banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

10.06.2019, 00:25

Gelseler bir dert gelmeseler başka…

ANAYASA Değişikliği Referandumu’na giden yolun taşlarının hızla döşendiği yıllardaydık. Yol taşı döşemeciliğinde ince işçilik gerektirmeden, kabaca “Batı karşıtlığı yaratma” oyunu sergileniyordu.

Bu yolda çalışan mahir ağaların elini tutan olmadığı için, o hızla bir de Rus uçağı düşürüldü. Kimsenin ne olduğunu pek anlamadığı “kaza!” sonrası biz Türk halkı ve dahi siyasi iktidar, ahlanıp vahlanarak Putin’in nasıl intikam alacağını düşünür olduk.

Eski KGB ajanı, yıların kurdu intikam için çok basit yöntemler kullandı: Domates almadı, turist göndermedi... Araya sıkıştırdığı doğal gaz, nükleer santral gibi diğer kazanımlarını burada konu dahi yapmıyoruz!

Domates tamam da, gelmişine geçmişine en üst düzeyde küfür edilen Batı Avrupalı turist 2016 yaz ayları için gelmemeye karar vermişken, üstüne bir de Rus boykotu gelince turizm yandı gülüm keten helva oldu.

Bunun üzerine siyasi iktidar iç turizmi hareketlendirme çağrısı yaptı. Otelci aksiyonlar verdi, fiyatlar Türk lirasına çevrilip düşürüldü. Böylece Anadolu halkı 2016 yılının Temmuz ayında, Ramazan’ın bitimiyle araçlarına atlayıp sahilere akın etti.

Coğrafyanın kader olup olmadığı yüksek düzeyde tartışıla dursun, halkımız kendisine en yakın plaj kentini tercih etti. Mesela Kuşadası, Aydın ve İzmir’den yerli turist alırken, daha güneydeki Alanya; Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kayseri, Mersin, Adana gibi illerden konuk kabul etti.

Olağandır ki, zaten belli bir trafik düzeni, yeterli araç otoparkı olmayan turizm kentlerinde ulaşım felç oldu. Daha ziyade, insanlar gerginleşti. Otellerde de durum farksızdı; onların da otoparkı yoktu.

Anadolu, başta bekar erkek tayfası olmak üzere turizm ve onun nimetlerini keşfetmişti. 2016 yaz aylarından başlayarak, özellikle bayram günlerinde özel araçlarıyla turizm şehirlerini doldurur oldular.

Şehir insanının her türlü yakınmasının yanında, şehre hızlı ve yoğun bir nakit girişi de söz konusuydu. Bu yüzden tartışma çıktı. Bir kısım, her şekilde gelen konuğu velinimet olarak görürken, diğerleri yerli turisti istenmeyenler sınıflandırmasında belli bir yere oturtmuştu bile.

Ben ise iyimserlendenim… Turizm şehirleri sundukları hizmet yani arzlarına göre talep alırlar. Şehirlerini düzene sokabilen idareciler; “turist böyle istiyor” diye sunageldikleri niteliksiz, sıradan hizmet anlayışını terk edebilen işletmeler, daha rafine tatil talebinde olanları şehirlerine çağırırlar.

Turistik otellerde ve beldelerde tatil alma alışkanlığını yeni elde etmeye başlayan Anadolu insanının, bu anlamda bir eğitim sürecinde olduğunu görüyorum. Otelciler iyi bilir ki, on yıl önceki burun kıvırılan Rus turistin yerini, kurallara uyan yenileri almıştır.

Çok somut bir örnekle yazımı sonlandırırsam: Urfa’dan gelen bir genç, şirin insan, arabasından su şişesini yere attığı için Alanya esnafından azar işittiğini ve bu yüzden aracının içinin, artık atamadığı(!) plastiklerle çöplüğe döndüğünü söylemekten hiç gocunmamıştır…

Yorumlar (0)