YİRMİNCİ yüzyılın son dönemlerine kadar tanıma, anlama ve uyum yeteneğinin, bilişsel zeka olarak bilinen zihinsel yeterlilikle mümkün olduğu sanılıyordu. Oysa, edebiyat, sanat, ilişki yönetimi ve benzeri diğer alanlarda daha farklı zihinsel fonksiyonların rol oynadığının fark edilmesi duygusal zekanın ön plana çıkmasına neden oldu.İnsan her zaman olduğu gibi,yine zorlandığı noktada gücünün sınırlarını aramaya koyuldu.Her iki zekanın da farklı işlevlerinin olduğu ve birbirlerinden ayrı çalışmadıkları son yıllarda yapılan psiko-fizyolojik ve beyin MR çalışmalarıyla açıklık kazandı.Artık ‘ben kararlarımı aklımla veririm’ diyen kişilerin bilimsel açıdan kabul edilemeyecek bir yargıda bulunduklarını biliyoruz. Zihinsel faaliyetleri daha da geliştirmek, sağ ve sol beyin yarı kürelerinden gelen uyarılara açık olmayla kolaylaşabilir. Bu gerçeği reddetmek bizi biz yapan etmenleri reddetmek anlamına gelir.
Bugün kendimiz ve diğerleri adına yaşam kalitesinin yükselmesinde duygusal zekanın, bilişsel zeka kadar önemli olduğuna inanılıyor. Artık bilişsel zeka mı, duygusal zeka mı daha önemli tartışması yapılmıyor. Kimliğimiz, itibarımız ve toplumsal sorumluluğumuz adına sahip olduğumuz bu yetileri en üst düzeyde kullanmak durumundayız. Zira sadece birinin varlığını ve önemini kabul etmek çift olan uzuvlarımızdan birini reddetmek gibidir. 
Bilişsel ve duygusal zekası yüksek olanlar hayatı daha iyi anlamaya ve anlamlı kılmaya yetkindir. Bu kişiler kendilerini tanır, açık ve yetkin olarak ifade eder, işbirliği içinde yapıcı ilişkiler kurar, ahlaklıdır, kişisel ihtiyaçlarıyla ailesinin ,sosyal yaşamın, iş hayatının ilkeleri ve ihtiyaçları arasında denge kurabilir. 
Bir ressamın,eserinde tuvale yansıttığı form bilişsel zeka; renk ve ışığın kesişmelerinde ortaya çıkan ise duygusal zekader.
Yüksek bilişsel zekaya sahip dolayısıyla, çabuk kavrayıp öğrenen, analiz etmede yetenekli pek çok kişinin gerek iş, gerek sosyal yaşamlarında başarısız olduklarının gözlenmesi, buna karşılık ortalama bilişsel zeka ile şaşırtıcı başarılar gösteren insanlara rastlanması, bu kavramın sorgulanmasına yol açtı ve bazı araştırmacılar zekanın bilişsel olmayan boyutuna,bu boyutun uyum sağlama ve başarı için önem taşıdığına dikkat çekti.
Bunun üzerine bir grup araştırmacı ise neredeyse yüzyıllardır süregelen kültürel ve eğitimsel alışkanlıkları yerle bir eden yargılar ileri sürerek zeka kavramına bambaşka bir boyut kazandırdılar: ‘Duygular akıllı kararlar için vazgeçilmezdir’, ‘Duygular mantıklı olmak için gereklidir’gibi.Yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen verilerden sonra, insan zekasının yalnızca bilişsel zekadan ibaret olmadığı savı, dolayısıyla zekanın bilişsel olmayan boyutu, yaşamın her alanında yerini aldı.Özellikle iş hayatında ve eğitim alanında  hızla işlerlik kazanarak iş sonuçlarını etkileyen kişisel yetkinliklerin etkin bir bölümünü oluşturdu ve bu alandaki tekniklerin öğrenilmesi konusunda önemli yatırımlar yapıldı.Geride bıraktığımız yüzyıla hükmeden bilişsel zeka idi. 21. yüzyılda duygusal zeka en az bilişsel zeka kadar önemli oldu. Böylece bilişsel zekanın sadece sebep sonuç ilişkisi ve sayısal verilerle yaşamı sınırlayışının dışına çıkıldı. Birey ve grup dinamiklerini kavrayarak sonucu etkileme, performansı yükseltme ve yaşam kalitesini olumlu yönde geliştirme çabaları anlam kazandı.
Kısacası duygusal zeka, kendimizle ve başkalarıyla başaçıkabilmeyi kolaylaştıran duyguları tanıma,anlama ve etkin biçimde kullanma yeteneğidir. Yani, başkalarının neyi istediklerini, neye ihtiyaç duyduklarını, güçlü ve zayıf yanlarını duyguları değerlendirerek anlayabilmek, stresle başaçıkabilmek ve insanların çevrelerinde görmek istedikleri gibi biri olmak için gerekli bir yetkinliktir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ramazan bayram 2018-02-12 15:12:25

teşekürler yazdığınız için ne anladımsa son pararraftan alladım dıgerlerini okudum ama anlayamadım.

banner470

banner477

banner452

banner449

English Russian

banner472

banner381

banner344

banner386

banner349