AKK'de gündem gazetecilik: Son konuk Gazeteci Alper Kutay oldu

Alanya'nın genç eğitim kurumlarından olan Alaaddin Keykubat Koleji'nde düzenlenen Kariyer Günleri'nin dünkü konukları Antalya Mimarlar Odası Alanya Şubesi Başkanı mimar İbat Bostancı, Dim TV Genel Yayın Yönetmeni Alper Kutay, avukat Ferit Yücel Ergün, iç mimar Gökhan Sipahioğlu, şehir plancısı Erkan Demirci ve Aytemiz Alanyaspor Kulübü Başkanı Hasan Çavuşoğlu oldu

AKK'de gündem gazetecilik: Son konuk Gazeteci Alper Kutay oldu
banner404

DİM TV Genel Yayın Yönetmeni Alper Kutay, liseli gençlere gazetecilik ve televizyonculuk mesleklerini anlattı. Öğrencilerle mesleki deneyimlerini paylaşan Kutay, 25 yıldır mesleğin içinde olduğunu belirterek, “Her sektörde, her meslekte olduğu gibi hemen bir şey olamıyorsunuz. İnşallah hepiniz doktor, avukat, mimar, eczacı, gazeteci olursunuz ama hemen bir yerlere gelemeyeceğimizi de baştan bileceğiz” dedi.

‘HEMEN BİR ŞEY OLAMAZSINIZ’
Meslekte ilk yıllarını anlatarak, gazetecilik mesleğinde halkla iç içe olmanın getirilerini vurgulayan Kutay, “Mesleğe 1994 yılında başladım. 25 senedir sektörün içindeyim. Her sektörde, her meslekte olduğu gibi hemen bir şey olamıyorsunuz. İnşallah hepiniz bir gün doktor, avukat, mimar, eczacı, gazeteci olursunuz ama hemen bir yerlere gelemeyeceğimizi bileceğiz. Liseden mezun olup da üniversiteyi bitirip iş hayatına atılma evresi 18-25 yaş arasında gerçekleşiyor. Buna kariyer planlamasında ‘keşif süreci’ deniliyor. 25-35 yaş arası yükselme döneminiz oluyor. 35-45 yaş arasında tekrar bir yükselme dönemi başlıyor. Tabii bu herkeste aynı olmayabilir. Kiminde 45 olur, kiminde 50’ye kadar ulaşır. Her sektörde de olduğu gibi bir tıkanma noktası olur. Bu durumun bilimsel adı kariyer patinajıdır. Kariyer patinajı denen olgu büyük T harfi ile ifade ediliyor. Ben mesleğe başladığımda, tüm gazeteci dostlarım ve arkadaşlarımın da yaşadığı bir olay bu, her gün köydeki sorunları haber yapmamız için köylere gönderiyorlardı. Köylerde ikramda da bulunuyordu köylüler, köy ekmeği, köy sütü, köy yumurtasıyla kahvaltı ederdim. İlk beş senem bu şekilde geçti.
‘İLK BEŞ SENEM KÖYLERDE GEÇTİ’
Köylerin sorunlarını, köylülerin isteklerini haberleştiriyordum. O zamanlarda da çoğu köye hizmet henüz yeterince ulaşmadığından yol, su, elektrik gibi isteklerini dinliyordum. O dönem ulaşımın zor olmasından dolayı ofise erken dönmemi bekleyen de yoktu. Beş sene boyunca sabahtan gidip akşama kadar köylerde, köylülerle birlikte oldum. Akşam dönünce de etkinlikler olurdu, Alanya Kaymakamlığı’nın toplantısı, semineri, belediyenin bir sempozyumu gibi. Beni bir de oraya gönderirlerdi. Oralarda da gazeteci olduğumuz için şehrin mülki amiriyle, belediye başkanıyla, emniyet müdürüyle ya da oda ve dernek başkanlarıyla sohbet ediyorduk. Onlar bizi tanımaya başlıyordu. Biz onları zaten tanıyorduk. Benim meslekte ilk beş senem; sabah köy, kuzular, inekler, köy kahvaltısı, akşamları kravatlı, ceketli, lüks masalarda geçti ve ben mesleği çok sevdim. İnşallah ileride aranızda gazeteci olan olursa bu dediklerimi anlayacaktır” diye konuştu.
‘GAZETECİLİK MASABAŞI İŞİ DEĞİLDİR’
“Gazetecilik masa başı işi değildir” diyen Kutay, öğrencilere, “Bizim meslekte masa başı iş yoktur. ‘Ben masa başı insanıyım, ben fazla dışarı çıkmayayım, bir bankacı ya da mali müşavir gibi bütün gün oturayım, evrakları imzalayayım’ diyorsanız bu meslek size göre değil, şimdiden söyleyeyim. Şimdi çalıştığım kuruma ilk başladığım zaman 2008 yılında bana, Yönetim Kurulu Başkanı’mız, aynı zamanda Küresel Gazeteciler Konseyi Kurucu Başkanı Sayın Mehmet Ali Dim’in ‘seni yazı işleri müdürü yapalım’ teklifi oldu. Daha önce başka kurumlarda haber ve yazı işleri müdürlüğü yaptığım için az çok biliyordum neyin ne olduğunu. Ama kurumdan kuruma da fark ediyor. ‘Burada yazı işleri müdürü ne yapar?’ dedim. “Masan, bilgisayarın var, gelen haberlerle, gelen konuklarla ilgilenirsin’ dedi. ‘Yani sabah dokuzda gelip, akşam beşe kadar burada mı duracağım? Bana göre değil, benim sahada olmam lazım’ dedim” diyerek, gazetecilik mesleğini seçerken dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.
‘BU MESLEKTE 7/24 SAHADA OLURSUNUZ’
Gazeteciliğin interaktif bir meslek olduğuna dikkati çeken Alper Kutay, “Bizim mesleğin en güzel tarafı 7/24 sahada olursunuz. İnsanlarla tanışırsınız, onlar sizi tanır. Benim Okurcalar’la Demirtaş arasında girip çıkmadığım cadde, sokak kalmamıştır. Bu mesleğimizin artısıdır. Çünkü sürekli geziyorsunuz, sürekli halkın içinde etkileşim halindesiniz. Bir gün bir parkomatçıyla yer sofrasında kahvaltı yaparsınız. Sonraki gün bir Bakan buradadır, onunla oturur yemek yersiniz. Başka bir sektörde böyle bir şey yoktur. Çok eğlenceli, keyifli, tabii sizin de içine katacağınız şeyler de önemli” ifadelerini kullandı.
GAZETECİLİĞİN MADDİ GETİRİSİ NEDİR?
Alper Kutay, gazetecilik mesleğinin maddi getirisinin tatmin edici rakamlarda olmasının, tamamen kişiye bağlı olduğunu ifade ederek, “Maddi boyutuna gelecek olursak; herkes ‘iyi bir işim olsun, saygın bir mesleğim olsun ama tabii parası da olsun’ beklentisi içinde. Bu tamamen size bağlı. ‘Vasat bir muhabir olayım, vasat bir gazeteci olayım. Yolun sağından gideyim. Emekli olayım’ gibi düşünceleriniz varsa, her sektörde olduğu gibi bu sektörde de az kazanırsınız. Ama araştırırsanız, soruşturursanız, sürekli halkın içinde olursanız, bir süre sonra istediğiniz mevkiye de gelirsiniz, istediğiniz paraları da kazanırsınız” dedi. Kutay, konuşmasının ardından plaketini Alaaddin Keykubat Koleji Yönetim Kurulu Üyesi Hüsniye Baysal’ın elinden aldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472