Kırbıyık’tan o iddialara yanıt! 'Türk sermayeyi hazmedemiyorlar'

Kırbıyık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Harun Kırbıyık, son dönemlerde bazı gazetelerde yayınlanan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek önemli açıklamalarda bulundu

Haber albümü için resme tıklayın

KONUYA ilişkin görüşlerinin dahi alınmadan tek taraflı ve maksatlı suçlamalar yapıldığını söyleyen Kırbıyık, yaşanan gelişmeler hakkında merak edilen tüm soruları cevapladı. Dün Kırbıyık Holding idare binasında gerçekleşen basın toplantısında konuşan Kırbıyık, “Türkiye’de alkollü içecek piyasasını ele geçiren yabancı sermayeli şirketler, Türk sermayeli bir şirketin pazarda büyümesini hazmedemiyorlar. Gazeteci iftira atmaz, araştırır, doğrusunu yazar. Hukuk mücadelemiz başladı. Hesabını soracağız?” dedi.

‘AKSU’DA FETÖ İLE İLK MÜCADELEYİ BİZ VERDİK’

Kırbıyık A.Ş. olarak FETÖ ile hiçbir zaman bağlarının olmadığını ve Aksu’da FETÖ ile mücadeleyi ilk olarak kendilerinin verdiğini belirten Kırbıyık, “Ben barmen kökenli olduğum için benim kendi buluşlarım vardı. Bu buluşlarımı üretmeye başladık. Allah da yürü ya kulum dedi. Sonra fabrikamızı satın aldık. Bizim FETÖ ile hiçbir bağlantımız olmadığı gibi aksine Aksu’da FETÖ’ye karşı ilk kavgayı yapan insan benim. Aksu’da olan herkes de bunu bilir. İlk mücadelemizi biz ilk orada verdik. Bizden resmen avanta almaya çalışıyorlardı. Fabrikamızın yanında yurtları vardı. Bir gün bir sabah uyandık. Yine çevik kuvvet ekipleri basmıştı fabrikamızı. Sebebi yine onlardı. Bizden kaynaklanan bir şey yoktu. Allah’a çok şükür benim utanacağım hiçbir şey olmadı. Çorumun çocuğumun karşısına her zaman alnım dik çıktım. Aslında basınımızın daha güzel bilmesi gerekiyor. Bence özgür basın bu yönde olmalı” ifadelerini kullandı.

‘BASIN KARTI TAŞIMAMA GEREK YOK’

Hakkında çıkan ‘Arabasında sarı basın kartı taşıyor’ iddialarını yanıtlayan Kırbıyık, “Benim 5 tane fabrikam var. Basın kartı taşımama gerek yok” dedi. Kırbıyık konu hakkındaki açıklamasını şu şekilde devam ettirdi: “Arkadaşlar demişler ki arabasında basın kartı taşıyor. Benim basın kartı taşımama gerek yok. Ben bir sanayiciyim. 5 tane fabrikam var. Sarı basın kartı taşısam ne olur taşımasam ne olur. O basın kartı, Alanya’dan bir gazeteci arkadaşım benden idareten arabamı istemişti. Ben de ona vermiştim. O önüne basın kartı koymuş. Bu konu da öyle kaldı. Arkadaşlar bunu haber yapmışlar. Bir de olmayan bir etil alkol meselesi var. Şunu belirteyim. Önce Türkiye’deki alkol sektörünün kimlerin elinde olduğu bilinmeli. İçilen bir bira markasının hangi sermayenin elinde olduğu bilinmeli. Yabancı sermayenin elinde olan alkol sektörü var. ‘Yaşatma yok et’ felsefesi var. Bu buluşlarımla ben piyasaya çıktım. Ürünlerimi yapmaya başladım. Yılanın başı küçükken ezilir felsefesiyle bizi yok etmeye çalıştılar. Biz de direndik. Her türlü direndik Allah’a çok şükür."

‘EN UFAK MİKROPTA KOCA TANKLAR DÖKÜLÜR’

Şarap üretiminin hassas olduğunu ve en ufak bir mikropta şarabın sirkeye dönüşerek koca tankların döküldüğünü belirten Kırbıyık, haklarında çıkan sahte alkol iddialarını da yanıtladı. Kırbıyık, “Sahte alkol diye bir şey yok. Maalesef ki bizlere iftira atılıyor. 2018 yılında biz buraya dezenfekte ürünlerini İzmir’deki firmadan satın alıyorduk. Şarap hassas bir içecektir. Hafif bir mikrop içerdiği zaman sirke haline döner. Ondan sonra koca tanklar dökülür. Biz o tankları dezenfektan ürünlerle yıkıyorduk. Dezenfektan da doğal olarak 40-50 derece arasında alkol içerir. Biz bunları getirttiğimizde bizi istemeyen bazı firmalar ihbar ettiler. Kişileri de biliyoruz aslında. Teşhir edemiyoruz. Mahkeme kayıtlarında da bu şekilde mevcut. Temizlik amacıyla kullandığımızı ispatladık. Bu ürünler dezenfektan ürünüdür, bizim ürünlerimizde bir şey yoktur. Üniversitelerde analizler yapıldı. Elimizde bilirkişi raporları da var” ifadelerini kullandı.

‘BİZ HER ZAMAN YATIRIMI SEÇTİK’

Türk sermayesi olduklarının altını çizen Kırbıyık, her zaman yatırımı seçtiklerini söyledi. Küçük paralarını dahi yatırıma yönelttiklerini belirten Kırbıyık, “Arkadaşlar bir Türk sermayesiyiz. Alnımızın akıyla, sabırla Cumhurbaşkanımızın ve büyüklerimizin söylemiş olduğu felsefeler doğrultusunda her zaman hareket ediyoruz. Bankaya para koyup ayda 2.5 faiz almasını biz de biliyorduk. Ama küçük paramızı dahi yatırıma yönlendirdik. Borca harca girdik” şeklinde konuştu.

‘DEVLET KESİNLİKLE UYUMAZ’

Bir suçları olursa devletin gerekli cezai işlemi uygulayacağını vurgulayan Kırbıyık, açıklamasına şöyle devam etti: “Devlet kesinlikle uyumaz. Bizim üretimlerimiz devam ediyor. Eğer benim bir suçum varsa bana cezayı yazar zaten. Gelir burayı kapatır. Eğer benim suçum varsa yapar devlet. Devlet ‘Hadi ben seni idare ettim’ demez hiçbir zaman. 500 milyon liralık karşı dava açtık. Kişi kim olursa olsun biz davalarımızı açıyoruz. Kusura bakmayın. Ben 5 tane fabrikayı açarken, küçük bir fabrikadan yola çıkıp bunları yaparken sadece Cumhurbaşkanımızın ‘Yatırım yapın. Parası olan yatırım yapsın’ sözleriyle hareket ettim. Bu ülkede nalı yapıyorduk, çivisi İngiltere’den geliyordu. Bu ülkeye bir istihdam sağlamaya, örnek olmaya çalıştım. Benim fabrikama 10 ay etil alkolün izni verilmedi. Biz o kadar söyledik, 180 milyon litre yurt dışından gelen etil alkol var. Biz bunu niye üretmeyelim? Biz bu ülkenin çocuklarıyız diye yola çıktık. 2015 yılında fuara katıldığımda yazılar var, bu ülkenin çocuklarıyız diye kafaya koyduk. Güzel bir şeyler yapmalıyız diye ve yapıyoruz da. Fakat bakıyorum arkadaşlar o kadar farklı meselelere giriyorlar ki insanın onurunu kırıyor. Benim bir suçum varsa beni yargılayın. Gerçi yargılama mercisi bir gazeteci olmamalı. İftira atmayın. Hadi iftira atacaksın benim ailemle olan çekilmiş olan resimle sizin işiniz ne? Bir mesele varsa benimle paylaşın."

‘KIRBIYIK’I YOK ETME POLİTİKASI VAR’

Alkol parasıyla imam lojmanı yaptığı iddialarına da yanıt veren Kırbıyık "Masada gördüğünüz her şeyi biz yapıyoruz. Sadece alkol üretmiyoruz. Benim 5 tane fabrikam var. Kağıt fabrikası, dezenfektan gibi. Yahudi sermayesinin elinde olan her şeyi üreteceğim. Bana bir devlet kurulu lojman yap demedi. Bir gün gittim, baktım. Baraka dökülüyordu. 'Hocam camide namaz kılıyoruz' dedim. Hoca da 'Kaç yere gittik, yaptıramıyoruz' deyince ben yaptırayım dedim. Yaptırdım. Kırbıyık’ı yok etme politikası var" dedi.

‘EKONOMİK DESTEK SAĞLADIM’

Etil alkolü dezenfektan ve temizlik malzemelerinde kullandıklarını söyleyen Kırbıyık, “Şu anda 1 milyon litre etil alkol verdik. 700 bin litresi ile devlet kurumlarını dezenfekte ediyoruz. İçme sektöründe yüzde 7’si kullanılıyor. 180 milyon litre gelen etil alkol nereye gidiyor? Hangi sektöre gidiyor? Nasıl gidiyor? Araştırılsın. Benim Aksu’dan Alanya’ya yaptıklarım ortada. Ben elimden geldiğince herkese yardımcı olmaya çalışırım. Buraya gelip de boş çıkan olamaz. Ama maddi, ama manevi destek alıp çıkar” diye konuştu.

‘YAHUDİ SERMAYESİNİN ELİNDE’

Firmalarını hedef alan sektörler olduğunu söyleyen Kırbıyık, “Kaçakçı sektörü ve Yahudi sermayesi şu anda bizi hedef alıyor. Şu anda ürettiğimiz ürünler bile Yahudi sermayesinin elinde. Biz elimizden geldiğince insanların yapmış olduğu ürünlerin aynısını yapabiliyoruz, laboratuarımız çok geniş. Devlet benim devletim. Döndüler bir ara dediler ki alkolden vergi kalksın. İmkanı var mı? Öyle bir şey yok. Devlet nasıl yaşamını devam ettirecek? Biz bu ülkede çok şey yapabiliriz. Avrupa’ya gitseniz, görseniz, yanında insan ölse bir bardak su vermez" dedi.

‘İSTİHDAM SAĞLIYORUZ’

Fabrikalarındaki istihdam sayısına da değinen Kırbıyık, bu zorlu günlerde işten çıkarmanın söz konusu olmadığını vurguladı. Kırbıyık, "Şu anda 350 kişiye istihdam sağlıyoruz. Otel de faaliyete girerse 200 kişi de orada çalışmaya başlayacak. Bazı birimler bana bundan alkol üreteceksin diyerek 11 ay alkol izni vermediler. 11 ay boyunca personelimin maaşını verdim. Kırbıyık’ta işten çıkarma diye bir kavram yoktur. Personelimle görüşebilirsiniz. Fabrikamın yan tarafına girerseniz yazıyı görürsünüz. 'Önce devlet' yazar. Cumhurbaşkanımızın sözlerini aynen uygulamaya çalışıyoruz. Yatırımsa yatırım, teşvik, kredi kullanmıyoruz. Havaalanı yapılacaktı. 40 dönüm yerimi sattım. 8 evim vardı, sattım. Siz de paranızı çarçur etmeyin. Akıllı yatırım yapın” dedi.

’ÇAMUR AT İZİ KALSIN’

Kırbıyık Holding Genel Müdürü Aydın Demiray ise “Dünyada en büyük ciroların döndüğü sektörlerden birisi alkol sektörüdür. Alkol sektöründeki özelleştirmeler döneminde distil alkol dediğimiz yani yüksek alkol pazarında dünyanın yüzde 75’ine hâkim olan firma o dönemde Türkiye’deki en büyük alkol firmalarını satın aldı. Bu grup dünyada 10 kişilik bir aile grubudur. Firma eğer gelecekte büyüyecekse ya satın alırlar ya üzerine giderler. Şahin beyin daha önce söylemediği şey şu; bu firma daha önce satın almak için girişimlerde bulundu ama biz bu konuda görüşmediğimiz için onlar saldırıya geçmeyi seçti. Eskilerden gelen ‘Çamur at izi kalsın’ ya da ‘Kanunu kendine göre kullan’ diye bir laf vardır. Bu firmalar bizim ürünlerimiz hızlı bir pazar payıyla büyüdüğü için üzerimize geldiler. Ürün grubundaki pazarda lider biziz. Pazar dağılımında yüzde 78 gibi bir oranımız var. Firmaların üzerimize geldiği bu dönemde biz dezenfektan alıyorduk. Resmi, faturalı, paramız da bu konuda bankadan gidiyordu. Biz şarap üretiminde tanklarımızı temizlemek zorundayız. Çünkü şarap bakteriye karşı çok hassas bir üründür. Bizim yine yaptığımız bu temizlik sürecinden sonra içinden TBA çıktı. Siz bunu karıştırıyorsunuz. 4 Profesör, 4 Doçent ve 1 dekanın oluşturduğu Hacettepe Üniversitesi’nden bir heyet ile çalıştık. Konu hakkında 9 tane imzalı raporumuz var. Raporlarda 'Bu konunun ürünlere hiçbir etki yapmadığı, bu tür bir bulaşmanın normal olabileceği’ belirtildi. Raporlarımız elimize geçtikten sonra firmamıza yapılan bu çirkin saldırı ile ilgili idare mahkemesinde karşı davamızı açtık. Hukuk yoluyla mücadelemizi kazandık. Etil alkol fabrikasıyla ilgili milyonlarca lira para yatırdık, izin verilmedi. Bu konuyla ilgili de hukuk yoluna başvurduk, yine kazandık. Eğer biz haksız olsaydık Türkiye Cumhuriyeti’nin yargısı mahkemesi de mi bizi tutuyor da haklı çıkıyoruz. Konuyla ilgili bütün evraklar önümde. İstediğiniz her evrakı firma olarak size verebiliriz. Piyasada 5 litrelik alkollerin evde içki yapımında kullanıldığına dair çok haber duyuyorsunuz. Biz şirket olarak, Türkiye pazarına buradan çıkacak etil alkolü denetüre alkol olarak satma kararı aldık. Biz bu ürünleri bitreksli, acılı, sade temizlikte kullanılacak alkol olarak piyasaya sunma kararı aldık. Gıda alkol olarak girmeyeceğiz. Bu tür olaylar olduğu zaman muhakkak ucundan bize dokunmaya çalışacakları için bu kararı aldık. Bu nedenle direkt piyasaya denetüre alkol olarak vermeyi kararlaştırdık. Şu anda konuyla ilgili bütün firmalar ürünü kendilerine vermemiz konusunda ısrarcı davranıyor. Diğer firmalar bu ürün ile kolonya ve dezenfektan üretmek istiyorlar’’ dedi.

‘NEDEN BU ŞEKİLDE ÜZERİMİZE GELİNDİĞİNİ ANLAMAK ZOR’

Kırbıyık, “Ben buraya 30 milyon TL yatırım yaptım. Konya taraflarından bir pancar ekim alanı sınırlandırılmış durumda. Eğer bu yürüseydi, her şeker pancarından melas üretecektik. Artığından da hayvan yemi yapacaktık. Melası çıkartıp ondan alkol yapacaktık. Alkolün artığından da gübre oluşturacaktık. Bu şekilde bir entegre şirket projesi oluştu” dedi. Aksu’daki arkadaşlar bilirler. Burada yaşayan gençler perişandı. Biz Aksuspor Kulübü’nü kurduk ve gençlerimize destek verdik. Bu sayede Aksu’dan çok yetenekli güreşçiler yetişti, madalyalar kazandılar. Haricen kız çocuklarımız boşta kalmasın, yanlış şeylere yönelmesinler diye Kırbıyık Bayan Futbol Takımı’nı satın aldık. Bu kapsamda 25 tane kız çocuğumuz futbol eğitimi alıyor. Biz bu tür projelerle elimizden geldiğince sosyal hayatı desteklemeye çalışırken bizim üzerimize bu kadar gelinmesini anlamıyoruz. Biz Aksu’ya milyonlarca para harcayıp 1 tane kreş yaptırdık. Şimdi bu kreşi kimyadan yaptırdık, lojmanı otelimizden yaptırdık diye açıklama mı yapacağız? Vallahi bunun parasını oraya koymadık mı diyeceğiz? Bizim birçok farklı alanda şirketlerimiz var. Otelimiz, kreşimiz, kağıt fabrikamız, şarap fabrikamız, kimya fabrikamız var. Bizim piyasaya 1 kuruş borcumuz yok. Devlete de 1 kuruş vergi borcumuz yok. Biz bu kadar düzenli çalışırken, haram lokma yemezken, hayır işleriyle ilgilenirken neden bu şekilde üzerimize geliniyor anlamak zor. Ben 45 tane öğrenci okutuyorum, kimsenin haberi yok” dedi.

‘SALGINLA MÜCADELEDE ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ’

Kırbıyık Holding Genel Müdürü Aydın Demiray, “ Koronavirüs salgını sonrası Şahin bey ile bir toplantı yaptık. Bu süreçte devletimize nasıl katkı sağlayabiliriz diye bir görüşmemiz oldu. Salgın sonrasında İl Sağlık Müdürlüğü, jandarma, belediyeler olmak üzere her türlü kuruma sterilizasyon veriyoruz. Sağlık kuruluşları bu dönemde bu konuda destek istiyorlar. Görebileceğiniz tüm sağlık kurumlarına ücretsiz bir şekilde el dezenfektanı veriyoruz. Hatta kendi sektörümüz dışındaki ürünleri de alıp hastanelere yetiştirmeye çalışıyoruz. Salgınla mücadelede Şahin beyin talimatıyla her kuruma elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz. Dün bize şöyle bir mektup geldi. Mektupta, ‘Aydın bey merhaba. Pandemi Hastanesi olmadığımız için takribi 3-4 ay dönemde çok kullanılacak olan aşağıdaki malzemelere ihtiyaç duyulmaktadır. İsim vermek istemiyorum ama bu sürece katkıda bulunulabilirse çok makbule geçilecektir. Bağışlar nakit değil malzeme olarak kabul edilecektir’ deniliyordu. Dediğim gibi bu dönemde elimizden gelen bütün yardımları gerekli kurumlara ulaştırmaya çalışıyoruz. Onlara karşı yapabileceğimiz her şeyi yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

(ŞERİFE ÇOBAN)

09 Nisan 2020 Antalya/ Alanya- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Necdet Sarialtin - YURU BILDIGIN YOLDA SAHIN ABI KIMSE SENI DURDURAMAZ

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Nisan 18:23



Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?