Bahçeşehir Alanya'da neler oluyor? Eğitim duayeni Yücel DİM TV'de anlattı

Alanya'nın yeni nesil kanalı DİM TV'nin pazartesi akşamları izleyiciyi ekran başına kilitleyen programı Mehmet Ali Dim'le İğneli Fıçı'nın bu haftaki konuğu Bahçeşehir Eğitim Kurumları Kurucusu, duayen eğitimci Enver Yücel oldu. Yücel, Bahçeşehir Alanya Koleji’nde yaşanan süreci ve merak edilen tüm soruları canlı yayında yanıtladı

ALANYA televizyonlarının efsane programı Mehmet Ali Dim'le İğneli Fıçı, bu hafta merceğine ‘Pandemi sürecinde eğitim ve Bahçeşehir Alanya Koleji’ni aldı.
İğneli Fıçı'nın canlı yayın konuğu olan Bahçeşehir Eğitim Kurumları Kurucusu, duayen eğitimci Enver Yücel, eğitim hayatından meslek hayatına kadar tüm mücadelesini ayrıntılarıyla anlattı. Eğitimde kalitenin önemine vurgu yapan Yücel, "Lise son sınıfta Uğur Dershanesi’nin de öğrenciydim. 1 yıl sonra 3 odalı Uğur Dershanesi’ni satın alıp 1973 yılında sahibi oldum. Matematik öğretmenliği okudum. Daha sonra eğitimden başka iş yapmadım. Bugün ise öğrenci sayısı itibariyle Avrupa’nın en büyük, en geniş kapsamlı eğitim kurumu ve aynı zamanda dünyanın çeşitli yerlerinde üniversiteleri olan büyük bir eğitim kurumunun sahibiyim. Washington, Berlin, İngiltere, Gürcistan, Kıbrıs ve İstanbul’da üniversiteleri olan BAU Global’in de başkanlığını yapıyorum. Birleşmiş Milletler Eğitim Araştırma Kültür Örgütü İstanbul başkanıyım. Çeşitli faaliyetlerimiz var. 43 yıldır eğitimle ilgileniyorum. Benim amacım kaliteli eğitimi Türkiye’nin her noktasına götürebilmek. Çünkü her çocuğun kaliteli, iyi eğitim alma hakkı var anlayışına sahibim. Çünkü eğitimde siz fırsat eşitliğini sağlamazsanız o zaman dünyanın düzeni de olmuyor. O ülkelerin demokrasisi tam oturmuyor. Gelir adaletinden yeteri kadar istifade etmemiş oluyor. Eğitim şart ama hangi eğitim, kaliteli olması lazım. Diyarbakır, Van, Muş gibi batıya kadar her noktada okulu olan bir eğitim kurumunun sahibiyim. 20 bin öğretmen ile birlikte 150 bin öğrenciye hizmet veriyorum. Artık sadece Türkiye’de değil dünyada da var olmak istiyoruz. Bizim çok güzel başarılarımız var. Bu başarılarımızı dünyaya anlatacağız’’ dedi.

‘EĞİTİMLE İLGİLİ BÜYÜK HAYALLERİM VAR’

Yücel, Alanya’yla tanışma süreci hakkında da bilgi verdi. Eğitimle ilgili büyük hayalleri olduğunu belirten Yücel, ‘’Alanya Eski Belediye Başkanı iyi dostumdur. Alanya Türkiye’nin göz bebeği bir ilçesi. Bana göre Alanya’nın il olması lazım. Dolayısıyla eğitim kurumlarımı açarken Alanyasız olmaz dedim. Alanya’da bu girişimi başlattık. Daha sonra vakıf üniversitesinin devredilmesi gündeme geldi. Biz de ilgilendik. Bugün dünyanın neresinde olursa olsun birisi bir şey dese ben koşup yardımcı olmaya çalışıyorum. Afrika’da bazı ülkelerde eğitim danışmanlığı da yapıyorum. Destekledik, yardımcı olmaya çalıştık. Eski bir vakıf oluşu belki, arkadaşlar bizimle değil kendi başlarına yürütme kararı verdiler, biz de takdir sizin dedik ve aradan çekilmiş olduk. Dönemin kaymakamı ve belediye başkanıyla görüştüm. Bize olamayacağını söylediler. Benim Antalya’yla ilgili büyük hayallerim, hedeflerim var. Ama şu anda yüksek öğretim düzeyinde bir şey yapamadık. Akdeniz’i biraz California’ya benzetiyorum. Benim arzum BAU Global bünyesinde bir üniversite yapabilmekti. Orada eğitim öğretimin geleceği ile ilgili düşüncelerim var. California’daki üniversitelerde öğrenci yaşamı ucuzdur. Kalorifer pek yakılmaz, rahat bir ortamdır. Dolayısıyla dünyadan öğrencinin gelebileceği bir yerdir. Neden 100 bin öğrenciyi hedeflemeyelim. İkincisi öğrenciler yazları çalışabilir diye hayal ediyorum. Biz Antalya’da ortaokul, lise olarak 10 noktada varız. Dolayısıyla Alanya’da böyle bir planım vardı. İnşallah YÖK bize bu izinleri verir. Bahçeşehir Üniversitesi’nin orada bir fakülte açması söz konusu değil. Yasal olarak açamıyoruz. Ama bizim ışığımızda bir üniversite her zaman olabilir’’ dedi.

‘EĞİTİM SİSTEMİ TAMAMEN DEĞİŞECEK’

Tüm dünyanın bir değişim içerisinde olduğunu belirten Yücel, eğitim sektöründe de büyük değişikliklerin olacağının altını çizdi. Eğitimin geleceği hakkında konuşan Yücel, "Malum dünya değişiyor. Dünyayı küçülttük, avucumuzun içine aldık. Bunları biz yaptık. İnsanlar yaptı. Köprüler kurdu. Teknolojiler üretti. Dünya değişiyor. Pandemi sürecinden sonra dünyanın problem ve sıkıntıları gündeme geldi. Bundan sonra korona sonrası bir dönem olacak. Yani yeni bir döneme başlıyor. Bu 100 yılda bir oluşan bir yapı. Her şey yeniden değişecek ve biz bu dünyaya uyum sağlayacağız. Artık Birleşmiş Milletler de şunu bilmeli ki yapı artık eskisi gibi olmayacak. Yeni dünyanın küresel çaptaki çalışmalarını yönetecek tarzda olmaları gerekir. Dolayısıyla her sektör değişecektir. Eğitim sektörü daha da değişecektir. Eğitim sektörü zaten değişmeye başlamıştı. Şimdi bıçak gibi kesildi. Bundan sonraki dünyada eğitim artık farklı olacak. Hybrid bir yapıya doğru gidiyoruz. Zaten böyle bir şey olmasaydı yine biz 10-15 sene sonra buna dönüşecektik. Öğrencilerin artık sabah 7’de kalkıp 8 saat okula gittiği dönemler bitecek. Pandemi olmasa da olacaktı ki dünyada yavaş yavaş buna doğru gidiş başladı. Ben onun için üniversitemi şehrin ortasına kurdum. Oralar öğrencinin toplanma, ilişki kuracağı noktalardır. Dolayısıyla kampuslar 100 yıl önceydi. Halen dağ başına gidip de büyük kampuslar inşa etmenin mantığı yok. Artık uzaktan öğretim var. Artık öğretim de bir kenara gidiyor. Birlikte uygulama var. Hocaların yapıları değişecek. Hocalar artık her gün ders anlatandan onu yöneten, mentorluk yapanlara evirilecek. Mesela Stanford Üniversitesi’nde çok ders anlatılmaz. Öğrenci o dersi isterse online olarak da alıyor. Sonuçta bu bilgileri edindikten sonra ne üreteceğiz, biz ona bakacağız. Eğer Alanya’da üniversitemiz varsa Alanya ölçeğinde uygulama içerisinde olacağız. Bu uygulama içerisinde öğretim, eğitim bizim geleneğimizde var. Eskiden Köy Enstitüleri vardı. Dolayısıyla eğitim öğretim sistemleri de bunun gibi değişecek. Eğitim teknolojilerine büyük yatırımlar yaptık ve üniversitemizin eğitim fakültesinin dekanı da eğitimin tek kolu oldu. Artık uzaktan eğitim gelmeye başladı. Washington’daki üniversitem İstanbul'da ders anlatıyor. Artık öğrenci bir kampus içerisinde amfiye çıkmış, hocayı bekleyecek, oradan ders öğrenmeyecek. Anaokulundan itibaren bu uygulama başladı. Türkiye’de maalesef uzaktan eğitim denilince akla mektupla eğitim geliyor. Şimdi bir de yapay zeka çıktı. Kişiye özgü öğretim sistemini uygulamaya başlıyoruz. Özet verecek olursak, başınız ağrıyorsa doktora gidiyorsunuz. Doktor size 10 ilaç sunmuyor. Bu ağrının nereden geldiğini teşhis edelim diyor. MR çektiriyor ve ona göre bakıyor. Sinüslerin doluysa bunun ilacını veriyor. Bizim öğrencilerimize anlattığımız bu dersleri ölçme değerlendirmeyle ölçebilirsek öğrencinin rahatsızlığının nereden geldiğini anlayıp ona göre ilaç verilebiliyor. Bunu da artık yapay zekayla tespit etmek mümkün. Dolayısıyla bu sınıf tekrarını getirmeyecektir. O zaman da ekonomik kayıplar da gidecektir. Eğitim ekonomisi diye bir şey var. Siz sınıf tekrarı yaparsanız, yılda kaç milyar para gidiyor. Hiçbir çocuğun geride kalmaması için bunlar yapılacak. Sınıflara çocukları doldur, hoca ders anlatsın, akşam eve gitsin, bu devir bitti. Artık kişiye özgü eğitim yapmamız lazım. Çünkü her çocuk farlı öğreniyor. Her çocuğun yetenekleri de farklı. Siz bunu teknoloji desteği olmadan yapamazsınız. Biz bunları geçen sene Dünya Yapay Zeka Kongresi’nde yaptığımız bu ürünü anlattım. Bunun gibi uygulayan bir ürün yok. İngiltere’de bazı okullar deniyorlar. Dünyaya da aynı zamanda açılacağız. Uzaktan eğitim konusunda dünyanın önündeyiz. Pandemi sırasında herkes sıkıntılarını gördü. Kocaman ülkelerin hali ortada, bunları görüyoruz. Ben eğitim sektörünü takip ediyorum. Almanya şu an uzaktan eğitimi yapamıyor. Eğitim teknolojisi kullanımında Türkiye gayet güzel. Ancak internet erişiminde çocukların ekonomik yapısından dolayı tableti, bilgisayarı eksik. Eğer bunlar tam olsa Türkiye gayet iyi gider. Hatalı eksik olan yerler tabi ki var. Ama bizim beklemediğimiz kadar da öğrencilerin memnuniyeti var. Artık Hybrid bir yapıya gideceğiz" dedi

BAHÇEŞEHİR ALANYA KOLEJİ NEDEN TAŞINDI?

Enver Yücel, son günlerde herkesin merak ettiği Bahçeşehir Alanya Koleji’nin neden taşındığı konusuna da açıklık getirdi. Konuya ilişkin önemli açıklamalar yapan Enver, "Kişisel bir mesele değil. Ben 40 küsur yıldır eğitim işletmeciliği yapıyorum. 40 saniye öğretmenimin ücretini geciktirmedim. Hayatta en büyük korkum maaşları ödeyemezsem ne olur kaygısı oldu. Eğer siz öğretmeninizi rahat ve huzurlu bir şekilde tutamazsanız, orada eğitim olmaz. Huzur olmaz. Bizim Hüseyin Bey'in dediği gibi hiçbir zaman Franchise olmadık. Ekonomik sıkıntılar olabilir. Problemler olabilir. Bunu velilerimiz de biliyor. Ama biz yine dayandık. En sonunda da artık burayı bırakmak zorunda kaldık. Yoksa okul gayet güzel gidiyorken niye borç ödeyelim. Bizim markamızdan başka gücümüz yok. Bizim markamız var. 150 bin öğrenci var. Netice itibariyle bu marka zarar görürse bütün Türkiye’deki marka zarar görür. Siz iş yerinizi her geçen gün büyütürsünüz, yatırım yaparsınız. Dünün eğitimi bugün olmuyor. Bunların yenilenmesi lazım. Artık Alanya’da Bahçeşehir Koleji franchise değildir. Bahçeşehir Koleji artık daha iyi olacak" dedi.

'ALANYA'DA AĞUSTOSTA BAŞLIYORUZ'

Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alanya ve Türkiye’nin her bir noktasında ağustos ayında bakanlığımızın sistemiyle başlayacağız. Anormal bir durum olmazsa kapılarımızı açıyoruz. Öğretmenlerimiz hazır. Öğrencilerimiz öğretmeniyle kavuşma heyecanı içerisinde. Buradaki asıl mesele toplumun hazır olmasıdır. Öğrencilerin okulda ateşine bakılacak. Sosyal mesafe kuralına uygun şekilde sınıf ortamını hazırlayacağız. Bunu yaparken bir taraftan da uzaktan öğretim yine devam edecek. Bazı ülkeler eğitime başladılar. Öğrenci 2 gün okula gidiyor, 1 gün gitmiyor. O zaman bir başkası geliyor. İnşallah başka sıkıntılar olmaz. Ondan sonra normal eğitim, öğretime geçilebilir.

‘VARLIĞIMIZ TÜM DÜNYADA DEVAM EDECEK’

Bu pandemiyi bekleyemeyiz. Buna göre önlemleri alıp devam etmemiz lazım. Durmak yok. Devam edeceğiz. Almanya’da bir lise açıyoruz. Öğrenciler Alanya’dan Berlin’deki lisemize gidip okulunu bitirecek. Şimdi uzaktan eğitim için izin almaya çalışıyoruz. Bunları sağlayacağız, yatırımımız devam ediyor. İngiltere'de bir tane de basket takımı satın aldık. Dolayısıyla varlığımız dünyada devam edecek."

‘PANDEMİ SÜRECİNDE KİMSEYİ İŞTEN ÇIKARMADIK’

Koronavirüs sürecinde yaşananlar hakkından konuşan Yücel, "Koronavirüs sürecinde hiçbir personelimizi işten çıkarmadık. Öğretmenimiz de, aşçımız da, servisçimiz de görev başında. Bunların hepsi çalışıyor. Velilerimizle de anlaşma yapıldı ve devam ediyor. Velilerimiz şunu söylüyor. Benim çocuğum 3 aydır okula gelmedi, benim o 3 aylık zamanın parasını geri almam lazım. Böyle bir şey yok. Ama orada harcamadığın bir şey varsa, su, elektrik vs. onu yaparız. Okul kapalı. Bunun giderini devlet 3 aylık geriye dönük ortalamasını al, bize öde dedi. Bugün benim çocuğum okula gelmedi, okulun günlük yemek parası şu kadar, bunu bana geri ver derse biz böyle bir şeyi yapamayız, kabul etmeyiz. Ben 10 bin veliyle görüşme yaptım. Peki, şimdi okullar açıldı, para pul istemeyeceğiz. O zaman şöyle diyelim, ben sizin kıyafetinizi aldım ama 2 aydır giymiyorum, bunlara bir şey diyemeyiz. Bahçeşehir Koleji Alanya’da var. Çok daha da iyi olacak. Velilerimiz isterse yeni okulu gezerler, kaydı ona göre yaptırırlar" dedi.
Alanya'yı çok sevdiğini söyleyen Yücel "Alanya Stadyumu'nun ismi bile Bahçeşehir. Alanyalı olmak istiyoruz. Tabi Alanyalı'nın müsaade ettiği kadar Alanyalı olabiliriz" dedi. (ŞERİFE ÇOBAN)

29 Haz 2020 - 22:36 - Eğitim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?