Büyük Alman makinesi (3)

“HER kim ki, yeryüzünde insanların hayrına bir bahçe vakfeder, o bahçe cennete ona vaat olunur.” Anonim.
Kentin kalesinden aşağı doğru bakıyorum. Çünkü coğrafya bir kentin “kaderini” belirler. 
Doğu, batı, kuzey, güney ne tarafta, rüzgâr nereden esiyor, hangi taraf ormanlık, nehir ne yöne akıyor, kent mimarisi nereden başlamış, nasıl şekillenmiş bakıp kenti tanımaya çalışıyorum.
Sürekli öğrenme arzusu, çocukluğumdan miras, iyi ki hep var.
Buraya ilk ayak basan insanların yerleşmelerinin bir sebebi olmalı. 
Zaman içinde insanoğlu ya doğaya uyum gösterir, bir parçası olarak yaşar, ya da açgözlülükle talan eder, güzellikleri ve dengeyi bozar. 
Alanya’ya konservatuvar sınavlarını kazanıp ilk gelişim ki, okul harçlığı kazanma yolunda içine düştüğüm, film tadında geçen 1996 yazına denk düşer; yaptığım ilk şey, tarihi “Alaiye” kalesinin en yüksek yerine tırmanmak olmuştu.
O zamanlar Alanya şimdiki gibi değildi, Kleopatra tarafında tek şerit, eksik asfalttan bir cadde, ufak tefek, pansiyon kıvamında küçük oteller vardı. Hatta Mahmutlar’a bahçelerin arasından ulaşabiliyordunuz.
Her yer yemyeşildi…
İnsan zihni hep bir kıyas halinde, ben de Alanya ile Würzburg’u kıyaslıyorum.
Burası açık ara yeşil bir kent. 
Almanya’nın bu bölgesinin yoğun olarak yağış almasının dışında, yeşil kalması için “muhafaza” edilmiş.
Ekonomik seviyesi A+ olan 7,5 milyon turist öncelikle bunun için buraya geliyor. 
Cevap basit. Ağacı sev, yeşili koru. 
Hatta değil mi ki “Kıyametin koptuğu görsen ağaç dik” denilmiş...
Buradaki insanlar, yeşili koruyup binaları da, geleneksel mimariye uygun şekilde inşa etmişler.
Yüzde 90’ı, 1945’te 2. Dünya Savaşı’nda yıkılmış bu yaşlı şehir tam 1368 yaşında. Fakat bu büyük yıkımdan sonra makine kıvamında çalışan Almanlar, 1970 yılına kadar sadece 25 senede, bütün şehri yeni baştan inşa etmişler.
11 sene sonra da 1981 yılında “Rezidans Würzburg”, saray bahçeleri ve saray meydanı UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası ilan edilmiş. Sokaklarında dolaşırken tarihin kokusu, sizi bütünüyle sarıyor.
Dedik ya, insan zihni, hep kıyasta, bir an durup, Alanya’yı ve çehresini tamamen Selçuklu mimarisinde yemyeşil bahçeler içinde hayal ediyorum. 
Eski taş evlerin birbirine bağlandığı sokaklarda, meyve bahçeleri içinde, etraf hep portakal çiçeği kokusu…
Meyve ağaçları, çiçek bahçeleri içinde bir cennet parçası… 
Sokaklarında, meyveleri dalında gördüğün, türlü çiçek kokularının burnuna çalındığı, yüksek çam ormanlarının eteğinde, tersanesinde gemiler inşa edilen, sarnıçlarından, çeşmelerinden sular akan, yaşayan tarihi bir Selçuklu şehri. Bir eşi daha kesinlikle olamazdı…
Bizimkisi hayal işte…
Würzburg’a dönelim. 
Stuttgart'tan trenle kente girerken, yaşlı olgun ve bilge bir şehre giriyor olduğunuzu hemen hissediyorsunuz.
İki yanınızda, üzüm asmaları dolu tepeler sizi karşılıyor. Tarım alanları da olduğu gibi muhafaza edilmiş.
Bir bilenden öğreniyorum ki, Würzburg yeni baştan inşa edilirken, bizdeki,     “Anıtlar Kuruluna” benzeyen bir mekanizma kurup, kentte inşa edilecek her şeyi tek elden kontrol etmişler. Hala da ediyorlar. Şu an bile, bir ev satın alsanız tamiri için, genel rönovasyon kurallarına tabisiniz. Öyle kafama göre burası benim, böyle yapacağım demek imkânsız.
Dedim ya Almanya tam kapitalist bir polis devleti, her şey ama her şey kontrol altında. Fakat bu kontrol mekanizmasının pozitif tarafları yok değil. Bir kere yaşadığınız yer daha düzenli, güzel ve yeşillikler içinde.
Binalar, merkezde en fazla 5 kat, merkezinden uzaklaştıkça, bahçeli olmak şartı ile 3 kat oluyor ve mimaride kullanabileceğiniz bütün malzemenin standartlarına kadar hep belli. 
Bu düzenli imarın sonucunda, gece olup da kentin ışıkları yandığında ortaya tablo gibi bir siluet çıkıyor. Her şey kıvamında, gözü rahatsız eden hiçbir şey yok.
Almanya seyahatimde, kentin en yüksek yerindeyim ve aşağıdaki kente bakarken aklımdan bunlar geçiyor…
Haftaya görüşmek üzere, hepiniz sevgiyle kalın.

YORUM EKLE
YORUMLAR
nalan kınay
nalan kınay - 12 ay Önce

çok güzel tasvir edilmiş ,müthiş bir yazı olmuş :) yüreğine sağlık .

banner517

banner516

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472