Tarım sektöründe 'Çavuşoğlu' heyecanı

Dim TV ekranlarında canlı olarak yayınlanan ‘İğneli Fıçı’ programına katılan Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarım sektörünü heyecanlandıran açıklamalarda bulundu. Tropik meyve üretimiyle ilgili olarak da konuşan Çavuşoğlu “Yurt dışından getirdiğim bazı fidanları kendi bahçemde de deniyorum. Tarım sektörüne gereken her türlü desteği vereceğiz" dedi

KÜRESEL Gazeteciler Konseyi (KGK) Genel Başkanı ve Dim Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dim’in hazırlayıp sunduğu ‘İğneli Fıçı' programının konuğu Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu oldu. Tarım sektörüyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Bakan Çavuşoğlu “Turizm sektörü kadar tarım sektörü de önemli. Bu konuda gerekli olan desteği her zaman vereceğiz” dedi.

‘GELECEKTE ÇATIŞMALAR TARIM ÜZERİNDEN OLACAK’

Devletin tarıma ciddi destek verdiğini belirten Çavuşoğlu, “ Alanya, Antalya’da turizm önemli bir sektör ama tarımı da ihmal etmememiz lazım. Devletimiz de tarıma çok ciddi destek veriyor, devam edeceğiz. Muz üretimine ve diğer ürünlere de destek vereceğiz. Türkiye’de şu anda avokado tüketimi de artıyor. Bununla ilgili ihtiyaç duyulduğunda destek, teşvik ne gerekiyorsa yaparız. Dünyanın geleceği tarımda. Gelecekte çatışmalar tarım sektörü üzerinden olacak. Gıda güvenliğinden bahsediyorum. Çok şükür bu pandemi döneminde sağlık güvenliği bakımından da hiçbir sıkıntımız olmadı, dünyaya model olduk. Gıda güvenliği bakımından da hiçbir sıkıntımız olmadı. Dünyaya da çok ürün ihraç ettik. Bizim bölgemiz için önemli olan muz üretimine önemli destekler veriyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TROPİK MEYVE FİDANI TEMİNİNDE SORUN VAR’

Bakan Çavuşoğlu’nun açıklamalarının Alanyalı üreticiyi sevindirdiğini belirten Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe, “Daha önce sayın bakanımızla gerçekleştirdiğimiz toplantılarda bu konuyu dile getirmiştik. Kendisi her zaman bu konuya sıcak baktı ve üreticilere yardımcı oldu. Tropik meyvelerin fidanlarının temininde bir sıkıntımız var. Ancak biz Ziraat Odası olarak getirme hakkımız var. Ancak bu hususta prosedürlerin biraz esnetilmesi gerekiyor. Özellikle açık alanda mango, karanbola, papaya gibi ürünlerin üretilmesini çok önemsiyoruz. Bu hususta üreticilerimizi de teşvik ediyoruz. Şu anda muzda örtü altında yaklaşık 6 bin 500 dekar üretim yapılıyor. 8 bin 500 dekar da açık alanda üretimi var. Bunu sadece Alanya olarak görmemek lazım. Komşu ilçelerimizde de yoğun olarak üretiliyor. Bu şekilde bakıldığında ülke ihtiyacının yüzde 60’ını karşılar durumda” şeklinde konuştu.

‘YENİ ÜRÜNLERE YÖNELMEMİZ LAZIM’

Ülke olarak savaşılan pandemi döneminde tarımsal üretimin ne kadar önemli olduğunun tekrar görüldüğünü belirten Göktepe şunları söyledi:
“Sayın bakanımızın da belirttiği gibi yeni ürünlere yönelmemiz lazım. Biz de şu anda kendi seramızda üretim içindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Ekilmemiş bir karış toprak kalmayacak’ sözünü üreticilerimiz model olarak almalı. Tarım politikaları 40-50 yıllık planlarla yapılmalı. Bu ürünlerin pazar sıkıntısı yaşamaması gerekiyor. Tabii bu konu sadece tropik meyveler için geçerli değil. Örneğin geçen haftalarda salatalık 20 kuruşlara, 40 kuruşlara düştü. Üreticilerimizle konuştuk. Salatalıktaki süreç 4 aylık bir serüven. Şu anda yayla kesimlerinde salatalık çıktı. Onları tüketmek istiyorlar. Ancak şimdi toparladı 1 TL dolaylarında.

‘TARIMIN HER AŞAMASINDA PARA KAZANILIYOR’

Tarımın her aşamasında para kazanılıyor. Devletimiz de üreticimiz de bundan para kazandı. Örneğin sert çekirdekli meyveler olsun, erik, kiraz, avokado, şeftali, nektari, örtü altı olsun hepsinden para kazanılıyor. Tabii ki harcanan enerji, yapılan emeğin karşılığı değil. Çünkü girdiler çok pahalı. Biz sayın bakanımızın belirttiği üzere devlet büyüklerimizden destek bekliyoruz. Beklentilerimizden biri de girdi maliyetlerinin biraz düşmesi. Desteklemeler bölge bölge ayrılmalı. Çünkü bizim bölgemizde doğrudan gelir desteği çok bir şey ifade etmiyor. 2019-2020 programında dönüm başına 27 TL destek verileceği açıklandı. Bu da bir dönüm sera için 27 TL destek verilmesi çok bir şey ifade etmiyor. Ürün bazlı desteklerin açıklanması daha iyi olur. Elektrik giderleri çok fazla. Bazı ürünlerin maliyetleri çok yüksek. Bu hususta da en azından bitki torba ürünlerinde KDV’nin yüzde 1’lere çekilmesini istiyoruz. Özellikle yaklaşık 1.5 aydır muz serası yapmak için odamıza müracaatta bulunan yaklaşık 150-200 kişi sadece sera yapmak için müracaat etti. Yaklaşık 350-400 kişi de yeni kayıt olmak için müracaat etti.

‘SÜBVANSİYONLU KREDİLER MODEL OLMALI’

Biz tarımsal üretimde sübvansiyonlu kredileri çok önemsiyoruz. Mevcut hükümet zamanında açılan ve faiz oranları düşerek devam eden bu kredilerin bir model olması lazım. Şu anda örtü altı üretimde yüzde 4 buçuk faiz oranıyla, 2 sene ödemesiz, yılda bir sefer ödemeyle sübvansiyonlu kredi veriliyor. Bu nedenle örtü altı tarım, özellikle muz ve sebze üretimi yaygın bir şekilde yapılıyor. Tropikal ürünlerde de bu şekilde bir model oluşturulabilir. Ancak bunu yaparken şu anda sübvansiyonlu kredilerde kişi başına 2 milyon 500 TL veriliyor.

‘TROPİKAL MEYVELERDE SÖZLEŞMELİ ÜRETİME GEÇLMELİ’

Tropikal ürünler ilçemizde adaptasyonu sağlamış. Ya da sağlamaması için herhangi bir neden olmayan, gerek iklim yapısı gerekse topografik ve mikro klimalı yapısı da göz önüne alınarak, pazar değeri de iyi olan pasiflora, papaya, mango, papaya gibi ürünler belirlenip çalışma yapılması lazım. Planlaması iyi olması lazım ve destek verilmesi lazım. Hatta sözleşmeli üretime dahi geçilmesi lazım en azından tropikal ürünlerde. Çünkü bu tür ürünlerin hem yatırım maliyetleri yüksek hem kira maliyetleri yüksek. Sonrasında bir de pazar kaygısı yaşarsa bu insanlar yine de kaçacaklardır ve üretim yapmak istemeyeceklerdir. O yüzden sayın bakanımıza zaten ilerleyen zamanda bu konuyla ilgili bir dosaya sunacağız. Çünkü bizim belirlediğimiz 15 kalem ürün var. Bu hususlarla ilgili en azından ihracat hususunun daha esnetilmesi ya da Ziraat Odasına gerekli desteğin verilmesi gerekiyor. Biz bu esnada Ziraat Odası kanalıyla gelecek olan ve ihracatı yapılacak fidanlar üzerinde hiç kar amacı gütmeden olduğu gibi üreticilerimizle buluşturmak istiyoruz.”

‘ANTİDEPRESANLAR BU MEYVE İLE YOK EDİLEBİLİR’

Tropikal meyve üreticiliğinde Alanya’da önemli işlere imza atan ve Pasiflora Fidecilik’in sahibi olan Mustafa Ezici ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Sayın bakanımızın kendisi de çiftçi kökeninden geldiği için bizim sektörümüze çok hakim. Tropikal meyve üreticiliğinde de ilgili ve bilgili. Ben passiflorada belgeli üretim yapabilmek için Antalya İl Tarım Müdürlüğü’nden sertifikalı üretim belgesi aldım. Şu an ektiğim fidanlar çıkma aşamasında. Ben büyük bir marketle anlaşma aşamasındayım. Prensipte anlaştık. Özellikle pasifloranın 4.99’dan satılabileceğini söylüyorlar. Ne kadar ekebilirsek o kadar önemli. Sadece marketlerde değil tüm manavlarda satışının yapılması gerekir. Çünkü bu meyve beyne serotonin hormonu salgılıyor. Mutluluk veriyor. Birçok cinsel sorunun ilacının ham maddesi bu meyve. Türkiye’de milyonlarca kişi antidepresan kullanıyor. Bunu ortadan kaldıracak bir meyve. Bu meyveden pasiflora ilacını yapıyorlar. Avrupa’da çok ciddi bir pazarı var. Avrupa’ya bu meyve ham olarak geldiği için tadı ekşi. Bizdeki meyveler dalında olgunlaşıyor, toprağa düşüyor ve tadı çok güzel. İnanılmaz bir aroması var. Olgunlaşmış meyveyi yediğiniz zaman çok daha sağlıklı ve güzel sonuçlarını alıyorsunuz. Yalnızca Alanya ve Gazipaşa değil, Hatay’dan İzmir’e kadar hatta İstanbul’da bile yetişebiliyor. Yeter ki soğuktan koruyun. Örtü altında birçok yerde üretilebilir. Ben çiftçiye fidan benden, 35 TL’den alım garantili bir tarım yapalım diyorum. Çok ciddi yatırım yapmak isteyenler var” dedi.

‘DEVLET BATEM’E DESTEK VERMELİ’

Devlet tarafından Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’ne (BATEM) destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Ezici sözlerine şu şekilde devam etti: “Ben kendim Serik Kadriye bölgesinde 400 dönüm arazi kiraladım. Şu anda orada örtü altında üretim yapacağım. BATEM ile işbirliği yapmak istiyorum. BATEM yurt dışından bütün tropik meyvelerin fidanlarını buraya getirip, yetiştirip, adaptasyon sağlayanları örtü altında ve dışında tüm Akdeniz’e yayabilir ve dünyanın tropik meyve üreticiliğinde sembol bir bölge olabiliriz. Çünkü iklim değişti. Bildiğiniz gibi bu bölge mikro klimalı bir bölge. Mango benim sayemde yaygınlaştı. Gazipaşa’dan biriyle birlikte 55 bin tane fidan getirdik. Bunu şu anda satıyoruz. 15 bin tanesi ekildi. Eylülde bu meyvelerin ilk hasadı inşallah yapılacak ve satışa başlanacak. Mango ağaçları 300 sene yaşıyor ve kalıcı bir meyve olacak. Çiftçi alternatif ürün peşinde ama her şeyi devletten bekliyor. Her şey devletten olmaz ki. Çiftçi de kendi olanaklarını kullanacak, devlet de yardımcı olacak. Bu şekilde bir sonuç alınabilir ki alınıyor da." (GÜLŞAH ANAK)

26 May 2020 - 23:48 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?