Cumhurbaşkanlığı ve Survivor

BİRBİRİNE zıt iki kavram arasında hoş bir başlık attık bugün.

Bir yanda Cumhurbaşkanlığı öbür yanda Survivor.

İkisinin de ortak noktası, kazananı seçimler belirliyor.

Ancak aralarında hatrı sayılır farklar da var.

Ama bizler, belki popülerliğinden, belki de başka nedenlerle ikisi arasındaki seçimlerde uygulanan taktikleri birbirine karıştırır, yanlış zamanda yanlış primleri verdiğimiz bir konuma geldik.

O halde bir bakalım, iki seçim arasında nasıl farklar varmış.

***

Biz yine de önce Survivor’u biraz anlatalım. Malum herkes tüm detaylarını bilecek diye bir kural yok.

En kısa haliyle anlatırsak, iki takımdan oluşan bir tür spor oyunu olan oyunda, her hafta, yenilen takım arasından arkadaşları bir kişiyi belirliyor ve haftanın en iyi performansını yapan kişi de bir başka kişinin ismini söylüyor. Bu iki kişi arasında halk oylaması yapılıyor ve az oy alan kişi o hafta veda ediyor.

Doğal olarak o hafta elenmeye aday olan kişiler türlü demogojilere başvurmakta ve hatta oyunlar içerisinde sanal kavgalar çıkarmaya, kendilerine bir rakip belirlemeye meyilli oluyorlar.

İşte tüm sorun burada oluşuyor. Bir oyun olan yarışmanın siyasi hamleleri, ülkenin en tepesindeki seçimlerde de benzer şekillerde uygulanabiliyor.

Öyle olduğu zaman devletin ve halkın çıkarları göz ardı edilebiliyor.

***

Survivor'da, gözüne birini kestirirsin, sürekli ona sataşarak, el kol hareketi yaparak popüler hale gelirsin “Ona mı oy vereceksiniz?” dersin ve oylarını arttırırsın.
Cumhurbaşkanlığında ise uzlaştırıcı olursan, daha çok seçmene olumlu mesajlar verirsen oylarını arttırırsın.
Eğer Cumhurbaşkanlığı seçiminde gözüne birini kestirirsen, ona örneğin “pislik, tezek” dersen, bu Survivor seçimleri gibi olur.

Survivor'da, popüler olmak için şov yaparsın, oyunları kazanınca sağa sola atlayıp zıplarsın, söz verildiği zaman önceden hazırlanan afili cümleler kullanırsın.
Cumhurbaşkanlığında ise ağırbaşlı olursan, ağırlığını halkına sezdirirsen güvenilir olur daha çok oy alırsın.
Eğer Cumhurbaşkanlığı seçiminde Suriyelileri miting alanına toplayıp, gerçeği tam olarak yansıtmayan alkış amaçlı cümleler kullanırsan bu Survivor seçimleri gibi olur.

Survivor'da, takım gibi görünüp aslında bireysel oynarsın, karşı takıma etmediğin laf kalmadıktan sonra, program yöneticileri tarafından diğer takıma gönderildiğinde hiçbir şey yokmuş gibi devam edersin.
Cumhurbaşkanlığında ise sabit bir ideolojin vardır, ideolojinden saparsan güvenini ve oylarını kaybedersin.
Eğer A şehrindeki mitingde farklı, B şehrindeki mitingde farklı konuşursan, önceki seçimde başka partiye, sonraki seçimde başka partiye olumlu konuşursan bu Survivor seçimleri gibi olur.

Survivor'da para ve ün için yarışırsın. Yarışma bittikten sonra herkes kendi yoluna gider.
Cumhurbaşkanlığında bireysel hiçbir çıkar olmaksızın büyük bir sorumluluk için yarışırsın.
Eğer seçildikten sonra diğerlerini yanına almadan bütün ülkeyi birleştiremeyeceğini ve huzura kavuşturamayacağını göremezsen, başka bir adaya “Gariban” dersen bu Survivor seçimleri gibi olur.

Survivor'da açlık geçicidir, günler sonra bir oyun kazandığında karnın doyar.
Cumhurbaşkanlığında her bir karar, halkını yıllar boyu etkiler.
Eğer seçimlere giderken ekonomik ve karın doyurucu işlere, istihdama, yatırıma ilişkin konuşmalar, tartışmazlar yapılmaz ve sadece süslü cümleler söylenirse bu günübirlik Survivor seçimleri gibi olur.

***

Bu yazıda Survivor eleştirisi yapmadık.

Bu yazıda Cumhurbaşkanlığı seçimi eleştirisi de yapmadık.

Dedik ki, Cumhurbaşkanlığı seçimi Cumhurbaşkanlığı gibi, Survivor seçimi de Survivor gibi olsun.

İkisi de kendi oldukları gibi olsun.

Birisinde eğlenelim, diğerinde üretene, umut verene, daha samimi olana, sorunları çözene oy verelim.

Hepinize saygılar sunuyorum.

YORUM EKLE

banner495

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479

banner386