Antalya'da her gün aynı yerde onları bekliyor: Çok acı bir yaşam öyküsü

ANTALYA'da 15 yıl önce dini nikahla evlendiği eşini ve şu an 18 yaşında olan oğlunu arıyor

+1
Haber albümü için resme tıklayın

Odabaşı, trafik kazası sonucu hafızasını kaybederken, hiçbir iletişim bilgisi olmayan eşinin kendisini hatırlamasını ve oğluna kavuşmayı bekliyor.

2002 yılında Konyaaltı Caddesi üzerinde yer alan bir parkta tanışan Serkan Odabaşı ile 'Suat', 2-3 ay arkadaşlığın ardından dini nikah yaptı. 3 ay sonra ailesinin yanına Kahramanmaraş'a giden Odabaşı, 1 ay sonra burada trafik kazası geçirdi. Trafik kazasının ardından hafızasını kaybeden Serkan Odabaşı, hastaneye kaldırıldı. Hastanede kendisine hafıza kaybının 5 yıl içerisinde yavaş yavaş düzeleceği ifade edilen Odabaşı’nın hafızası, geçen süreye rağmen tam olarak yerine gelmedi. İyileşme süresi 10 yılı geçen Serkan Odabaşı, bir süre önce bir eşi ve bebeğinin olduğunu hatırlamaya başlayınca 2 ay önce tekrar Antalya'ya geldi. Odabaşı, eşini ve 18 yaşına basan oğlunu aramaya başladı.

'UMUDUNU YİTİRMEDEN ARAMAYA DEVAM EDİYOR'

Dini nikahla evlendiği eşinin 3 isminden sadece ‘Suat’ adını hatırlayan Serkan Odabaşı, Konyaaltı Caddesi üzerinde yer alan binaları tek tek dolaşarak eşini bulmaya çalışıyor. Tüm binaları gezen Odabaşı, muhtarlığa ve polise de başvurmasına rağmen bir sonuca ulaşamadı. Umudunu yitirmeyen ve aramalarını sürdüren Serkan Odabaşı, her gün aynı cadde üzerinde bazen yürüyerek bazen de bisikletiyle gezerek eşiyle karşılaşmayı ya da onun kendisini hatırlamasını umut ediyor.

Her gün Konyaaltı Caddesi’nde eşi ve 18 yaşına basacak oğlunun kendisini görse dahi tanıyamayacağına dikkat çeken Odabaşı, "Eşimle 2002 yılında Konyaaltı Caddesi üzerindeki parkta tanıştık. Kendisi Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık bölümünde okuyordu. O zamanlar öğrencilerin evlenmesi sıkıntılı oluyor diye dini nikah kıydık. Ailelerimizden gizlice evlendik ve benim Kahramanmaraş’a ailemin yanına gitmem gerekiyordu. Kahramanmaraş'a gittiğimde hızlı araba kullandığım esnada kaza geçirdim. 5 yıla kadar uzanan travma geçirdim. 2005 yılına kadar eşim ve çocuğumu gördüm. Bir gün annem ve babamın tartıştığını ve ayrılacaklarını öğrenince 2005 yılında memlekete döndüm ve annemle beraber İstanbul’a gittik. İstanbul'da telefonumu çaldırınca eşimin numarası da kayboldu. Sonrasında askere gittim ve orada kullandığım bir ilaç hastalığımı tetikledi. Eşimi hatırlayamadım ancak yeni yeni hatırlamaya başladım" diye konuştu.

'ÇOCUĞUMUN 18'İNCİ YAŞ GÜNÜNDE YANINDA OLMAK İSTİYORUM'

Eşini ve çocuğunu bulmak istediğini dile getiren Serkan Odabaşı, "Eşimin 3 ismi var. Ben sadece 'Suat' kısmını hatırlayabiliyorum. Okuduğu okul ve bölümü hatırlıyorum. Annesi ve babası emekli öğretmen. Oğlum 5- 6 ay sonra 18 yaşına basacak. Ben hiçbir doğum gününde yanında olamadım. 18'inci yaşına girmeden bulmak ve yanında olmak istiyorum. Tanıştığım bu yerde eşim ve oğlumu arıyorum. Belki beni görür tanırlar diye. Çaresizlik içerisindeyim. Bana yardımcı olsunlar" dedi.

'BULANA KADAR ARAYACAĞIM'

Her gün aynı yerde eşini ve çocuğunu aradığını ifade eden Odabaşı, "Geç saatlere kadar buralarda eşim ve çocuğumu arıyorum. Apartmanlarda yaşayanlara, esnafa herkese soruyorum ama çözüm bulamadım. Ben herkesten yardım istiyorum. Kendi imkanlarımla bulamadım. Eşim de sesimi duyar bana ulaşırsa çok sevinirim. Ben bulana kadar arayacağım" şeklinde konuştu.

17 Tem 2020 - 21:16 Antalya- Asayiş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?