Doğu Avrupa yollarında büyük macera (3)

HERKES yorgun herkes stresli, Varna’da polisin bize ettiği muameleyi Türkiye’de biz hiçbir yabancıya etmeyiz, orası kesin.

İşin aslı Bulgarlar bizi sevmiyor.

Yakın tarihe şöyle bir göz atmak yeterli. Ayrıca militarist bir toplum yol üzerinde geçtiğimiz küçük köylerde bile bunun izleri olan duvar resimleri görebiliyorsunuz, elinde silah ya da tüfek olan askeri figürler her yerde irili ufaklı var.

Daha fazla ilerlememeye karar verip yol kenarında eski bir benzinliğin otopark alanına kamp atıyoruz.

İlk gün muhteşem bir doğanın içinde kurduğumuz kampa göre bence bütün yolculuk boyunca kamp attığımız en kötü yer, fakat herkes yorgun ve kamp yapacak bir yer bulduğumuz için yine de mutluyuz.

Çadırımı ciplerin arasında beton zeminin üzerine kuruyorum ve uykuya dalıyorum.

Ertesi gün yine erkenden uyanıyoruz.

Yolun hemen karşısında anıt bir bina var, burasıda neymiş diye gidip ufak bir keşif yapıyorum. Kesme taştan muntazam bir bina, yol kenarında da güzel bir çeşme, elimi yüzümü yıkayıp kendime geliyorum.

Daha sonradan öğreniyorum ki, burası Osmanlı döneminden kalan “Akyazılı Baba” türbesi imiş.

Ecdadın mirası, eskiden beri yolda kalanların uğradığı bir tas çorba içip dinlendiği bir mekân bizi çağırmış belki de, bizde hemen dibinde kamp kurmuşuz.

Kahvaltı faslından sonra Bulgaristan’dan çıkıp Romanya’ya geçmek üzere yola koyuluyoruz.

Karadeniz kıyısından yine türü güzel yollardan geçerek yola devam ediyoruz.

Romen sınırına öğle vakti varıyoruz. Geçiş işlemleri ihtiyaç giderilmesi filan derken, sınırı sorunsuzca geçip Romanya’ya giriyoruz.

Bulgar sınırından yaklaşık 10 km sonra deniz kenarında “Vama Veche” isminde bir tatil kasabasına varıyoruz. Bizde ki Adrasan ya da Olymphos gibi yerleri andırıyor, buraların eski hali gibi henüz tam anlamıyla gelişmemiş ama bu hali daha bakir ve daha güzel. Kasabanın sahile uzanan tek ana caddesi üzerinde sağlı sollu turistik dükkânlar var.

Ayrıca sahil boyunca uzanan yeme içme yerleri her keseye uygun yeme içme imkânı sunuyor.

Kampımızı hemen sahilin arka sırasındaki boş bir araziye atıyoruz.

Her yerde olduğu gibi 11 tane Land Rover burada da dikkat çekiyor. Sonrasında çoluk çocuk herkes denize hücum ediyoruz.

Sahil gayet düzenli şemsiyeler şezlonglar gayet güzel fakat deniz için aynı şeyi söylemek zor. Neticede Karadeniz’in yosunlu ve bulanık suyu bizim memleketin Akdeniz ya da Ege bölgesi ile kıyaslandığında insanın denize pek giresi gelmiyor fakat herkes halinden memnun kendini denize atmış. Uyum sağlıyoruz bizde...

Akşam oluyor.

Vama Veche, küçük, huzurlu, kimsenin kimseye bırakın karıştığı, dönüp bakmadığı bir yer, yolculuk boyunca keşke daha uzun kalabilseydik dediğim bir yer olarak hafızamda kalıyor.

Burada karşılaştığımız Romenlere Bulgaristan’dan geldiğimizi söylediğimizde verdikleri tepki ve söyledikleri sözlerden onlarında Bulgarları pek sevmediğini anlıyoruz.

Kampımıza yol boyunca hep olacağı gibi Türkiye plakasını gören bir Romen vatandaş geliyor ve sohbet etmeye başlıyoruz. Kırık Türkçesi ile bizleri çok sıcak karşılıyor. Kasap dükkânı işletiyormuş, bizi illaki evinde kahve içmeye davet ediyor. Kendi dilini konuşan birilerini bulmuş olmaktan dolayı mutlu.

Yolculuk boyunca ecdadın yüz yıllar boyunca hüküm sürdüğü bu topraklarda bıraktığı izi net bir şekilde hissedebiliyorsunuz.

Yol boyunca, Batı ülkelerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin balkan bölgelerinde ki faaliyetlerinden neden rahatsızlık duyduğunu idrak ediyorum, çünkü hemen her yerde yolda sadece dursanız bile Türkçe konuşan biri sizi buluyor. Tarihten gelen çok kuvvetli bir bağ var!

Gece oluyor, sahil kenarından gelen güçlü müzik sesine doğru yöneliyoruz.

Plajda insanların eğlendiği kocaman bir açık hava mekânı, bizim ekip komple orada, sohbet muhabbet çok güzel, zamanın nasıl geçtiğini insan anlamıyor.

Saat geç oluyor, çadırıma giderken yolu biraz uzatıp deniz kenarından yıldızlı gökyüzünün altında biraz yürüyüp uykunun yolunu tutuyorum...

Haftaya Romanya macerasına devam...

Sevgiyle kalın.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Huriye .Yalçınel. Kınay.
Huriye .Yalçınel. Kınay. - 5 ay Önce

Harika bir anlatım, sanki yaşıyorsun. Kutlarım, devamını beklerim.

banner495

banner516

banner470

banner452

banner449

banner518

banner481

banner472

banner479