Kulluğun zirvesi: Namaz

Namaz, Allah’ın mutlak hakimiyetini, rububiyet ve otoritesini kabul ederek ona boyun eğmektir. İnsan bu otoriteyi kabul etmekte zorlanmakta, böylelikle de birçok otoriteye boyun eğmektedir

 BİZ buna kulun rabbini unutması ve rabbinden gafil olması diyebiliriz. Nitekim Kur’an’da “Beni zikretmek için namaz kıl! Buyurmakta kâinattaki bütün canlılar hatta onların gölgeleri dahi rabbini zikrederken insanoğlunun bundan gafil kalması düşünülemez.

Namaz farsça bir kelime olup Arapçadaki salat kelimesinin karşılığıdır. Sözlükte ise dua, istiğfar, övgü anlamlarına gelen salat dini bir kavram olarak İslam’ın beş temel esasından biri olup içerisinde zikir, tesbihat, kıyam, rükû, secde dua bulunan özel ibadettir. (Dini kavramlar sözlüğü, namaz)

Namaz kulluğun zirvesi, namaz kulun rabbine yaklaştıran ibadetlerin başı, gönülleri günah kirlerinden temizleyen, gayb âleminin kapılarını açan yalvarıp yakarma makamı yaratan ile dost olabilme ve dost kalabilmenin adıdır namaz; Namaz asla bir borç değildir.

İNSANLIK NAMAZLA BAŞLAR

İnsanlık tarihiyle başlayan namaz tevhit esaslı tüm peygamberlere gönderilen, vahye dayalı dinlerde, peygamberlere ilk emredilen ibadet namazdır. Âdem as Hz Muhammed s.a.s kadar bütün nebiler namazla emrolundu. Nitekim Meryem süresinde Peygamberler zikredilirken onların kendi ev halkına ve içinde bulundukları halklara namazı emrettiklerini müşahede etmekteyiz. İsmail as halkına namazı emrederdi “Kitap’ta İsmail’i de an gerçekte o sözüne sadıktı, resul ve nebi idi. Halkına namazı ve zekatı emrederdi; Rabbi nezdinde hoşnutluk kazanmış bir kimseydi (Meryem,54-55) İsa (as)’a Allahazze ve cellenin emri “Ailene namazı emret; kendin ona sabırla devam et Senden rızık istemiyoruz aksine biz sizi rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç takva iledir.(Taha,132) Yine HZ Şuayb’a kavminin ilk itirazı namaz olmuştur. Çünkü onun hayatında ve tebliğinde ilk gördükleri şey namazdı. Allah sübhanehüteala meleklerin tesbihatını zira hameleyi arş etrafındaki meleklerin bir kısmı kıyamda  bir kısmı rükuda bir kısmı secde de işte bu tesbihatı yeryüzünde seçtiği son nebi Muhammed sas ve onun ümmetine farz kılmış onu ve ümmetini yücelmiştir.

 

TEMİZLE BENİ EY NAMAZ!

 

İnsan, “beşer” olması hasebiyle hatasız ve kusursuz olmaz. Günlük hayatında farkına varmadan madden ve manen kirlenir. Allah’ı ayetlerini inkâr etmek ve ikiyüzlülük gibi inançla veya içki, kumar, evlilik dışı ilişki (zina),hırsızlık, adam öldürme, rüşvet ve faiz alıp verme tövbe etmeyi gerektiren büyük günahlar hariç “namaz”, kusurların ve hataların bağışlanmasına vesile olur.

Rasülullah İslam’ın beş temel esasından biri olan beş vakit namazını kılan kimseyi, günde beş defa bir nehirde yıkanan kimseye benzetmiştir: “Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir ırmak olsa ve burada günde beş defa yıkansa ırmak bu kimsede hiç kir bırakır mı? Sahabenin; ‘Hayır hiçbir kir bırakmaz’ diye cevap vermesi üzerine peygamberimiz; ‘İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah, bu sebeple günahları temizler, yok eder.” buyurmuştur.(Müslim Mesacit,2829) Namaz yeniden dirilişin manevi dünyamızın kirlerden temizlenip yeniden doğmaktır. Namaz yaptığımız bütün kötülüklerin arkasında yaptığımız bir iyiliktir rabbe yapılan iyiliklerin en güzelidir.

 

NAMAZ KÖTÜLÜKTEN ALIKOYAN SETTİR

 

Dünya hayatında iken her türlü kötülüğe dalıp bu nedenle cehenneme sürüklenenlere, onlarıcehenneme sürükleyenin neolduğuna dair soruya verdikleri cevap da bu hususa ışık tutmaktadır:‘Sizi cehenneme sürükleyennedir? Derler ki biz namaz kılanlardan değildik.’ (Müddessir, 74/42-43.)Bu ayet-i kerimeden, onların, namazla kendilerini kötülüklerden korumadıkları için masiyetlere daldıkları ve bu nedenle de cehennemegirecek konuma düştüklerianlaşılmaktadır.

Allah azze ve celletahrim süresinde “Kim Allah’tan hakkıyla korkarsa Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatınıartırır. Böylelikle  namaz günahlara karşı bir settir. Namaz kişiyi her türlü kötü ahlaktan  yalan söylemekten  haramla iş yapmaktan alıkor ve  kalbi kötü düşüncelerden temizler. Rasüllah’ın namazda bize öğretmiş olduğu şu dua “Allahım beni hatalarımdan öyle temizle ki beyaz bir elbisenin kirden temizlendiği gibi bembeyaz kıl Allahım beni hatalarımdan su, kar ve dolu ile yıka “

 

NAMAZDA DİRİ KALMAK: HUŞU

Namazı dosdoğru kılmanın ölçüsü peygamberimizin hadis-i şeriflerinde bize öğrettiği şekilde namaz kılmaktır.  Rasulüllahın ashabı ibadetleri rasulüllahın kendilerine öğrettiği şekilde yapıyorlardı. Haccı anlatırken peygamberimiz bu yıldan sonra bir daha sizinle buluşur muyum bilmem hac yapmak isteyen haccı benden alsın demiştir.

Enes bin Malik, Malik bin Huveyris ve Ebu Hureyreden rivayette “benim namaz kıldığım gibi namaz kılınız” diyerek huşunun kendisine uymada olduğunu bildirmiştir. Tadil-i erkân dediğimiz; kıyamı, rükûu, secdeyi, iki secde arasındaki celseyi, rükûdan doğrulduktan sonraki kavmeyi ve namazda okuduğumuz kıraatlere hakkını vermeyi tam yerine getirmektir. Rasulullahın benzetmesi ile tavuğun yem yediği gibi namaz kılmak değildir. Bu şekilde namaz kılanlar hiç namaz kılmamış gibidir.

 Huşu azap ayetlerinde gözden yaş dökmektir. Hz Ayşe annemiz “Rasulullah namazda bazen gözyaşlarını tutamadığını, bazen rükûsunu, secdesini çok uzattığını hatta “Efendimize bir şey mi oldu, ruhu mu kabzoldu dediğimiz oluyordu.” Diyerek huşuyu bize tarif etmektedir. Huşu peygamberimiz gibi namaz kılmaktır. Allah huşumuzu takvamızı artırsın.

Şeytan ve dostlarına karşı namazınız kıyamınız olsun.

Kaynak: KURAN-I KERİM

HADİS-İ ŞERİFLER

DİYANET  YAYINLARI VE DERGİSİ

 

 

Günün Ayet-i Kerimesi

 “Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.” (Lokman Suresi, 17)

Günün Hadis-i Şerifi

Ebû Hüreyre'nin işittiğine göre, Resûlullah (sav) bir defasında şöyle demiştir: “Birinizin kapısının önünden bir nehir geçse ve onda her gün beş defa yıkansa, bu o kimsenin kirinden bir şey bırakır mı, ne dersiniz?” Sahâbîler, “Onun kirinden hiçbir şey bırakmaz.” demişler, bunun üzerine Resûlullah, “İşte beş vakit namaz da böyledir! Allah onlarla günahları yok eder.” buyurmuştur. (Buhârî, Mevâkîtü's-salât, 6)

Günün Duası

“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devam kılanlardan eyle; Ey Rabbimiz! Duamı kabul et.

Fıkıh Köşesi

  -  Namaz kılmamanın mazereti var mıdır?

Akıllı ve ergenlik çağına ulaşan her Müslümanın namaz kılması farzdır. Terk edilmesi ve geciktirmeyi vaktinde eda edilmeyip kazaya bırakılması, günahtır. Namaz, uyuyakalmak, unutmak ve baş ile de olsa îma ile kılamayacak kadar hasta olmak gibi meşru bir mazeret bulunmadıkça kazaya bırakılamaz. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Biriniz uyuyakalır veya unutur da bir namazı vaktinde kılamaz ise, uyandığı veya hatırladığı vakit kılsın” (Buhârî, Mevâkît, 37; Müslim, Mesâcid, 314-316) buyurmuştur.

 - Müslümanlarda namaz ibadeti ne zaman düşer?

 Akıl sağlığı yerinde olan ve ergenlik çağına ermiş her Müslümana namaz farzdır. Bu şartları taşımayan kimseler namazla mükellef değillerdir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadiste çocuklar ve akıl sağlığı yerinde olmayan kimselerden sorumluluğun kaldırıldığını belirtmiştir. (Ebû Dâvud, Hudûd, 16) .

- Bir kimse namaz kılmayan eşinden sorumlu mudur?

İslam’a göre her fert, kendi yaptıklarından sorumludur. Başkalarının yaptıklarından sorumlu değildir. Fakat bir kimse, namaz kılmayan eşine, beş vakit namazını vakti içinde eda etmesi için, namazın maddî ve manevî faydalarını güzellikle anlatmalı, geçmişteki ihmalkârlığından ötürü tövbeye davet ederek namaz kılmaya iknaya çalışmalıdır. Güzellikle yapılacak tavsiyelere rağmen, eşin namaz kılmamasının sorumluluğu tamamen kendisine, yani kılmayana aittir.

29 Nisan Çarşamba

Sahur: 04.25

İftar: 19.45

28 Nisan 2020 - Ramazan Özel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.




Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?