DEAŞ’ın kaçakçılık şifresi: Güzel

Gaziantep sınırında ‘canlı bomba’ yeleği ve patlayıcılarla yakalanan 10 DEAŞ’lıdan Yasin el- Hüseyin, terör örgütünün insan kaçakçılığı yaparken kullandığı parolanın ‘Güzel’ olduğunu itiraf etti

DEAŞ’ın kaçakçılık şifresi: Güzel
banner404

GAZİANTEP Cumhuriyet Başsavcılığı, Karkamış’a bağlı Türkyurdu Piyade Hudut Karakolu sorumluluk alanında geçen yıl mart ayında, Türkiye’ye kaçak  yollardan geçmek isterken canlı bomba yeleği ve patlayıcılarla yakalanan 10 kişiyi yakalamıştı. Bu 10 örgüt şüphelisi için “tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma veya el değiştirme” ve “terör örgütüne üye olma” suçlarından hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede, bölgede Suriye’den Türkiye’ye kaçak yollardan geçmeye çalışan bir grubun görüldüğü,  askerin şüphelileri yakalamak için harekete geçtiği, Türkçe ve Arapça “dur” ihtarına uymayan şüphelilerden 8’inin kovalamaca sonucu 2’sinin de vurularak yakalandığı kaydedildi.

‘500 dolara geçirdiler’
Şüphelilerin kaçarken attıkları poşette intihar yeleği, metal bilyelerle güçlendirilmiş 12 patlayıcı, 2 el bombası ve ateşleme düzeneğinin ele geçirildiği belirtilen iddianamede, bazı sanıkların telefonlarında terör örgütü DEAŞ’la ilgili fotoğrafların bulunduğu bilgisine yer verildi. Suriye uyruklu tutuklu sanık Yasin el-Hüseyin, iddianamede yer bulan  ifadesinde, Rakka’da cezaevinde yaklaşık 1,5 ay kaldığını ancak örgüt üyesi olmadığını öne sürdü. Türkiye’ye geçmeye karar vererek sınıra yakın bir köye geldiğini ve burada “Züher” isimli kişiyle tanıştığını anlatan Hüseyin, şunları kaydetti: “500 dolar karşılığında Türkiye’ye geçmeme yardım edeceğini söyledi. Züher, bana ‘senin kod adın ‘Güzel’, DEAŞ mensupları yolda durdurursa bu ismi  söyle. Bu ismin anlamı ‘Türkiye’den Suriye’ye adam getireceksin’ demektir. Sorun olmadan geçersin’ dedi. Bu konuşmadan sonra pikap tarzı araca bindik. Araçta iki siyah, bir mavi poşet vardı. Züher, 18 yaşından küçük A.İ.’ye 300 dolar vererek, siyah poşeti Gaziantep’e götürmesini söyledi. Sınıra yaklaşınca araçtan indik, daha sonra askerler bizi fark etti ve ikaz ateşi açtı. Kaçmaya başladık. Sonra asker tarafından yakalandık.”

‘Çantada bomba var'
Tutuklu sanık Züher Muhammed ise atılı suçlamayı kabul etmeyerek, A.İ.’yi tanımadığını öne sürdü. 18 yaşından küçük olduğu için soruşturma dosyası ayrılan İ.A. da  tutuklu sanık Yahya Muhammed’in, elindeki çantanın ağır olduğunu ve sık sık araçtakileri çantaya dokunmaması konusunda uyardığına değinerek, “Suriye sınırına 600-700 metre kala araçtan indik. Bana Vail siyah çanta verdi, içinde ne olduğunu sorduğumda ‘elbise’ yanıtını verdi. Siyah bir çanta da Yahya Muhammed’in elinde vardı. Ondaki çanta ağırdı. İçinde kutu şeklinde sert bir şey vardı. Muhammed, sınıra yaklaştığında defalarca Züher Muhammed’i arayarak, ‘Geliyoruz, araba hazır olsun’ şeklinde uyardı. Bu sırada jandarma ateş açtı. Vurulduğum için taşıdığım çanta yanıma düştü. Herkes farklı bir yöne dağıldı” ifadelerini kullandı. İddianamede, Züher Muhammed’in Facebook profilindeki fotoğrafının  gösterildiği A.İ’nin sanığı teşhis ettiği bilgisine yer verildi. Sanık Nidal Ahmet de kayınbiraderiyle Türkiye’ye geçmek istediklerini ancak sınırda askerler tarafından yakalandığını kaydederek, yakalanmadan önce elinde siyah poşet olan Yahya Muhammed’in kendilerini “çantada bomba var, kimse konuşmasın” diyerek uyardığını kaydetti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner517

banner516

banner470

banner452

banner449

banner518

banner481

banner472