'Alanya'da avlanmaya sınırlandırma getirilmeli'

Sayıları hızla artan ve tedirginlik yaratan balon balıklarıyla mücadelede, popülasyon dengesini doğal yollarla sağlamak mümkün. Uzmanlar, Alanya’ya özgü balıklardan olan orfoz, grida ve kuzu balıklarının bir süre avlanmasına sınırlama getirmenin sorunu çözeceğine dikkat çekiyor

'Alanya'da avlanmaya sınırlandırma getirilmeli'
banner404

ALANYA’NIN ve sokağın nabzını tutmaya devam eden Dim TV (dimtv.tv), son günlerin en çok tartışılan gündem maddelerinden biri olan balon balıklarına karşı alınması gereken önlemleri ekranlara taşıdı. Avcı kimlikleri ile bilinen balon balıkları, hızla çoğalmaları bakımından tedirginlik yaratıyor. Peki, deniz faunası ve insan sağlığı için tehdit olarak görülen balon balıkları ile mücadelede, popülasyon dengesini doğal yollarla sağlamak mümkün mü? Her ne kadar düşman kimlikleri ile öne çıksalar da bir hayvan türüne topyekün savaş açmak insani bir durum mudur? Konuyu bu açıdan ele alarak yola çıkan Dim TV (dimtv.tv), mikrofonlarını deniz altı araştırmaları yapan ve pek çok belgeselde imzası olan Ferit Altürk’e uzattı. Altürk, popülasyon dengesini korumanın doğaya uygun koşullarını Dim TV (dimtv.tv)’ye özel aktardı. 
‘BALON BALIKLARINA SAVAŞ AÇILMAMALI’
Balon balıklarının avcı balıklar olduğunu fakat bir türün omuzlarına ‘düşman’ yaftası vurmanın da doğru olmayacağına dikkat çekerek “Balon balığı, ilçemizde son günlerde maalesef ciddi bir polemik konusu oldu. Balon balıkları, çeneleri bir tenekeyi bile rahatlıkla kesebilecek kadar güçlü olan, avcı olması bakımından etrafındaki diğer türleri de yok etme tehlikesinden ötürü tedirginlik yaratan ve diğer balıklara göre daha hızlı üreyen bir tür. Ama buna benzer güçlü çene yapısına sahip bir sürü balık türümüz var. Balon balığı sırf güçlü bir çeneye sahip diye insanlara saldırıyor imajını öncelikle yıkmak lazım. Bu balıkların yoğun olarak yaşadığı Kızıldeniz, Akdeniz, Karayipler ve Bahamalar’da dalışlar yaptım. Balon balıkları dalgıçlar için ilgi çeken bir balık türüdür. Çünkü dokunduğunuzda şişerek kendini savunmaya alır. Dolayısıyla dalgıçlar için eğlencelidir. Bu balıkların saldırdığına ilişkin, hatta son dönemlerde iddia edildiği üzere ısırmalarıyla ilgili bir vaka duymadım. Böyle bir şeye şahit de olmadım. Dolayısıyla balon balıklarına savaş açmanın doğru olmadığı kanaatindeyim” şeklinde konuştu.
‘AVCI BALIK POPÜLASYONU ÇOĞALTILMALI’
Balon balıklarının son yıllarda hızla çoğalarak Marmara Denizi’ne kadar ulaştıklarını söyleyen Altürk, sayısal artıştaki dengesizliğin yarattığı tehlikelere karşı alınabilecek doğal önlemler olduğunu belirtti. ‘Balon balığının düşmanı yoktur’ bilgisinin yanlış olduğunu ifade eden Eğitmen Altürk, kuzu balığı, akya, orfoz ve grida gibi balık türlerinin balon balığını tüketen avcı balıklar olduğunu söyledi. Altürk, “Bu balık türünün son üç-beş yıldır Akdeniz ve Ege’de çoğaldığını, hatta Marmara’ya da ulaştığını biliyoruz. Hızla ürüyor ve çoğalıyorlar. Bu balıkların doğal düşmanı var mı? Tabii ki var. Bizim kuzu balığı dediğimiz, akya dediğimiz balıklar, orfozlar ve gridalar, hepsi avcı balıklardır. Bu balıklar tüketilen balıklar. İşte bu avcı balıklarının çoğalmasını teşvik etmek lazım. Ya da avlanılmasını bir ölçüde engellemek lazım. Örneğin, orfoz balığı dediğimiz balık yerli bir balık türüdür. Göçmen bir balık değildir, yuvası bizim kıyılarımızdır. Orfozlar, 15-20 yıl kendi yuvasında kalır, etrafında avlanır. Bu balıkların dişileri beş yaşlarına gelmeden, 38 santim uzunluğuna ulaşmadan üreme erginliğine ulaşamıyorlar. Erkeleri ise on iki yaşına gelmeden üreme erginliğine ulaşmış olmuyorlar. Bu nedenle özellikle bu tür canlıları korumak lazım. Bu balıkların avlanmasına bir sınırlama getirmek lazım. Balıkçıların  orfoz, girida, sinarit avlamak için kullandıkları bazı yöntemleri engellemek gerekiyor. Zıpkın avcılığını engellemek lazım” ifadelerini kullandı. 
‘UZMANLARDAN YARDIM ALINMALI, DENETİMLER ARTTIRILMALI’
Altürk, balon balığının kontrolsüz çoğalmasının önüne geçmek adına yetkililerin, konunun uzmanlarıyla bir araya gelerek, avcı balıkların avlanması konusunda sınırlama ve denetleme getirmeleri gerektiğini ifade etti. Altürk, “Denizin tümünü denetleme şansımız yok ama balıkçıları ve balık hallerini bu konuda denetleme şansımız var.  Bu konularla ilgili uzmanlarımız var, üniversitelerdeki hocalarımızla birlikte bir bilgi değerlendirilmesi yapılabilir, teknik toplantılar gerçekleştirilebilir. Hatta bakanlık düzeyinde bir çalışma yapılmalı. Çünkü bu ciddi bir konu haline geldi Türkiye’de. Bilimsel bir çalışma ile yöntemler tespit edilip, uygulamaya konulmalı” dedi.

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2019, 00:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472