‘Cumhur ittifakı’na helal getirmeyin!

15 Temmuz hain darbe girişimi ardından, uzun yıllardır Türk milletinin özlemle, hasretle beklediği milli beraberlik ve bütünlük, Yenikapı’da düzenlenen miting ile ilk temelleri atmış, Cumhur İttifakının oluşması ile de somutlaşmıştır.

Milliyetçi Hareket, Yenikapı’da oluşan bu birlik ve beraberlik ruhunun sonuna kadar arkasında durarak Cumhur İttifakının da mihmandarlığını üstlenerek Türk milletine karşı olan sorumluluklarının bilincinde olarak yerine getirmiştir.

2019’da 3 seçim birden yapılacak. Mart ayında yerel seçim, Kasım ayında Başkanlık ve Parlamento seçimleri gerçekleşecek. Bu seçimler Türkiye için de çok önemli seçimler olacak. Gerek dış güçler, gerekse iç saikler bu seçim sonuçlarını dikkatle takip edecektir. Ya hesapları başına geçecek ve Türkiye üzerinde oyun oynamaya devam edeceklerdir, ya da yeni planlar kurmak zorunda kalacaklardır ki; İnşallah hesapları kafalarına geçecek, bütün planları bozulacaktır.

Ülke sathında oluşan bu milli birlik ve beraberlik şuuru, seçimlerin yaklaşması neticesi ile kişisel hırs, beklenti ve menfaatler doğrultusunda yapılan kimi açıklamalar ile zedelenmemesi için özen gösterilmelidir.

Özellikle yerel seçimler öncesi kısır siyasi polemiklerden uzak bir anlayış ile ülke genelinde oluşan bu milli mutabakata asla helal getirilmemelidir.

Kişisel husumet ve bölgesel çıkarlar üzerine kurulmuş ilişkiler üzerinden yapılan Cumhur İttifakına yara aldırabilecek söylemlerin, açıklamaların bedelinin de çok ağır olacağı iyi hesaplanmalı, ona göre hareket edilmelidir. Yerelde yaşanabilecek bir kıvılcımın, ülke genelini yakabilecek hassas bir süreçten geçtiğimizin de farkına varılmalıdır.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’de dün TBMM grup toplantısında yapmış oldukları konuşmalarında; “Cumhur İttifakı’nın zayıflamasına, zaafa düşmesine hiçbir şart altında izin vermeyeceğiz. 2019 yılının Mart ayında yapılacak Mahalli İdareler Seçimleri’nde dikkatli bir dil, hassas bir üslup, Cumhur İttifakı’nın doğasını zedelemeyecek bir kampanya stratejisi izleyeceğiz. Asıl hedeften şaşmayacağız. Ağaca bakarken, ormanı gözden kaçırmayacağız. Zarfa değil, mazrufa kafa yoracağız. Adalet ve Kalkınma Partisi’yle son derece olgun, düzeyli, seviyeli, anlaşmaya ve uzlaşmaya dayalı ittifak hukukunu Cumhurbaşkanı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerine kadar sürdüreceğiz. Yol kazası istemiyoruz, siyasi provokasyonlara kapalı duruyoruz. Kısır siyasi polemiklerle, sığ çıkar hesaplarıyla hareket etmedik, etmeyeceğiz. Denizden geçmeyi amaçlarken derede boğulmayacağız. Aşırı gurur, ışığa bakarken kör olmaktır; bu itibarla tevazudan, engin gönüllükten vazgeçmeyeceğiz” sözleri ile de yerelde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı net ve kesin bir dil kullanarak uyarılarını yenilemiştir.

Buradan çıkarılacak sonuca da bakacak olursak, genelde sağlanan mutabakatın yerelde de özellikle üsluplara dikkat edilerek sağlanması hususu ne denli önemli olduğunun altını kalın bir şekilde çizilerek uyarı niteliğindedir.

Çirkin pazarlıkların yaşanmadığı, milli birlik ve beraberliğimize helal getirmeyecek düzey ve seviyede gerçekleşmesini ümit ettiğimiz seçimlerin kazananı Türk Milleti olacak, kaybedeni ise tüm şer odakları olacaktır.

Ne mutlu Türküm diyene.

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472