Adana'da Suriyeli çocuğun ölümüne sebep olan polis tutuklandı

Adana Seyhan'da polisin ihtarına uymayan 19 yaşındaki Ali H. kaçarken polis tarafından vuruldu. "Dur" ihtarına uymayan Suriyeli gencin ölümüne neden olan polis memuru açığa alındı, kasten öldürme suçlamasıyla tutuklandı.

ADANA Seyhan'da polisin ihtarına uymayan 19 yaşındaki Ali H. kaçarken  polis tarafından vuruldu.Hastaneye kaldırılan genç tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Dün Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı görevlilerce Güney Kuşak Bulvarı ile Obalar Caddesi kesişiminde uygulama yapıldığı sırada bir şahsın görevlileri görünce kaçmaya başladığı vurgulanan açıklamada, "Polis ekibinin yaya olarak bu şahsı kovaladığı, 'dur' ihtarında bulunulduğu, şahsın Sucuzade Mahallesi 30095 ile 30093 Sokak kesişiminde kendisini takip eden ekipte görevli polis memuru F.K'nin görev silahından çıkan bir adet mermiyle göğüs bölgesinden yaralandığı" ifade edildi.

KASTEN ÖLDÜRMEDEN TUTUKLU

Açıklamada, "Olay yerine gelen ambulansla şahsın hastaneye kaldırıldığı ancak hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Şüpheli F.K. 'kasten öldürme' suçundan Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş ve tutuklanmıştır." denildi.

VALİLİK: POLİS AÇIĞA ALINDI

Olaya ilişkin Adana Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada ise "Uygulama noktasında dur ikazına uymayarak kaçan Suriye uyruklu şahıs, uyarı ateşi açılması esnasında kazaen yaralanmıştır. Yaralı olarak hastaneye sevk edilen kişi yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir" denildi. Açıklamada polis memurunun açığa alındığı adli ve idari tahkikatın devam ettiği bildirildi.

BAKAN SOYLU BABASINI ARADI

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, hayatını kaybeden Suriyeli gencin babasını arayarak başsağlığı diledi. Soylu, telefon görüşmesinde yaşanan olaydan dolayı derin üzüntüsünü dile getirerek, olayın takipçisi olduğunu söyledi. A.H'nin babasının da "Allah razı olsun, geçirdiğimiz zor dönemde Türkiye bize ev sahipliği yaptı. Biz kardeşiz ve kardeşliğimizi kimse bozamaz" dediği bildirildi. Aileyi ayrıca Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ve Göç Müdürü Vekili Velican Doğru da ziyaret etti.

POLİS MEMURUNUN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

İfadesinde normalde silahı emniyeti açık şekilde taşıdıklarını söyleyen polis F.K. " Asayiş Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmaktayım. Dün diğer polis memuru arkadaşlarımla birlikte saat 10:30 sıralarında Covid - 19 nedeniyle sokağa çıkma yasağı bulunan vatandaşlarla ilgili ve şüpheli gördüğüm şahıslarla ilgili kontrol yapmak amacıyla Sucuzade Mah. Obaler Caddesi kesişiminde kontrol noktası oluşturduk.Saat 12:00 civarında ölen şahsı, yanında başka bir şahısla bize doğru gelirken gördüm. Şahıslar biraz tedirgin davrandılar. Ben şahısların yanına gittim. Ölen çocuğun yanındaki şahsı aldım. Diğer ölen çocuk kaçmaya başladı. Diğer şahsı arkadaşlarıma teslim edip, kaçan çocuğun arkasından koşmaya başladım. Hatta arkadan da polis memuru arkadaşım İ.K. koşuyordu. Ben çocuğu durması için birçok kez uyardım. Çocuk ara sokaklara girince belimden silahımı çıkarıp, mermiyi namluya sürdüm ve arkasından koşuyordum. Dediğim gibi ara sokaklara girdiğim için ve sokaklar sıkıntılı şahısların oturduğu yerler oturduğu yerler olduğu için, biraz da kendimi güvende hissetmek için elime silahı almıştım. Ben şahsın bana doğru döndüğünü görmedim. Çünkü bu sırada sokak kalabalıktı. Koşan birkaç kişi daha vardı. O yüzden dikkatim o şahıslara yönelmişti." dedi.

"SİLAH YERE DÜŞERKEN ATEŞ ALTI"

"Ölen çocuğun bana bana doğru dönüp dönmediğini hatırlamıyorum" diyen şüpheli polis memuru F.K., "Hatta o sırada bir lastik patlama sesi gibi bir ses duyuldu. Belki de diğer şahıslarda ve ölen çocuk da benim silah sıktığımı düşünerek dönmüş olabilir. Ben de o an panikledim. Koşarken elimde eldiven bulunduğundan ve çok sendeleyip yorulduğumdan sendeledim, o sırada yere düştüm. Yere düşerken de silah ateş aldı. Ben kesinlikle silahı şahsa doğrultmadım. Sadece şahsı yakalamaya çalıştım. Ölen şahısla aramızda yaklaşık 30 metre mesafe vardı. Ardından çocuk yere düştü. Ben hemen çocuğun yanına gittim. Çocuğun vurulduğunu görünce telsizden ve cep telefonundan 112'yi aradım. Ölen şahsı tanımıyorum. Şüpheli bir şahıs olabileceğini düşünerek müdahale etmek istedim. Kesinlikle vurmak amacım yoktu. Dediğim gibi hem kendimi güvene almak, hem de şahsı korkutup durdurmak amacıyla silahımı çıkardım. Aslında havaya ateş edecektim. Böyle bir olayın yaşanmasını istemezdim. 26 yıllık meslek hayatımda ilk defa böyle bir olay başıma geldi. Kesinlikle çocuk yürümüyordu. Beni görünce koşarak kaçtı. Ben de arkasından koştum. Çocuğa doğrudan ateş ettiğim hususu doğru değildir. Tanık beyanlarını kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"ELİM YANLIŞLIKLA TETİĞE DEĞDİ"

Şüpheli polis, sulh ceza hakimliğinde ise "Böyle bir şey yaşandığı için üzgünüm. Normal şartlarda silahı emniyeti açık olarak taşıyoruz. Sokak sıkıntılı olduğu için silahı elime aldım. Silah yanlışıkla ateş aldı. Elim yanlışlıkla tetiğe değdi. Silahı elime almanın nedeni havaya ateş açmaktı. Sendeleyip düştüğüm için yorgunluk ve Ramazan dolayısıyla böyle bir olay meydana geldi" dedi.



28 Nisan 2020 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.




Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?