Cennete giden yollar

İnsanlık için imtihan cennette başladı. İnananlar için ise imtihan süreci cennette son bulacaktır

Haber albümü için resme tıklayın

   CENNET, Allah azze ve celle’nin sadece inananlar için vaat etmiş ve var etmiş olduğu ebedi saadet ve esenlik yurdudur. İman edenler cennette, hüzün duymayacaklar, korku, acı, ve boş söz dahi duymayacaklar. Yüzleri ayın on dördü gibi yıldızlar gibi parlar, Terlerinin kokusu misktir. Hiçbir necaset onlardan sadır olmaz. Eşleri Hurilııyn’dır. (Buhari-Müslim)

~~83.22~
Şüphesiz iyi kimseler, Naîm cennetindedirler, koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler. Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün. Onlar, mühürlü, halis bir şerbetten içirileceklerdir. Onun nihâyeti misktir, artık rağbet gösterenler, bunun hakkında rağbet göstersinler.(Mutaffifin 22-26) Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan. (Nebe, 35)

“Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız.” (Zuhruf, 71) Müjdesi inananlar içindir.

İşte Allah azze ve celle tarafından bildirilen bu menzile ve müjdeye nail olmak üzere, insanoğluna; dünya ve ahiret mutluluğunun yolunu göstermekle görevlendirilmiş nice peygamberler ve ilâhî kitapların rehber olmuştur.

Cennete giden yolun son rehberi Hatemü’l-Enbiya, Allah Resulü Muhammed (as) son ilahi kitap da Allah’ın Resulüne lütfettiği en büyük mucize Kur’an-ı Kerim’dir.

Dolayısıyla kendisine son din tebliğ edilmiş hiçbir insan Allah’ın Resulüne ve son kitabına iman etmeden, teslim olmadan cennete giremeyecektir.

Zira sonsuz mutluluk yurduna, ancak ebedî risâletin sahibi rehberliliğinde ulaşılabilir. Çünkü onun hakkında Yüce Allah, “Doğrusu biz seni hem bir şahit hem bir müjdeci hem de bir uyarıcı olarak gönderdik” (Fetih, 48/8) buyurmuştu.

1. İMAN-HİDAYET

Allah ve Resulü Cehennem narından kurtulmanın ilk ve en önemli yolu olarak bize Cennetin Anahtarı olan “İman”ı bildirdi. Kur'an'ın ve Hz. Peygamber'in (sav) bildirdiğine göre, cennete gitmenin olmazsa olmaz şartı imandır. Yüce Rabbimiz kelamında;

Ey iman edenler! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi size? Allah'a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.  (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır. (Saff, 61/10-12) buyurarak, Allah Resulü (sav) de hadis-i şeriflerinde;

Cennet nimetlerine, ancak Allah'a ve peygamberlerine iman edenler erişecektir. (Müslim, Sıyâm,) buyurarak cennetin anahtarının ‘iman etmek’ olduğuna dikkatimizi çekmiştir.

Ebû Saîd el-Hudrî'den nakledildiğine göre, Allah Resûlü şöyle buyurur:

 “Ey Ebû Saîd! Kim Rab olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan ve peygamber olarak Muhammed'den razı olursa, ona cennet vacip olur.” (Müslim, İmâre, 116.)

Resûl-i Ekrem'in müjdelediğine göre kalbinde böyle bir iman ışığını koruyan her Müslüman, amellerindeki kusurların cezasını çektikten sonra da olsa mutlaka cennete gidecektir.

2. SALİH AMEL: İBADET VE AHLAK

Cennet yolcusu Müminden beklenen, ikinci vazife imanını hayatına rehber kılması ve davranışlarına da güzel ahlak ve ibadet olarak yansıtmasıdır.

Kur'ân-ı Kerîm'de, “İnsanlar, 'İman ettik.' demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannettiler?” (Ankebût, 29/2.)  buyrularak imanın bu yönüne dikkat çekilir. Kısacası kişiyi cennete götüren iman, kendisine salih amellerin eşlik ettiği imandır. Ahiretin geçerli akçesi salih ameldir.

 Salih amellerin başında Allah Teâlâ'nın (emirlerini) yapın dediklerini yapmak, (Yasaklarını) uzak durun dediklerini terk etmek vardır.

Nitekim Sahâbeden Ebû Ümâme'nin (ra) işittiğine göre Allah Resûlü Veda Haccı'ndaki hutbesinde de ibadetlerin cennete götüren yönüne dikkat çekmiştir: “Rabbiniz Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Beş vakit namazınızı kılın. Ramazan ayında orucunuzu tutun. Mallarınızın zekâtını verin. Yöneticilerinize itaat edin. Ve böylece Rabbinizin cennetine girin.” Tirmizî, Cum’a, 80

3. SEVGİ

Sevgi de insanın elinden tutup cennete götüren kutlu bir yoldaştır. Zira sevmek, insan eksenli düşünüldüğünde hem imanı hem de faydalı işleri ihtiva eden iki yönlü mânevî bir ameldir. Allah'ı sevmek, O'na iman bağıyla bağlanmaktır; mahlûkatı sevmek, onlara karşı faydalı işlerde bulunmaktır. Bir başka deyişle cennete götüren sevgi, Yaratan'a ihlâsla bağlanmak ve yaratılmışlara şefkat göstermektir. Nitekim Kur'an'da  Allah'a inanmanın yanı sıra,  kötülüklerden sakınmak, ayetinde buyrulduğu üzere bollukta ve darlıkta başkalarına yardım etmek,  öfkeyi yenmek, insanların kusurlarını bağışlamak,  ayrıca işlediği günahlarda ısrar etmeyip Allah'tan af dilemek gibi hasletlerin, cennete götürecek ameller olduğu beyan edilmektedir.

Bu bağlamda inananların birbirini sevmesi, hem imanlarının olgunluğunun bir göstergesi, hem de onları cennete ulaştıracağı bildirilen nebevî bir muştudur. Hz. Peygamber öyle buyurur:

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size yaptığınızda aranızda sevgi oluşturacak bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yaygınlaştırın.” (Müslim, Îmân, 93.)

Öyleyse, İslâm'ın tasvir ettiği şekilde insanî ve ahlâkî mükemmelliklerle donanmış bireylerin oluşturduğu bir toplum, aslında cennet iklimini bu dünyada yaşıyor demektir. Bunu gerçekleştirmenin imandan sonraki belki vazifeleriden biri de Yaratan'dan ötürü yaratılmışlara duyulan sevgidir.

4. FEDAKARLIK

Cennete giden yollarda birisi de fedakarlık’tan geçiyor. İnsanın maddî ve mânevî fedakârlıktan sakınmaması, cenneti hak etmesi için gereken ilâhî rahmete bir vesiledir.  Çünkü Kur'an'da bildirdiği şekliyle Yüce Yaratıcı,

 “Müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır.” Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da kesin olarak va'detmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır. (Tevbe, 9/111.19)

Bu sebeple, bir gün Hz. Peygamber (sav), insanların su ihtiyacını gidermek için cennet karşılığında kimin bir kuyuyu satın alıp insanların istifadesinde sunacağını sormuştu ve bu nebevî müjdeye erişmek için hemen Hz. Osman o işi üstlenmişti.

Müminlerin derdiyle dertlenmenin, sevinçlerini ve acılarını paylaşmanın da cennete götürecek amellerden olduğu müjdelenmiştir. Resûlullah (sav) bir gün ashâbına dönerek,

 “Bugün içinizden kim oruçlu olarak sabahladı?”

Orada hazır bulunanlardan Hz. Ebû Bekir, “Ben!” cevabını verdi.

 “Bugün içinizden kim bir cenazenin arkasından gitti?” 

Yine  Hz. Ebû Bekir, “Ben!” cevabını verdi.

 “Bugün içinizden kim bir fakiri doyurdu?”

Yine Hz. Ebû Bekir, “Ben!” cevabını verdi.

 “Peki, bugün içinizden hanginiz bir hastayı ziyaret etti?” 

Yine Hz. Ebû Bekir, “Ben!” cevabını verdi.

Bunun üzerine Resûlullah (sav),“Bu hasletler kimde bulunursa o, mutlaka cennete girer.” buyurdu. (Müslim, Fedâilü’s-sahâbe, 12.)

Resûl-i Ekrem bir keresinde ise cennet muştulu tavsiyelerde bulunurken, adaletli yöneticilerin, sadaka verenlerin, akrabaya ve Müslümanlara karşı ince kalpli, merhametli davrananların, bir de iffetini ve namusunu muhafaza eden kimselerin cennete gideceğini söylemişti.

Hz. Peygamber, güzel ahlâklı kimseler ile cennetlikler arasında doğrudan bir bağ kurmuştur:

“Size cehenneme girmeyecek kimseleri bildireyim mi? Cana yakın, uysal, yumuşak huylu ve kolay geçinilen herkes.” (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme,)

Ubâde b. Sâmit'in naklettiği bir hadiste ise  Hz. Peygamber (sav) cennete girmeyi garanti etmenin altı ahlâkî şartını şöyle sıralamıştır:      

“Siz bana kendinizden altı şeyi garanti edin, ben de size cenneti garanti edeyim: Konuştuğunuzda doğru söyleyin. Söz verdiğiniz zaman onu yerine getirin. Size bir şey emanet edildiğinde onu sahibine verin. Namusunuzu koruyun. (Harama) bakmaktan sakının. Elinizi (kötü işlerden) çekin. (İbn Hanbel, V, 323.)

Şu hâlde Müslüman, tıpkı Hz. Peygamber'in (sav) tavsiye ettiği gibi, cennete girmek için hem salih ameller işlemeli hem de bunlarla Yüce Allah'ın rızasını ve rahmetini elde etmeye çalışmalıdır. Unutulmamalıdır ki cennete giden bu zorlu sarp yokuşun zirvesine, ancak son peygamber ve son kılavuz Hz. Muhammed (sav) ile varılır. Ne mutlu Kutlu Rehber'in izinden giden ve cennette vuslata eren müminlere...

Günün Ayeti

 “Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız.”

Günün Hadisi

“Rabbiniz Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Beş vakit namazınızı kılın. Ramazan ayında orucunuzu tutun. Mallarınızın zekâtını verin. Yöneticilerinize itaat edin. Ve böylece Rabbinizin cennetine girin.” (Tirmizî, Cum’a, 80)

Fıkıh Köşesi

Tövbede hangi dualar okunmalıdır?

Tövbe edecek kimsenin iki rekât namaz kıldıktan sonra Allah’a hamd, Resûlüne (s.a.s.) salât ve selam getirdikten sonra tövbe ve istiğfar etmesi, akabinde de salavat ve hamd ile bitirmesi tövbenin adabındandır.
Hz. Peygamberin (s.a.s.), bağışlanması için yaptığı pek çok duadan birisi şudur:

Allah’ım! Ben kendime çok zulmettim. Günahları bağışlayacak ise yalnız sensin. Öyleyse tükenmez lütfunla beni bağışla, bana merhamet et. Çünkü affı sonsuz, merhameti nihayetsiz olan yalnız sensin. (Buhârî, Ezân 149; Müslim, Zikir, 48)

 

14 MAYIS 2020 PERŞEMBE

İmsak: 04.04

İftar: 19.58

 

13 Mayıs 2020 - Ramazan Özel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.




Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?