MİT'e haber verme gereği duymamış

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı belirlenen Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 kişinin yargılandığı davada, Hava Kuvvetleri Komutanlığı adına MİT'te görevlendirilen eski Kurmay Yarbay Ömür Yongacı savunma yaptı. Akıncı Üssü'nde yakalanan Yongacı, darbe girişiminden haberdar olmadığını, girişimi Akıncı'da öğrendiğini ancak operasyonel gücü bulunmadığı, doğrudan bir operasyon yapamayacağı için MİT'e haber verme ihtiyacı hissetmediğini öne sürdü

MİT'e haber verme gereği duymamış
banner404

FETULLAHÇI Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki  darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı belirlenen Akıncı Hava  Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 kişinin yargılanmasına, sanık savunmalarıyla  devam edildi. 
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları  kampüsündeki salonda görülen duruşmada, Hava Kuvvetleri Komutanlığı adına MİT'te  görev yapan eski Kurmay Yarbay Ömür Yongacı, hakim karşısına çıktı.
 
Yongacı, 2012'de Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat  Başkanlığından, MİT Müsteşarlığına Hava Kuvvetleri Komutanlığı kadrosuyla  görevlendirildiğini, darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz 2016'ya kadar  burada çalıştığını söyledi.
 
İcra ettiği özel görevler ve aldığı eğitim nedeniyle terör konusunda  uzman olduğunu dile getiren Yongacı, 15 Temmuz günü mesainin ardından evine  gittiğini, saat 19.00 sularında Albay Ali Durmuş'un kendisini arayıp Akıncı'da  bir harekat planlaması olduğunu, üsse gideceğini, uzmanlığından yararlanmak için  kendisini de Akıncı'ya çağırdığını öne sürdü.
 
"Vatana hizmet için kabul ettim"
 
Askeri bir refleksle vatana hizmet için görevi kabul ettiğini savunan  Yongacı, şöyle devam etti:
 
"Saat 21.00 gibi Ali Durmuş ile buluşup Akıncı'ya gittik. 143. filoya  geçtik. Bir süre sonra Ali Durmuş'a telefon geldi. Bana, 'Ağabey, sen bekle  ihtiyaç olursa seni bulurum' dedi ve ayrıldı. Yemekhane gibi bir yerde oturmaya  başladım. Zamanla içerisi kalabalıklaştı. Silahlı kişiler vardı. Gazinodaki  televizyondan darbeyi öğrendik. Çıkmaya çalıştık ama izin verilmediği için  çıkamadık. Uçak ve patlama sesleri duydum. Sabaha doğru kamuflajlı kişilerin  silahlarını bırakıp dağıldığını gördüm. Ali Albay ile u?s ic?indeki misafirhaneye  gittik. Burada devrem Murat C?ınar ve Bircan Ermaya da vardı. Bir yatakhaneye  girip beklemeye başladık. Öğleden sonra Polis Özel Harekat geldi. Durumumuzu  anlattık. Bizi jandarmaya teslim ettiler. Savcılık ifadesinin ardından  tutuklandık."
 
Darbe girişiminden haberdar olmadığını, girişimi Akıncı'da öğrendiğini  savunan Yongacı, Mahkeme Başkanı Selfet Giray'ın "Siz tam da MİT'in o sırada  aradığı kişisiniz. Girişimin yönetildiği yerde, işin merkezindesiniz. Akıncı'da  olanları MİT'e haber verme, girişimi bildirme ihtiyacı hissetmediniz mi?" diye  sorması üzerine, operasyonel gücü bulunmadığı, doğrudan bir operasyon  yapamayacağı için MİT'e haber verme ihtiyacı hissetmediğini öne sürdü.
 
Kendisinin darbeyi öğrendiği saatlerde girişimin aleniyet kazandığını  savunan Yongacı, Akıncı'da mümkün olduğu kadar pasif bir şekilde beklediğini ve  hayatta kalmaya çalıştığını iddia etti.
 
Akıncı'daki güvenlik kameraları görüntüsü izletilen Ömür Yongacı,  görüntüdeki kişinin kendisi olduğunu kabul etti. Yongacı, 143. filoda  komutanların odalarının bulunduğu koridordaki görüntüsünün izletilmesi üzerine,  burada Ali Durmuş'u aradığını, bu sırada pek çok kişiyle karşılaştığını ancak bu  kişileri tanımadığını öne sürdü.
 
Mahkeme Başkanı Giray'ın, "Bir istihbaratçı olarak daha fazla gözlem  yapman gerekmez mi? Siz kimseyi tanımadığınızı, ne olup bittiğinden haberdar  olmadığınızı söylüyorsunuz. Sanıkların hepsi o gece orada ama hiç kimse hiçbir  şey bilmiyor. Bu çok garip değil mi?" sorusu üzerine Yongacı, "O gece olan her  şey çok garipti." diye konuştu. Bunun üzerine Giray, sanığa, "Çok meraksız bir  MİT çalışanıymışsınız" dedi.
 
"Bu nitelikte bir görev almadım"
 
Yongacı, bir soru üzerine, MİT'te görev yaptığı 2012'den bu yana Hava  Kuvvetleri Komutanlığından bu nitelikte bir görev almadığını, Akıncı'ya da ilk  kez gittiğini belirtti. Ömür Yongacı, 143. filo koridorunda karşılaştığı Bircan  Ermaya ile "çoluk çocuk muhabbeti" yaptıklarını öne sürdü.
 
Yongacı, soru üzerine, darbe girişiminin ardından mesaiye gelmesi  yönünde kurumdan telefon mesajı aldığını, bu mesaja karşılık vermediğini, işe  gelmemesi nedeniyle mesai arkadaşlarının da kendisini aradığını, onlara da yanıt  vermediğini söyledi.
 
Çarık ve Yavuz'u üsse bırakmış
 
Sanıklardan İbrahim Doğru da savunmasında, suçsuz olduğunu, hakkında  hiçbir delil bulunmadığını öne sürdü ve beraat istedi.
 
Özel Kuvvetler Komutanlığında astsubay kıdemli çavuş olarak görev  yaptığını, sanıklar Ayhan Çarık ve Selçuk Yavuz ile aynı timde bulunduklarını  anlatan Doğru, şunları söyledi:
 
"15 Temmuz günü Çarık ve Yavuz, kendilerini bir yere bırakmamı  istediler. 'Nereye gideceksiniz?' diye sordum. 'Boşver' dediler. Yolda Selçuk  direksiyona geçti. Bir süre sonra Selçuk, telefonla konuştuğu kız arkadaşına  tatbikata gideceğini söyledi. Ben de 'Hayırdır, ne tatbikatı?' diye sordum. O da  'Boşver' dedi. Bilmemem gerektiğini düşündüm. Daha sonra Akıncı Üssü'nün  tabelalarını gördük. Onları üsse bıraktım, geri döndüm."
 
Rahatsızlığı nedeniyle hastaneye uğradığını, eczaneden ilaçlarını alıp  eve geçtiğini, dinlenirken tim komutanı Murat Kamber'in 23.15 sularında kendisini  arayarak darbe girişimini haber verip dışarı çıkmaması için uyardığını anlatan  Doğru, WhatsApp grubundan gelen mesaj üzerine birliğe geçip, darbecilere karşı  mücadele ettiğini ve birliği darbecilerden temizlediklerini öne sürdü.
 
Çarık ve Yavuz'u üsse bıraktığı için suçlandığını ifade eden Doğru, bu  kişilerin niyetini bilmediğini, insani duygularla gerçekleştirdiği bu eylemin  kendisini darbe suçlusu yapmayacağını savundu.
 
Savunmaların ardından duruşmaya öğle arası verildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner517

banner516

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479