Stres, şehirli kadında 'akne'ye neden oluyor

Ensık görülen cilt hastalığı olan 'akne', daha çok şehirli kadını etkiliyor. Sürekli bir yerlere koşuşturma, trafik çilesi, hava kirliliği, sosyal eleştiri, boş zaman azlığı, evlenme, boşanma, çocuk sahibi olma, iş stresi, proje yetiştirme, sunum stresi, terfi, yoğun iş temposu ve maddi zorluklar, şehirli kadını sürekli sahte bir stres altında bırakarak hormonal döngüsünü bozup akne (sivilce) oluşumuna neden oluyor.

DERMOTOLOJİ Uzmanı Dr. Seda Erdoğan, en sık ergenlikte görülen ancak yaşamın her döneminde ortaya çıkabilen cilt hastalığı 'akne'nin, en çok şehirli kadınları etkilediği belirtti. Ergenlik döneminde tek bir aknesi olmayan bir çok kişinin 30’lu yaşlarından itibaren inatçı akne problemleriyle karşılaşabildiğini hatırlatan Dr. Erdoğan, en çok da şehir stresinin kadınlarda akneyi tetiklediğini söyledi. Dr. Erdoğan, “Sürekli bir yerlere koşuşturma, trafik çilesi, hava kirliliği, sosyal eleştiri, boş zaman azlığı, yaşamın iniş çıkışları evlenme- boşanma, çocuk sahibi olma, iş stresi, proje yetiştirme, sunum stresi, terfi, yoğun iş temposu, maddi zorluklar şehirli kadını sürekli sahte bir stres altında bırakarak hormonal döngüsünü bozuyor. Ve akneye neden oluyor" dedi. Dr. Erdoğan, aknenin kadınlarda özellikle çene ve boyun hattında, inatçı, iz bırakan, derin kistik yapıda olduğunu kaydetti.

AKNENİN KAYNAĞI STRES

Akne oluşumunda stresin büyük rol oynadığını vurgulayan Dr. Erdoğan, stresin, insanların yaşamlarındaki değişikliklere, olaylara zihinsel ve fiziksel tepki verme şekli olduğunu belirtti. Stresin, gerçek stres (dışsal kaynaklı) ile sahte stres (içsel algılara bağlı) olarak iki çeşit olduğunun altını çizen Dr. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerçek stres bedeni, dıştan kaynaklı bir tehdit karşısında yaşamda kalmak için ‘kaç-savaş’ durumuna hazırlar. Yani hayatta kalmak için gerekli döngüler hızla çalışırken, cilt ve iç organlarda fonksiyonlar yavaşlar ve kan akımı azalır. Sahte stres ise günümüz insanının başa çıkamayacağını düşündüğü herhangi bir tehdittir. İş stresi, trafik , maddi zorluklar, koşuşturma, boş zaman azlığı, pandemi belirsizliği gibi bir çok durum karşısında beden yine ‘kaç-savaş’ durumuna geçer. Uzun süreli stres altında, ciltte ilk bozulan kan akımıdır. Bunun sonucunda da cildin yapı taşlarını oluşturan ve bariyer fonksiyonu sağlayan yapıların sentezi bozularak cildin mikroplara ve alerjenlere açık olmasına yol açar . Artan stres hormonlarının etkisiyle cildin yağ sentezi artar, hyalüronik asit sentezi azalır, terleme ile su kaybeden giderek cilt akneye meyilli bir hale gelir."

STRESLE BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI

Stresle başa çıkabilmek için öncelikle stresi tanımlayıp onunla yüzleşmek gerektiğini anlatan Dr. Erdoğan, “Mesela kalabalığa sunum stresiniz varsa ev halkını salona toplayıp mini bir ön sunum yapabilirsiniz. Ayrıca mükemmeliyetçi olmaktan vazgeçmek gerekir. Değişimi hayatın bir parçası kabul edip kendinize güvenmelisiniz. Nefes, meditasyon veya yoga yapılabilir. Sağlıklı ve dengeli beslenip sporu yaşamın temeline yerleştirmek önemli. Tüm bunlardan sonra hala bir sonuç alınamıyorsa, bir psikolog ya da psikiyatrdan profesyonel destek alınmalı" dedi.

STRESİN YANI SIRA AKNE OLUŞUMUNU KOLAYLAŞTIRAN FAKTÖRLER

Stresli yaşam şartlarında hormonal döngüsü bozulmuş kişilerde bazı yaşam tarzı yanlışları eklendiğinde ‘şehir aknesi’nin kaçınılmaz olduğunu anlatan Dr. Erdoğan, uygun olmayan cilt bakım ürünleri, sık sık yüze dokunmak, şekerli ve unlu gıdalar, pirinç, nişasta, cips, kızartma, kuruyemiş, aşırı baharatlı gıdalar, çikolata, kafein, süt ve süt ürünlerinin tüketimi, az su içmek ve kapatıcı makyaj yapmanın akne oluşumunu kolaylaştırdığını ifade etti.

KULAKTAN DOLMA BİLGİLERİ UYGULAMAYIN

Akneden kurtulmak için kulaktan dolma bilgilerin denenmesinin başarısızlıkla sonuçlandığına da dikkat çeken Dr. Erdoğan, doğru zamanda tanı konulup tedavi edilmemesi durumunda kalıcı izler bırakabildiğini söyledi. Akneli cilt bakımında ilk kuralın akneye dokunmamak olduğunu belirten Dr. Erdoğan, “Akneli bölgenin sürekli ve kontrolsüz sıkılması, patlatılması, tırnaklanması ve oynanması iz kalmasına neden olur" dedi. Cilt tipine uygun salisik asit içeren temizleyici jel ile cildin günde iki kez temizlenmesinin önemine değinen Dr. Erdoğan, “Mutlaka probiyotik içeren nemlendirici kullanılmalı, çünkü nemsiz kalan bir cilt aşırı yağlanır. Ayrıca akneli bölgeyi aşırı temizlemek, sert ovalamak ve yüze kese yapmak çok yanlış. Bu, cildi tahriş ederek daha çok yağlanmasına yol açar. Alkol içeren tonik kullanılmamalı, fondöten pudra gibi kapatıcı makyaj yapılmamalı. Haftada bir kez peeling uygun olur. Pandemi sürecinde tek kullanımlık maske kullanılmalı. Bez maskeden uzak durulmalı. Ev ortamında ise yastık kılıfı sık değiştirilmeli, telefon ekranı temiz tutulmalı. Bol su içmek ve dengeli beslenmek en önemli kural. Stresi ise mümkün olduğunda azaltmalı" diye konuştu.

09 Ara 2020 - 11:24 Antalya- Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket 2021 turizm sezonu beklentiniz nedir?