banner449

banner552

banner481

banner472

banner479

Aska Otelleri sahibinden başarı hikayesi

Alanya’da iki tesisi bulunan Aska Otelleri'nin sahibi Ramazan Aslan, Adıyaman Kahta’da başlayıp Alanya’da sürdürdüğü başarı öyküsünü anlattı. Aslan, Alanya vergi rekortmenliği haberini ilk aldığında kendisine 1 Nisan şakası yapıldığını düşünmüş

GÜNCEL 21.12.2016, 20:15 21.12.2016, 20:20
Aska Otelleri sahibinden başarı hikayesi
banner404
4 KASIM 1967 yılında Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Abdullah ve Zini Aslan çiftinin çocuğu olarak dünyaya gelen Ramazan Aslan, Turizm Güncel’e verdiği röportajda, “O tarihte doğan bebekler şimdikiler gibi şanslı değildi. Doğdukları tarih ve saatte nüfusa kayıtları yapılmıyordu. Dolayısıyla kimlikteki doğum tarihim bu. Belki birkaç ay erken veya geç yazılmış olabilir” diyor. İlk ve orta öğrenimini Kahta'da tamamlayan Aslan, henüz ilkokuldayken, 11 yaşında turizme başlamış. Kahta'da bulunan Merhaba Otel'de çalışmaya başlayan Aslan, liseye başlayıncaya kadar sabahtan öğlene kadar okula gider, öğleden sonra da otelde çalışır.
‘OKULA 5 KİLOMETRE YÜRÜYEREK GİDERDİK’
Ramazan Aslan'a ailesini soruyoruz öncelikle, başlıyor anlatmaya... “Biz 14 kardeşiz. Babam iki evliydi ve çiftçilikle uğraşan bir aileydik. İlkokul üçüncü sınıfa kadar yaşadığımız yere 5 kilometre mesafedeki bir okula yürüyerek gidip geldim. O tarihlerde kar-kış yoğun. İnsan boyu kar olurdu. Artık iklimler de değişti. O dönemlerdeki iklim çok daha sertti. O dönemde çocuğunu okutabilen insanlar çok değerliydi. Bu nedenle babamın çok değerli bir insan olduğunu düşünüyorum. Biz de o mesafeyi hiç dert etmeden yıllarca yürüyerek gidip geldik. Bizim ailede lise mecburi idi. Liseyi bitiremeyen kardeşlerim de oldu ama babamın nasihatı 'En az liseye kadar okuyacaksınız. Sonrası size kalmış' şeklindeydi.”
‘11 YAŞINDA BİR ÇOCUK BENDEN İŞ İSTERSE NE YAPARIM?’
- Nasıl başladınız otelde çalışmaya, ne iş yapardınız?
- “İlkokul beşinci sınıftayken 11 yaşında başladım otelde çalışmaya. Çalışmam gerekiyordu ve çalışabileceğim tek alan, yeni açılacak olan Merhaba Otel’di. Bu otel, o tarihlerde Güneydoğu'da turizm işletme belgesi olan belki de birkaç tesisten biriydi. Tesisin sahibi akrabamızdı. Ondan iş istedim. O da 'Tesisin müdürüyle görüş. Ben bu işlere karışmıyorum' dedi. Tesisin müdürü de Sayın Vassaf Salih Çene. Salih Bey İngiltere'de otelcilik alanında eğitim aldıktan sonra Türkiye'ye dönmüştü. Bu tesisi açıp birkaç ay başında durduktan sonra ayrılacaktı. Salih Bey’den iş istedim. Şu anda da en büyük korkum bu. Bir gün 11 yaşında bir çocuk gelip benden iş isterse ne yaparım? Salih Çene beni işe aldı ama okula gitmemi de salık verdi. Dolayısıyla ben 11 yaşımdayken Salih Bey ile 3 ay çalıştım, sonra kendisi oradan ayrıldı. O tarihlerde Nemrut'u görmek için dünyanın her yanından turistler gelirdi. Otellerde yer kalmaz, teraslara ilave yataklar hazırlardık. Bir odayı günde iki defa satardık. Günün doğuşunu izlemeye giden çıkar, batışının izlemekten dönenler girerdi odaya. Kimse de bir şey sormaz, koşullardan şikayet etmezdi.
‘TAŞIDIĞIM VALİZLER BENDEN AĞIRDI’
Çalışmaya bellboy olarak başladım. Taşıdığım valizler benden ağırdı. Tavsiye üzerine belime sopa koyup spor yapmaya başladım, kamburum çıkmasın diye. Tavsiyeyi de o dönemin ünlü sinema sanatçısı Melike Zobu'nun babaannesi verdi. O günden beri her sabah bir saat sporum vardır.”
- Peki otele gelen müşterilerle ilişkileriniz nasıldı, onlarla nasıl anlaşıyordunuz?
- “Ben uluslararası bir dil kullanıyordum. Bakış ve hareketlerle anlaşıyordum misafirlerle. Otel açıldığı dönem Salih Çene personel eğitimleri başlatmıştı. Temel İngilizce de öğretmeye çalışıyordu. Ayrıca İngilizce kitaplar vardı. Onlara abone olup İngilizcemizi geliştiriyorduk. Çocuk olmam gelen her misafirin dikkatini çekiyordu. Bir gün bir Amerikalı ailenin rehberi yanıma gelerek 'Bu aile sizi yakından tanımak istiyor, ancak fazla zamanları yok' dedi. Dağa birlikte çıkmayı teklif etti. Ben de bir arkadaşımı daha yanıma alarak kendilerine katıldım. O tarihlerde Türkiye'de kot pantolon yok. İplerle ölçülerimizi aldılar, Amerika'ya gittikten bir iki ay sonra bize kot pantolon gönderdiler. Düşünün, bu insanlarla irtibatınız yıllarca devam ediyor ve lise bittiğinde sizi okutmak için Amerika'ya götürmek istiyorlar. O tarihlerde benim Amerika'ya gitme şansım doğmuştu. Otelimizde kalan bu aile beni okumam için Amerika'ya davet etti. Ancak gitme durumum yoktu, çünkü Alanya’nın İncekum beldesinde çalışmaya başlamıştım. Ben de onlara 'Ben gelemiyorum ama o gün Nemrut'a gittiğimiz arkadaş gelse olur mu?' dedim. Kabul ettiler ve o gün dağa çıktığımız arkadaş Amerika'ya giderek orada üniversiteyi bitirdi.”
KENDİ RESTORANINI AÇIYOR…
- Otelde hep bellboy olarak mı çalıştınız?
- “Hayır, sonraki zamanlarda diğer departmanlarda da çalıştım. Lise son sınıftayken de otelin restoranının işletmesini aldım. Orayı içkili restoran olarak çalıştırdım. Otelin sahibi Alanya'ya tatile gidiyor ve orada Salih Çene ile karşılaşıyor. Salih Bey beni soruyor. Otel sahibi de 'Ramazan otele iyi bakıyor' diyor. O zamanlar otelin her şeyiydim çünkü. Restoranı açtığım yıllarda Salih Çene'den bir mektup aldım. Birlikte çalışmak isteyip istemeyeceğimi soruyor. Ancak benim o restoranı açmamın bir nedeni vardı. O zamanlar 15-20 bin nüfuslu Kahta'da içki içmek isteyenlerin gidebileceği bir mekan yoktu. Sokak aralarında içerlerdi. Ben de 'İçmek isteyen gelsin, insan gibi otursun, yesin içsin' diye düşünerek 1984 yılında o restoranı açmıştım. 30 sene önce Adıyaman ve Kahta'da biri kapalı ikisi açık olmak üzere 3 sinema salonu vardı. Yani Adıyaman bundan 35 yıl önce daha modern bir kentti. Ben içki içen bir insan değilim ama içene de saygı duyarım. O mekanı da insanlar rahat ve özgürce içebilsin diye açmıştım.”
'İÇKİ SATMAMI YASAKLADILAR'
- Ne kadar süre çalıştırdınız o restoranı?
- “İki hafta çalıştırabildim. İki hafta sonra şikayet üzerine gelip restoranda içki vermemi yasakladılar. Açtığımda karşıda bir restoran vardı, neredeyse müşterilerinin tamamını almıştım. İki haftada bile inanılmaz bir iş yapmıştım. Farklı talepler de geldi. Ancak bilmediğim bir şey vardı. O tarihlerde otelin turizm işletme belgesi iptal edilmiş. Ben de belgeye dayanarak içki veriyordum. Emniyet geldi, ‘Buranın belgesi yok, içki ikram edemezsin’ dedi. Düşünün, o tarihlerde ne ilgili makamlara başvuru yapıp belge alabilecek bilgi-birikim, ne de bir yol gösteren var. Dolayısıyla restoranı kapattım, 30 Nisan 1985'te Alanya'ya gittim.”
‘KALAMADIĞIM OTELİ 15 SENE İŞLETTİM'
Restoranı kapatan Ramazan Aslan, bir miktar alacağını da geride bırakarak (senedi halen duruyor), Salih Çene'nin davetiyle Alanya'nın yolunu tutuyor. Otogar'da iner inmez karşısına 'Pehlivan' adlı bir otel çıkan Aslan, fiyat yüksek geldiği için burada konaklayamıyor ve hemen onun karşısında Oral Otel adında bir otelde konaklıyor. Aslan, o günleri şöyle anlatıyor: “Bütçem anca yettiği için Oral Otel'de kaldım ilk başta. Daha sonra Allah nasip etti, param yetmediği için kalamadığım o oteli 15 yıl boyunca kiralayıp işlettim. Hırs yaptığım için almadım, denk geldi. Zaten Kahta'da kendi işyerimi kapatıp çıkmıştım. Dolayısıyla hedefim kendi işimi kurmaktı. Ben geldiğim yıllarda Alanya'daki tesis sayısı iki elin parmağını geçmiyordu. Şimdi 150-200 bin yatakları konuşuyoruz... O dönemlerde İncekum bölgesinde toplasan 5-6 tesis vardı. Bunlardan biri de Club İncekum'du. O tarihte 3 yıldızlı ama 5 yıldız efekti olan bir oteldi. Bunun yanında, Alantur, Aspendos ve Alara ile şehir içinde birkaç tesis daha vardı. Alanya Turistik İşletmeciler Derneği de (ALTİD) o tarihlerde kurulmuştu.”
‘OTELCİLİĞİN HER ŞEYİNİ ÖĞRENMEK İSTEDİM’
- Siz Alanya'da ilk Salih Çene ile çalışmaya başladınız, hangi oteldi bu?
- “Salih Çene, Club İncekum'un müdürüydü. Ben de orada çalışmaya başladım. Daha sonra o tesisten ayrılıp askere gittim ve döndüğümde yine şef olarak aynı kadroda çalışmamı istediler. Askerden önce, mutfakta da çalıştım, bulaşık da yıkadım, yemek de yaptım, komilik ve garsonluk da yaptım. Ama ben serviste kendimi yeterli gördüğüm için işin muhasebe ve diğer ayaklarını da öğrenmek istiyordum. O zamanlar benim 160 TL maaşım vardı. Serviste çalışan bir personelin bunun 3-4 katı bahşişi olurdu. Hatta bazen maaş almayı unuturduk, muhasebe bize, 'Gelin artık şu maaşınızı alın' derdi. Dolayısıyla ben toplamda 800 TL'ye gelen gelir yerine, 93 TL'lik muhasebe maaşını tercih ederek o departmana geçtim. Bazı insanlar bana o zaman 'Deli misin, ne yapıyorsun?' dediler ama hedeflerim vardı. O gün öğrendiğim işi bugün parayla satın almam mümkün değil.”
'KISA SÜREDE RESEPSİYON ŞEFİ OLDUM'
- Başka hangi departmanlara geçtiniz?
- “Muhasebe işini çözdükten sonra resepsiyona geçtim. Üniversite okuma şansı bulamadım. Buna rağmen 3 ay gibi kısa bir sürede resepsiyon şefliği görevini aldım. O zaman ön büro falan yok. Katlar, çamaşırhane… Hepsi resepsiyon şefine bağlıydı. O sorumluluğu ise bana tesisin sahibi verdi. Tesis sezon ortasında 2-3 resepsiyon şefi değiştirmiş. Tesisin sahibi, 'Ramazan'ı resepsiyonda gördüm, hayırdır?' diye sorunca, 'Ramazan resepsiyonda çalışıyor' yanıtını alıyor. Bunun üzerine, 'O zaman niye şef arıyorsunuz, kabul ederse şefliği Ramazan'a verin, tüm sorumluluk bana ait' diyor. Bunun üzerine bana 'Bu işi yapabilir misin, yapmak ister misin?' diye sordular. Ben de 'Yaparım' dedim ve göreve başladım.”
‘BİRÇOK ŞEFİN ÖMRÜ 1 AY BİLE OLMADI’
- Peki zorlanmadınız mı bu işte?
- “Resepsiyonda çalışan arkadaşlarla bir toplantı yaptık. ‘Arkadaşlar, çalışma düzenimiz bundan sonra böyle’ dedim. Daha sonra katta çalışanları çağırdım ve onlara da anlattım yeni düzeni. Katta çalışanlardan Emine Demirel isimli arkadaşımız bana açık yüreklilikle, 'Ramazan Bey, çok heveslenmeyin. Biz çok şefler gördük geçirdik. Hiçbirinin ömrü bir ay olmadı' dedi. O tarihte ben 21 yaşındayım. 'Emine Hanım, size çok teşekkür ediyorum. Arkadaşlar siz de dürüst olun ve düşüncelerinizi açık yüreklilikle paylaşın. Kimin ömrü ne kadar olur, bunu zamana bırakalım ama artık bu şartlarda çalışacağız' dedim. O tesiste tam 3 yıl resepsiyon şefi olarak çalıştım. Tesisin işletme süresi dolunca 24 yaşındayken başka bir tesise genel müdür olarak gittim ve bana 'Burada bir ay ömrün olmaz' diyen Emine Hanım’ı da yanımda housekeeper olarak götürdüm.”
BÖLGENİN EN GENÇ GENEL MÜDÜRÜ
Turizmin Türkiye'de yavaş yavaş büyümeye başladığı yıllar ve Ramazan Aslan Türkiye'ye yeni giren MP Gruba ait Maritim Hotel'de genel müdür olarak göreve başlıyor...
- Nasıl genel müdür oldunuz böyle bir otele, daha o yaşta?
- “Tesiste Kurt Graft diye bir Alman vardı. Beni İncekum'dan tanırdı. Onun teklifi ile gittim. Muhtemelen o dönem bölgedeki en genç genel müdürdüm. Düşünün, bir kominin beyaz gömlek giyip garson olabilmesi için en az 5-6 yıl gerekiyordu. 2 yıl bardak yıkadıktan sonra salona çıkabiliyordun. Masa servisini bilmeyenin garson olma şansı yoktu.”
‘OTELLERE ÇOCUKLARIMIN İSMİNİ VERDİM’
Çocukların hepsinin ismi B ile başlıyor ve bu eski logomuzda gizliydi. Dahası, otellerden her biri bir çocuğumuzun adınaydı. Daha sonra Lara'daki otele başlayınca otellerden birini satmak durumunda kaldık. Baktık, duygusallıkla ticaret bir arada olmuyor. Bir yandan da kurumsallaşmak adına otellerimizin isimlerini ve logomuzu tamamen değiştirdik, yolumuza devam ediyoruz.”
İLK OTELİNİ KİRALADI
1995'te bir ortakla kendi adıma bir işletme kiraladım. Yalı Otel isimli, 50 odalı o otelde çok güzel iş yaptık. Evim arabam yoktu, kiradaydım. Evimi bile çok büyük zorluklarla kiralamıştım. Dışarıdan birisiniz, ev sahibi ‘Kirayı öder mi, ödemez mi?’ diye düşünüyor doğal olarak.
ASKA’YI KURDU
1995’te bu otelden kazandığım parayla evimi arabamı aldım. Ortağım ve ben iyi para kazandık. Ancak o yıl ben oteli yanlış ortak seçimi diyebileceğim bir sebeple bırakmak durumunda kaldım. Sonrasında başka bir otele genel müdür oldum. 5 yıl orada çalıştım. Ben orada genel müdür olarak çalışırken, 1999 yılında da Aska’yı kurduk.”
İLK TESİS 2000 YILINDA
Kendi markasını henüz genel müdürlük yaparken yaratan Ramazan Aslan, markanın ilk tesisini ise 2000 yılında İstanbul’da bulunan Metin Baylav’dan kiralıyor. Metin Bey’le hiç bir araya gelmeden telefon üzerinden Sun Queen Beach isimli tesisi kiralayan Aslan, Aska Hotels’in yola çıkış hikayesini şu şekilde anlatıyor: “Oteli devralacağımız dönemde Metin Bey’in annesi vefat ettiğinden gelemedi. Ben gidip tesisi Metin Bey’in elemanlarından devraldım. O yıl ben başka yerde genel müdürdüm. Tesisi Mayıs ayında kiralamıştık. Kendi çalıştığım işletmeyi sezon başlamışken zor durumda bırakmak istemediğim için, bizim otelimizdeki işleri eşim yürüttü. Ben de çalıştığım tesise sezon sonunda ayrılacağımı bildirdim. O yıl bir tesis daha kiraladık.
‘İKİNCİ TESİSİ İŞİMDEN AYRILABİLMEK İÇİN KİRALADIM’
Ben genel müdürlük yaptığım otelden ayrılacağımı, eşimle beraber tesisin sahipleriyle yediğimiz yemekte açıklamıştım. Yemek sonunda tesis sahibi bana ‘Eşin zaten oteli yürütüyor, sen neden ayrılıyorsun?’ diye sordu. Otelin sahipleri çok saygı duyduğum bir aileydi. Bu sebeple ikinci tesisi ‘Bakın, iki tesis oldu, müsaade edin ben gideyim’ demek için açtım aslında… O mantıkla yola çıkarken, aynı yıl üçüncü tesisi de kiralama şansımız oldu ve sonuç olarak bugünlere geldik…”
ASKA OTELLERİNDE PEGAS NEDEN HEP ÖNCELİKLİ?
Aska olarak birinci otelimiz Sun Queen’i kiralarken de Pegas’ın sahibi Ramazan Akpınar bana ‘Rusya pazarına şu kadar oda isterim, sana da iki taksitle olmak üzere 40 bin Dolar para öderim’ dedi. O zamanki dönemde 20 bin Dolar bugün bizim için 20 milyon Dolar demek… Ramazan Bey’le o günden beri bir iş ortaklığımız, kardeşliğimiz var. O günden beri, Pegas’ın ihtiyacı varsa Aska otellerinde öncelik Pegas’ındır. Daha sonra karşımıza çok inanılmaz teklifler çıktı, inanılmaz paralar teklif edildi. Ancak bunlarda asla gözümüz olmadı. Her zaman Pegas’a öncelik verdik. Her sene ‘Eğer sizi rahatsız eden bir otel varsa iade edin’ dedik. 'Hayır' dediler, devam ettik. O günden beri Rusya pazarında Ramazan Bey ile devam ettik. Çünkü o gün bize verdiği destek bizim için çok değerliydi.
‘2009’DA MİSAFİRE YATIRIM YAPTIK’
Sonuç olarak 2009’da bizim gündemimize 4 yeni tesis girdi. 2009 zor bir yıldı, biz misafire yatırım yaptık. Costa Hotel’de misafirlere o günün değeriyle kişi başı 3 Euro bedel ödeyerek misafir memnuniyetini ön plana aldık. Allah’a çok şükür, o sene her şeyin altından alnımızın akıyla kalktık ve bir sonraki sene erken rezervasyonlarda yüzde 300-400 artış yakaladık."
‘ANTALYA’DA ARSA SATIN ALDIK’
25 yıl Alanya’da yaşadıktan sonra, 2010’da Antalya’ya taşınan Ramazan Aslan, o dönemde Antalya’da bir tesisleri olmadığını söylüyor. Antalya’ya girişlerinin hikayesini ise şu şekilde anlatıyor: “Çocukların okulu devam ediyordu, biz de ‘Antalya’da da bir şeyler yapalım’ diye düşünüyorduk. Bir sabah yürüyüş yaparken arkamdan biri ‘Evlat, biraz yavaş yürü de ben de yürüyeyim’ diye seslendi. Biraz yürümeye başladık, beyefendi bana ‘Kimsin, necisin?’ diye sordu. İşlerimden bahsettim. O da bana Alanya’da oteli olduğunu söyledi. O zaman tanıdım, Ömer Suna’ydı. ‘Ömer Bey siz misiniz?’ dedim. ‘Benim’ dedi. ‘Ömer Bey ben de Ramazan Aslan’ dedim. Ömer Bey’in Alanya’daki bir arsasını almak istemiştik, olmamıştı. Bana ‘Size Alanya’da bir arsa veremedim. Benim Lara’da bir arsam var. Gel sana vereyim’ dedi. Öğlen birlikte yemek yedik, sonra arsaya baktık. Ömer Bey’e, ‘Benim param yok, kredim var. Sana Baran Otel’i vereyim, üstüne de nakit vereyim. Arsana istediğin bankadan ekspertiz yaptır, çıkan değerin yüzde 20 fazlasını vereceğim. Benim otelde de ekspertiz yap, ne kadar değer biçilirse o kadara sayalım’ dedim.  Ömer Bey sonrasında oteli satın almaktan vazgeçti, ödemeyi 3 yıl vadeli yaptık. Ben vade dolmadan Baran Otel’i sattım. O parayı da inşaatta kullandık. Peşinden de Buket Otel’i satıp Almanya’da bir otel aldık. Oteli Berlin Belediyesi’ne işletmeye verdik.”
‘KİRALIK TESİSLERDEN ÇIKIYORUZ’
- Şu anda Aska Hotels bünyesinde kaç tesis bulunuyor?
- “Şu anda mülkü bize ait 3 otelimiz var. İkisi Lara’da, birini henüz açmadık, seneye açacağız. Bir de Almanya’da var. Alanya’da 2 kiralık tesisimiz var. Birinin üst kullanım hakkı 2025 yılına kadar bize ait, diğeriyse benim zamanında genel müdürlük yaptığım, 7-8 yıldır Just In Beach olarak işlettiğimiz eski Justiniano Beach. Biz bu sene 4 tesisten çıktık. Riski azaltmak adına kiralık tesislerden çıkıyoruz. Costa, Washington, Beste ve İstanbul otellerimizi kapattık. Bu sene arzı kısarak talebe göre yol aldık. Bu sayede, açık bıraktığımız tesislerde geçen senenin seviyesinin altına düşmemeye gayret ettik.”
1 NİSAN ŞAKASI ZANNETMİŞ
Turizmde canla başla çalışmış, kıt imkanları kullanarak konaklama sektöründe bir başarı hikayesi yazan Ramazan Aslan, çok sayıda ödül almış, Alanya vergi rekortmeni olmuş bir isim. 1 Nisan 2005'te Alanya Vergi Dairesi, Müdürü Razaman Aslan'ı arayarak 'Alanya vergi rekortmeni oldunuz' demiş. Bunun üzerine Ramazan Aslan 'Acaba 1 Nisan şakası mı yapılıyor' diye düşünmüş. Mali müşaviriyle konuştuğunda gerçekten 2004 yılı Alanya vergi rekortmeni olduğunu öğrenmiş. Aslan, “Bu duyguyu anlatmak çok zor. Çünkü yaşamak gerekir” diyor.
Yorumlar (0)
19°
açık
Günün Anketi Tümü
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın Barış Pınarı Harekatı ile ilgili sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın Barış Pınarı Harekatı ile ilgili sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
banner384
Namaz Vakti 19 Ekim 2019
İmsak 05:42
Güneş 07:02
Öğle 12:47
İkindi 15:53
Akşam 18:23
Yatsı 19:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 7 14
2. Galatasaray 8 13
3. Sivasspor 8 12
4. Trabzonspor 7 12
5. Konyaspor 7 12
6. Fenerbahçe 7 11
7. Başakşehir 7 11
8. Antalyaspor 7 11
9. Gaziantep FK 7 11
10. Malatyaspor 7 10
11. Göztepe 7 9
12. Beşiktaş 7 8
13. Denizlispor 7 8
14. Çaykur Rizespor 7 8
15. Ankaragücü 7 8
16. Kasımpaşa 7 7
17. Gençlerbirliği 7 3
18. Kayserispor 7 3
Takımlar O P
1. Akhisar Bld.Spor 8 16
2. Ümraniye 7 14
3. Hatayspor 7 14
4. Balıkesirspor 7 13
5. Fatih Karagümrük 7 12
6. Altay 7 12
7. Bursaspor 7 12
8. Keçiörengücü 7 11
9. Adana Demirspor 7 10
10. İstanbulspor 7 10
11. Erzurum BB 7 10
12. Osmanlıspor 7 10
13. Menemen Belediyespor 7 7
14. Adanaspor 7 6
15. Altınordu 7 5
16. Giresunspor 7 5
17. Boluspor 7 2
18. Eskişehirspor 8 -2
Takımlar O P
1. Liverpool 8 24
2. Man City 8 16
3. Arsenal 8 15
4. Leicester City 8 14
5. Chelsea 8 14
6. Crystal Palace 8 14
7. Burnley 8 12
8. West Ham 8 12
9. Tottenham 8 11
10. Bournemouth 8 11
11. Wolverhampton 8 10
12. M. United 8 9
13. Sheffield United 8 9
14. Brighton 8 9
15. Aston Villa 8 8
16. Newcastle 8 8
17. Southampton 8 7
18. Everton 8 7
19. Norwich City 8 6
20. Watford 8 3
Takımlar O P
1. Real Madrid 8 18
2. Granada 9 17
3. Barcelona 8 16
4. Atletico Madrid 8 15
5. Real Sociedad 8 13
6. Sevilla 8 13
7. Athletic Bilbao 8 12
8. Valencia 8 12
9. Villarreal 8 11
10. Levante 8 11
11. Osasuna 9 11
12. Getafe 8 10
13. Real Valladolid 8 10
14. Eibar 8 9
15. Celta de Vigo 8 9
16. Real Betis 8 9
17. Deportivo Alaves 8 8
18. Mallorca 8 7
19. Espanyol 8 5
20. Leganés 8 2
banner440
banner545