnai olarak Bilim Kurulu’nun öngörmediği şekilde hareket ediyor. Birileri de bunları kullanarak hükümete, devlete ve Cumhur İttifakı’na karşı olarak kullanıyor. Buradan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne sesleniyorum. Reklam giderlerine verdiğiniz bu parayı hastalara ve ailelerine verin. Bu çocuklarımızın durumunu siyasete malzeme yapmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
‘İKTİDAR OLSAM ÇİN İLE ANLAŞMA YAPMAM’
Türkiye ile Çin arasında imzalanan suçluların iadesine ilişkin anlaşma hakkında da konuşan Destici, “Uygur Türkü kardeşlerimizi Çin’e teslim edecek hiç bir teklife imzamı atmam. Cumhur İttifakı’nın bu konudaki tutumu net. Bunu siyasi malzeme olarak kullanmaya çalışıyor. HDP doğu Türkistan konusunda samimi değil. Siyasi suçlular iade edilmeyecek. Çin, Doğu Türkistan'dan çekilmelidir. Bizim için milli bir meseledir. Büyük Birlik Partisi olarak iktidarda olsam Çin ile anlaşma yapmam” ifadelerini kullandı.
MİLLİYETÇİ PARTİLER NEDEN İKTİDAR OLAMIYOR?
Mehmet Ali Dim'in "Milliyetçi partiler neden iktidar olamıyor?" sorusunu yanıtlayan Destici, "Bizim gibi partilerin iktidara gelmesi uzun süreler alıyor. Erbakan'ın partisi 30-40 yıllık bir sürecin ardından iktidar olmuştur. Fikir ve ideoloji partileri için bu durum böyledir. 20-25 yıl gereklidir. Vatandaşlarımız daha çok popülist partileri tercih ediyor. Biz fikir partisi olduğumuz için popülist bir parti olamayız. Bugüne kadar hep doğru neyse onu söyledik. Türkiye’de siyaset finansman işi haline geldi. Yüksek finansmanınız yoksa halkla buluşamıyorsunuz. Neredeyse herkesin bir medyası ya da her medyanın bir ‘sahibi’ var. Dolayısıyla bizim kendimizi anlatmamız 10 yılımızı alıyor. Birkaç gün önceye gitmek gerekirse, düğmeye basılmış gibi hissediyorum. Fikri Sağlar'ın açıklamasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu Cumhur İttifakı’nı ahlaksız olarak nitelendirdi. Açıklamaların birbirleri ile ilintili olduğunu düşünüyorum. Bunlar her yolu mubah görüyorlar. HDP ile ne iş yapacaksınız? HDP eşittir PKK’dır. Bazı şeylerin telafisi vardır ama Suriye'de kaybedersek telafisi yok. Mavi sularda kaybedersek telafisi yok” dedi.
MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN ÖLÜMÜNDEKİ SIR PERDESİ
Destici, 2009 yılında 'Helikopter kazası' olarak açıklanan olayda vefat eden merhum BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun devam eden dava dosyasıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Destici, "15 Temmuz darbe girişiminden sonra beni İzmir Emniyet Müdürlüğü’nden bir polis aradı. 'Cumhurbaşkanımıza yapılacak olan suikastı önleyebilmek için Marmaris’e geldik. Suikast Timi'nin içinde bulunan iki asker Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza yaptığı helikopterin üzerindeki cihazı söken kişilerdir' dedi. Olayın iki yönü var. Birincisi helikopterin düşme anına kadar olan süreç, ikincisi de düştükten sonraki süreç. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma talebinde bulunmasaydı bu davanın geri dönüşü yoktu. Dava sürdü ve son davada mütalaa verildi. 4 kişi hakkında ceza, 5 kişi hakkında da beraat kararı verildi. 9 kişilik kaza kırım ekibi kuruldu. Daha önce 9 kişi olması gerekirken maalesef 3 kişilik ekip kurulmuştu. Olayın bütün yönleriyle incelenmesi lazım. Biz her ihtimali düşünüyoruz. Sonucu verecek olan yargıdır. Yargının görevini tam ve eksiksiz yapmasını bekliyoruz" dedi.
‘ERKEN SEÇİM VAR MI?’
Erken seçim konusuna da değinen Destici, “Ben erken seçim ihtimali görmüyorum. Türkiye'nin seçime ihtiyacı da yok. Halkın gündemi de erken seçim değil. Öncelikle hayatımızda normalleşmeyi sağlamamız lazım. Bana göre mart ayından sonra seçim daha çok gündeme gelecek. Rahatsız olan çevreler seçimi hep gündemde tutacaklar. Dolayısıyla Türkiye marttan sonra daha ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. Cumhur İttifakı mücadelesini sürdürmelidir” dedi.
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ BİZDEN ÇOK ŞEY GÖTÜRDÜ’
İstanbul sözleşmesiyle ilgili de görüşlerini paylaşan Destici, “İstanbul Sözleşmesi bizden çok şey götürdü. İstanbul Sözleşmesi imzalandıktan sonra kadın ölümleri ve kadına yönelik şiddet çok artmıştır. Bu sözleşmenin şiddeti önlemediği ortadadır. Öbür taraftan bizim milli ve ahlaki değerlerimizden çalıp götürüyor. Bir takım sapkınlıkları özgürlükler adı altında Müslüman Türk toplumuna alıştırmaya çalışıyorlar. Biz buna alışmadık, alışmayız. Aynı zaman da kadına şiddeti de lanetliyorum. Kadın ölümlerinin önemli bir oranında maalesef gayri meşru yaşantının bir sonucunu görüyoruz. Bunu da görmemiz lazım. Dolayısıyla aileler çocuklarına sahip çıksınlar. Önce ahlak ve maneviyat diyoruz" dedi.

‘TÜRK BİRLİĞİ SAĞLANMALI’

Türk Birliği’nin önemine de vurgu yapan Destici, "Azerbaycan ile olan işbirliğimiz 30 yıldır işgal altında olan Karabağ'ı kurtardı. Avrupa Birliği kapısında yıllardır bekliyoruz. Artık yüzümüzü Türk Birliği’ne dönmemiz lazım. Allah'ım bu günleri bize göstermeyi nasip eder inşallah" dedi. (RAMAZAN ÖZDEMİR)

04 Oca 2021 - 22:08 - Medya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?