Alanya'da pandemi yatırımların seyrini değiştirdi

Tüm dünyada olduğu gibi Alanya’da da Kovid-19’un ekonomik etkileri kendisini hissettirmeye devam ediyor

+2
Haber albümü için resme tıklayın

DÜNYA, geçen ocak ayından bu yana Kovid-19’la mücadele ediyor. Çin'de başlayan salgın, bugün dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. Salgının ekonomik yansımaları da her geçen gün kendisini daha derinden hissettiriyor. Bu durum vatandaşların yatırım eğilimini de etkiliyor. Altın ve TL karşısında değer kazanan dövize yatırım yapan vatandaşlar, yüksek vergilerin de etkisiyle yatırımlarını yastıkaltı yapmayı tercih ediyor. Aynı zamanda yatırımlarını güvence altına almak isteyenler ev tipi çelik kasalara yöneliyor.

VATANDAŞA EKONOMİST UYARISI

Durumu Yeni Alanya’ya değerlendiren ekonomist Murat Kayacan, vatandaşların mevduatlarını bankalarda muhafaza etmesini önererek, bunun daha güvenli olduğunu söyledi. Aynı zamanda Alanyaspor’un da başkanı olan Alanya Kuyumcular Odası Başkanı Hasan Çavuşoğlu ise çelik kasada da olsa vatandaşların yatırımlarını evlerinde bulundurmaları taraftarı olmadığını dile getirdi.

‘CAYDIRICI OLAN VERGİLER OLABİLİR Mİ?’

Sosyal medya üzerinden konuyu gündeme getiren Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, “Bir tespit… Son bir ayda çelik kasa satışları patlamış. Ev tipi şifreli çelik kasalar karaborsaya düşmüş. Vatandaş parasını döviz ve altına çevirip kasaya kilitliyor. Bankaya yatırsa ekonomiye yarayacak. Yatırıma dönüşecek. Ama kimin umurunda. Caydırıcı olan vergiler olabilir mi?” dedi.

‘GÜÇLÜ BİR BANKACILIK SEKTÖRÜMÜZ VAR’

Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Mehmet Şahin, “Tüm dünyayı etkisi altına alan ve halen olumsuz etkileri başta ekonomi olmak üzere birçok alanda devam eden pandemi nedeniyle ülkemizde de bir daralma yaşandığı malum. Ancak biz sürecin başından bu yana bir yandan Alanya Ticaret ve Sanayi Odası olarak elimizi taşın altına koyduk ve ülke genelinde en aktif çalışan kurumlar arasında gösterildik. Süreci en başından ele alarak sektörlerin sesine kulak vererek başta TOBB olmak üzere ilgili bakanlıklar düzeyinde girişimlerde bulunduk. Gerek TOBB Başkanımız gerek ise çeşitli bakanlarımızla video konferans görüşmeleri yaparak bölgemizdeki sorunları ilettik ve çözüm önerilerimizi en yetkili kişilere birinci ağızdan ilettik. Bunun neticelerini de zaman zaman almayı başardık. Kamuoyunun da bildiği gibi taleplerimiz arasında yer alan ‘TOBB Nefes Kredisi’ ve ‘Cansuyu Kredisi’nin çıkmasına öncülük ettik. Bununla beraber bankalardan alınan kredilerde zorunlu istenen SGK ve Vergi Borcu Yoktur’ yazılarının iptalini sağladık. Özetle çok ciddi bir diplomasi içinde önemli adımların atılabildiğini gördük. Hatta zamanla diğer taleplerimizin de karşılanması bizleri bu zor süreçte umutlandırdı. Her şeyden önemlisi bu zorlu süreci el birliği ile atlatmanın mümkün olduğunun altını çizdik. Bugün gelinen noktada yine aynı şeyleri söylemek isterim. Tabiri caiz ise ‘Enseyi karartmamak’ gerektiğini düşünüyorum. Mülk sahiplerinin kiracılarına indirim yapmasını tavsiye ederken de şahsıma ve ortağı olduğum şirketlere ait mülklerdeki kiracılarıma yüzde 50 kira indirimi yaparak bu konuda da örnek ve öncü olmaya devam ettim. Tüm bunları geleceğe olan inancım ve zor zamanlarda dayanışma içinde olunmasının önemine vurgu yapmak adına uygulamaya koydum. Yatırımlar tabi ki tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de azaldı. Ancak sağlık alanında ülkemizin uluslararası kuruluşların da takdir ettiği bir noktada olduğumuzu unutmayalım. Türkiye güçlü bir ülke. Hem kendimize, hem devletimize hem de özel sektörün el birliği içinde sorunların üstesinden gelebileceğine olan inancımız tamdır. Bu süreçte çeşitli olumsuzluklar üzerinden konuşulması yerine çözümlere dayalı çalışmalara destek verilmesi her zamankinden büyük önem taşıyor. Çok fazla çelik kasa satın alınması ile ilgili bilimsel veriler olduğu kanaatinde değilim. Güçlü bir bankacılık sektörümüz var. Halen de iş adamlarımızın mevduatlarını kasalarda değil mevduat olarak bankalarda değerlendirdiğini düşünüyorum. Ben bu pandeminin de tarihte örneği olan diğer hastalıklar gibi bir şekilde sona ereceğini düşünüyorum. İş insanlarımıza da seslenmek istiyorum. Devletimize güvenelim ve istihdam yaratarak ülkemize hizmet etmeye devam edelim” dedi.

‘BEN ÖNERMİYORUM’

Altındaki yükseliş ile birlikte son 1 ayda vatandaşların yatırımlarında altına yönelmenin arttığına vurgu yapan Alanya Kuyumcular Odası Başkanı Hasan Çavuşoğlu, vatandaşları dolandırıcılık ihtimaline karşı da uyardı. Evde yapılan yatırımların her zaman risk taşıdığının altını çizen Çavuşoğlu, “Altının son zamanlardaki yükselişi belli. Bu dönemde sürekli yükselmeye devam ediyor. Altın nereden nerelere geldi. Vatandaşlarımız da altına özellikle son 1 yıldır daha çok yatırım yapıyor. Tabii zaman zaman vatandaşlarımızı ve kuyumcu arkadaşlarımızı da uyarıyoruz. Bilinmeyen çantacılardan, emin olunmayan toptancılardan alım yapılmaması gerekiyor. Çünkü ne yazık ki zaman zaman birçok dolandırıcılık olaylarıyla karşı karşıya kalabiliyoruz. Alınan altınlar sahte çıkabiliyor. Antalya’da da çok çıkıyor. Alanya’da da hem alıcıları hem satıcıları sürekli uyarıyoruz. Bildiğiniz üzere Alanya’da da bir kuyumcu vardı, kaç kez dolandırıcılıktan tutuklandı. Bu nedenle uyarılarımıza da devam ediyoruz. Alanya’da bilinen köklü esnafların tercih edilmesi gerekiyor. Kasa satışlarıyla alakalı olarak da altın yatırımı yapan kişilerin birikimlerini çelik kasada da olsa evlerinde yapmaları taraftarı değilim. Özellikle Alanya’da yaz aylarında yaylalara, tatil beldelerine gidiliyor ve evinde birikimi olan vatandaşlarımızın aklı hep geride kalıyor. Kasa alıp da evde barındırılmamalı ve bankadaki kasaların kiralanmasını tavsiye ediyoruz. Ben önermiyorum. Ancak bu yönde bir eğilim olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.

‘BANKAYA YATIRILAN MEVDUAT DEVLET GÜVENCESİNDE’

Bankaya yatırılan mevduatların devlet güvencesinde olduğunu ve hiçbir risk taşımadığını dile getiren ekonomist Murat Kayacan ise “Bir kere şunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Bankaya yatırılan mevduatlar devlet güvencesi altındadır. Bunların alt ve üst limitleri vardır. Ama bir şekilde bunlar devlet güvencesi altındadır. Üst limit üzerinde bankada birikimi olanlar bu korkuyu yaşayabilirler ama bunun olma olasılığı çok az hatta imkansız. Eğer devlet insanların özel birikimlerine böyle bir müdahalede bulunursa hiçbir şekilde gerek yurt içi ve yurt dışında hiç kimse yatırım yapmaz. Eğer siz hesapları bloke ederseniz ve alırsanız, insanlar harcama yapamaz. Sonuçta insanların dışarıya çıkıp gıda için veya farklı bir şey için harcama yapması lazım. Bunlar da eğer tıkanırsa ekonominin çarkları dönmez. Devlet ne olursa olsun, vergiyi arttırabilir, ÖTV’leri arttırabilir, ekstra vergiler koyabilir, lüks tüketim vergileri koyabilir. Bunların hepsini sadece vergi bazında yapar. Devletin almış olduğu paranın büyük bir kısmı vergiden gelir. Vergiyi arttırma, evet devletin elinde. Ama hesaplara el koyma belki bundan 35 sene önce konuşulabilirdi. Ama şu anda bunun olması imkansız. Bu sadece döviz ve TL olarak da değil, altın ve benzeri eşyalar için de geçerli. Biliyorsunuz normalde bunları bankalarda da stoklayabilirsiniz. Bankalar kendi hesapları üzerinden de altın satabiliyorlar. Onun için insanlar bu konuda hiç tereddüt etmeden bankada birikimlerini saklayabilirler” ifadelerini kullandı.

‘ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM DAHA ZORLU GEÇECEK’

Global ölçekte ekonominin kötü bir durumda olduğunu dile getiren Kayacan açıklamasına şu şekilde devam etti: “Normalde devletin şu an yaptığı yatırımlar köprü, yol, hızlı tren gibi alt yapı yatırımları. Bu tür yatırımları devlet yapıyor. Fakat kovid-19 salgını hem dünya ekonomisini hem de Türkiye ekonomisini negatif olarak etkiledi. Türkiye’nin ciddi bir oranda borç stoğu var. Bunların da ödeme zamanları var. Örneğin bu yılki ödeme zamanı kasım ayının sonundan aralık ve ocak ayına kadar devam ediyor. Bu paralar çok ciddi rakamlar ve döviz bazında ödenecek olan paralar. Döviz bazında ödeme olduğu zaman da TL’nin diğer para birimlerine karşı olan gücü azalıyor. İkinci olarak ise enflasyonist baskı. Şu anda enflasyon yukarıya doğru hareket ediyor. Tek haneli rakamlardan çift haneli rakamlara çıktı. Sene sonu 13-14 deniyor ama bu yüzde 15 de olabilir. Bu devletin açıklamış olduğu enflasyon. Bir de ekonomistlerin kullanmış olduğu hissedilir enflasyon var. Bu tabi ki çok daha yüksek. Yüzde 20 ve üzerinde olan bir rakam. Onun için bu konularda önümüzdeki dönem biraz daha zorlu geçecek gibi görünüyor. Sayın Cumhurbaşkanının açıklamış olduğu gaz gibi enerji kaynaklarının bulunmuş olması konusu vardı. İnsanlar bu gelişmenin hemen piyasalara etki etmesini bekliyordu. Maalesef bu şekilde olmaz. Bu minimum 2023 yılının sonundan sonra etkilerini gösterir. Bundan önce petrol gibi bir enerji kaynağı bulunursa tabi rahatlarız. Ama global anlamda bakıldığı zaman çok ciddi bir sıkıntı var. Almanya dışında tüm ülkeler sıkıntıda. Almanya eski rakamlarına ulaşmaya başladı. Özellikle sanayi üretim rakamları olarak. Ama bizde halihazırda sıkıntılar Kovid-19’dan dolayı devam ediyor.” (GÜLŞAH ANAK)

14 Eyl 2020 - 23:25 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Dim TV'de ne izlemek istersiniz?