Yağ aldırma ameliyatının ardından öldüğü iddiası

Gaziantep'te özel bir hastanede bel bölgesinden ikinci kez yağ aldırma ameliyatı geçiren ve bu sabaha karşı tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren iki çocuk annesi gurbetçi Yeliz Bayır'ın ailesi, hastane ve doktorlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu

Yağ aldırma ameliyatının ardından öldüğü iddiası
banner404

ANNE Güzel Bayır, kızının cenazesini teslim almak için beklediği Adli  Tıp Kurumu bahçesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, kızının ikinci doğumun  ardından bel bölgesinde oluşan yağlar nedeniyle ameliyat olma kararı verdiğini ve  arkadaşının tavsiyesi üzerine Almanya'dan gelerek Gaziantep'teki özel hastanede 2  operasyon geçirdiğini söyledi.
Kızının geçen yıl 1 Aralık'ta geçirdiği ilk ameliyatın ardından  hastalandığını dile getiren Bayır, şöyle konuştu:
 
"Ben ilk ameliyatından sonra vücudunu gördüm, o zaman dikişlerinin  arası açıktı, iltihap kapmıştı ve hep istifra ediyordu. 24 Mayıs'ta ikinci  ameliyatı olduktan sonra doktorlar bizi arayıp 'Kızınız yoğun bakımda, gelin.'  dediler. Hastanede uyutma esnasında hortum girişi ve çıkış yapıldığı sırada nefes  borusu ve kalbinin zarar gördüğünü, akciğerinin ve sırt bölgesinin şiştiğini  söylediler. Çekilen tomografide gırtlağında delik tespit edildi. Yoğun bakımda  kızımı gördüm, konuştuk, halen istifra ediyordu. Benim çocuğum ilgisizlikten  ölüme terk edildi. Ben yanındaydım, doktorlar hiç yanına gelmedi. Kalbinin  durduğunu da ben haber verdim, bağırdım, daha sonra müdahale edildi ve tekrar  hayata döndü. Bize 'Beyin ölümü gerçekleşti.' dediler ve oyaladılar."
 
Bayır, kızını başka hastaneye götürmek istediklerini dile getirerek,  "Bize sadece üniversite hastanesine götürebileceğimizi söylediler ve belge  imzalattılar. Daha sonra kızımı Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve  Uygulama Hastanesine sevk ettiler. Burada 15 gün tedavi gördü ama  kurtaramadılar."
 
Bayır, kızının ölümüne ilişkin Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç  duyurusunda bulunduklarını belirterek, "Doktor bir de bana  'Sen 4 dakika önce  odaya girmiştin, belki kızını boğduysan.' dedi. İnsan evladını boğar mı?" dedi.
 
Otopsinin ardından yakınlarına teslim edilen Bayır'ın cenazesi,   defnedilmek üzere memleketi Kırşehir'in Kaman ilçesine götürüldü.
 
Hastanenin açıklaması
 
Yeliz Bayır'ın ameliyat edildiği hastaneden yapılan yazılı açıklamada  ise 23 Mayıs'ta Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniğine başvuran hastaya,  operasyonun tüm riskleri ve nadir de olsa gelişebilecek komplikasyonlara ilişkin  bilgi verildiği ve onay alındığı belirtildi.
 
Hastanın 24 Mayıs'ta gerçekleştirilen ameliyatının beklenildiği gibi  başarılı geçtiği savunulan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
 
"Ameliyat sonrası hastamız postoperatif dönem sonrası uyandırıldığında  cilt altında bir miktar hava olduğu saptanmış, solunum yolunda hava kaçağı olma  durumuna karşı güvenlik tedbirleri gereği tekrar uyutulmuştur. Bu durum hastanın  ailesi ile paylaşılarak tamamen tedbir amaçlı yoğun bakımda izleme alınmıştır.  Hasta göğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, kardiyoloji ve diğer ilgili klinik  hekimleri tarafından değerlendirilmiş ve 24 saat tekrar uyutularak takibine karar  verilmiştir. Hasta 24 saat sonra uyandırılmış ve kontroller sonrası teşhis edilen  hava kaçağının bitmiş olduğu görülmüştür. Hastanın tüm hayati fonksiyonları ve  durumu stabil olmasına rağmen yoğun bakımda bir süre daha tedbir amaçlı takibine  karar verilmiştir. Hastanın fiziki durum ve beslenmesi servis takibi koşullarını  sağlayınca, yoğun bakımdan çıkarılarak yataklı serviste takibe alınmıştır."
 
"Sebebi bilinmeyen nedenle solunumu gitmiş ve kalbi durmuş"
 
Açıklamada, Yeliz Bayır'ın servis takibi sırasında da yakınlarına  durumuyla ilgili özet bilgi verildiği belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:
 
"Özel hekimi hastanın durumunun iyi olmasına rağmen hastanede takibin  devamı yönünde görüş bildirmiştir.  Hemşire viziti sonrası hastanın tek başına  kaldığı aralıkta sebebi bilinmeyen bir nedenden solunumu gitmiş ve kalbi durmuş,  bu durumu servis hemşireleri ve refakatçisi tarafından fark edilerek ilk müdahale  nöbetçi hekim tarafından yapılmıştır. Hastanın tekrar kalbi çalıştırılmıştır.  Hasta tekrar yoğun bakım takibine alınmış ve ilgili kliniklerimiz tarafından  müdahale gerçekleşmiştir. Hastaya yapılması gereken tüm tedaviler en üst seviyede  ve özenle yapılmıştır."
 
Hastanın ileriki günlerde ailenin de onayı alınarak ileri teşhis ve  tedavi için Gaziantep Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevk  edildiğini aktarılan açıklamada, "Araştırma ve Uygulama Hastanesindeki tüm  süreçler de tarafımızca takip edilmiş olup, maalesef tüm tedavi ve çabalara  rağmen hastayı 12.06.2019 tarihinde kaybetmiş bulunmaktayız.   Hastanın kederli  ailesine başsağlığı dileriz." ifadeleri kullanıldı.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479