Alanya'da HES isyanı: Bu güzelliğe kıymayın!

Alanya’nın doğa harikası Dimçayı’na ikincisi planlanan ve ÇED süreci başlayan Hidroelektrik Santrali, bölge halkını ayağa kaldırdı. Dim Alacami Muhtarı Kerim Teker “Dimçayı’nı bize bırakın” derken, A Platformu Sözcüsü Hediye Gündüz ise “Siz enerji diyorsunuz. Güneş enerjisine niye yatırım yapmıyorsunuz da doğayı kurutacak HES’e yatırım yapıyorsunuz? Üstelik bir de halkın suyunu borulara hapsediyorsunuz?” diye sordu

+13
Haber albümü için resme tıklayın

DİMÇAYI, Alanya’nın ciğeri, nefes aralığı, doğa harikası, turizmin şah damarı! Peki, cennetten bir köşe Dimçayı’nda neler oluyor? Alanya dün, gürül gürül akan ve çevresine hayat veren Dimçayı üzerine yapılması planlanan ikinci bir HES (Hidroelektrik Santrali) şokuyla uyandı.

ALANYA ZATEN ‘HES’ MAĞDURU

Dimçayı üzerinde halihazırda baraj tipi bir HES (Hidroelektrik Santrali) bulunuyor. 2007 yılında ‘Yap – İşlet–Devret’ modeliyle çay üzerinde inşası tamamlanan Dim Barajı ve Hidroelektrik Santrali, doğaya verdiği zararların yanında Alanya’nın kanayan yarası kum erozyonunun da en önemli sebeplerinden biri olarak gösteriliyor. Bu durum Alanya turizminin en önemli sorunlarının başında geliyor. Öte yandan bölge halkı barajın yapıldığı ilk yıldan bu yana Dim vadisinde iklimin değiştiğini, bitkilerde ve ağaçlarda görülmeyen hastalıkların baş gösterdiğini söylüyor. Dim bölgesi sakinlerinden Gıyaseddin Öcal inşa edilen HES’in ardından yaşanan değişimleri şöyle aktarıyor: “Yukarıda benim bahçem var. Bütün bitkiler hastalanmaya başladı. Daha önce görmediğimiz hastalıklar baş gösterdi. Sebebi bu baraj. Eskiden rutubet yoktu. Suyu da düzenli vermiyorlar. Bu suyu kesmeye gerek yok. Derenin su payı ve hakkı var. Suyu vermeleri lazım.”

TEKER: 2’NCİ HES'İ İSTEMİYORUZ

Dimçayı üzerinde yapılan Dim Barajı ve HES’ten ziyadesiyle ağzı yanan bölge halkı, yapılması planlanan ikinci bir HES haberine de tepkili ve çayın üzerine yapılacak bir santral daha istemiyor. Bölge halkı adına konuşan Alacami Muhtarı Kerim Teker, yaptığı açıklamada açık ve net konuştu. Muhtar Teker gerekirse mahallelinin hukuki haklarını sonuna dek kullanacaklarını vurgulayarak “Halihazırda yapılan baraj ve HES, bir doğa harikası olan Dimçayı'nın bütün güzelliğini bozdu. İlk yapılan HES’in ardından bölgenin iklimi değişti. Baraj yapıldıktan sonra yıllardır meyve veren ağaçlar, meyve vermemeye başladı. HES ile ilgili ne benim ne de benim vatandaşımın görüşü alınmadı. İkinci bir HES projesi olduğu bize kaymakamlık ile belediye tarafından iletildi. Biz bu mahallede doğup büyüdük. Hayvanlarımızı otlattığımız, günlük 500 turistin geldiği, Alanya’nın tek doğa harikası, organik tarımın bulunduğu ve kendi haline yaşayabilen bir mahalleyi HES’e kurban veremeyiz. Onun için biz yerel yönetimler başta olmak üzere tüm kamuoyundan bu konuda elini taşın altına koymasını istiyoruz. Bu projenin iptalini istiyoruz. Bizleri doğa ile baş başa bırakmalarını istiyoruz. Kapalı kapılar ardından benim asla hiç kimseye tavizim yok. Olmadı, olmayacak da. Kamuoyundan ve tüm vatandaşlardan isteğim, bu konuda sen, ben yok. Dim Alacami olarak biz varız. Hep birlikte başarıp buna karşı çıkacağız. Lütfen bu doğaya sahip çıkalım. Burada oksijene, doğaya ihtiyacımız var. Deremizi Ahmet’e, Mehmet’e, taşeronlara peşkeş çektirmeyelim. Hep birlikte mücadele edelim. Gerekirse yargıya başvuralım” dedi.

‘DİMÇAYI GÜRÜL GÜRÜL AKACAK’

Dim TV Ana Haber’e konuk olan A Platformu ( Antalya, Isparta, Burdur, Denizli, Kaş Platformu) Sözcüsü Hediye Gündüz ise “Alanya tüm dünyanın tanıdığı bir kent. Doğasıyla, güzellikleriyle var olan, kendine has iklimiyle, kendine has bitkileriyle, kendine has yaban yaşamıyla tanınan bir ilçe ve Alanya'yı bu kadar özel yapan en önemli faktör de Dimçayı. Dimçayı, o kadar güzel bir çay ki. Siz bu kadar özel bir yere HES yaparak neyi amaçlıyorsunuz? Dimçayı’nı cennetten bir köşe kılan kendi mikro kliması, gürül gürül akan o suyu. Derede ve derenin etrafında çınarların, yarpuzların, bitkilerin, kekiklerin, defnelerin oluşturduğu bir ekosistem var. Geliyorsunuz, bu ekosistemin içerisine HES yapmak istiyorsunuz ve bu ekosisteme can veren suyu engelliyorsunuz. Peki, halkın bu doğa harikasına piknik için geldiğini biliyor musunuz? Turizmcilerin oraya turist getirdiğini biliyor musunuz? Bilmiyorlar demek ki! Bilselerdi oraya HES yapmayı asla düşünmezlerdi. Dimçayı’nın kaynağına HES yapmak isteyenler Alanya’da turizmcilerin, halkın bindiği dalı kesiyorlar. Dimçayı’nın suyu, ekosistemi, Alanya halkının bindiği daldır. Kimse bu dalı kesemez. Yoksa Alanya’nın güzelliğini dünyaya nasıl duyuracaksınız? Dimçayı’nı yaşatmak için o suyun nemiyle, havasıyla beslenen ormanları korumaya muhtacız. Bizi muhtaç olduğumuz sudan mahrum bırakmaya kimsenin hakkı yok. Siz oradan enerji üreteceğinizi söylüyorsunuz. HES’ten, Türkiye’deki örneklerinden ne anladık? Suyu borulara hapsettiğinizde, ekosistem beslenmiyor, yabani yaşam beslenmiyor. O zaman bu HES’i yapmak akıl kârı mı? Asla değil. Siz enerji diyorsunuz. Güneş var. Güneş enerjisine niye yatırım yapmıyorsunuz da doğayı kurutacak HES’e yatırım yapıyorsunuz? Üstelik bir de halkın suyunu borulara hapsediyorsunuz? Gelecek bir dağ keçisi nereden su içecek? Bir kuş nereden su içecek? Bu katliamın önünde halk var. Halk, siz o dereye daha önce müdahale edip baraj yaptığınız için ürün kaldıramıyor. Eskiden yetişen ürünlerin yetişmediğini söylüyor. Peki, siz ürün kaldıramayan çiftçinin ekmeğini veriyor musunuz? Sofrasına ekmek götürüyor musunuz? Götürmüyorsunuz. O halde neden ekmeğini kazandığı suya göz dikiyorsunuz? Suya göz dikmeyin, bu halk suyuna göz dikenlerin her daim karşısında durmuş ve püskürtmüştür. Dimçayı’nda da öyle olacaktır" dedi. (CEREN ŞAHİN)

27 Eki 2020 - 10:06 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Nuri Görür - Sorun aslında Türkiye genelinde aynı, inşaat yap, para kazan, taşeron ol, para kazan düşüncesi yerleşmiş. Artvin'de sorun neyse, Alanya' da da o.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ekim 08:59



Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?