TÜRK vatandaşlarının Avrupa ülkelerine yönelik vize başvurularında yaşadığı yüksek ücretler ve artan ret oranları tartışılmaya devam ederken, Global Tercüme Yönetim Kurulu Başkanı Yeminli Tercüman Kemal Değirmenci konuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Vize başvurularından elde edilen gelirlerin diplomatik temsilciliklerin finansmanındaki yerini değerlendiren Değirmenci, daha adil, şeffaf ve karşılıklılık ilkesine dayalı bir vize sistemi oluşturulması gerektiğini söyledi.
SCHENGEN BAŞVURULARI MİLYONLARI BULUYOR
Değirmenci, Türkiye’den Avrupa ülkelerine her yıl milyonlarca vize başvurusu yapıldığını belirterek, "Türkiye'den Avrupa ülkelerine yapılan vize başvuruları her yıl milyonlarca kişiyi kapsamaktadır. Schengen bölgesine yapılan başvurularda standart kısa süreli vize ücreti yetişkinler için yaklaşık 90 Avro seviyesindedir. Bunun yanında aracı kurum hizmet bedelleri, biyometri işlemleri ve ek hizmet ücretleri de bulunmaktadır. Son yıllarda bazı Avrupa ülkelerinin Türk vatandaşlarına uyguladığı vize ret oranları yüzde 15 ile yüzde 35 arasında değişmekte, bazı ülkelerde ise bu oran daha yüksek seviyelere ulaşabilmektedir. Bu durum hem vatandaşlar hem de iş dünyası tarafından sıkça tartışılmaktadır" dedi.
“RET EDİLEN BAŞVURULARDA ÜCRETLER İADE EDİLMİYOR”
Vize başvurularının konsolosluklar açısından önemli bir gelir kalemi oluşturduğunu belirten Değirmenci, yılda 100 bin başvuru alan bir temsilciliğin yalnızca vize harçlarından milyonlarca avro gelir elde edebildiğine dikkat çekti. Ret kararı verilen başvurularda da ücretlerin büyük ölçüde iade edilmediğini ifade eden Değirmenci, buna rağmen büyükelçilik ve konsoloslukların finansmanının yalnızca bu gelirlerden sağlanmadığını söyledi. Değirmenci, "Bir ülkenin konsolosluğu veya büyükelçiliği her yıl binlerce vize başvurusu almaktadır. Örneğin yılda 100.000 başvuru alan bir temsilcilik düşünüldüğünde, yalnızca vize harçlarından milyonlarca Avro gelir elde edilebilmektedir. Ret kararı verilen başvurularda da başvuru ücretleri genellikle iade edilmemektedir. Bu nedenle vize başvuruları konsolosluklar açısından önemli bir gelir kalemi oluşturmaktadır.Ancak unutulmamalıdır ki büyükelçiliklerin ve konsoloslukların personel maaşları, bina kiraları, güvenlik giderleri, diplomatik faaliyetleri ve diğer operasyonel harcamaları çoğu zaman bu gelirlerin üzerindedir. Bu nedenle diplomatik temsilcilikler esas olarak kendi devlet bütçeleri tarafından finanse edilmektedir" diye konuştu.
“DİPLOMATİK TEMSİLCİLİKLER DEVLET BÜTÇELERİYLE FİNANSE EDİLİYOR”
Büyükelçiliklerin personel maaşları, bina kiraları, güvenlik giderleri ve diplomatik faaliyetler gibi yüksek operasyonel maliyetlere sahip olduğunu belirten Değirmenci, bu nedenle temsilciliklerin esas finansmanının bağlı bulundukları devletlerin bütçelerinden karşılandığını ifade etti. Değirmenci,"Türkiye Cumhuriyeti'nin yurt dışındaki büyükelçilik ve konsoloslukları da pasaport, noterlik, vatandaşlık, kimlik ve çeşitli konsolosluk işlemlerinden harç geliri elde etmektedir. Ancak Türk temsilciliklerinin temel amacı gelir elde etmek değil, vatandaşlara hizmet sunmak ve Türkiye'nin dış politika hedeflerini gerçekleştirmektir. Bu nedenle gelir-gider dengesi ticari bir işletme mantığıyla değerlendirilmemektedir" ifadelerini kullandı.
DEĞİRMENCİ'DEN KARŞILIKLILIK İLKESİ VURGUSU
Uluslararası ilişkilerde karşılıklılık ilkesinin önemine dikkat çeken Değirmenci, "Uluslararası ilişkilerde "karşılıklılık" ilkesi önemli bir yere sahiptir. Bir devletin diğer ülke vatandaşlarına uyguladığı vize politikaları, ücretler ve kolaylıklar çoğu zaman karşılıklı değerlendirmelere konu olmaktadır. Karşılıklılık ilkesine göre: Vize ücretlerinde makul ve dengeli uygulamalar teşvik edilmelidir. İş insanları, öğrenciler ve turistler için kolaylaştırılmış prosedürler geliştirilebilir. Ret oranlarının şeffaf şekilde açıklanması güven artırıcı bir unsur olabilir. Devletler arasında ekonomik ve sosyal ilişkileri geliştirecek vize kolaylıkları sağlanmalıdır" dedi.
“HEDEF DAHA ŞEFFAF BİR VİZE SİSTEMİ OLMALI”
Değirmenci, Avrupa ülkelerinin vize başvurularından önemli gelir elde ettiğini ancak büyükelçiliklerin finansmanının yalnızca bu gelirlerden oluşmadığını belirterek, Türkiye’nin yurt dışı temsilciliklerinin de ticari kâr amacıyla değil kamu hizmeti anlayışıyla faaliyet gösterdiğini ifade etti. Vatandaşların seyahat özgürlüğünü kolaylaştıracak uygulamaların önemine işaret eden Değirmenci, “Avrupa ülkeleri vize başvurularından önemli miktarda gelir elde etmektedir. Ancak büyükelçiliklerin ve konsoloslukların finansmanı yalnızca bu gelirlerden oluşmamaktadır. Aynı şekilde Türkiye'nin yurt dışı temsilcilikleri de ticari kâr amacıyla değil, kamu hizmeti ve diplomatik görev amacıyla faaliyet göstermektedir. Günümüzde asıl hedef, karşılıklılık ve adalet ilkeleri çerçevesinde vatandaşların seyahat özgürlüğünü kolaylaştıracak daha dengeli ve şeffaf bir vize sisteminin oluşturulması olmalıdır” dedi. (Şerife ÇOBAN)
Değirmenci’den vize sistemi için reform çağrısı
Global Tercümanlık Yönetim Kurulu Başkanı Yeminli Tercüman Kemal Değirmenci, Avrupa ülkelerine yapılan vize başvurularında ücretlerin ve ret oranlara tepki göstererek, karşılıklılık ve adalet ilkeleri doğrultusunda daha şeffaf bir sistem oluşturulması çağrısında bulundu
Bunlar da ilginizi çekebilir