banner470

banner449

banner552

banner481

banner472

banner479

26.10.2018, 00:21

Dilimizi kirletiyor, dilsizleşiyoruz…

ÇEVREMİZİ kirletip, çevremizden; denizlerimizi kirletip denizlerimizden olduğumuz gibi; dilimizi kirletip, dilimizden de olmak üzereyiz...

 Kaldı ki dil kirliliği; çevre kirliliğine, deniz, göl, nehir kirliliğine de benzemez...

 Kirlenen çevrenizi, denizlerinizi, göllerinizi, nehirlerinizi; inanır ve azmederseniz, güçlü bir akçal destekle, beş bilemediniz on yıllık bir zaman süreci içinde temizleyip, kurtarabilirsiniz.

Oysa dil, bir kez kirlenmeye başladı mı, gayrı onu temizlemek, kurtarmak kolay değildir.

Çünkü kirletilen dil; salt kirlilikle kalmaz, pek çok toplumsal hastalıkları da beraberinde getirir.

Getirir de ne olur?...

Toplumun kültürel bağları zedelenir.

İnsanlarla iletişim kurmakta zorlanırsınız.

Eğitim, öğrenim sistemi sarsılır.

Genel kültür düzeyinde büyük bir düşüş yaşanır.

Ulusallık, birlik, bütünlük, dirlik yitirilir.

Vatan toprağına, “saksı toprağı” gözüyle bakılmaya başlanır.

Yabancı hayranlığı başlar. Bu hayranlık, giderek yalakalık boyutlarına ulaşır. Bunun sonu da  (sıcak ya da soğuk savaşlarla) ülkemizi işgal etmeye çalışanları, (Irak ve Suriye örneğinde olduğu gibi) alkışla karşılamaya kadar gider.

Nitekim bu olumsuzlukların hemen hepsi, şu an yaşanıyor.

*   *   *

Dilimiz küçülüyor ve kısırlaşıyor. “Konuşma dilimiz”, içler acısı bir hal alıyor.

Gençlerimiz sözcükler yerine, anlamsız sesler çıkarmayı yeğliyor. “Hoop, uaah, vaavv, abuuu, şişşşt!” gibi garip sesler, Türkçe’nin yerini alıyor.

Gençlerimizin Türkçesi, aynı sözcükler içinde dönüp dolaşıyor...

Ama bu suç onların değil. Gecesini gündüzünü televizyon başında geçiren bir halkın çocukları olarak, ancak sınırlı sayıda sözcüğü ve de bu ilkel sesleri duyarak büyüyor onlar.

Dünyayı, ancak bu dilin sınırları kadar kavrayabiliyorlar.

*   *   *

 “By by”lı ayrılıkları,  “mersi”li, “okey”li, “vaaav”lı buluşmaları; kimseler yadırgamıyor artık.

İster buyruk, ister dilek olsun, yanıt bekleyen her tür sözü, “oldu” ile karşılar olduk.

“Duş yapmaya, çay almaya” alıştıktan sonra, doğallıkla “çorba yemeye, fasulye soymaya” da başladık.

Tek sözcük İngilizce bilmeyen genç-yaşlı, okumuş, okumamış, kadın-erkek, herkes giyimevlerinde, giysinin “middle” ını bırakıp “small”unu deniyor, “large”ını soruyor. Olmadı “X large”nı alıyor. Hanımefendiler(!) kullandıkları ip dona, ip don demiyor, g-string diyor. İp don demek, hazretlere banal geliyor.

Türkçe ad içeren tüketim malları, insanlarımızı tatmin etmiyor artık. Üzerinde mutlak “gavurca/vıttırı vızıkça” yazanını arıyor, buluyor, onu yeğliyor. “Süpermarket”lerde, “hipermarket”lerde; “matik”li “deterjan”lar arıyor.

 Yiyeceklerimiz “light”laşıyor, “çiz” leniyor, “burger”leşiyor.

Tatil yörelerimizdeki işletmelerin adları, “burası Türk toprakları değil mi?...” dedirtecek düzeye geldi.               

Yerel radyoların “DJ” leri, sabah yayınlarını, kıçını yırtar gibi, “hello Türkiyeeeee!...” diye bağırarak açıyor.

Ülkemizde ve dünyada olup bitenleri; Star TV’den, Show TV’den, Prima TV’den, Number One TV’den izliyor; Mari Clair, Vizyon, Klips, Aktüel Dergilerinden okuyoruz.

Demirören Grubu’nun yayımladığı 22 dergiden 16’sının, Sabah Grubu’nun yayımladığı 26 dergiden 9’unun adı Anglomanlıca ya da vıttırı vızıkça...

Devlet büyüklerimiz, haberci ordusunu, “no comment!” la durdurup, susturuyor.

AKP’lilerin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanlarının özel uçaklarının üzerinde “Republic of Turkey” yazıyor.

*    *    *

Sözün kısası dilimiz kirleniyor...

Kendimiz kirleniyoruz. İnsanlarımız kirleniyor. Gülünç oluyoruz.

Gülünçlükler içinde yaşıyoruz.

Birey olarak da toplum olarak da gözümüz, kuşlar gibi buğday tanesinde, bu nedenle ayağımız (oldum olası)  tuzaktan kurtulmuyor.

Ulusal değerlerimiz bir bir yok oluyor...

(Zaten olmayan) kültürümüz giderek zayıflıyor... 

 Kültürümüz zayıfladıkça dilimiz de güdükleşip, kısırlaşıyor.

 Günümüzde, günlük yaşamın bütün değerlerini kavrayan ve sorunlara aydınca yaklaşan donanımlı bir siyasetçinin, 1000 kelimeyle konuştuğu söyleniyor.

Orta eğitimli bir Anadolu delikanlısı 240 kelimeyle konuşuyor(muş). Güneydoğu beldelerimizde bu sayının, 150'ye düştüğü söyleniyor.

Meydanlardaki Türk siyaseti, 500 kelimeye sığdırılmış durumda.

Rakamların ortaya çıkardığı zavallılığı görebiliyor musunuz?...

Fotoğrafı netleştirmek için, rakamları başka bir alana kaydırmak istiyorum.

Ahmet Hamdi Tanpınar 18 bin sözcük, Yahya Kemal Beyatlı 17 bin sözcükle konuşurmuş. Dağarcıklarının varsıllığını, günümüz insanıyla farklarını düşünebiliyor musunuz?...

Ya Victor Hugo?

 Victor Hugo kitaplarında, 40 bin değişik sözcük kullanmış. Kültürü görüyor musunuz?...

Gençlerimiz, koca bir yaşamını 250 – 500 sözcükle geçiştiriyor.

Bu noktadan sonra söylenecek başka bir şey var  mı, bilmiyorum!...

Her geçen gün biraz daha batıyoruz...

Düşünmeye  üşenen, okumayı sevmeyen, dolayısıyla geleceği de okuyamayan/göremeyen, yazgıcı (kaderci) kişilerin çoğunluğu oluşturduğu bir toplumda;  düşünce, kültür, iletişim etkinlikleri dibe vurmuşken; “Ses Bayrağımız Türkçenin ayaklar altında paspas yapılması” kimin ya da kaç kişinin umurunda?

Hiç kimsenin!...

Mersin’de, üç beş sapık, üç beş kışkırtıcı (provokatör), bir iki çocuğu kullanarak, bayrağımızı yırtmaya/yaktırmaya kalktı diye Türkiye yerinden oynadı. Ve birileri hâlâ, bu elim olayı,  kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak, Türkiye’yi yerinden oynatmaya devam ediyor.

Oysa Ses Bayrağımız Türkçe, yıllardır (hatta asırlardır)  alttan, üstten oyulup, un ufak ediliyor...

Kimin umurunda?...              

Hiç kimsenin!...

Gerekçeleri ne olursa olsun, Ses Bayrağımız Türkçe’yi bu hale getirenlere, ulusalcı geçinip, “dil gümrüğü” kavramını hiçe sayanlara, turizmcilik oynuyoruz diye kentin tüm tabelalarını “vıttırı vızıkça” dolduranlara ve de doldurtanlara, görevi olduğu halde bu duruma müdahale etmeyenlere yazıklar olsun!...

Yorumlar (4)
Yusuf Caner Akar 12 ay önce
Çok doğru bir saptama...Dilimiz çok kısırlaştırıldı. Son yıllardaki müzikler, diziler, filimler ve hatta tartışma programlarındaki üsluplar dilimizi çok bozdu ve hep aynı kelimelerin tekrarı oldu. Oysaki ingilizce ve fransızca gibi diller büyük bir kelime haznesi çerçevesinde konuşuluyor. Bu nedenle bu diller bizim ülkemizde öğrenilemiyor. Yıllarca ingilizce eğitimi veriliyor, sonuç sıfır. Kendi dilini iyi bilmezsen diğer dillleri konuşmak mümkün olmaz. Bir Türkçe sözlüklerin hacmine bakın, bir de Oxford sözlüğünün hacmine...Çok derin bir konu...
MEHMET MERT 12 ay önce
DİLİMİZDEKİ KİRLETME OLAYI DAHA ÇOK 70 LERDEN SONRA BAŞLADI. TÜRKÇE KELİMELER ÜRETİYORUZ DİYE, TÜRKÇEMİZE NE OLDUĞU BİLİNMEYEN KELİMELER ÜRETİLDİ VEDE EĞİTİME KADAR SOKULDU. ESKİLERİMİZLE ŞAYET ÖBÜR DÜNYADA KARŞILAŞMA VAR İSE BU DİLDEKİ YABANCILAŞMA YÜZÜNDEN ONLARLA ANLAŞAMAYACAĞIMIZDAN BİZLERİDE KABUL ETMEYECEKLERDİR HERHALKDE DERİM.
İsmail Haboğlu 12 ay önce
Siz yukarıdaki makaleyi okumamışsınız Bay Mert; okuduysanız da anlamamışsınız.
Bir yandan yabancı hayranlığı, diğer yandan Araplaşma özentileri, hepsinden öte de ulusal öğretim düzenimizin yetersizliği nedeniyle; DİLİMİZ KİRLENİYOR ve KISIRLAŞIYOR..
Her konuda geri kalmış bir toplumuz. Eksik yanlarımızı, gelişmiş ülkelerden yaptığımız alımlarla gideriyoruz. Bu alımlar sırasında dillerini de alıyoruz.
Sözünü ettiğiniz 1970’li yıllar; dilimizi sürekli kirletenlere karşı bir başkaldırı yılıdır Bay Mert.
Türkçenin en önemli ve en güçlü yönü ÜRETKEN (üretmeye ve türetmeye son derecece elverişli) bir dil olmasıdır.
Dil bilimciler dilimizin bu özelliğini değerlendirerek, TÜRKÇENİN (mümkün olabildiği ölçüde) YABANCI DİLLER TARAFINDAN İSTİLASINI önlemeye çalışıyor.
Bu kutsal çabaya saygı gösterelim lütfen…
İbrahim Oyal 12 ay önce
Yazıklar olsun...
24°
açık
Günün Anketi Tümü
ALKÜ EAH'nın hizmetlerinden memnun musunuz?
ALKÜ EAH'nın hizmetlerinden memnun musunuz?
banner384
Namaz Vakti 22 Eylül 2019
İmsak 05:18
Güneş 06:38
Öğle 12:55
İkindi 16:22
Akşam 19:03
Yatsı 20:18
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 4 12
2. Fenerbahçe 5 10
3. Denizlispor 5 8
4. Çaykur Rizespor 4 8
5. Galatasaray 4 7
6. Gazişehir 4 7
7. Malatyaspor 4 6
8. Trabzonspor 4 6
9. Konyaspor 5 6
10. Sivasspor 4 5
11. Göztepe 5 5
12. Antalyaspor 5 5
13. Ankaragücü 5 5
14. Beşiktaş 4 4
15. Kasımpaşa 5 4
16. Başakşehir 4 4
17. Kayserispor 5 3
18. Gençlerbirliği 4 1
Takımlar O P
1. Ümraniye 5 10
2. Adana Demirspor 5 9
3. Keçiörengücü 5 9
4. Bursaspor 5 9
5. Hatayspor 4 8
6. Fatih Karagümrük 4 8
7. Altay 5 8
8. Akhisar Bld.Spor 4 7
9. Balıkesirspor 5 7
10. Erzurum BB 5 7
11. Osmanlıspor 5 7
12. İstanbulspor 5 6
13. Adanaspor 5 5
14. Altınordu 5 4
15. Menemen Belediyespor 4 4
16. Boluspor 5 2
17. Giresunspor 4 1
18. Eskişehirspor 4 -5
Takımlar O P
1. Liverpool 5 15
2. Man City 6 13
3. Leicester City 6 11
4. Bournemouth 6 10
5. Tottenham 6 8
6. M. United 5 8
7. Burnley 6 8
8. Sheffield United 6 8
9. Chelsea 5 8
10. Arsenal 5 8
11. West Ham 5 8
12. Southampton 6 7
13. Crystal Palace 5 7
14. Everton 6 7
15. Brighton 6 6
16. Norwich City 6 6
17. Newcastle 6 5
18. Aston Villa 5 4
19. Wolverhampton 5 3
20. Watford 6 2
Takımlar O P
1. Granada 5 10
2. Sevilla 4 10
3. Atletico Madrid 5 10
4. Villarreal 5 8
5. Real Madrid 4 8
6. Athletic Bilbao 4 8
7. Barcelona 5 7
8. Levante 5 7
9. Real Sociedad 4 7
10. Osasuna 5 7
11. Deportivo Alaves 4 5
12. Real Betis 5 5
13. Real Valladolid 5 5
14. Celta de Vigo 5 5
15. Valencia 4 4
16. Mallorca 4 4
17. Espanyol 4 4
18. Getafe 4 3
19. Eibar 5 2
20. Leganés 4 0
banner440
banner545