Biyografi

Biyografi / Öne Çıkanlar

Biyografi / Yeni Eklenenler

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479

El-Kindi kimdir?
El-Kindi kimdir?


El-Kindi (El Kindî)'nin Hayatı ve Eserleri 

İslam toplumunda kelâm hareketinin yanı sıra bir de felsefe hareketi başlattığı için “ilk İslam filozofu” unvanını alan Ebû Yûsuf Ya’kub b. İshak b. Sabbah el-Kindî, soylu bir ailenin çocuğu olarak Irak’ın Kûfe şehrinde doğdu. İsim zincirinde yer alan Ya’kub filozofun adı olup İshak babası, Sabbah dedesi, Ebû Yûsuf künyesi, el-Kindî ise nisbesidir. 

Filozofun ataları aslen Güney Arabistan’ın Kinde bölgesinden oldukları ve İslam öncesi dönemde uzun süre bu bölgenin yönetimini ellerinde bulundurdukları için Kindî nisbesiyle anılırlar. Bu aile İslam öncesinde olduğu gibi İslam sonrasında Emevî ve Abbâsî dönemlerinde önemli devlet görevleri üstlenmiş, babası İshak yıllarca Kûfe valiliği yapmıştır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmiyorsa da yapılan araştırmalar Kindî’nin dokuzuncu yüzyılın başlarında doğ- muş olabileceğini göstermektedir. 

Küçük yaşta babasını kaybeden Kindî’nin çocukluk ve ilk gençlik yılları Kûfe ve Basra’da geçti. Geleneksel eğitimini sürdürdüğü sırada dil ve edebiyatla yoğun bir şekilde ilgilediği bilinmektedir. Kelâm hareketinin Mu’tezile elinde bağımsız bir ilim olarak şekillendiği dönemde yaşayan Kindî’nin zihin ve diyalektik yeteneğinin gelişiminde bu ekolün Basra kolundan büyük ölçüde yararlandığı anlaşılmaktadır. Daha sonra Bağdat’a yerleşen filozof ölünceye kadar bu şehirde yaşamıştır. Kısa zamanda halife Me’mun’un takdirini kazanıp saraya kabul edilmesi, kendisine sarayda düzenlenen dinî, edebî, ilmî ve felsefi toplantı ve tartışmalara katılma, böylece çok sayıda seçkin insanı yakından tanıma imkânını sağladı. Önceki ünitede değinildiği üzere Beytülhikme kadrosuyla da yakın ilişkileri bulunan filozof, Bağdat’ta “Kindî Kütüphanesi” adıyla anılan ve daha çok akli ilimler alanında telif ve tercüme eserlerin yer aldığı bir özel kütüphane kurmuştu. 

Kindî felsefe tarihi bakımından olduğu kadar ilim tarihi bakımından da öncü bir isimdir. Sözgelimi; yazdığı bir risalede ilk ve ortaçağda demir ve bakır gibi madenleri iksirler yoluyla altına ve gümüşe çevirmeyi amaçlayan ve asırlarca süren istismarlara yol açan simyanın, bir aldatmaca ve sözde ilim olduğunu ortaya koşmuş olması önemlidir. Ayrıca ışığın yayılma ve yansımasıyla yanan/yakan aynaların yapımına dair eserleriyle de optik alanında öncü olmuştur. 

Abbasi halifelerinden yakın ilgi ve destek gören filozof, astronom ve astrolog olarak sarayda müneccimlik görevini de yürüttü. Ayrıca halife Mu’tasım’ın oğlu Ahmed’in eğitimini üstlenen Kindî, eserlerinin önemli bir kısmını aralarında hoca-talebe ilişkisinin ötesinde dostluğa dayanan bir yakınlık bulunan bu veliahdın isteği üzerine kaleme almış ve ona ithaf etmiştir. 

Kindî’nin doğum tarihi gibi ölüm tarihi konusunda da kesin bilgiye sahip değiliz. Filozofun vefat ettiği yıl olarak 860, 869, 870 ve 873 gibi farklı tarihler veriliyorsa da Mustafa Abdurrâzık bazı gerekçeler göstererek filozofun 866 tarihinde ölmüş olabileceğini belirtmekte; ayrıca kimi kaynaklarda ölümüne kronik romatizmal hastalıkların yol açtığı söylenmektedir (Kaya, 2002: 3-6). 

Tıp, matematik, astronomi, metafizik, siyaset, psikoloji, diyalektik, astroloji, kehânet vb. modern dönem öncesi felsefenin kapsamında yer alan gerek teorik gerekse pratik bilgi dallarının hemen hepsiyle ilgilenen Kindî, bütün alanlarda sayı- ları 277’yi bulan eserler kaleme almıştır. Çoğu birkaç sayfalık kitapçık yahut makale (risâle) niteliğindeki eserlerin giriş kısmındaki hitap ve dua cümleleri, filozofun bazı risâlelerini dost ve öğrencilerinin isteği üzerine yazdığını gösterir. 

Kindî’nin eserleri, içerikleri bakımından çeşitli sınışandırmalara tabi tutulmuş ve buna göre çeşitli listeler oluşturularak 224 ile 281 arasında değişen sayıda kitap ve risale adına yer verilmiştir. Bu çerçevede Kindî’nin kitapları hakkında en kapsamlı çalışmayı et-Tesânîfü’l-mensûbe ilâ feylesûfi’l-Arab (Bağdat 1382/1962) isimli bibliyografik eseriyle Richard J. McCarthy gerçekleştirmiş; George N. Atiyeh ise Al-Kindi: The Philosopher of the Arabs (Rawalpindi 1966) adlı eserinin sonunda (s. 148-207) klasik kaynakların yanı sıra McCarthy’ye dayanarak sayısını 270 olarak tespit ettiği külliyatın tanıtımını yapmıştır. 

McCarthy’nin tespitlerine göre Kindî’nin eserlerinden 17’si Latince’ye, 4’ü İbrânice’ye, modern dönemde ise 5’i Almanca’ya, 4’ü İtalyanca’ya, ikişer tanesi de İngilizce ve Fransızca’ya tercüme edilmiş; böylece Kindî hem ortaçağ hem de modern dönem Avrupa’sında tanınmış ve etkili olmuştur. 

Abdülhâdî Ebû Rîde, Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki bir mecmuada (Ayasofya, nr. 4832) yer alan felsefeyle ilgili eserlerden on dördünü Resâilü’l-Kindî el-felsefiyye I (Kahire 1369/1950) başlığı altında birinci cilt olarak; üç yıl sonra da tabiat ilimleri alanına giren on bir risaleyi ikinci cilt olarak (Kahire 1372/1953) yayımlamı ştır. Mahmut Kaya bu çalışmanın ilk cildinde yer alan on dört risaleyi Türkçeye çevirerek Felsefi Risaleler başlığıyla neşretmiş (İstanbul 1994); daha sonra bunlara iki risale ve filozofun hikemiyyatını içeren üç kısım daha eklenerek Kindî-Felsefi Risâleler adıyla yeni baskılarını gerçekleştirilmiştir (İstanbul 2002, 2006). Bu kitapta yer alan risâlelerin adları şöyledir: İlk Felsefe Üzerine, Tarişer Üzerine, Gerçek ve Mecâzî Etkin Üzerine, Âlemin Sonluluğu Üzerine, Sonsuzluk Üzerine, Allah’ın Birliğ i ve Âlemin Sonluluğu Üzerine, Oluş ve Bozuluşun Yakın Etkin Sebebi Üzerine, Göklerin Allah’a Secde ve İtaat Edişi Üzerine, Cisimsiz Cevherler Üzerine, Nefis Üzerine, Nefis Üzerine Kısa Birkaç Söz, Uyku ve Rüyanın Mahiyeti Üzerine, Akıl Üzerine, Aristoteles’in Kitaplarının Sayısı Üzerine, Beş Terim Üzerine, Üzüntüyü Yenmenin Çareleri.

Ekler

Kindi veya tam adıyla Ebū-Yūsuf Ya’kūb ibn Ishāk el-Kindī. (801?-866?). Ortaçağ Avrupası'nda "Alchindus" adıyla tanınan, ilk İslam filozofudur. Felsefesinde, Platon, Aristoteles ve Plotinus'un görüşlerinin bir sentezini yapmıştır. Felsefenin yönteminin kanıtlama, kanıtlamanın hedefinin maddeye biçim kazandıran özleri bilmek, felsefenin amacının ise Tanrı'ya erişmek olduğunu öne süren El-Kindi'ye göre, felsefi bilginin ilk basamağı akıl yürütmedir. İnsanın akılyürütme yoluyla adım adım basitten bileşiğe ve en yetkin olana doğru yükseldiğini öne süren filozof, varlığa akılcı bir açıdan yaklaştığı için, Tanrı'nın özüne ait sıfatları inkar etmiştir. Tanrı'nın sıfatlarının ancak olumsuz bir biçimde bilinebileceğini savunan El-Kindi'ye göre, Tanrı mutlak Bir'dir. Mutlak varlık olması nedeniyle, Mutlak Bir'in şekli, niteliği, niceliği, maddesi yoktur ve O göreli bir varlık değildir.

Soylu bir ailenin çocuğu olarak Kûfe'de doğdu. Dedesi Eş'as, Güney Arabistan'ın en büyük kabilelerinden biri olan Kinde'nin hükümdarıydı. Müslüman olduktan sonra kabilesinin ileri gelenleriyle Kûfe'ye yerleşmişti. Babası İshak b. es-Sabbah yıllarca Kûfe valiliği yaptı.

Küçük yaşta babasını yitirdi. Çocukluk ve ilk gençlik yılları Kûfe ve Basra'da geçen Kindî, geleneksel temel eğitimden sonra dil ve edebiyat alanında eğitim gördü. Halife Me'mun'un 830'da kurduğu Beytü'l-hikme'deki bilginler topluluğu arasında yer aldı. Mutezili devlet yöneticilerinden destek gören Kindi Ehl-i Sünnet yanlısı Mütevekkil-Alellah'ın iktidarında saraydan uzak kaldı.

Kindi felesfeden tıbba, matematikten astronomiye, ilahiyattan siyasete, psikolojiden diyalektiğe, astrolojiden kehanete ve optikten kimyaya kadar yirmi ayrı dalda eser vererek sayıları 277'yi bulan bir külliyat oluşturmuştur.

Akla büyük bir yer veren Meşşai felsefe akımını ilk başlatan kişi de olan Kindi'nin 17 eseri Latince'ye, 4'ü İbranice'ye tercüme edilmiştir.Ayrıca izafiyet teorisini bulan ilk kişidir.

El Kindi'nin Eserleri

Bilimin hemen her sahasında eser bırakan El-Kindi'nin büyüklü küçüklü 270'in üzerinde eseri olduğu tespit edilmiştir. Fakat bunların büyük bir kısmı ne yazık ki günümüze kadar gelememiştir. Günümüze kadar ulaşan eserlerinden en önemlilerinin birkaçı ise şunlardır:

- Risale fil Akl 
- Risale fi Mahiyyetin Nevmi ver Rüya. 
- Risale fil Cevahiril Hamse. 
- Risale fil illetis Selci vel Berdi vel Berki ves Savaiki ver Radi vez Zemherir. 
- Risale fiş Şuaat. 
- Risale fi İhtiyaratil Eyyam. 
- De İntellecto Secondum Aristoteles et Platonem. 
- Risale fi İhtilafil Manazır. 
- Fi Marifeti Kuval Edviyetil Murekkebe.

El-Kindi (El Kindî)'nin Bilimsel Çalışmaları 

Matematikte, sayı sistemi üzerine dört kitap yazmıştır ve modern aritmetiğin büyük bir bölümünün kuruluşunu hazırlamıştır. Arap sayılar sisteminin büyük ölçüde el-Harizmi tarafından geliştirilmiş olduğundan şüphe yoktur, ancak El-Kindi de bu konu üzerine zengin katkılarda bulunmuştur. Aynı zamanda, astronomi ile ilgili çalışmalarında yardım etmesi için küresel geometriye de katkıda bulunmuştur. 

Kimyada, baz metallerin değerli metallere dönüştürülebileceği fikrine karşı gelmiştir. Hüküm süren simya ile ilgili görüşlerin aksine, kimyasal reaksiyonların elementlerin transformasyonunu meydana getiremeyeceğinde ısrarlı olmuştu. Fizikte, geometrik optiğe zengin katkılarda bulunmuş ve bunun üzerine bir kitap yazmıştır. Bu kitap daha sonra Roger Bacon gibi ünlü bilim adamlarına rehberlik ve ilham sağlamıştır. 

Tıpta, başlıca katkısı, sistematik olarak o zaman bilinen tüm ilaçlara uygulanabilecek dozları belirleyen ilk kişi olması gerçeğini kapsamaktaydı. Bu, hekimler arasında reçete yazmada zorluklara neden olan dozaj üzerine hüküm süren çelişkili görüşleri çözmüştür. 

Onun zamanında müziğin bilimsel yönlerine ilişkin çok az şey bilinmektedir. Armoni üretmek için bir araya getirilen çeşitli notaların her birinin belirli bir perdeye sahip olduğuna dikkat çekmiştir. Bu yüzden, perdesi çok düşük veya çok yüksek olan notalar hoş değildir. Armoninin derecesi notaların frekansına bağlıdır, vb. Aynı zamanda bir ses çıkarıldığında, bunun havada kulak zarına çarpan dalgalar oluşturduğu gerçeğini ileri sürmüştür. Eseri perdenin belirlenmesi üzerine bir terkim usulünü içermekteydi. 

O, üretken bir yazardı: onun tarafından yazılan kitapların toplam sayısı 241 idi. Göze çarpanları, aşağıdaki gibi bölünmüştü: Astronomi 16, Aritmetik 11, Geometri 32, Tıp 22, Fizik 12, Felsefe 22, Mantık 9, Psikoloji 5, ve Müzik 7. 

Buna ilaveten, onun tarafından yazılmış çeşitli biyografiler, gelgitler, astronomi ile ilgili cihazlar, kayalar, değerli taşlar vb. ile ilgilidir. Aynı zamanda, Yunanca eserleri Arapça'ya çeviren ilk tercümanlardan biriydi, fakat bu gerçek onun sayısız özgün eserleri tarafından büyük ölçüde gölgelenmişti. Kitaplarının çoğunun artık mevcut olmaması büyük bir talihsizliktir, fakat mevcut olanlar onun oldukça yüksek alimlik standardını ve katkılarını ortaya koymaktadır. Latince'de Alkindus olarak bilinir ve çok sayıdaki kitabı Cremonalı Gherard tarafından Latince'ye çevrilmiştir. Orta çağ boyunca Latince'ye çevrilen kitapları Risale der Tanzim, İhtiyarat'ül-Ayyam, İlahiyat-e-Aristu, el-Mosika, Met-o-Cezr, ve Edviyeh Murakkaba idi. El-Kindi'nin bilim ve felsefenin gelişimine etkisi, dönemdeki bilimlerin uyanışında önemlidir. Orta Çağda, Cardano onu en büyük on iki dahiden biri olarak düşünmekteydi. Eserleri, gerçekten, yüzyıllar boyunca, başta fizik, matematik, tıp ve müzik olmak üzere çeşitli konuların ilerideki gelişimine öndelik etmiştir.

Kindi'nin Bilime Hizmetleri

Cardano'nun "insanlığın 12 büyük adamından biri" unvanını verdiği Kindi, Orta Çağ biliminin ilerlemesine büyük katkı sağlamıştır. Bunlardan en önemlilerinden birisi, fizik konusunda Einstein'dan çok önce ortaya koyduğu izafiyet teorisidir. Ona göre bütün varlıklar ve onların fiziki olayları izafidir. Zaman, mekân, hareket birbirinden bağımsız ve mutlak şeyler değillerdir. Yine o, zaman için "cismin var olma süresidir. Zamanı cisim ve hareketten ayrı olarak düşünmem mümkün değildir. Ancak zamanla bilinebilen ve ölçülebilen hız ve yavaşlık da hareketin modaliteleridir." diyor. Hız ve yavaşlık olayını da şu şekilde izah ediyor: Yavaş diye isimlendirdiğimiz şey, uzun zaman içinde; hız ise kısa zaman içinde hareket etmedir."

Kindi'ye göre zaman, mekân ve hareketin birbirinden bağımsız olmaması durumu, göğe doğru inip çıkan bir insanın yükseldikçe ağacı küçük görmesi, yere yaklaştıkça da büyük görmesiyle ifade etmiştir. 

Fizikte çekim ve kütle kanunlarıyla ilgili de deneyler yapan Kindi, ışığın düz hat boyunca yayılması, doğrudan doğruya görme, ayna vasıtasıyla görme, mesafe ve görüş açısının görme üzerindeki etkisi, görme hataları gibi konuları içeren optik biliminde de önemli çalışmalar yaparak kendisinden uzun yıllar sonra gelen Roger Bacon, Gerarde de Cremano, Witelo gibi birçok Batılı bilim adamını etkilemiştir. Doğu'da ise onun en yakın takipçisi, öğrencisi Serahsî'dir. Büyük ölçüde Farabi ve İbn-i Sina'yı da etkilemiştir. Kindi'ye göre ışığın yayılması zamanla sınırlı değildir. Görme, gözden koniksi olarak dağılıp genişleyen ve eşyayı saran ışık sayesinde olmaktadır.

El Kindi bilim tarihinde ilk kez hastalığın şiddet ve tabiatıyla ilaçların dozajları arasında bir ilgi kurulabileceğini ve ilaçların bünyede meydana getirebileceği etkinin ölçülebileceğini düşünerek bilimsel psikofizyolojiyi kurup tıp biliminde de önemli bir çığır açmıştır.


El-Kindi (El Kindî)'nin Bilgi Felsefesi Anlayışı 

Bilgiyi ifade etmek üzere “el-’ilm” ve “el-ma’rife” terimlerini kullanan Kindî, birincisini “varlığın hakikatini bilme” ikincisini de “sarsılmayan görüş” yani şüpheye yer bırakmayan kesin güvenilir bilgi şeklinde tanımlar (Kindî, 2002: 188, 193). Bilginin imkânına ilişkin herhangi bir tereddüt taşımadığı için bu konudaki tartışmalara hiç girmeyen filozof, bilginin kaynağı ve çeşitleri sorununu ise duyu, akıl, sezgi ve vahiy kavramları bağlamında irdelemiştir. 

Bu durum bir bakıma onun psikoloji ile epistemolojiyi iç içe ele aldığı anlamına da gelmektedir. Bu itibarla Kindî’nin nefis yahut ruh anlayışına kısaca bakmak yararlı olacaktır. O, Tarişer Üzerine adlı eserinde, nefsin üç ayrı tanımını verir. Buna göre nefis, (a) canlılık yeteneği bulunan ve organı olan doğal bir cismin tamamlanmış hali; (b) güç halinde canlı olan doğal bir cismin ilk yetkinliği; (c) kendiliğinden hareket eden akli (manevi) bir cevher olup birçok güce sahiptir (Kindî, 2002: 185-186). Bu tanımlardan ilk ikisi Aristoteles’in ruh anlayışını yansıtırken üçüncüsü Pisagor ve Eflâtun’dan bu yana spiritüalistlerin benimsediği bir görüşü ifade etmektedir (Kaya, 2002: 41-42). 

Kindî’ye göre cisim gibi eni, boyu ve derinliği bulunan bir şey olmayıp basit, üstün, değeri büyük ve yetkin olan nefsin cevheri, güneş ışınlarının Güneşten geldiği gibi, yüce Yaratan’dan gelmektedir. Nefsin birbirine zıt olan istek ve öfke gücünden başka bir de düşünme gücü bulunduğunu belirten Kindî, istek ve öfke gücünün insanı aşırılıklara sürüklemesini düşünme gücünün engellediğini söyler. Engelleyen ile engellenenin aynı olamayacağından hareketle bu güçlerin birbirinden ayrı ve bağımsız oldukları sonucuna ulaşan filozofa göre düşünen nefis bunlardan bağımsız, ilâhî ve manevî/soyut bir cevherdir. (Kindî, 2002: 243-244). Ruhun bedenden önce var olduğu ve bedenden sonra da varlığını sürdüreceği anlayışını içeren bu yaklaşımıyla dînî telakkiyi ve Eşâtun’un görüşlerini paylaştığı görülen Kindî, nefsin bedenle birlikte ortaya çıktığını söyleyen Aristoteles ile Fârâbî ve İbn Sînâ gibi meşşâîlerden ayrılmış olmaktadır. Onun Pisagor ve Eflâtun’a yakın durduğu bir konu da nefsin arınması/arındırılmasıdır. Dînî terminolojide ''tezkiye'', felsefede ise ''katharsis'' terimiyle ifade edilen bu konu, insanın metafiziğe yani sezgi ve ilhama açık yönünü işaret ettiği için aynı zamanda epistemolojiyle de ilgilidir (Kaya, 2002: 42). 

Kindî gerek bilgi anlayışını gerekse ilimler tasnifini, varlığın tikel (cüz'î) ve tümel (külli) olmak üzere iki kategoriye ayrıldığı şeklindeki kabule dayandırır. Duyu organları tikel varlıklar hakkında bilgi verirken akıl tümelin bilgisini elde eder. Dolayısıyla duyulara konu alan tikel varlıklar özel ilimlerin, aklın çokluğu birliğe indirgeyerek ulaştığı tümeller ise felsefenin alanına girmektedir (Kindî, 2002: 279). 

Kindî, ilimleri çeşitli açılardan farklı şekillerde sınıflandırmıştır. Düşünce tarihinde ilimleri ilk defa “insanî ilimler” ve “dinî ilimler” şeklinde sınıflandıran filozofa göre insanî ilimler (a) doğrudan ilimler, (b) başka ilimler için araç olan ilimler diye ikiye ayrılır. Doğrudan ilimleri de teorik ve pratik olanlar şeklinde iki grupta değerlendiren Kindî, teorik ilim saydığı psikolojiyi diğer teorik ilimler olan fizik ile metafiziğin arasına yerleştirir. Pratik ilimler ise ahlâk ve siyasettir. Başka ilimler için araç konumundakiler ise matematik ile mantık başlığı altında toplanan disiplinlerdir. Kindî’ye göre aritmetik, geometri, astronomi ve musikiden oluşan matematik ilimleri bilmeyen bir kimse felsefeyi öğrenemez.