Depresyon

PSİKOLOĞA geldiği zaman yaklaşık iki aydır ağır depresyon geçiren bayan A. otuz beş yaşında bir firmada tezgahtar görevlisiydi. İki çocuk annesi olan bayan A. 2 yıl önce kötüye giden ekonomik koşulları yalnızca eşinin maaşı ile geçinilemeyecek noktaya gelince çalışmaya başlamıştı. Ancak psikoloğa gelmesinden 6 ay önce işten çıkartıldı ve ailenin ekonomik durumu bozuldu. Parayla ilgili endişeleri eşiyle tartışmalara yol açtı. Tartışmalar sadece para ile ilgili sınırlı kalmıyor, hatta zaman zaman çocukları da kapsıyordu. Uykularında zorluk çekmeye başladı, iştahı bozuldu, hızlıca gözle görünür derecede kilo kaybı yaşamaya başladı. Enerjisi azaldı, kendini sürekli olarak yorgun ve bitkin hissetmeye başladı. O zamana kadar hoşlandığı tüm faaliyetlerden zevk alamaz hale geldi. Televizyon karşısında saatlerce vakit geçirmesine rağmen bir zamanlar en sevdiği dizilere ilgi duyamaz hale geldi ve çoğu zaman dikkatini bile veremedi. Ev işlerini yapması imkansız hale geldi ve bu durumda ev içerisinde yeni tartışmalara yol açmaya başladı. Son olarak eşinde ciddi bir problem olduğunu düşünen bay M. onu bir psikoloğa gitmesi konusunda ikna etti. (Hikaye tamamen hayal gücü ile yazılmıştır.)
Bayan A. vakasında gösterildiği gibi depresyon, büyük bir üzüntü, endişe, suçluluk ve değersiz hissetme, uyku (çok uyuma, uyku arasında sık sık uyanma, uykusuzluk çekme ya da az uyuma), başkalarından uzaklaşma, iştah sorunları (belirgin kilo kaybı veya alımı), cinsel istek kaybı ya da her zamanki faaliyetlere karşı ilgisizlik ile belirginleşen duygu durumudur. Depresyonda olan kişi için dikkat etmek çok yorucu bir çabadır. Okuduklarını ve başkalarının söylediklerini anlayamazlar. Karşılıklı konuşma onlar için bir yüktür, yavaş ve uzun duraksamalarla, az sözcük kullanarak ve monoton bir sesle konuşurlar. Çoğu yalnız oturup susmayı tercih ederler. Depresyonda olan kişiler bir problemle karşılaştıkları zaman hiçbir çözüm akıllarına gelmez. Her anlarında bir ağırlık vardır. Kafaları kendilerine yönelik suçlamalarla doludur. Depresyonda olan kişiler kişisel hijyenlerini ve görünümlerini ihmal ederler, fiziksel bir temele dayanmayan çeşitli ağrı ve sancılardan yakınırlar. Çoğu zaman tamamen keyifsiz, umutsuz, endişeli, kaygılı ve ümitsiz olabilirler. Tekrarlayan ölüm ve intihar düşünceleri vardır. Her 4 kişiden biri hayatının bir döneminde depresyon yaşıyor. Bu belirtiler hemen her gün yaşanıyor ve iki haftadan uzun sürüyorsa depresyondan bahsedilebilir.

DEPRESYONUN NEDENLERİ NELERDİR?
Depresyon nadiren tek bir nedenden kaynaklanır. Genellikle farklı nedenler bir araya gelerek depresyonu tetikler. Örneğin, bir hastalık nedeniyle bitkin düşmek ardından maddi kayıp ya da bir yakınını kaybetmek depresyonu tetikleyebilir. Depresyonun görülme sıklığında genetik yatkınlıkta önemli bir faktör olabilir. Bu nedenle ailede depresyon öyküsü olanlarda depresyon görülme ihtimali yüksektir.

Başlıca depresyon risk faktörleri olarak şunlardan bahsedilebilir:
- Yaşamda karşılaşılan olumsuzluklar, ani kayıplar ve yas süreci.
- Evlilik ve aile sorunları.
- İş hayatında karşılaşılan sorunlar.
- Genetik yatkınlık.
- Fazla alkol kullanımı.
- Doğum ve lohusalık süreci.
- Fazla alkol kullanımı.
- Bazı fiziksel hastalıklar (Felç, Parkinson Hastalığı, MS, Tiroid Hastalıkları, Kalp krizi, Kanser, Demans.)
- Menopoz.
- Mevsim değişiklikleri.

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472