KGK Genel Başkanı Dim Ege TV’ye konuştu

Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Ege TV ekranlarında yayınlanan ‘Gündem Özel’ programına katıldı. KGK’nın kuruluş amaçlarını anlatan Dim, pandemi gündemi ve yerel medyanın yaşadığı sorunlar hakkında da önemli açıklamalarda bulundu

EGE TV ekranlarında yayınlanan ve KGK Aydın İl Temsilcisi Suat Deniz’in sunduğu ‘Gündem Özel’ programına katılan Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, koronavirüs pandemi sürecinin Alanya ve Antalya’da nasıl atlatıldığı ile ilgili bilgiler verdi. KGK’nın kuruluş amacı ve gerçekleştirdiği faaliyetler hakkında da konuşan Dim ayrıca yerel medyanın içinde bulunduğu sıkıntılı süreci de ele aldı.

‘PANDEMİ SÜRECİNDE TEK ELEŞTİRİMİZ MASKE TEMİNİ’

Hükümetin salgınla mücadelesini değerlendiren KGK Genel Başkanı Dim, “ Türkiye, koronavirüsle tüm dünyada örnek gösterilecek bir mücadele veriyor. Amerika’da da Türkiye’nin pandemi sürecinde örnek bir çalışma yürüttüğüyle ilgili bir video yayınlandı. Türkiye 80 milyon nüfuslu bir ülke. Nüfus geneline bakıldığında vaka sayısı çok fazla değil. Vaka sayısına göre vefat oranı da çok yüksek değil. Bir İspanya’ya, İtalya’ya, Almanya’ya baktığımız zaman oransal olarak Türkiye’de veriler çok düşük. Bu bir başarı. Ancak maliyeti 15 kuruş olan bir maskeyi devletimiz parayla da olsa vatandaşa verebilmeliydi. Nitekim bugün maske fiyatı 1 TL olarak açıklandı. 15 kuruşluk bir maske ciddi bir sorun haline geldi. Bu konuda bir organizasyon eksikliği vardı. Ama diğer konularda Türkiye çok başarılı bir süreç götürdü. Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca çok başarılı ve son derece objektif bir şekilde süreci götürdü” dedi.

‘ŞU AN TÜRKİYE’DE 40 BİN GAZETECİ YOK’

Türkiye’de çok fazla sayıda STK olduğunu belirten Dim, KGK’nın kuruluş aşamalarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bildiğiniz gibi ülkemizde sayıları 400’e yaklaşan, içinde gazetecilik, iletişim, medya, basın gibi kelimelerin geçtiği sivil toplum örgütü var. Bunlar dernekler, federasyonlar ve konfederasyonlar. Çok küçük il ve ilçelerde bile bu tür oluşumlar çok sayıda var. Baktığımız zaman bu kadar sivil toplum örgütüne yetecek sayıda gazeteci üye bulmak bile imkansız. Hepsine atıyorum 100’er üye bile verseniz 40 bin yapar. Şu an Türkiye’de 40 bin gazeteci yok. Basın kartı taşıyan gazeteci bile bizim ülkemizde 12-13 bin civarında. Dolayısıyla bu kadar enflasyon olmuş bir yapı ile, STK’larla mesleğin örgütlenme biçimini götürmenin artık imkansız olduğu bir süreçte bizler arkadaşlarımızla beraber farklı bir oluşum kararlaştırdık. Bizim yaptığımız oluşum sadece yerel medyayı değil, yaygın medya ve uluslararası medyayı da kapsamalı diye düşündük. Biz uluslararası alana da açılabilmeliyiz. İzin almaksızın faaliyet yapabilmeliyiz, yurt dışına gidebilmeliyiz, yurt dışında toplantılar yapabilmeliyiz diye düşündük. Bizim misyonumuz yurt dışındaki lobi faaliyetlerine, algı operasyonlarına karşı etki ve tepkiyi oluşturabilmek. Tüm bu noktaları ele aldığımızda karşımıza 3335 sayılı Uluslararası Birlik Yasası çıktı. Bu yasaya göre, Dışişleri Bakanlığı önerisi üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla 14 Ekim 2019 tarihinde resmi olarak kurulduk.”

‘BİZİM MİSYONUMUZ LOBİ FAALİYETLERİ’

Kısa sürede büyük organizasyonlara imza attıklarını belirten Dim, “Kuruluşumuzdan bu yana yaklaşık 15 ay geçti. Taze bir örgüt olmamıza rağmen 4 önemli uluslararası organizasyona imza attık. Kuruluş onayından sonra ilk yurt dışı toplantımızı Kıbrıs’ta yaptık. Oradaki toplantıya hem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu katıldı, hem de Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı, bakanları katıldılar. Bizim için vazgeçilmez olan Yavru Vatan’da bir Türkiye rüzgarı estirdik. Daha da önemlisi Kıbrıs’a ilk defa 13 yabancı gazeteci götürdük. Biliyorsunuz Kıbrıs’a izolasyonlardan dolayı yabancı gazeteciler çok gidemiyor. Onlar da bu sayede ilk kez Kıbrıs davasına, Türkiye’nin haklı olduğu noktalarda vakıf oldular. Bizim misyonumuz zaten lobi faaliyeti. Daha sonra ikinci uluslararası etkinliğimizi Azerbaycan Bakü’de gerçekleştirdik. Türk Konseyi, Türkiye’nin başını çektiği, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan’ın da içinde olduğu, Macaristan’ın da gözlemci olduğu Türk Birliği’ni temsil eden bir oluşum. Bu buluşmada Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ile, bu ülkelerin cumhurbaşkanları ve bakanları vardı. Küresel Gazeteciler Konseyi, Azerbaycan Matbuat Şurası ile işbirliği içerisinde bir medya buluşması gerçekleştirdik. Azeri meslektaşlarımızla bir araya geldik. Orada güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptık. Hem mesleğimizle alakalı hem de tarihsel, turistik süreci anlatan iki önemli panel gerçekleştirdik. Oraya da 10 civarından yabancı gazeteci götürdük. Azerbaycan’ın haklı olduğu Karabağ meselesi, Hocalı katliamı meselelerini de uluslararası kamuoyuna çıkarmış olduk. Dünya Rus Medya Konseyi’nin 21’inci toplantısına Ankara’da ev sahipliği yaptık. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay'ın da katıldığı bu dev buluşmaya Putin de bir mesaj yolladı. Uluslararası anlamda 70 ülkeden 170 dolayında Rus dili konuşan gazetecinin bir araya geldiği bir toplantıydı. Bu etkinlik Türkiye’de bir ilkti. Akabinde bu gazetecilere ülkemizin güzelliklerini gösterdik. Kayseri, Kapadokya ve Konya’da mevlevi gösterisinin ardından Alanya’da iki gün tatil yaptılar. Rus Konseyi’nin ikinci toplantısı Alanya’da gerçekleştirildi. Bir de veda balosu organize ettik. Kendileri de ülkelerine döndükleri zaman teşekkürlerini ilettiler ve kendi gazetelerinde de Türkiye’yi anlattılar. Ciddi anlamda bir tanıtım gerçekleştirdik ve bir lobi faaliyeti yapmış olduk. Daha sonra Almanya Berlin'de Türk-Alman Medya Buluşması gerçekleştirdik. Irkçı katliamın gerçekleştiği Hanau'da soydaşlarımızı ziyaret edip, başsağlığı diledik” ifadelerini kullandık.

‘YEREL MEDYA OLMADAN YAYGIN MEDYA OLMAZ’

Yerel medyanın sorunlarının giderilebilmesi için devlet desteğine vurgu yapan Dim şunları söyledi: “Yerel medya sektörün can damarıdır. Yerel medya olmadan yaygın medya olmaz. Bugün İstanbul, Ankara’da faaliyet gösteren medya kuruluşlarının tabanı Anadolu’dur. Baktığımız zaman belki siyasetin merkezi Ankara’dır, ekonominin merkezi İstanbul’dur. Ama haberlerin diğer geri kalan yüzde 70’lik bir kısmı da yerel basındır. Yerel medyanın öteden beri desteklenmesi gerektiğini söylüyoruz. Bu sadece pandemi süreciyle ilgili değil. Yerel medya yıllardır bir kriz içinde. Artan maliyetler, ilana dayalı gelirimizin düşmesi ama giderlerimizin azalmaması, bu makasın giderek daralması ve kağıda basılan gazeteciliğin demode olması, dijital dönüşümle ilgili kaynak ihtiyacımız. Profesyonel olarak bu işi yapmak istediğinizde karşınıza milyonluk bütçe çıkıyor. Öz kaynaklarımız yeterli değil. Dolayısıyla bunun devlet eliyle yapılması gerekiyor. Demokrasinin temel kaynağı basınsa eğer devletin elimizden tutması gerekiyor. Biz bunu savunuyoruz. Pandemi de bu işe dahil olunca bu süreçle birlikte tüm sektörlerde olduğu gibi bizim de desteğe ihtiyacımız var dedik ve 12 maddelik bir kurtuluş reçetesi hazırladık. 10 civarında milletvekilimiz bu taleplerimizi meclise sundular. Ama ne yazık ki çıkan iki torba yasada da bizim taleplerimiz henüz yasalaşmadı. Bazı konularda esnemeler oldu. Biz de KOBİ olarak görülüyoruz. Kısa Çalışma Ödeneği’nden 720 TL gibi bir para alabiliyoruz. Büyük paralar değil ama yine de küçük destekler oldu. Büyük desteklerin takibindeyiz. ”

‘DOLARLA KİRALAMA DEVAM EDİYOR’

Televizyonlar ile ilgili sundukları talebe de değinen Dim, “Henüz televizyonlar ile ilgili talebimizde bir gelişme yok. Şu anda bekliyoruz. Özellikle bu konuda Türksat’ın bir karar alması gerekiyor. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız dolarla, dövizle kiralama ve sözleşme yapılmaması gerektiğini söylüyor. Ama devletin kurumu Türksat hala dolarla uydu kirası almaya devam ediyor. Bu bir çelişkidir. Bu konuda biz hükümetin de bir girişimi olmasını bekliyoruz."

'KENDİMİZİ GELECEĞE HAZIRLAMALIYIZ’

Yerel medyanın ayakta kalması için güçbirliği yapılması gerektiğini belirten Dim, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“Kırgınlıklar bizim sektörde çok fazla var. Biz bir araya gelme noktasında çok sıkıntılıyız. Bizim beraber hareket edebilmemiz gerekiyor. Şu an aynı geminin içindeyiz. Gemi batarsa hep birlikte batacağız. Pandemi süreci bu birlik beraberlik noktasında bize ciddi katkı sağladı. Biliyorsunuz birçok ilde gazeteler nöbetleşe çıktı. Kayseri bunu çok güzel bir şekilde gerçekleştirdi. Kayseri Gazeteciler Cemiyeti ve KGK Genel Başkan Yardımcısı Veli Altınkaya’nın öncülüğünde Kayseri’deki gazeteler haftada 2 gün çıkma kararı aldılar. Her gün 2 gazete çıkıyor ama diğerleri de sırayla çıktıkları için resmi ilanlarda ve ekonomik açıdan bir avantaj oluştu. Tüm illerimizde olmadı. Yakalanan bu birlik beraberliği salgının ardından da sürdürebilmeliyiz. Birçok ilimizde gazete birleşmeleri oldu. Bunların da başarı oranı düşük oldu. Birlik ve beraberliğimizi daim kılamıyoruz. En büyük sorunumuz bu. Kendi yöremizde gündemi belirleyici olabilmeliyiz. Resmi ilan dışındaki özel ilanların geliri de bu şekilde olur. Gerçek anlamda gazetecilik yapılacaksa eğer özel haber ve özel olan gazetecilik yapabilmeliyiz. Bunu özeleştiri olarak kabul etmeliyiz. Değişen dünyaya ayak uydurabilmeliyiz. Dijital dönüşümümüzü tamamlamalıyız. Kendimizi geleceğe hazırlamalıyız.”

‘BU AYRIM ANCAK YASA İLE OLUR’

İnternet Yasası’nın çıkmasının gazeteciler açısından önemli olduğunun altını çizen Dim, “Birçok yasa çıkmışken 15 yılda internet yasası çıkmıyor. Demek ki birileri bu yasanın çıkmasını istemiyor. Demek ki birileri internet mecrasındaki bu kaostan faydalanıyor. Hükümetin de bu konuda ciddi bir talebi olmadığını anlıyorum. Bu noktada en az 3 meclis başkanını ziyaret ettik. Instagram’da yayın yapan ile bizim farkımız olmalı. Bu işi profesyonel olarak yapanla amatör olarak yapan ayrılmalı. Bu ayrım da hukuksal olarak sağlanabilir. Biz bu yasayı o nedenle istiyoruz. Dolayısıyla bu yasanın çıkması o farkı ortaya koyacak. Kaos ortamı da bitecek” şeklinde konuştu.

07 May 2020 - 16:26 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Başkan Yücel'in 7 yıldaki performansını nasıl buluyorsunuz?