Yerli otomobil sektöründe 1 milyon kişi istihdam edilecek

Türkiye'de yerli otomobil çalışmalarının başlamasıyla birlikte, otomotiv sektöründe 1 milyon kişinin istihdam edilmesi bekleniyor

Yerli otomobil sektöründe 1 milyon kişi istihdam edilecek
banner404

TÜRKİYE Elektrikli ve Hibrid Araçlar Platformu (TEHAD) Kurucusu Berkan Bayram, elektrikli araç ve bağlı teknolojilerinin yeni istihdam olanakları sağlayacağını belirterek,"Bugün itibarıyla Türkiye'de bu yeni istihdam alanlarının gelişmesi, bu iş kollarının işletilmesi, pazarlanması, servis hizmeti sunulması ve üretimi gibi modeller, otomotiv sektöründe bir milyon kişiye ulaşabilecek yeni iş gücü alanının  açılmasına ön ayak olacak." dedi.

Bayram, Türkiye'nin her türlü teknolojiye sahip aracı rahatlıkla üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu, Avrupa'da da otobüs ve kamyon üretiminde lider konumunda bulunduğunu söyledi.

Bu başarının otomobil üretiminde de yakalanabileceğine işaret eden  Bayram, Türkiye'de elektrikli otomobilin üretilmeye başlanmasıyla istihdam  sorununun da azalacağını dile getirdi.

Bayram, elektrikli otomobilin Türkiye'nin petrol bağımlılığını  azaltmaya ancak belirli ölçüde katkı sağlayacağını ifade ederek, "Petrolün  ekonomiye getirdiği maddi bir katkı da var. ÖTV gelirlerinin neredeyse yüzde 60'ı  petrol, doğalgaz ve motorlu taşıtlardan sağlanıyor. Elektrikli otomobile yatırım  yapıldığında bu gelirin azalacağı yönünde kaygılar var. Aksine, istediğimiz kadar  yatırım yapsak bile bütün bu petrol, doğalgaz, motorlu taşıtları ortadan  kaldıramıyorsunuz fakat dönüşüm geçirmesine imkan tanıyorsunuz." diye konuştu.

Elektrikli otomobil üretiminin birçok endüstri alanını etkileyeceğini  bildiren Bayram, şöyle konuştu:

"Elektrikli araç paylaşım sistemleri, elektrikli araç dönüşüm  istasyonları, şarj istasyonları, yazılım teknolojisi, pil/batarya teknolojisi,  seyyar ve kablosuz şarj istasyonları, güneş panelli şarj istasyonları, araç  tavanı güneş paneli uygulamaları, cep telefonu uygulamaları ve enerji depolama  sistemleri gibi birçok yeni teknoloji alanını ortaya çıkaracak. Elektrikli araç  ve bağlı teknolojiler yeni istihdam olanakları sağlayacak. Bugün itibarıyla  Türkiye'de bu yeni istihdam alanlarının gelişmesi, bu iş kollarının işletilmesi,  pazarlanması, servis hizmeti sunulması ve üretimi gibi modeller, otomotiv  sektöründe bir milyon kişiye ulaşabilecek yeni iş gücü alanının açılmasına ön  ayak olacak."

"Yakıt maliyeti 10 kat azalıyor"

Bayram, elektrikli otomobilin muadil bir konvansiyonel araca göre  yüzde 90-95 daha verimli olduğunu belirtti.

Elektrikli araçlar ile yakıt maliyetinin 10 kat azaldığına dikkati  çeken Bayram, şunları kaydetti:

"Yakıt maliyeti aynı mesafede benzine göre oldukça azalıyor ve  elektrikli otomobil en fazla torka sahip otomobil çeşidi. Ayrıca Türk otomobil  pazarında yüzde 20'lik bir kesime denk gelen 20 yaş üzeri otomobiller hem çevre  açısından hem de güvenlik açısından ciddi tehditlere sebebiyet veriyor. Bu  araçların trafikten çekilebilmesi de elektrikli araçlar için potansiyel hareket  alanı yaratacaktır. Türkiye'deki pazar payına baktığımızda 1600 cc ve aşağısı  güçteki motorların, toplam piyasanın yüzde 95'ini oluşturduğunu görüyoruz. Bu da  Türk tüketicisinin aslında daha güçlü motor model arayışında olmadığını  gösteriyor. Bunda vergi oranlarının da büyük etkisi var. Demek ki Türk tüketicisi  elektrikli otomobile aslında çok daha yatkın."

9 ayda 2 bin 717 hibrit satıldı

Türkiye'de elektrikli ve hibrit araç satış rakamlarının dünya  genelindeki rakamlarla kıyaslandığında, hibrit modellerde satışın daha fazla  olduğunu dile getiren Bayram, Türkiye'de yılın 9 ayında 46 elektrikli, 2 bin 717  de hibrit otomobil satıldığını aktardı.

Bayram, geçen yılın aynı döneminde sadece 300 hibrit otomobil  satıldığını belirterek, "Pil/batarya teknolojisindeki ilerleme ve maliyet düşüşü  sayesinde elektrikli araçların 2025 itibarıyla satışlardaki üstünlüğünü  göreceğiz. Bu tarihten itibaren hibrit araçlar artık yüzde 100 elektrikli ulaşıma  doğru gidişte bir köprü görevi görecek." değerledirmesinde bulundu.

Türkiye'nin yerli elektrikli otomobil projesi kapsamında şarj  istasyonu yatırımlarına da teşvik vermesi gerektiğini ifade eden Bayram,  elektrikli araç alacak kişilerin ilk sorduğu sorunun "Aracımı nerede ve nasıl  şarj edeceğim?" olduğunu dile getirdi.

Bayram, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun geçen ay yayımladığı  "Elektrikli Araçlar Şarj İstasyonuna İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı"  doğrultusunda şarj istasyonları ve şebeke altyapısının doğru bir şekilde gelişme  göstereceğini söyledi.

"Pazarı Amerika ve Çin domine ediyor"

Bayram, dünyada Norveç, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerin karbon  salımı yapmayan ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltıcı projeleri uygulamaya  başladığını belirtti.

Bu ülkelerin kendilerine bir tarih hedefi koyduğunu aktaran Bayram,  "Görünen o ki, 2030'a kadar Avrupa ülkeleri genelinde yüzde 70 oranında tamamen  elektrikli ulaşıma geçilmiş olacak. Mevcut durumda ise dünya elektrikli otomobil  pazarını Amerika ve Çin domine ediyor. Türkiye'nin de bu tabloyu doğru okuması ve  daha fazla gecikmeden elektrikli araçları 2023 vizyonuna alması gerekiyor." diye  konuştu.

Bayram, Türkiye'nin milli projesi olan elektrikli otomobil üretiminin  rastgele alınmış bir karar olmadığına işaret ederek, "Bu proje projeksiyonların  ve üretim biçimlerinin değişmesine paralel olarak uzun vadeli bakış açısıyla  planlanmış bir projedir. Projenin hayata geçirilmesi hem yurt içinde hem de  bölgemizde teknolojik hamle bir olarak değerlendirilecek. Eğer Avrupa dizel  araçlara yasak getiriyorsa, elektrikli araçların önünü açıyor demektir.  Dolayısıyla açılan bu pazara milli projemiz olan elektrikli otomobil, elektrikli  otobüs veya elektrikli kamyon ile cevap verebiliriz. İşte ülkemiz açısından en büyük, en önemli potansiyel pazar karşımızda duruyor."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner470

banner477

banner452

banner449

English Russian

banner481

banner472

banner381

banner479

banner386