Dim TV'den uyardılar: ‘Türkiye olayın ciddiyetini kavrayamamış’

DİM TV Ana Haber’e bağlanan Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Berlin Temsilcisi Sefa Doğanay, “Almanya’da korona kontrol altında. Halk uyumlu. Devlet çok başarılı. Ama Türkiye’de henüz olayın ciddiyeti kavranmamış gibi. Devlete halk yardımcı olmazsa üstesinden gelinemez” dedi.‬

+1
Haber albümü için resme tıklayın

TÜM dünyada olduğu gibi Almanya da korna virüsle mücadele sürüyor. Dim TV Ana Haber Bülteni’nin canlı bağlantı konuğu olan Küresel Gazeteciler Konseyi ( KGK) Berlin Temsilcisi Sefa Doğanay Almanya’daki son durumu izleyiciyle paylaştı. Almanya’da koronanın kontrol altında olduğunu ve devletin bu konuda çok başarılı olduğunu kaydeden Doğanay şöyle dedi: 

‘’Federal Almanya’nın başkenti Berlin’de hemen hemen her gün açıklama yapılıyor. Bugün yapılan açıklamaya göre 5 bin 780 artış var. Toplam vaka sayısı 42 bin 288’e yükseldi. Ölenlerin sayısı ise düne nazaran artarak toplam 253 kişiye ulaştı. Almanya’da alınan tedbirler çok yerindeydi. Şubat ayının ortalarına kadar gözlem yapıldı. Şubat ayının sonuna doğru bu işin ciddiyetinin farkına varıldı. Tedbirler alınması kararları verildi. 9 Mart’tan itibaren kreşler, yuvalar, okullar, ibadethaneler toplumun bir araya gelebileceği bütün yerlerin kapatılmasına karar verildi. Beklenen 14 gün süreç içerisinde salgının artışının durduğu gözlemlendi. Ancak yeterli olmadığı tespit edildi. Angela Merkel de bu salgından yüzde 60 Alman halkının etkilenebileceği söylemişti. 83 milyonluk Almanya’da yüzde 60 demek, 50 milyon kişinin bundan etkileneceği anlamına geliyor. Merkel’in her söylediği ilerleyen gün gerçek olmaya başladı. Alınan tedbirlere vatandaşlar uyuyorlar. Pazar günü alınan karar doğrultusunda sıkı tedbir var. Alınan karar çerçevesinde 2’den fazla kişi bir araya gelemeyecekler. Aralarındaki mesafenin ise 2 metreden düşük olmaması gerektiğini bildirdiler. Vatandaşlar bu kurala uyuyorlar. Bütün AVM’ler, restoranlar kapalı. Sadece gıda maddelerinin satılmış olduğu AVM’ler açık. Mecbur olmadıkça evden çıkılmıyor. Sadece devlet ve kamu kurumları çalışıyor. Devlet çarkının dönmesi için büyük bir kısmı evlerinden çalışmalarını yürütüyorlar. Hükümetin almış olduğu tedbirler doğrultusunda bir kamuoyu araştırılması yapıldı. Yüzde 64’ü tedbirlerin doğru olduğunu söylüyor. Türkiye ile Almanya’yı kıyasladığımız zaman farklılıklar var. Buradan Türk televizyonlarını izlediğim kadarıyla henüz Türkiye’de olayın ciddiyetine varılmadığı görülüyor. Devlet gerekli tedbirleri almıştır. Eksikler mutlaka vardır ama vatandaşın bunlara uyması lazım’’

‘SAVAŞTAN DAHA BÜYÜK BİR TEHLİKE’

Ceren Şahin’e konuşan Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Washington Temsilcisi İrfan Sapmaz , “Henüz olayın başındayız. Daha kötüsü arkada. ABD’nde hayat durdu. Uyarları dikkate alalım. Devlete yardımcı olalım” dedi.‬

DİM TV Ana Haber Bülteni’nin canlı bağlantı konuğu olan Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Washington Temsilcisi İrfan Sapmaz, korona virüsle ilgili ABD’deki son durumu aktardı. Korona virüsün savaştan daha büyük bir tehlike olduğunu vurgulayan Sapmaz şöyle konuştu:

‘’ABD’de durum son derece ciddi. Küresel anlamda Dünya Sağlık Örgütü’nün bilgilerinin aktarıldığı bir site var. Orada ABD dördüncü sıradaydı. Birinci sırada Çin vardı. Daha sonra İtalya ispanya ve Almanya geliyordu. Ancak şuanda ABD birinci sıraya oturdu. Toplamda 85.906 kişi korona virüse yakalandı. Yalnızca saat 24:00 itibariyle 471 vaka tespit edildi. Her saniye yükselme var. Amerika’da durum çok ciddi. 17 Ocak’ta 3 uçak Wuhan’dan, Washington ve New York Havalimanı’na iniş yapmıştı. Toplum ilk o zaman korona ile tanışmıştı ve ardından olay patladı. Trump konuyla ilgili bir toplantı gerçekleştirdi. Gazetecilere sınırlandırma yapıldı. Trump günlük basın toplantılarını yapıyor. New York’ta durum son derece kritik. Hayat durmuş vaziyette. Sokaklar bomboş. Tüm üniversiteler, okullar kapatıldı. Dünyada 1 milyar 250 milyon öğrenci online eğitim görüyor. Restoranlar kapalı. Sadece acil olan marketler açık. Toplamda 150 milyon Amerikalı sokağa çıkmıyor. Yiyecek içecek alışverişi için büyük marketlere gidiyoruz. Temizlik hijyen kurallarına uyuyoruz. Amerika ekonomik anlamda büyük bir çöküntü içerisinde. 3 milyon kişi işsizlik maaşına başvurdu. Dünyanın en büyük marketleri bomboş. Temizlik ürünleri tamamıyla bitmiş durumda. Amazon gibi şirketler dünyanın birçok yerindeki ortaklarıyla birlikte çalışıyor. Dünyanın 36 ülkesinde zinciri var. Bunlar Çin’den bütün alışverişlerini durdurdu. Yazılımları geliştiriliyor. Birçok ülkede yan ürünleri imal ediliyor. Son veriler dünyada ekonomik anlamda 2.7 trilyon dolar zarar olduğu yönünde. ABD’yi endişelendiren olaylar birbirini tetikliyor. Petrol şuanda 60-70 dolardan 23 dolara kadar indi ve 20 dolara inmesi bekleniyor. Tüketici için iyi ancak petrol üreticisi ülkeler için çok ciddi sıkıntılar var. Dolayısıyla Çin petrol ithalatının yüzde 50’sini Suudi Arabistan’dan alıyor. Dev bir krizle karşı karşıyayız. Türkiye’de bunun tam anlamıyla farkına varıldığını düşünmüyorum. İnsanların evde kalması ve uyarılara uyması gerekiyor. İnsanlarda bu semptomlar hemen ortaya çıkmayabiliyor. Bu yüzden yurt dışından gelenler karantinaya alınıyor. Tüm ABD Büyük Elçilikleri tamamıyla hizmetlerini ve servislerini durdurmuş durumdalar. 2-3 nöbetçi bırakıp işlerine evden devam ediyorlar. Türk halkının da bunu son derece ciddiye alması gerekiyor. Çin yönetimi bu bilgiyi sakladı ve dünyanın başına büyük bela sardılar. Wuhan’dan Çin’e Uzak Doğu’ya, Amerika’ya, Orta Doğu’ya nasıl yayıldığını gördük. Şuana kadar gördüğüm en büyük tehlike. Savaştan daha büyük bir tehlike. Görmediğimiz bir düşmanla karşı karşıyayız. İnsanlar artık birbirine yaklaşmaya korkuyor. Bunu ancak evde kalarak toplum içerisindeki mesafeleri koruyarak aşabiliriz. Trump korona virüsün başkanlık seçimine etkide bulunmasını istemiyor. 2 trilyon dolarlık bir bütçe çıkartıldı. Senatodan onaylandı. Bunlar korona virüs için mücadelede kullanılacak. Tam anlamıyla dünya büyük bir krizin içinde. Burada bütün liderlerin endişesi sağlığı korumak. Ancak korurken de ülke ekonomisini de korumaya çalışmak. Şuan Türkiye’de sokağa çıkma yasağı yok. Türkiye’nin daha katı önlemler alması gerekebilir. Burada birinci mesuliyet halka düşüyor. Türkiye ekonomisi’nde 120 milyon dolarlık rezervinin bulunduğundan bahsediyoruz. Bütçesi son derece küçük o anlamda. Katı kararlar almak istemiyorlar. Bunun arkasında politik nedenler var. Burada toplumumuza büyük görev düşüyor. Hijyen kurallarına dikkat edeceğiz. Şuan ekonomiler alt üst olmuş durumda. Dünya insanlığının bundan çok büyük bir ders çıkarması gerekiyor. Korona virüs’ten sonra insanlar birbirini sevmeye başladı. Siyasetçiler artık birbirine sert çıkışlarda bulunmuyor. Kötü sözler söylenmiyor. Herkes bir biri için dua etmeye başladı. Bu inanılmaz bir ders. Umarım en kısa zamanda virüs belasını atlatırız. Genelde olumlama yapmayı severim ama önümüzde ciddi sorunlar var. Çok büyük rakamlardan bahsediliyor. O yüzden herkesin üzerine düşen görevler var. Bunlara uyulması gerekiyor’’

'ÖNLEM ALINMAZSA BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEĞİZ'

Halkevleri MYK Üyesi Kutay Meriç, Çin'de ortaya çıkan ve kısa sürede dünyayı etkisi altına alan korona virüs ile ilgili Dim TV’de önemli açıklamalarda bulundu. Halk sağlığının önemine dikkat çeken Meriç hükümeti göreve davet etti. Meriç şöyle dedi:

‘’ 65 yaş üstü vatandaşlarımızın sokağa çıkmaları yasaklandı. Bu yasağın salgının önlenmesinde önemli olduğu söylendi ama ben katılmıyorum. Bizim ülkemizdeki aile yapısında yaşlılar gençlerle aynı evde kalırlar. Dolayısıyla çalışan insanlar dışarıdan eve geldiğinde bu virüsü eve getirecek ve 65 yaş üstü vatandaşlarımız yine tehlike içerisinde kalacaklar. Gerçekçi bir önlem olmadığını düşünüyorum. Bu virüs aralık ayından beri yayılıyor. Hazırlık yapıldı deniliyor ama neyin önlemi alınmış? Hastanelerden bir sürü şikâyetler geliyor. Sınırları kapatmış olmak tek başına yeterli değil. Maalesef Türkiye’de yeterli hazırlık yapılmamış. Milyonlarca işçi işe gidiyor çalışıyor. Halk sağlığı riske atılıyor. Böyle bir pandemi durumunda insanlığı tehdit ettiği bir yerde ekonomi ile halk sağlığı bir arada ilerlemez. Birini tercih etmeniz lazım. Bu noktada hükümetin bir irade göstermesi lazım. İngiliz hükümeti vatandaşlara kişi başı 2 bin 500 sterlin para vereceğini açıkladı. İngiltere üretimi durdurdu. Sokağa çıkma yasağı ilan etti. Türkiye’de de bir çalışma yapılması gerekiyor. Burada kararı verecek olan siyasi iktidardır. Sonuçta 82 milyon insanı etkileyecek bir durum var ortada. Hükümetin açıklamalarını gayri resmi buluyorum. Halk kaderine terk edilmiş gibi duruyor. Sosyal medyada dolaşan bir video da Etem Sanca ve yeğeni görüntülerde korona testi yapıyorlar. Demek ki zenginler bir yerlerden test yaptırıp kendilerini güvence altına alabiliyor. Ama halk test kiti bulamıyor. Bu kadar da olmaz. Halkla resmen alay ediyorlar. Ekonomiyle pandemi bir arada idare edilmez. Halk sağlığından yana tercih yapacaksınız ekonomiyi durduracaksınız. Gerekirse işçi desteklenecek. İşverenlerin tercihine bırakıldığı zaman bu durum ücretsiz izin, direk işten çıkarmalar şeklinde yapılıyor. Halkın, işçilerin, emekçilerin kaldırılması isteniyor. Turizm emekçileri çok kötü durumda. Hükümetten her hangi bir destek açıklaması da gelmedi. Sadece bildiğimiz oda parası alınmayacak meselesi vardı. Bu turizmi teşvik etmez. Bugün yapılması gereken halk sağlığından yana tavır koymak. Yoksa bunun bedelini Türkiye çok ağır ödeyecek. Bu bedeli de maalesef ülkenin yoksulları, işçileri, emekçileri ödeyecek’’ 

ŞERİFE ÇOBAN

27 Mart 2020 Antalya/ Alanya- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.




Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?