Alanya’nın sevilen uzmanı DİM TV’de: Sünnet ve ev kazalarını anlattı

DİM TV ekranlarında Dr. Nihal Kurt’un hazırlayıp sunduğu A’dan Z’ye Sağlık programına bu hafta Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. İsmail Başaran konuk oldu

Büyütmek için resme tıklayın

DİM TV ekranlarının sevilen sağlık programı Dr. Nihal Kurt ile A’dan Z’ye Sağlık’ta bu hafta, çocuklarda sünnet yaşı ve ev kazalarını önlemek için ailelerin dikkat etmesi gereken konular üzerinde duruldu. Programa konuk olan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. İsmail Başaran şunları söyledi:

‘SÜNNETİN BİR TAKIM HASTALIKLARI ÖNLEDİĞİ BİLİNİYOR’


“Alanyalıyım, eğitimimin ardından 1997 yılında Alanya’ya uzman olarak geldim. 2 yıl öncesinde emekli olana kadar da devlet hastanesinde çalıştım. Bu sürenin hemen hemen yarısını başhekim olarak sürdürdüm. Şimdi emekliyim ve Şifa Tıp Merkezi’nde mesleğime devam ediyorum. Devletten emekli oldum ama özel sektörde şifa dağıtmaya devam ediyorum. Sünnet, özellikle erkek çocuklarımızın hemen hemen tamamına yapılan, bizim pratikte de en çok uyguladığımız cerrahi yöntem. Hep dini bir emirmiş gibi görülüyor ama, sünnetin tarihi çok daha eski dönemlere dayanıyor. Modern çağa baktığımızda sünnetin özellikle birtakım hastalıkları engellediği biliniyor. Bu bilimsel olarak da ortaya konulduğu için yapılmasını öneriyoruz.

‘ÖNERİLEN 1 YAŞINDAN ÖNCE YA DA 5 YAŞINDAN SONRA

Tıbbın gelişmesiyle beraber sünnet yaşında da birtakım değişiklikler oldu. Fakat bugün tıbbi literatürde kabul edilen ya 1 yaşından önce ya da 5 yaşından sonra yapılmasıdır. Son yıllarda yeni doğan sünneti önermeye başladık. Çünkü bundan 10-15 yıl önce yeni doğan sünnet önerilmiyordu. Fakat giderek önermeye başladık. Bugünkü tıbbi bilgilere göre cinsel kimliği kazanma dönemi 2-3 yaş civarıdır. Eğer zorunluluk yoksa 2-3 yaş zamanında da cinsel bölgeye yönelik bir operasyon önerilmiyor. Bunun istisnası, ya zorunluluk varsa ya da uyutularak yapılıyorsa. Çünkü çocuk uyuduğu zaman bu etkilenme minimuma iniyor. Her dönem yapılabilir ama, en tavsiye ettiğimiz 1 yaşından önce ya da 5 yaşından sonraki dönem.

‘YENİ DOĞAN SÜNNETİ ALANINDA UZMAN KİŞİLER YAPMALI’

Yeni doğan sünnetindeki en önemli konulardan birisi, doku iyileşmesi çok hızlı olduğu için bir kere çok hızlı iyileşiyor. İkincisi, çok az bir lokal anestezi ile bunu yapabiliyoruz. Hastanın uyutulmasına gerek yok. Üçüncüsü, çocuk henüz daha anneden gelen oksitosin ve benzeri hormonları kendi kanında da taşıdığı için iyileşmesi hızlı oluyor. Burada en önemli konu, muhakkak bu işi iyi bilen bir cerrahın yapmasıdır. Bu konuya çok hakim olmayan kişiler yeni doğan sünneti yaparsa ciddi kazalar ortaya çıkabiliyor.

‘SÜNNET BİR CERRAHİ İŞLEMDİR’

Sünnet edilmeyenlerde görülebilecek sağlık sorunlarını 3 başlıkta inceleyebiliriz. Birincisi, lokal enfeksiyon. İkincisi bu enfeksiyon geçirdikçe sünnet derisi penisin ucuna yapışıp orad ayaralara yol açabiliyor. Üçüncüsü de penis kanseri riski sünnet olan kişilerde daha az görülüyor. Sünnet bizim bakış açımızla bir cerrahi operasyondur. O çocuğun hayatında geçireceği de en önemli cerrahi operasyonlardan birisidir. Bizde hafife alma gibi bir yaklaşım var ama bugün kadına yönelik şiddetin altında bile yanlış yapılmış sünnetler var. Dolayısıyla gerçekten çocuklarımızın doğru kişiler tarafından doğru yerde sünnet edilmesi çok önemli. Bir cerrah tarafından ameliyathane şartlarında yapılması gerekiyor. ,Sünnet, düğün salonlarında, evlerde yapılacak bir işlem değil. İnsanlar maalesef siyaseti çocuklarımızın penisi üzerinden yapıyorlar. Toplu Sünnet organizasyonları çok çok kötü bir uygulama. Bir anda onlarca çocuğun sünnet edilmesi ve oradaki psikolojik etkiye hiç dikkat edilmemesi gibi bir sürü sorun var. Sünnet bir cerrahi operasyondur. Son çıkan yasaya göre de bu grubun dışında sünnet yapılması suçtur.

‘KADIN SÜNNETİ BİZİM COĞRAFYAMIZDA YAYGIN DEĞİL’

Kadın sünneti özellikle bizim coğrafyamızda çok yok. Afrika coğrafyasında, aynı bizim erkek sünnetinde olduğu gibi toplumlar tarafından ergenlik öncesi yapılan bir sünnet çeşitidir. Bize çok vahşi geliyor. Gerçekten de vahşi bir şey. Çünkü, kaçak olarak yapıldığı için, steril ve uygun olmayan aletlerle yapılıyor. Kadınlardaki kilitoris denilen yapının ucunun kesilmesi ile oluyor. Orası çok kanlı bir yerdir. Erkek sünnetinde deri çok kanamaz. Ama onda direkt kilitorisi kestikleri için çok kanama oluyor. Bu nedenle kan kaybından kaybedilen bir sürü insanlar oluyor. Son zamanlarda genital estetik ile uğraşan arkadaşlar o bölgeye yönelik birtakım düzeltmeler yapıyorlar. Biraz popüler olmaya başladı.

‘ÇOCUKLARIMIZI EN FAZLA ÖLDÜREN HASTALIK EV KAZALARI’

Ev kazaları, çocukluk dönemindeki en fazla ölüm sebebidir. Hepimiz ‘ev kazası’ deyip geçiştiriyoruz ama, çocuklarımızı en fazla öldüren hastalık ev kazaları. Bunların yüzde 99.9’u önlenebilir kazalardır. Evin içerisinde herhangibir nedenle geçirilen kazaların hepsi ev kazasıdır. En çok düşmeler var. Toplumsal gelişmişlikle kazaların şekli de değişmeye başladı. Eskiden çocuklar düşüyordu ya da bir yerlerini kesiyordu. Şimdi kimyasallara maruz kalma var, yanma var, pil gibi şeyleri yutma var. Yanıklarda çocuğa hiçbir şey sürülmemesi gerekiyor. Bir de yanma olayının ardından çocuk hemen harekete geçirilmemeli, önce çocukta yanan alan soğutulmalıdır. Eğer çocuğunuzun yüzünde ve nefes borusunda bir yanık yoksa önce çocuğu sakinleştirin ve soğusun. O ilk baştaki soğutma süresini yolda heba etmeyelim. Bir de bu kimyasal yanıklar var. Her evde bir sürü temizlik amaçlı ürün var. Bunların hepsi de çocuklarımız için birer bomba. Ben ailelere hep eve Arap Sabunu’nun yettiğini söylüyorum. Çocuğunuz varsa yağçöz, porçöz eve sokmayın. Gerçekten bir yağçöz ya da porçöz içen bir çocuğun ve ailesinin hayatı karardı demektir. Alırsanız da yuları bölgelerde kilitli bir şekilde tutun. Bu tür kazalar ya eve misafir geldiğinde ya da anne temizlik yaparken oluyor. O nedenle çocukların bu tür şeylere ulaşmasının önüne geçelim. Sıcak su yanıklarına göre bunların tedavisi çok daha zor. Gerçekten aile için de çocuk için de bir kıyım.” (Gülşah ANAK)

05 Eki 2022 - 13:42 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.