Futbolda 'Mortgage'

FUTBOLUN patronu ve futbol kulüplerinin başkanının dünkü basın toplantısını canlı olarak izlerken, Türk futbolunun nasıl kurtulacağını hesabını yapan ancak geri planda uzman bankacılarında bulunduğu birlikteliği görünce çok şaşırdım! Çamur sahalarda, şort ve tozluk bulamayan liglerden günümüze milyarca lira borçlu olan kulüplerin imdadına yetişen bankacıların, yanı sıra federasyon başkanın bile uzman bir şekilde hesap yaptığını görünce durumun ciddiyetini hemen anladık... Türk futbolunun borçlarının yapılandırılması kanayan yaraya tuz basılmasına benzedi desek yalan olmaz... Üç yıl sonra belki bankalar arası bir lig olma ihtimalinin dahi yüksek olduğunu şimdiden hatırlatmakta fayda vardır diye düşünüyorum...

     Borç ödemesini sevmeyenlerin, devletin şemsiyesi ile nereye kadar gider bu konu hiç kimsenin tartışmadığı konudur! Varsa yoksa devlet bankalarının kredi vererek yanlış yapanları adeta ödüllendirmekten başka bir şey değildir. İlk yıl için yüze 30, ikinci yıl için yüzde 15 bütçe ve bilançoyu aşmalarına izin verilmesi, diğer bağlamda kulüplerin bir yıl sadece faiz ödemesi ile nefes alacağı umudu, transfer borsasını şak diye hareketlendirdi. Buraya kadar her şeyin normal olduğunu söylemek doğru bir bakış açısı değildir. Hiç borcu olmayan Yeni Malatyaspor kulüp başkanının söylemlerinin ise hiç de acıcı olmadığıdır. Yayıncı kuruluşun bir haftadır kulüplere ödeme yapmadığı ve ne zaman yağacağı konusunda net bilgi olmamasına karşın, futbol federasyonun ise bütçesinin adeta sıfırlandığı duyumları ise bizleri zorlu ve krizi açık bir sezonun beklediğidir...

     Avrupa liglerine baktığımızda bizim ligimizin kalitesi ve boyu çok kısalmıştır. Sadece sermaye desteğinin devlete yüklenerek sorunları çözmek ve borç ile borç ödemek akıl alır gibi değil. Avrupa'da piyasası olmayan futbolcuların cirit attığı süper ligde kendi iç dünyasına dönmemek ise hala yanlışlara devam edilmesidir. Gençleri kazandırmak yerine hala 14 yabancı ile futbola ve lige devam etmek ve bundan gurur duymak ise ayıptır. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizde devlet bankalarının yardımı ile futbolu ne kadar ileri götürebiliriz ki diyemeyenlerin olduğu bir güruhun kuşatması altındayız... Dünyada bir örneği olmayan bir kriz ve krize bulaştırılmaya çalışılan taraftarlardan da ise umut beklemek yakışır gibi değil... İyi transferler konusunda onlardan sessizliklerini korumalarını beklemek isteyen futbol patronları ve çıkardıkları spordaki şiddet yasası ile özerk olmayan bir yapıyı siyasallaştırarak futbol seyircisini stadyumlardan uzaklaştırmanın planı peşindedir...

      Seyircisi dahi olmayan kulüplerin çoğunluğu yayıncı kuruluşu derinden etkilediği kesin. Fakat ileriki günler neyi gösterir bilinmez ancak bilenen bir gerçek ekranlarda devletin kredisine adeta saldıran kulüplerin ve buna öncülük eden federasyonun, yabancı futbolcu konusunda derin sessizliği ne yazık ki futbol camiasını korkutmaya başlamıştır… Yayıncı kuruluş ile nikah kıyanlar, unutmasınlar ki mutlu evliliklerde dahi birliktelik çok uzun sürmüyor. Sermayenin hedefi golün kimin atığı asla önem arz etmez... Kendi kalesine gol atamamak için uğraşan kapitalistlerin acımasız ve agresif oyunu savunmaya dönüştüğünde işte o zaman taraf (!) olmak bir vatan borcudur...

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479